Neptün Lilith Karşıtlığı – Aşırı Duygu Salınımlarına Tikkat!

Sue Ellen Ross
Resim: Sue Ellen Ross

Neptün Lilith Karşıtlığı – Aşırı Duygu Salınımlarına Tikkat!

Başak’taki yolculuğunu tamamlamaya çalışan Lilith, Balık’taki Neptün’e karşıt konumlanmaya başladı. 14 Haziran’dan itibaren etkili olmaya başlayan bu görünüm, Temmuz başına dek gölgesini üstümüze yayar. Başlangıç aşamasında, yani 14-21 Haziran arasında daha bir yoğun hissetmemize neden olacak faktör ise, Venüs, Merkür ve Güneş’in bu tarihler arasında sıraya dizilip, Neptün-Lilith karşıtlığına T-kare yapacak olmasıdır.

21 Haziran’a kadar olan süreçte;

  • İçimizdeki ertelenmiş, bastırılmış eğlenme, sadece keyfine bakma, şımarma ve içinden gelen her çılgınlığı yapma arzusunun patlak verdiğini hissedebiliriz.
  • Bastırılmış bir arzunun abartılı bir şekilde dışarı fışkırmasının altında, ayıplanma ya da konulan kurallara uyum sağlayamayıp içinde bulunduğumuz topluluklarla ters düşme ya da korkumuz yatıyor olabilir. Rezil olma ve dışlanma endişesi ile, kendimize koyduğumuz sınırları yıkma arzusu arasında sıkışıp, beklenmedik çıkışlar yapabiliriz.
  • Biz sadece içimizden geldiği gibi hareket ederken, birileri bizi sorumsuz ve şımarık davranmakla suçlayabilir. Ya da arzu ettiğimiz yönde davranmamıza izin vermeyen bir ortamda kalabiliriz. Etrafımızdakilerin baskıcı ve yargılayıcı yüzünü görebiliriz. Birileri bizi içine sıkışmak istemediğimiz bir düzene, bir rutine itekleyebilir ve biz bunun verdiği baskılanma kaygısıyla kızgın ve hırçın bir ruh haline bürünebiliriz.
  • Biz etrafımızdakilerin ummadığımız kadar rahat ve sorumsuz davrandığına şahit olabiliriz. Kişilerin sözlerini tutmadıklarına, kimseye göstermedikleri uçuk kaçık yanları olduğuna ya da bizim görmek istemediğimiz zaafiyetleri bulunduğuna şahit olabiliriz. Bu farkındalık bizim o kişilerle ilişkilerimizin zemini hakkında sarsılmamıza ve yeni tanımlar yapmamıza sebep olabilir.

Hayatı içimizden geldiği gibi yaşamayı istemek, bazen rutinlerden sıkılmak, bazen bize macera hissi veya alıştığımız kalıpları kırma duygusu yaşatan deneyimlere ihtiyaç duymak doğaldır. Ancak bu duygunun sağlıklı bir şekilde dışavurulması için önce neyi neden nereye kadar istediğimiz hakkında kendimize dürüst olmamız sonra da çevremizin bizden beklentilerinin ne kadarını karşılamak istediğimiz hakkında onlara dürüst olmamız gerekir. Eğer uygunsuz bulunmama, birilerinin düzenine  ve beklentilerine aykırı düşmeme çabası bizi kendi gerçeğimizden uzak düşürüyorsa, bu bir süre sonra gözümüze saygısızlık ve haksızlık olarak batmaya başlar. Biz insanları saygısız ve baskıcı olmakla suçlarız. Ama dönüp kendimize bakmamız ve beklentiyi doyurma çabamızla yüzleşmemiz de yerinde olur. Kimse bizi izin vermediğimiz sürece beklenti zincirlerine hapsedemez. Ya bir süre için ve yine bize ait bir önceliği korumak adına buna mecbur kalmışızdır ve bir seçim olarak bu durumu sineye çekeriz… Ya da sevimsiz ve uyumsuz bulunmaktan korkan, ille de ”cici” görülmek isteyen bir yanımız vardır ve bu yüzden hem kendimize hem çevremize gerçeğe tam uymayan görüntüler çizmeye mecbur hissederiz. Baskı unsurunu çevre olmaktan çıkartıp üzerimizde hissettiğimiz yükün kendi seçimlerimiz olduğu gerçeğiyle yüzleşirsek, daha makul ve mantıklı kararlar alabiliriz.

Özgürlük bedeli de ödülü de yüksek bir haldir. Özgür olmak için kendi sınırlarımızı kendimiz belirlemek zorundayız. Bunu yaparken de önceliklerimizi ve değerlerimizi tanımlamamız ve bunlara uygun olan seçimlere yönelmemiz şarttır. Eğer başkalarının öncelik ve değerlerini kabul ediyor, bunlara boyun eğiyorsak, bunu da kendimize dair bir kazanç sağlama zannı ya da kaygısı ile yaptığımızı fark etmemizde fayda vardır. İnsan iki efendiyi – ben ve diğerleri – birden eşit ölçüde memnun edemez! Birine uymak için diğerinin hoşnutsuzluğunu ve bu seçimin sorumluluğunu da tamamen üzerine alır. Kendimize bir sınırı neden koyduğumuzu bilirsek, o sınırı gözetmek de gerektiğinde bedelini ödeyip aşmak da bize daha kolay gelir.

”Özgürlük sınırlarımızı bilinçli olarak tanımlamaktır!”

22 Haziran DOLUNAY’ı Lilith – Neptün karşıtlığını da içine katarak öncü burçlarda Büyük Kare yaşanacak bir süreçtir. Bu DOLUNAY bizi duygularımızın ve ihtiyaçlarımızın sorumluluğunu almak ve asıl korunması gerekenin ne olduğunu fark etmek konusunda sınava çekecektir.

İçimizdeki çocuk bize emanet! Ona iyi bakabileceğinizden ve bunu onu köşede ağlayıp zırlarken üstüne kapıyı kapatarak değil, elinden tutup gerçek dünyada büyümesini sağlayarak yapabileceğinizden kuşkunuz olmasın.

Bazen bizim için iyi olan nefsimize kolay gelenleri yapmak değil, yolumuzu bulmak için bir tepeyi aşma cesaretini göstermektir.

Sizi yolunuzdan çevirmeye çalışanara İYİ BÖYLE demekten kaçınmayın…

 

3 Adet Yorum

  1. gökhan yılmaz

    T-kare ne demek ?ben anlamlandıramıyorum.Bunun özünün özü nedir?lütfen açıklayın

    1. JUNO

      Astrolojide teknik bir terim. Astrolog değilseniz ilgilenmeniz gerekmiyor. İlgileniyorsanız ileri seviye ders almanız lazım. Yoksa anlatmak zor.

  2. SS

    Ellerinize sağlık. Bana hitap eden, yoluma eşlik eden bir yazı oldu.
    Teşekkürler.

JUNO için bir cevap yazınCevabı iptal et

Arşiv

Kategoriler

Son Yorumlar

Mehmet 9 yazarının Uranüs Boğa Burcunda; GENEL ve… yorumu
JUNO yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu
Vera yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu
Beril yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu

Juno - Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin