AKREP Burcu’nda Merkür Retrosu 31 Ekim – 21 Kasım 2019 : Aldanma, Aldatma ve Boş Şüphe Arasında Zig Zag Hareketler…

Ressam: Dee Nickerson

AKREP Burcu’nda Merkür Retrosu 31 Ekim – 21 Kasım 2019 : Aldanma, Aldatma ve Boş Şüphe Arasında Zig Zag Hareketler…

Merkür ”retro gölgesi” dediğimiz sürece 11 Ekim 2019 günü 11 derece Akrep’te iken girdi. Ancak ”durağandan retroya geçiş” 31 Ekim gecesi itibariyle 27 derece Akrep’te iken olacak. Merkür tekrar 11 derece Akrep’e ulaşacağı 20 Kasım’a kadar retroda kalacak. Çıkış gölgesi ise 7 Aralık gününe kadar devam edecek.

Merkür 31 Ekim’de durağan konumdayken Akrep’teki Venüs ile kavuşumda olacak, aynı gün içinde Yay Burcu’ndaki Jüpiter AY kavuşumu, Neptün ve Lilith ile kare yapacaktır. Merkür’ün tekrar durağan konuma geçeceği 20 Kasım’da ise AY Düğümleri ile ılımlı açı yapacağını, Venüs’ün Yay’da Jüpiter ile kavuşuma doğru ilerleyeceğini, Başak – Balık aksında AY – Lilith karşıtlığı olacağını görüyoruz.

MEALİ;

Akrep analitik, detaycı ve şüpheci bir burçtur. Zihinsel faaliyetleri, hızı, ticareti ve iletişimi temsil eden Merkür Akrep burcundayken daha detaycı, temkinli, araştırmacı, sorgulayıcı, şüpheci bir moda girer. Bu Burçta retro konuma geçince de SU Grubu’nun SABİT üyesi olan Akrep’in olumlu ve olumsuz özelliklerinin hepsini yoğun şekilde deneyimlememize neden olacaktır.

Retro sürecine duyguların çok yüksek, mantıklı düşünme yetisinin düşük ve spekülasyonun çok fazla olduğu bir halile gireceğiz. Bu durum hem sosyo-politik arenada hem kişisel hayatlarımızda kendisini retro süreci boyunca hissettirecektir.

Bu dönemde genel olarak;

  • Finans piyasalarında karmaşaya yol açacak hareketler; döviz paritesinin ya da bazı hisselerin değerlerinin manipüle edilmesiyle yaşanacak haksız kazanç ve kayıplar!
  • Diplomatik düzlemde yanıltıcı tutumlar ve beklenmedik saldırılar yüzünden yaşanabilecek kayıplar,
  • İstihbarat örgütleri veya yarı-resmi operasyon timleri aracılığıyla gerçekleşecek ve gündeme bütün boyutları yansıtılmayacak askeri ve politik girişimler,
  • Su baskınlarına, toprak kayması ve çamur yayılımına bağlı sorunlar,
  • Su, merkezi ısınma veya kanalizasyon sistemlerinin arızaları,
  • Tüneller, altyapı çalışmaları, maden veya tarihi kalıntı arama alanları ile ilgili sorunlar veya kazalar,
  • Resmi kayıtlarda, hukuki işlemlerde veya veri girişlerinde yapılan hatalara bağlı zararlar ve düzeltmeler,
  • Kamu vicdanını aşırı derecede rahatsız edecek – fiziksel veya cinsel şiddet içeren – haberler,
  • Bazı tanınmış kişilerin hayatları hakkında çirkin gerçeklerin ortaya çıkması ya da kasıtlı olarak karalayıcı spekülasyonların yapılması,
  • Uyuşturucu ticareti yapan kişiler, fuhuş çeteleri, yeraltı örgütleri gibi kanunsuz oluşumlara yönelik operasyonlar,

gibi gelişmeler beklenebilir.

Bireysel düzlemde:

  • Analitik ve öngörülü olmak ile kendi yazıp kendi oynamak arasındaki ince ayarı kaçırabiliriz 🙂 Bu dönemde varsayımın üstüne varsayım ekleyerek keskin çıkarımlara gitmemek, gözlemci, ketum ve sabırlı davranmak yerinde olur.
  • Spekülatif yatırımlarımız varsa dikkatli olmamız, aşırı risk almamamız ya da sistemde beklenmedik hareketler hissediyorsak kendimizi korumaya almamız bu aralar çok önemlidir.
  • Tamirat gerektiren sistemler ve eşyalara acilen el atmanız uygun olur.
  • Alım satım, kiralama, borç alıp-verme konularında temkinli davranış ve gerekli önlemleri almak şiddetle tavsiye edilir.
  • Duygusal ilişkilerimizde şüphelerimizin artacağı, aldanma – aldatma temasının yerli yersiz gündeme geleceği bir süreçten geçebiliriz. Geçmişte yaşanmış ve fark edilmemiş olan bazı şüpheli olaylar su yüzüne çıkabilir. Somut göstergeler olmadan karar almamak, atlanmış / gözardı edilmiş olan ipuçlarını ise mutlaka değerlendirmek yerinde olacaktır.
  • Artan kaybetme korkusu, saplantılı bir bağımlılık hissi, kontrol çabası, suçlama eğilimi gibi nedenlerden ikili bağlarda gerilim artabilir. Karşılıklı olarak yıkıcı hale gelmiş ilişkilerde kırılma noktaları yaşanabilir.
  • Aşırı aşınganlık, şüphecilik ve huzursuzluk, abartılı bir korunma ve savunma ihtiyacı, sivri dilli ya da manipülatif konuşmalara yatkınlık hissetmemiz ya da böyle tavırlara maruz kalmamız mümkündür.
  • Maddi ilişkilerimiz ve ortaklıklarımızda geçmiş borçlar, gözden kaçmış kayıplar, haksızlıklar veya ihanete varan girişimler gündeme gelebilir.
  • Cinsel veya maddi düzlemde tam olarak etik sayılmayacak ancak baştan çıkartıcı görünen teklifler alabiliriz. Bu tekliflere sağlayacağı çıkar / keyif ya da yakalanma ihtimalinin düşüklüğü seviyesinden yaklaşmamak, sonradan bize getireceği vicdani veya hukuki yükleri asla küçümsememek yerinde olur!
  • Yanlış veya eksik bilgilendirme yüzünden iş ilişkilerinde, muhasebe kayıtlarında, hukuki ya da bürokratik işlemlerde meydana gelen aksaklıklar, hatalar gündeme gelebilir.
  • Sorun yaratma ihtimali olan resmi işlemler, banka veya vergi borçları, ödemeler konusunda geç olmadan çözüm üretilmesi gerekir.
  • Geçmişte yaşanmış maddi veya duygusal kayıplarla ilgili hesap sorma ve bedel ödetme ihtiyacımız artabilir ya da başkalarının bu tür davranışlarına maruz kalabiliriz.
  • Dedikodu, spekülatif haber, varsayıma dayalı suçlamalar içeren konuşma ve düşüncelerden uzak kalmaya çalışmamız yerinde olur. Zira kendimizi fazla kaptırmak, yersiz veya haksız bir tartışmaya dahil olmak ya da bizim doğrudan ilgili olmadığımız bir durumda birden adımızın geçmeye başlaması gibi sevimsiz sorunlar yaşamak ihtimali ortaya çıkabilir.
  • Geçmişte yapmış olduğumuz bir hatayı, yanlış bir akıl yürütme sonucu alınmış bir kararı bir daha gözden geçirmemiz ve kendimizi düzeltmemiz, etrafımıza yönelik olarak da ilgili düzeltmeleri yapmamız gerekebilir.
  • Bazı konulardaki düşünce ve davranış şeklimizin yol açtığı sorunları fark edebilir, alışkanlık edindiğimiz bu yaklaşımı kökten değiştirmemiz gerektiğini idrak edebiliriz.
  • Bulaşıcı hastalıklar, bağırsak ve idrar yolu rahatsızlıkları, zehirlenmeler artabilir veya bazı yerleşik sağlık problemlerinin nüksetmesi söz konusu olabilir. Koruyucu önlem ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi yerinde olur.

Retrolar bize BİRŞEY YAPMAZLAR! Bizi yaptığımız ya da yapma eğiliminde olduğumuz hatalar ile yüzyüze bırakırlar. Yaşanmış olayların ya da onların uzantısı olarak başımıza gelenlerin üzerinde bir daha düşünüp, kendimizi düzeltmemiz için önümüze fırsat çıkartırlar.

Gerçekler kaçmakla, gizlemekle ya da çarpıtmakla değiştirilmez ve bir şekilde her bilgi su gibi akarak yerini bulur. Retro süreçlerinde gizleyeceklerimiz, yükü artarak daha sonra kapımızdan içeri sızar ve evimizi işgal eder. Bizden gizlenmiş olanlar ise retrolarda önümüze gelir ve olaylara bakış açımız değişir. Dürüst ve tutarlı olan insanların ne aldatılmaktan ne de retrolardan korkmasına gerek yoktur. Sadece sorunu gördükleri zaman gereğini yapmayı bilseler iyi olur.

Kötücüllük ile akılcı düşünme arasında ciddi bir KALİTE FARKI vardır. Kendimizi kötücül beklentilere girmiş veya böyle hesaplara karışmış bulduğumuzda titreyip kendimize gelmemiz, mantıklı, gerçekçi, olabildiğince duyguların gay-goy’undan uzak davranmaya çalışmamız yerinde olur.

Manipüle etmek ve manipüle edilmek konusunda çok dikkatli ve kontrollü olmamız her zaman ama özellikle şimdilerde pek gerekli, pek yararlı olabilir…

KİRLİ İLETİŞİM iletişimin en kötü halidir! Duyduklarımızı ve gördüklerimizi çarpıtmaktan, düşüncelerimizi ve duygularımızı da çarpık yollardan anlatmaktan kaçınmak, bizi kirlenmek ve kirletmekten korur 🙂

Basiretli davranışlar, dürüst ve net ifadeler, anlaşılmayan şeyler hakkında kurgu yapmak yerine açıkça sorulan sorular, ne döndüğünden emin olamadığımız zaman saldırgan ve suçlayıcı değil sessiz ve gözlemci tutumlar, bizi etrafımızdan etrafımızı da bizden korur.

Seçimlerimizi çıkar beklentisi veya savunma güdüsü ile yapmak yerine, öz-saygı ve adap ile yapmak, bizi her zaman olduğu retrolarda da sonradan pişman olmaktan korur!

Düşünce, kavrayış ve davranışta İLERİ gitmemize vesile olan bir Merkür Retrosu olsun 🙂

Ve müzik hep olsun… Gündeme binaen az bişey ARIZA Olsun 🙂 Ceylan Ertem – ESMER

https://www.youtube.com/watch?v=k8-EcfeP48g

5 Comments

  1. hasan hüseyin

    Hocam ben yükselen yay burcuyum.güneşim oğlak.ay burcum koç.yıl başında yapmış olduğunuz yorumlarda yay burçlarının yeşil çayırlarda özgürce koşmalarının zamanı geldi demiştiniz.yıl bitecek iki ay kaldı çayırlar sarardı biz hala stabil.hatta stabilin altına geriledik.bide benim için çok önemli olan bi sorum var;herşey nasip ile oluyor ben bunu yaşayarak çokça idrak ettim.bundan ötürü çalıştığım yerlerde hiçbir zaman işverene fazla yüz vermedim.ama iş sorumluluklarımı eksiksiz yerine getirdim.lakin iki yıl içinde üç işyeri değiştirdim.işten çıkarılmadım ama işverenlerle hep limoni oldu aram.şimdi benim oralardan nasibim kesildide mi böyle oldu yoksa ben mi hata yapıyom?ama ben acizim.yani hatada yapsam nasibim bitmeden ordan çıkamam ki.yoksa kendimi suçlayım mı?lütfen cevap yazın hocam.saygılar.iyi çalışmalar.

    1. JUNO

      Çok fazla şeyi bir arada sormuşsunuz Hasan Bey… Anlattıklarınızdan anlayabildiğim kadarıyla size tavsiyem; İşi işverenlerle aranızdaki bir mesele olarak görmeyin. İş sizin ekmeğiniz ve sorumluluğunuzdur. Anne babamız ya da arkadaşlarımızla ilişkilerimizde olduğu gibi davranmamak gereken yerdir. Duygusal ve tepkisel değil, mantıklı ve kendimizi gözeten ama üzerimize düşenleri hakkıyla yapmamız gereken yerdir. Hakkınız yeniyorsa arar verilmiyorsa itişip kakışmadan kendinize daha verimli bir mecra bulup yolunuza bakarsınız. Beklentilerinizi ve tutumunuzu gözden geçirin. Gözetilmeyi beklemek ya da vuruşmak yerine kendinizi gerçekten gözetmeyi öğrenin!

  2. Huly

    Teşekkürler Junom:) Bu retro biraz zorlu geçiyor kimsede ses yok 🙂

  3. Nida Brown

    Herşey gibi,tüm retrolar gibi bu da gelip geçecek !Allah basiretimizi açsîn,kazasız,belasız sıkıntısız,sabır ve sebatla sükûnet içinde geçsin gitsin inşAllah!Kıymetli öneri ve bilgilendirme için çok teşekkür ederiz!Herkese Allah kolaylık versin inşAllah!Sevgiler!

  4. Selamlar Juno <3, ben balık burcuyum ve yukselenim aslan. Ve merkur retrosu bana hic boyle vurmamıstı- telefonum kırıldı, bilgisayarım bozuldu, cuzdanım kayboldu, hastalandım vs. Bu merkur retrosu özellikle balıklar icin zorlu geciyor diye dusunuyor musunuz? Yoksa benimkiler sanssızlık mı?

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: