25 Şubat – 20 Mart 2026, BALIK Burcu’nda Merkür Retrosu; Derin İdrak ve Yanılsama Arasında Savruk Geçişler
25 Şubat – 20 Mart 2026, BALIK Burcu’nda Merkür Retrosu; Derin İdrak ve Yanılsama Arasında Savruk Geçişler
Merkürümüz, 25 Şubat 2026 itibariyle Balık Burcu’nda retro hareketine başlıyor. 20 Mart 2026’ya kadar da bu süreç devam ediyor. Reto yolculuğuna önce Venüs ile kavuşum halinde başlıyor. Sırasıyla Güneş, Mars ve Kuzey Ay Düğümü ile kavuşumlar yaparak devam ediyor. 10 Mart’a kadar pek bir sıkıntı yok ama… O tarihte Merkür Kuzey Ay Düğümü ile kavuşurken, Yay Burcu’ndaki Lilith’den kare alıyor. Daha doğrusu Lilith Ay Düğümlerine T-kare yapıyor. Retro 20 Mart’da bitmesine rağmen, bu görünüm ve Merkür’ün Lilith ile karesi Mart ayının sonuna kadar devam ediyor. Beni de daha çok bu kısım endişelendiriyor.
MEALİ;
- Düşünmek ve yapmaktan çok gözlediğimiz, sezdiğimiz, akışa teslim olmuş hissettiğimiz bir dönem var önümüzde.
- Olan bitene içinde yaşadığımız değil de adeta karşısında ekrana kilitli kaldığımız bir dizi muamelesi yapabiliriz.
- İlginç farkındalıklar, içgörüler, gecikmiş idrakler ortaya çıkabilir. Yoğun bir terapi sürecini arkamızda bırakmışız da şimdi ortaya çıkan analizi sindirmeye çalışıyormuşuz gibi hissedebiliriz.
- Duyarlılığımız fazla olabilir. Her şeyi çok yoğun ve derin hissedebilir ve bu duyguların, algıların içinde yüzer gibi durmak isteyebiliriz. Hafif bir melankoli de ortaya çıkabilir. Kendimizi buna çok fazla kaptırmasak, abartıya kaçmamaya dikkat etsek iyi olur.
- Geçmişe dönüp, eski tatları, duyguları, insanları kalbimizde ve bazen de fiilen ziyaret etmek, kendimizi onlarla temasa geçerek aramak gibi bir eğilim doğabilir. Ancak unutmayın ki bütün nehirle ileri akar. Geçmişe bakmak ve hafifçe dokunmak iyidir. Ama hiç bir şeyin aynı kalmadığını ve zaten kalmamasının doğal olduğunu bilmek de önemlidir. Geçmişi fazla romantize ya da dramatize etmemek, oradan buraya yansıyanları ve bizim onlardan neler yaptığımızı fark etmek yerinde olur.
- Bazı deneyimlere, anılara, insanlara yüklediğimiz anlamı sorguladığımız, gözümüzde büyüttüğümüz ya da olduğundan çok farklı algıladığımız şeyleri yerli yerine koyduğumuz bir süreç olabilir.
- Yeni başlangıçlar için değil, elimizde olanları bir daha değerlendirmek, anlamlandırmak, sindirmek ve olanı olduğu gibi görüp kabul etmek için iyi bir zaman olabilir.
10 Mart – 30 Mart arası süreç, kısmen retronun içi kısmen de gölgesi kapsamında geçecektir. Bu süreçte;
- Özellikle çevreden gelen yanılsama dolu bildirimler, haberler, belirsizlik ve manipülasyon içeren mesajlar nedeniyle, kaygı ve güvensizlik hissi tavan yapabilir.
- Bunalma duygusu, depresyona yatkınlık, olumsuz tahayyüller ile kendimizi çıkmaza girmiş hissetmek eğilimi doğabilir.
- Haksızlığa uğrama kaygısı, yapılan haksızlıklar karşısında çaresiz kalmanın verdiği ümitsizlik ortaya çıkabilir.
Bu süreçte varsayımlardan ve kurgulardan uzak durmak çok büyük önem taşıyacaktır. Sosyal medya balonlarından, felaket senaryolarından korunmak, kendimizi gündelik akıştaki bulanık sulara kaptırmamak yerinde olur.
Belirsizlik ve kontrolsüzlüğün arttığı bir dünyada, kişiyi selamette tutacak olan, dış koşullara bel bağlamak yerine, içimizde sağlam olmaya, dirayet ve merhamet gibi bizi biz yapan tapınak sütunlarını sağlam tutmaya çalışmaktır.
Bu yazı için keyifli, esrik, romantik bir parça iyi olur dedim;
İyi ki varsın Junocum.
Sizi uzun zamandır takip ediyorum. Harika yazılarınız ve ilişkilendirdiğiniz harika şarkılar için teşekkür ederim! Bir şey sormak istiyorum. Retro döneminde herhangi bir işe, yeni bir şeye başlanmamalı gibi yorumlar oluyor. Başvuru da mı yapılmamalı 🙂 Yani hiçbir adım da mı atılmamalı?
Adım atmaktan zarar gelmez 🙂 Ama süreç dalgalı olursa kötü hissetmemek lazım. Sonuçta hayat sonuçlardan ibaret değildir. Deneyim ve gözlemle öğreniriz. İçinizden geleni yapın ve bakın. Sevgiler