Merkür de Venüs de Retro – Bırakmanın Erdemi Hakkında Dersler!

Unknown Graphic Artist
Resim: Unknown Graphic Artist

Merkür de Venüs de Retro – Bırakmanın Erdemi Hakkında Dersler!

Venüs Hanım Mart Başında girdi Retro evresine. Haspam peçesini Koç’ta örttü ama 27 Mart’ta Balık’ta geri gitmeye başlayacak. Niye bu kadar bekledin de şimdi yazıyorsun derseniz, benimkini de ‘’retro’’ bir girişim olarak değerlendirebilirsiniz derim size… Kafası şimdi geldi!
Ailenin hınzır veledi Merkür Paşa da 14 Mart’ta kayboldu gözden… Sesi geliyor ama kendisini yakalamak ne mümkün! 29 Mart’ta yani Venüs Hanım ile hemen hemen aynı zamanda o da Balık’a geçecek. Birlikte melankoli denizlerine dalacaklar. Merkür Paşa 7 Nisan itibariyle döner seferden. Venüs Hanım ise 12 Nisan’a kadar depresif takılmaya devam edecek.

Bize ne yazar kader bu gidiş gelişlerden?

Koç’ta başlıyor ya hikayemiz, Koç’un özüne bakmak lazım durumu anlamak için. Koç’un derdi ‘’Ben Varım’’ demektir. Kendine sürekli hedefler belirleyip onları elde eder. Her zaferinde hayatta kalma gücünü hala kaybetmediğine bir kez daha inanır. O yüzden sabredemez sonuç vermeyen girişimlere. O olmazsa bunu kazanıp içimin kaygısını söndürürüm diyerek hemen sıcak bir zafer ihtimalinin peşine düşer. Koç yavaşlarsa kaybolacağını, durursa öleceğini zanneder!

Şimdi siz olana bakın; Hayatı zihinsel boyutta kavramamızı, ilerleyip gelişecek yollar bulmamızı sağlayan Merkür ile hayatı yaşanmaya değer kılan tüm dünyevi hazları ve bunlara ulaşmamızı kolaylaştıran maddi imkanları temsil eden Venüs, Koç’ta yavaşladılar.
Yani zihin fırıl fırıl arayış içinde… İlle de erişmek istediği çok hedefi var. Ama çıkışlar tıkalı. Haberler beklenen hızda ya da umulan içerikte gelmiyor. Dolayısıyla çıkış kapısı bulunamıyor, kullanılacak araçlara erişim sağlanamıyor. Kafadaki tilkilerin kuyrukları iyice birbirine dolanmış.

Arzular ise şellaleee… Ama ya kaynaklar kısıtlı ya da ele gelen umulanı vermiyor. En güzelini, en parlağını, en ağzına layığını arzu ediyor gönül. Lakin hevesler kursakta kalıyor. İstemediklerimiz kapıdan kovsak bacadan girerken, istediklerimiz kim bilir kiminle nerede türkü çığırıyor?

Haliyle sandıklara kaldırılmış tüm hayal kırıklıkları, kökü bizden de geriye gidip teeee aile geçmişimize dayanan kaygılar, tüm yoksunluk hisleri, kıtlık bilinci, baskılanmış kızgınlıklar, alınamamış alacaklar ve ödenmemiş borçlar, kafada-kasada-kalpte kapanmamış tüm hesaplar, geçmişten gelen kayıpların gölgeleri ve geleceğe uzanan kaybetme korkuları masanın üzerinde… Sinir bozucu şekilde hepsi bize bakıyor!

İpimizi salsalar alayının boğazına çökeceğiz. Ama kilit paslı, anahtar kayıp, gerilim fazla. Ve çözümü görecek göz, düğümü çözecek sabır kimsede yok. Bağırıyor, çığırıyor, şikayet ediyor, sağa sola umarsızca saldırıyor ve fakat bi cacık elde edemiyoruz. Bu da bizi daha fazla umutsuzluğa ve hem kendimize hem etrafımıza karşı kızgınlığa sürüklüyor. O kadar sakar ve saçma hareketler yapıyoruz ki işler daha da sarpa sarıyor.

Etraf da sıkıntılı… Herkes gergin. Sözler tutulmuyor. Yanlış anlaşmalar küçük derdi büyütüyor. Olacak işler duruyor. Hedefler aşağı çekiliyor, beklentiler sınırlanıyor, fiyatlar düşürülüyor… Ama alacak olan almaktan verecek olan vermekten korkuyor. Haliyle bereket olmuyor.

Bu durum piskolociye halel ve sağlığa zarar da getiriyor. Baş ağrıları, cilt sorunları, mide sıkıntıları, çarpıntı, el ayak boşalmaları, gerilime bağlı ağrı ve tutulmalar, bağışıklık düşmesine bağlı yan etkiler, zihnimizin eziyet ettiği bedenimizin feryatları şeklinde ortaya dökülüyor.
Hayatta kalma becerimizi ve bereketimizi yitirdiğimizden korkuyoruz!

Nisanla birlikte konu Koç’ta Balığa aktarıldığında ise konu kızgınlık ve hırçınlıktan çıkıp bir hafta on gün kadar vazgeçmişlik, kaybolmuşluk, umutsuzluk, melankoli, saçma sapan hareketlere meyletme, zarar gelecek yerden medet umma, inceldiği yerden kopsun deyip iyice ucunu bırakma gibi eğilimlere de varabilir.

Arkadaşlar! Şunun şurasında 15-20 günlük bir durağanlık, belirsizlik ve darlık halinden bahsediyoruz. Dramı abartmaya gerek yok.
Arzu bizim dostumuz değildir. Adı Arzu olanlar alınmasın 😊 Arzunun azı karar çoğu zarardır. Abartıya kaçıldı mı insanı önce manik sonra depresif yapar. Eğer hayat arzu ettiğimiz gibi akmıyorsa kafayı sıyırmak yerine biraz geri çekilmekte, gönlü serinletmekte, zihni susturmakta, arayışı durdurmakta, dikkati arzu veya kaygı nesnelerinden başka yerlere yöneltmekte fayda vardır. Olmayana odaklanmak yerine olabilen şeyleri yapmak, çözebildiğimiz sorunu çözmek ve bundan şevk bulmak, hayatın basit rutinlerini ne olursa olsun aksatmamak, daime yararlı olur. Özelikle de şimdi şükretmeyi, akışa bırakmayı, intikam, saldırganlık, suçlu arama, bedel ödetme gibi olumsuzu büyüten tavırlardan uzak durmayı, zihnimize ve kalbimize tavuk suyuna çorba gibi gelen şeyler okuyup izlemeyi, ihmal etmemek gerekir.

Bu süreç bize mutlu olmak için kendimize koyduğumuz abartılı hedef ve yersiz beklentileri de sorgulamayı, kısmayı, yeterli ve gerekli olana odaklanmayı, doyumsuzluğa savrulmamayı da bonus olarak öğretebilir.

Dıştaki canavarlarla mücadele etmeye çalışmak yerine içimizdeki canavarı fark etmek zamanıdır. İçimizdeki canavar mahrumiyet ve yitirme korkusudur. Korku aklın katilidir. Korku, kaygı gibi yıkıcı duygular sahiplenerek değil üstümüzden akıp gitmesine izin vererek aşılırlar.

Bırakın birkaç hafta hayat üstünüzden akıp geçsin. İstediklerinizin hiç olmama ihtimali ya da daha kötü şeylerin olma ihtimali ile sarmalı daha da büyütmeyin. Siz kalbinize sığının ve fırtınanın gözüne girip orada bekleyen gemiler gibi sadece suyun üzerinde kalın.
Bizi hayatta ve ayakta tutan hayatın elidir. O eli görmezden gelmeyin, ona küsmeyin, onu itip kendinize başka bir zemin biçmeyin.

Devran onunla kavga edenin dostu değildir. Devranla kapışan sonuçta görür ki aslında kendiyle savaş halindedir.
Gün dönsün Nisan’ın ilk yarısı geçsin… O zaman taze bir nefes alıp yeni bir yola da düşeriz. O zaman bir iki ay önce delice arzuladığımız şeyler bir de o gün olacağımız yerden bakar ve belki şimdi göremediğimiz gibi görür ve ne istediğimize bir daha karar veririz.

BURÇLARA MURÇLARA NOOLUR DERSENİZ; yazdım aşağıda ama arada müzik attıracam illa ki…
Benim için kalben çok Retro yerlere giden Simon & Garfunkel ikilisinden, adeta bahar ortasında kış geri dönmüş gibi hissettiren bu zaman için Hazy Shade of Winter’ı seçtim. Veee retro olduğu için Youtube yavaştı… Ben de Spotify linki gömdüm buraya.

KOÇ veya Yükselen KOÇ: Çarşı her şeye hayat ise bu aralar sadece Koç’a karşı 😊 Nefsinize zor gelecek ne varsa önünüze dizilmiş olabilir. İnsanların niye sizi dinlemediklerini, niye isteklerinize kulak vermediklerini merak mı ediyorsunuz? Hayata ve insanlara kulak vermek, başkalarının ne istediğini de düşünmek gerektiğine dair bir ders olarak alıp cebinize koyun bu süreci. Zira şimdi siz herkesi arkanıza atıp hızla yolunuza devam ederken diğerlerinin ne hissettiğini anlıyorsunuz. Ve lütfen savaş modundan geri çekilme ve gözlem moduna geçin. Bu aralar olmayanları kendi yetersizliğinizin göstergesi gibi görmeyin. Herkes zamana esirdir.

BOĞA veya Yükselen BOĞA: Baskıladığınız, ertelediğiniz, gün yüzüne çıkartmadığınız hatta kendinize bile itiraf etmediğiniz arzular, korkular, kızgınlıklar, tepkiler, şimdi önünüze dökülmüş. Bazı konularda nasıl hissettiğinizi şimdi fark ediyor hatta geçmişte üstünde durmadığınız detayları şimdi görüyor olabilirsiniz. Bitmek bilmeyen bir işin son detaylarını tamamlıyor, bir türlü al atılmamış bir temizliği gerçekleştiriyor olabilirsiniz. Baş edilemeyen bir kayıp acısı, tükenmişlik sendromu ya da bir hastalığın nekahet devresini yaşayabilirsiniz. Sizi iyileştirecek, ayağa kaldıracak ve yeni başlangıçlar yapmanız için hayatınızı temizleyecek olan şey gerçekten bırakmaktır. Önce içte sonra isterseniz dışta herkes ve her şeyle yüzleşin. Her şeyi olduğu yere koyun, kabul edin ve arkada bırakın. Canlanma için Mayısı, bereketin gelmesi için Haziranı beklemeniz gerekebilir.

İKİZLER veya Yükselen İKİZLER: Beklentilerinizi küçültün. O zaman kaygı ve hayal kırıklıklarınızı da kontrol altına alabilirsiniz. Hayır her şey bundan sonra hep kötü gitmeyecek. Nisan ortasıyla birlikte canlılık ve coşkuya kavuşacaksınız, dallarınıza su, etrafınıza hareket hayatınıza bereket yürüyecek. yiAma şimdi durmak, beklemek ve zihni susturmak zamanı. İstediklerinizin olmaması yüzünden hayata, insanlara, dünyaya, politikaya, çevre kirliliğine ve iklim değişimine sarmayı, madem sıkılıyorum o zaman herkesi dünyanın çivisinin çıktığına inandırayım demeyi de bırakın. Zira siz Kova değil İkizlersiniz ve bahar gelip hayatınız şenlendiğinde bunları o kadar da umursamayacaksınız.

YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Bu aralar üzerinize aldığınız sorumluluklar sizi boğabilir. Yükünüz ağır, aldığınız karşılıklar az, destek, onay ve takdir kısıtlı gelebilir. Beklediğiniz terfii alamıyor ya da istediğiniz gibi bir iş geçişi yapamıyor olabilirsiniz. Yahut da sözünüzü geçirememekten, güç yettirememekten, bir şeyi becerememekten korkabilirsiniz. Ebeveynlerinizden size aktarılmış olan iktidar, güç, başarı temaları sandıktan çıkmış üstünüze yığılmış olabilir. Gücü kullanma, sorumluluk alma ve iktidar sahibi olanlarla ilişki kurma şeklinizi belirleyen alt metinleri elden geçirin. Hafifleyin!

ASLAN veya Yükselen ASLAN: Hayaller, planlar, seyahat veya taşınma arzuları hep askıda… Eğitim alanlar için de zorlu çalışma ya da ne istediğini bilmeme dönemleri olabilir. İğneyle kuyu kazdığınızı düşünebilir ve nereye varacağınızdan emin olmayabilirsiniz. Haksızlığa uğramak, yanlış anlaşılmak, bir konuda yanıldığınızı ve olmayacak bir yöne saptığınızı fark etmek gibi gelişmeler de yaşanabilir. Eski davalar, eski düşünce kalıpları tetiklenebilir ve yeniden masaya yatmaları gerekebilir. Olanı olduğu gibi kabul edin ve önünüze bakın. İstediğiniz bulacağınıza dair de hayattan garanti beklemeyin Haşmetmeap 😊 Siz dürüst, gayretli, imanlı ve kararlı olmaya, adaleti ve kalbinizi bozmamaya devam edin. Kader elinden geleni yapana daima bir kapı açar.

BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Bu Retro dönemini gırtlağına dayanmış bıçak gibi hisseden burçlardan biri de kendisi ya da yükseleni Başak olanlar diyebilirim. Aslan’nın son derecelerinde Yükseleni olanlar da aynı süreçten geçiyor olabilir. Büyük bir temizlik döneminden geçiyorsunuz vesselam. Maddi ve manevi olarak kayıp deneyimleri, geçmişten gelen yükler, borçlar, suçlar ile hesaplaşmalar, hep birden hayatınıza çökmüş olabilir. Sağlık konuları da şifa bekleyebilir. Biriktirdikleriniz, bırakamadıklarınız, sırtınızdaki yükler, kaygılar aslında salınıp temizlenmek arzusundalar. Bu durumdan korkmak ve kaçmak yerine, olanın olmasına izin vermeniz ve sadece üzerinize düşeni yapmanız, sizi ayakta tutacak ve büyük bir kurtuluşa kapı açacaktır.

TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Hah işte… Mahalle yanarken Terazi saçını tarar 😊 Herkeşin ne dertleri var… Sizin derdiniz yine ilişkiler, yine ilişkiler! Yok yok güldürmek için dalga geçtim. Var olan evlilik, uzun ilişki, ortaklık, kontratlı iş birliği gibi bağlarınızda aksaklıklar yaşadığınız ve ne kadar sorun varsa hepsini masaya yatırdığınız bir dönem. İlişki yoksa, ilişki kurma ya da kuramama şeklinizi sorguluyor da olabilirsiniz. Zaten insanları bırakın kendinize bakın. İnsanın kurduğu bağlarda yaşanan sorunlar hep aynı türdense, asıl çözülmesi gereken içinizdeki kalıplar ve benimsediğiniz tutumlardır.

AKREP veya Yükselen AKREP: İşte çok çalışma az ödül ya da akışta bir yavaşlık… Gündelik hayatta sıkışmalar ve tekrar eden aksaklıklar. Hatalar ve tekrar tekrar yapılması gereken düzeltmeler. Hizmetinizden memnun olmayı bilmeyen insanlar. Memnuniyet getirmeyen hizmet alma deneyimleri. Sağlık konusunda tekrar eden sorunlar ya da el atılmamış konuların ısrarla gündeme gelmesi. Ne yapmak zorundasınız? Geçiştirdiklerinize derinden bakıp kökten çözümler getirmeyi kabul etmek zorundasınız. Bunu kabul edin rahat edin. Yapılabilecek olanı şimdi yapın. Elinizden bir şey gelmeyen konuları Nisan’ın ikinci yarısına bırakın.

YAY veya Yükselen YAY: Memnuniyetsizlik, tatminsizlik, coşku azalması, enerji düşüklüğü, bekleneni vermeyen aşklar, bitmeyen ya da umulanı getirmeyen projeler… Bir hayrı olmayacağı belli olan insanları ve yürümediği belli olan uğraşları kapınızdan sokmayın. Sadece enerjinizi yiyor ve sizi posası sıkılmış, keyfi kaçmış bir hale sokuyorlar. Üretkenlik, doğurganlık, bünyenin gücü ve direnç ile ilgili sağlık sorunlarına el atın. Ama çözümü doktorda ararken bunların altında yatan duygusal sebepleri de ihmal etmeyin. Çocukluk döneminde yaşanmış şiddet, ihmal edilme deneyimi, bastırılmış kızgınlık, suiistimal süreçleri, enerjinizi olmayacak yerlere akıtmanıza ve sonra da kendinizi hasta etmenize neden olabilir. Bununla yüzleşin ve temizlenin.

OĞLAK veya Yükselen OĞLAK: Ev, yuva, aidiyet, huzur, güvenlik gibi konularda siz ne yapsanız da istediğiniz düzen ve akışı yakalamakta zorluk çekiyor olabilirsiniz. Her şeyin yükünü üstünüze aldığınızı, hiçbir şeyi akışa bırakamadığınızı, fazla kontrol ettiğinizi, olmayanları kendi gücünüzü sorgulayıp kendinizden şüphe ederek karşıladığınızı fark edin. Bazılarınız bu süreçte tamirat, tadilat işleriyle uğraşabilirsiniz. Evden, aidiyetlerden veya aileden ayrılık deneyimleri gündeme gelebilir ya da yaşanması gereken ayrışmalar zorlu ve gerilimli bir hal alabilir. Bu kadar yük alıp, bu kadar zorlanıp, beklentilerinizin bu kadar boş çıkması, size bir durup düşünmek için uyarı olsun. Siz sürekli dümende oturamaz, olmazı olduramaz, gemileri karadan yürütemezsiniz. Aileden getirdiğiniz yoksunluk, kıtlık, güvensizlik ve kontrol kalıplarını da temizlemeye çalışın. O zaman huzurun olanda olmayanda değil kalbinizde kurulduğunu ya da bozulduğunu göreceksiniz.

KOVA veya Yükselen KOVA: Hareket alanınızın ve iletişim becerinizin kısıtlandığı bir dönemden geçiyorsunuz. Huysuz, sözünü tutmayan, denileni dinlemeyen ve laftan anlamayan, hep isteyip hiç vermeyen, sizi sürekli eleştiren ya da yıpratan ya da basitçe sorunlu insanlarla fazlasıyla uğraştığınız bir zaman da olabilir. Uğraşmayın! Siz yapılması gerekeni yapın ve bırakın onlar kendileriyle uğraşsınlar. Zira değişmeyen ve sizi zorlayan insanları yola getirecek tek şey sınırlarınızı çekip size ulaşma derdini onlara bırakmanızdır. Eğer bugüne dek iletişimde, verdiğiniz sözü tutmada, harekete geçmede eksik kalan sizseniz bu süreçte bedel ödüyor da olabilirsiniz. Dürüst olmak ve üzerinize düşeni yapmak için asla geç değildir. Bunu unutmayın.

BALIK veya Yükselen BALIK: Maddi açıdan sıkışıklık yaşamanız, beklediklerinizi alamadığınız bir süreçten geçmeniz mümkündür. Kıtlık, değersizlik, yetersizlik konusundaki kalıplarınızı temizlemeye çalışın. Olmayan, gelmeyen, akmayan şeyleri kendi önemsizliğinizin ve saygıyı hak etmeyişinizin bir göstergesi gibi algılamayın. Kendinizden ve hayattan beklentilerinizi gözden geçirin. Kronik memnuniyetsizlik, kendinizi başkaları ile karşılaştırma, aşırı talepkâr ve hevesli olmak ile elinizi ve umudunuzu her bir anda çekmek gibi eğilimleriniz varsa bunları fark edin ve şifalandırmaya bakın. Eğer sizin üretmek, yapmak, vermek konusunda bir erteleme ya da eksiğiniz varsa bunları da tamamlayın ki bereketiniz geri gelsin.

2 Adet Yorum

  1. ŞAFAK TAN DOĞAN

    Yorumlarınıza bayılıyorum. Tam bir laf ebesisiniz( daha güzel tabîr var ama şu an aklıma gelmedi. Gelirse mutlaka yazacağım 😅🙃) Tespitlerimiz nokta atışı💯
    Sîzî çok uzun yıllardır takip ediyorum. Kendini astrolog zannedenlerin astrolojik terimlere boğdukları kalıplaşmış cümleleri temcit pilavı gibi ortaya boca ettikleri mecrada SÎZÎN tespitlerinizi mizahınızla yumuşatıp, korkmayın çok acıtmayacak şeklindeki ifadeleriniz : ” Eyvah şimdi başımıza ne gelecek.” endişelerden uzaklaştırdığı gibi yüzümüzde tatlı bir tebessüm farketmemize sebep oluyorsunuz. En kalbi SEVGÎLERÎMLE… SONSUZ TEŞEKKÜRLER ❤️😘

    1. JUNO

      Siz de beni güldürdünüz 🙂 Var olun!

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

Son Yorumlar

Mehmet 9 yazarının Uranüs Boğa Burcunda; GENEL ve… yorumu
JUNO yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu
Vera yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu
Beril yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu

Juno - Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin