7 Ekim 2025, KOÇ Burcu’nda DOLUNAY; Kalbi Hesaplaşmalar!
7 Ekim 2025, KOÇ Burcu’nda DOLUNAY; Kalbi Hesaplaşmalar!
7 Ekim günü, İstanbul’a göre 06:48’de DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş-Ay karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;
- Ay Koç Burcu’nun 14 derecesinde ve haritanın 7. evinde
- Güneş Terazi Burcu’nun 14 derecesinde ve haritanın 1. evinde.
- Yükselen 9 derece Terazi.
- Koç’un yöneticisi Mars ise Akrep’te ve haritanın 2. evinde.
- Terazi’nin yöneticisi Venüs Başak Burcu’nda ve haritanın 12. evinde. Akrep’teki Lilith ile 60 derece açı yapıyor.
- Neptün’den çıkan uçurtma kanatlarına Lilith ve Jüpiter’i alarak Venüs’e varıyor.
Sosyal düzlemde;
- Haksızlığa uğramış, sınırları ihlal edilmiş, suistimal edilmiş ya da kendisini dezavantajlı konumda gören kitlelerin hesap sorma eğilimi çok yüksek olur.
- Uzlaşma masaları kurulabilir ama tarafların diğerini anlamaktan ziyade kendi gördüğü hasarı dile getirmekte ısrar etmek eğilimi pratik sonuçlar alınmasını engelleyebilir. Zira masaların altında çok fazla kin, biriktirilmiş kızgınlık ve gizli hesap mevcut.
- Ülkenin geleceği açısından zorluk yaratacak ya da yapısal değişimlere sebep olacak kararlar alınabilir.
Bireysel düzlemde;
DOLUNAY hem Terazi-Koç hattında hem de 1.-7. evler yerleşimli olunca konu ister istemez İLİŞKİLER oluyor. Hepimiz hayatımızı etkileyen duygusal ve maddi bağları, işbirliklerini ve yol arkadaşlıklarını gözden geçirmek eğiliminde olacağız. Bu süreçte;
- Ne kadar çabalasam da GÖRÜLMÜYORUM dediğimiz, anlaşılmadığımızı ya da takdir edilmediğimizi düşündüğümüz ilişkileri, kontratları ve ortaklıkları masaya yatırabiliriz.
- Biz ilişkilerde, ortaklıklarda, birlikte yürütülen süreçlerde diğerlerini takdir etmek nedir bilmiyor ve karşımızdaki insanları ne yaparlarsa yapsınlar sadece eleştiriyorsak, bu konu da önümüze gelebilir.
- Hatalı ve eksik bulunma korkumuz veya ne verirsek verelim karşılığını talep edememe, kendimiz adına bir şey isteyememe, kendimize değer biçememe eğilimimiz ile yüzleşip boğuşabiliriz.
- Yüzleşme, hesaplaşma, denkleşme, hakkımızı alma arzumuz ağır basabilir. Ancak bu konuları diğerlerinin önüne getirdiğimizde bir savunma yöntemi olarak inkar veya kaçak oynama ile karşılaşıp, hepten delirebiliriz. Tam da bu nedenle HAKKIMIZI ya da DEĞERİMİZİ bir insandan almak yerine KENDİMİZE VERMEK konusunda düşünmemiz gerekir.
- Başkalarının gözünde mükemmel olma çabamız bizi ne kadar değerli, güzel, anlamlı, bütünlük içinde olduğumuz gerçeğinden uzak düşürüyor olabilir. Kendimizi OLDUĞUMUZ GİBİ kabul edemeyen ve herkesin doğrusu ya da ortalama beğenisine göre yapılandırmaya çalışan, bunu yaparken de çok acımasız ve yargılayıcı olanın BİZ olduğunu görüp kabul etmemiz gerekebilir.
En önemli ilişki, kendimizle ilişkimizdir. Eğer kendi yapabildiklerimizi takdir etmek, kendi sınırlarımızı çizmek konusunda gerekli ve yeterli bilince sahip değilsek, ilişkiler bir suistimal ve hayal kırıklığı alanına dönüşebilir. Zira ihtiyaç duyduğumuz onayı ve kabulü başkalarından ister ve genellikle de bunu vermeyerek bizi manipüle edenlere mahkum oluruz.
Bu DOLUNAY bize yapılanların ve yapılmayanların intikamını almak, hesaplaşmak gibi konularda güçlü bir arzu verebilir. Ortaya bastırılmış olan kızgınlıklar ve tepkiler çıkabilir. Karşılık olarak da duyarsızlık ve bencillik ya da gereksiz bir savunma-saldırı tepkisi görebiliriz. Bu çatışma bizim kendimize olan kızgınlığımızı da kişilere olan tepkimizi de daha beter derinleştirir. O yüzden asıl yapmamız gereken hakkımızı birilerinden almaya çalış ak yerine önce kendi içimizde konuyu adil bir zemine oturtmak, kendimize kendi hakkımızı vermektir. Sonraki adım ise iletişimde dengeli ve zarif bir sınır çizmeyi becermektir.
Hepimize kolay olsun 🙂
Boşuna kızıp sinirlenmeyin dedim ama şarkısını da dinlemeyin diyemem! Hayatımda dinlediğim en şahane intikammmm şarkısının en iyi yorumu :))) I See Red – Kristen Cruz
Çok teşekkürler
Sevgili Juno🙏💜🙏