27 Kasım 2023 – İkizler Burcu’nda DOLUNAY; Şaşkın, Kararsız, Heyecanlı ve Huzursuz…

Jantina Pepperkamp
Resim: Jantina Pepperkamp

27 Kasım 2023 – İkizler Burcu’nda DOLUNAY; Şaşkın, Kararsız, Heyecanlı ve Huzursuz…

27 Kasım 2023 günü, İstanbul’a göre 12:16’da DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • AY İkizler Burcu’nun 5 derecesinde ve haritanın 4’üncü evinde.
  • Güneş Yay Burcu’nun 5 derecesinde, haritanın 10’uncu evinde ve Mars ile kavuşumda.
  • Ay, Güneş, Başak’taki Lilith ve Balık’taki Satürn arasında ”değişken burçlarda” Büyük Kare görünümü var.
  • AY’ın girdiği İkizler Burcu’nun yöneticisi Merkür Yay’da ve Terazi’deki Venüs ile 60’lık, Neptün ile kare açıda. Ras Alhague Sabit Yıldızı Merkür ile kavuşuyor.
  • Güneş’in girdiği Yay’ın yöneticisi Jüpiter Boğa Burcu’nda retro, Lilith ile üçgen açıda.
  • Yükselen 3 derece Kova. Yöneticisi Uranüs Boğa’da retro.

MEALİ;

Sosyal açıdan bol ve boş laf, gereksiz gerilimler, ortalığı karıştıran söylemler, dedikodular ve hatta içi boş skandallar dönemi… Duygusal dalgalanmalara yol açan spekülatif haberler ile merkez kaydıran, insanları asıl odaklanmaları gereken gündemlerden uzaklaştıran ve iç dengelerini, dirlik ve huzur algılarını kaybetmelerine neden olan olaylarla dolu bir zaman. Tavsiyem gündem kumkuması olmaktan uzak durulması ve dolduruşa gelmekten itinayla kaçınılması yönünde!

Bireysel açıdan, duygusal ve zihinsel olarak çok değişken ve gergin hissedebileceğimiz bir zaman;

  • Odaklanma, yön belirleme, kararlı ve tutarlı davranma, seçimlerimizin, sözlerimizin ve tavırlarımızın oluşturacağı yan etkileri değerlendirme konularında zorluk çekme ihtimalimiz pek yüksek. Ne istediğimizi, neyi neden yaptığımızı pek bilmeden hareket edebilir ve sonra pişman olabilir ya da gerçek kişiliğimiz ve niyetlerimiz hakkında insanları yanıltabiliriz. Etrafımızdaki insanlar da böyle davranıp bizi yanılgıya ya da kaygıya sürükleyebilirler.
  • Birileri çok üzerimize gelebilir… Kendimizi fazla baskı altında, fazla suçlanmış, beceriksiz hissedebilir ve nasıl tepki vereceğimizi bulmakta zorlanabiliriz. Ya da biz üzerimizde çok baskı oluşturan bir konuda beklenmedik çıkışlar yapabilir ve kendimiz de nasıl böyle davranabildiğimize şaşırabiliriz. Abartılı davranışlara iki yönlü olarak fazla paye vermemek, olayı içimizde büyütmemek, algılardaki karışıklıkları netleştirmek, akl-ı selime geçmeye gayret etmek, herkese ve her şeye iyi gelecektir.
  • Boş laf, boş söz, gereksiz yorum ve zevzekçe varsayımların bol olacağı bir dönem! Dedikodulara pek kulak vermemek, fazla parıltılı görünen şeylerin üzerinde durmamak, olumlu ya da olumsuz anşmada büyük görünenleri gözümüzde büyütmemek, içimize sinmeyen şeyleri pek övülse pek teşvik edilse de yapmamak için kendimizi uyarmamız yerinde olur. Zira bu aralar dolmuşa binmek, dolduruşa gelmek pek kolaydır.
  • Hem abartılı çıkışlar yapmamız hem de çevredeki belirsizlik veya içimizdeki tutarsızlık yüzünden garip geri çekilmeler sergilememiz mümkündür. Olayların bizim için taşıdığı anlamlar ve içimizde oluşan duygular hızla şekil değiştirebiir. Bu nedenle keskin yargılara gitmek ve geri dönüşsüz kararlar almak için iyi bir zaman değildir.
  • Çok fazla yanıltıcı tavıra, konuşmaya, veriye maruz kalabilir, bu nedenle de olan biteni çok saçma bir yerden alıp, olmayacak yorumlar yapabiliriz. Hiç bir şeyin göründüğü gibi olmayabileceğini, ”her şeyin bir şeyi olduğunu” kendimize hatırlatmak iyi olur. Olayları negatif ya da pozitif yönde kendimizi manipüle etmeden izlemeye çalışmak, hızla sonuca gitmemek, bizi güvende tutacaktır.
  • Birileri bizi de heyecanlandıracak, gaza getirecek, durgun suyu bulandıracak şekilde arzulu, ısrarlı, teşvik edici görünebilir ya da olumsuz anlamda tahrik eden şeyler yapıp, hiddet ve şiddet sergileyip, bir bardak suda fırtına kopartabilir. Bu durumu nasıl değerlendireceğimize ve ne yapacağımıza karar vermekte zorlanabiliriz. Gelen sinyaller yanıltıcı ve tutarsız olabilir. Bizim algı ve duygularımız da bu süreçte fazla dalgalanabilir. Sular durulana ve toz duman geçene kadar karar bildirmemek ve fazla tepki vermemek yerinde olur.
  • Bir konuda çok istekli olabilir ve hedeflerimizi abartabiliriz. Ancak başarısızlık korkusu ya da eleştirilme kaygısı bizi hareketsizlik ve geri çekilmeye sevk edebilir. İçimiz içimizi yerken hiç bir şey yapmadan durduğumuz için kendimize gıcık olabiliriz. Aşırı beklentilerimizi ve büyük hayallerimizi küçük adımlara ve uygulanabilir pratiklere bölerek, sakin deneyler yapmak, kaybettiğimiz güven ve şevki kazanmamıza yardımcı olabilir.
  • Bizden fazla şey beklendiğini düşünerek tedirgin olabilir ve üstesinden gelemeyeceğimizi düşündüğümüz şeylerden kaçma eğilimi gösterebiliriz. Bunun yerine neye hazır olduğumuzu tanımlamak ve yavaş ilerlemek istediğimizin altını çizmek, fırsatı tepmeden yol almamızı kolaylaştırabilir.
  • Seçeneklerin çokluğu bizi yön seçmek konusunda zorlayabilir. O zaman en heyecan verici şeye bakıp galeyana gelmek ya da en kolay görünene yönelmek yerine, birincil önceliklerimize odaklanmak ve biraz yeniliğe açık ve cesur olmak bize yardımcı olabilir.

Değişken süreçler zor ama iyidirler… Bize hayatın ak ve kara olmadığını fark ettirirler. En kirli görünen durumun içinde bir saflık ve temizlik, en cazip ve keyifli görünen deneyimin içinde bir anlamsızlık, en sert görünen şeyin içinde kırılganlık, en zor görünen yolda bir kolaylık, en haklı olduğumuzu sandığımız yerde bir yanılgı, en iyi niyetli görünen tavırda bir bencillik, en kırıcı görünen olayda bir şifa olabileceğini, değişken durumları yaşayınca idrak ederiz. Değişkenlik bizi yargıdan kurtulup, yeni algılara açılmak ve bilincimizi geliştirmek konusunda teşvik eder. Kendi içimizdeki tutarsızlıkları, iniş çıkışları, ataleti, yanılsamaları, bahaneleri fark etmemizi de kolaylaştırır.

Hata ve yanılgı bazen en iyi öğretmendir. Ama bunun için hatayı ve yanılgıyı reddetmek değil, kabul etmek ve samimiyetle neden böyle bir duruma gelindiğini analiz etmek gerekir. Nefsimizin en büyük zaafı zaafiyetlerini görmeye tahammül edememektir! Oysa zaafiyeti fark etmek, tamir etmek için en güzel başlangıç noktasıdır. Görmezden gelmek, kaçmak ya da utanmakla vakit kaybetmek, bize içten içe çok zarar verir. Olan biten hakkında dürüst, yapıcı ve gayretli olmak ise kendimize olan saygımızı hızla yerine getirir.

Canlar, denizler dalgalanmadan durulmaz der şarkıda… Biz de biraz dalgalanabiliriz bu Dolunayda 🙂 Varsın olsun… Yeter ki kalbimiz ve zihnimiz durulmayı ve durulaşmayı kabul etsin toz dumanın ardından. Kaygıyla, hırsla, abartıyla, yargıyla değil, özenle, samimiyetle, sevgiyle, saygıyla yürüyelim yolumuzu…  O zaman kaybolsak da bir yerde yine döner dolanır kendimize çıkan kapıyı buluruz!

Nina Simone – Don’t Let Me Be Misunderstood bu yazıya mis gibi gider 🙂

4 Adet Yorum

  1. Şimal

    Öğretmenim yine ne güzel yazmışsınız. Bilginize, enerjinize, emeğinize sağlık.

    Yükselen burçlara göre olan yazıları okumak için nasıl bir yol izlemem gerekiyor? Soruyu buraya yazayım dedim bu soru size çok geliyorsa en azından insanlar burdan cevabı alabilir, sizi yormayız🌸

    1. JUNO

      Bence kişi hem yükselen burcuna hem de güneş burcuna göre okumalı yazıları… İkisi de farklı şekilde anlamlı olur

  2. Gulay

    Ruh halimi ne de güzel anlatmışsınız .Yüreğinize kaleminize sağlık. Çok sevgiler.

  3. Pelin

    Hocam merhaba. Güneş burcum İkizler.. Ancak doğum saatim akşam vakti olmakla beraber tam net olmadığından, örneğin saat 21.00 seçersem Yay, 21.30 olarak seçersem Oğlak çıkıyor… Bu hallerde nasıl yorum okumalı?

Şimal için bir cevap yazınCevabı iptal et

Arşiv

Kategoriler

Son Yorumlar

Mehmet 9 yazarının Uranüs Boğa Burcunda; GENEL ve… yorumu
JUNO yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu
Vera yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu
Beril yazarının 25 Şubat – 20 Mart 2026,… yorumu

Juno - Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin