25 Haziran 2025, YENGEÇ Burcu’nda YENİAY; Korumak ve Korunmak Hakkında Her Şey!
25 Haziran 2025, YENGEÇ Burcu’nda YENİAY; Korumak ve Korunmak Hakkında Her Şey!
25 Haziran 2025 günü, İstanbul’a göre 13:31’de, YENİAY adını verdiğimiz Güneş – Ay kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;
- Ay ve Güneş Yengeç Burcu’nun 4 derecesinde ve haritanın 9’uncu evinde kavuşuyorlar. Jüpiter bu kavuşuma eşlik ediyor.
- YENİAY, Başak’taki Mars’tan 60 derece, Koç’taki Neptün-Satürn kavuşumundan 90 derece, Kova’daki Pluto’dan 150 derece açı alıyor.
- Haritanın Yükselen Noktası 8 derece Terazi. Yöneticisi Venüs, 8’inci evde ve Boğa Burcu’nda.
”Dünya nereye gidiyor?” sorusunu tüm sıradan insanlara sorduran, herkesi en geniş -dünya, insanlık, ülke, toplum- ve en yakın düzlemde -aile, ev, konfor alanı- aidiyetleri için kaygı duyar hale getiren bir süreçten geçiyoruz. Alıştığımız güvenlik sınırları, toplum kurguları, insanlık kuralları, fanatik ve nerede duracağı belli olmayan güçler tarafından sürekli aşılıyor. Aslında çok daha derin ve kapsamlı bir değişime giden yol döşeniyor. Satürn ve Neptün, insanlığı Pluto’nun Kova’ya girmesiyle birlikte başlayan ve önümüzdeki 20 yıl içinde adım adım yaşanacak dönüşüme hazırlıyorlar. İnsanın yaşadığı toplumla bütünleşmek ve kendini sosyal bir varlık olarak tanımlamak için kullandığı referanslar, kimlikler ve tutunma noktaları radikal bir dönüşüm geçirecek. Bunun için de şimdi tutunduğumuz tanım ve konumların büyük bölümü; devletin güvenilirliği, vatandaş olmak, kutsallık ve aidiyet getiren etnik ve dini ayrımlar, siyasal kurgular ve sınırlar sorgulanıp anlam değiştirecek. Bu sürece hızlı bir giriş yaptık ve hala sersem gibiyiz!
Dünyada olan bitene, yargısız bakmamız, çok dikkatle gözlememiz, denileni değil yapılanı fark etmemiz, tanımların ve iddiaların içinin boşaldığını fark etmemiz şart. Yoksa etrafımızda birileri ”aziz tutulan” bütün sınırları aşarken bizi eskiden beri hiç düşünmeden ve sorgulamadan tutunduğumuz sınırlara sadık kalmak için zorlayacak. Biz korunduğumuzu ve kıymetli olanları koruduğumuz zannederken, büyük yalanlardan oluşan kocaman bir dalganın önünde sürükleneceğiz.
Bu YENİAY bize dünyaya, güvenlik, kimlik ve aidiyet hissi veren tanım ve konumlara, eskiden baktığımız yerden bakmanın, bizi korumayacağı hakkında ipuçları veriyor. Gökler bizi bebek bilinciyle yaşamaktan kurtulup, hayatımızı sahiplenmeye çağırıyor! Kendimizi korumak için korunaklı olduğunu sandığımız şeylere tutunmak değil, hayata dürüstçe bakmak lazım artık. Alışkanlıklara sığınmamak, ezberlere takılmamak lazım. Kendimize ve bizimle olmasını istediğimiz şeylere, vazgeçilmez bulduğumuz maddi ve manevi değerlere bizzat sahip çıkmalıyız.
Sosyal düzlemden daha bireysel bir perspektife çekersek, hangi soruları soralım kendimize bu YENİAY’da;
- Güvenli ve huzurlu bir hayat sürmekten ne anlıyorum? Bununla ilgili tanımlarım fazla katı ya da gerçek-dışı beklentilerle örülü olabilir mi? Kendimi güvende tutmak adına esneklikten yoksun davranıyor veya hayatın dayattığı önceliklere uymayan bazı kalıplara sıkışıp kalıyor olabilir miyim? Neyi görmeyi reddediyorum?
- Güvenlik alanımın, kime ve neye bağımlı olduğunu zannediyorum? Bağımlı olduğumu düşündüğüm bu unsur benim üzerimde bir baskı unsuruna, beni kısıtlayan bir çerçeveye ya da bir riske dönüşmüş olabilir mi?
- Kendimi korumak ve hayatım için sorumluluk almak yerine, beni kendi kurallarına ve sınırlarına mahkum eden bir sisteme, zemine, aidiyete ya da insana, fazla yaslanıyor olabilir miyim?
- Güvendiğim sistemlerin ya da kişilerin samimiyetinden emin miyim? Güvendiğim sistemlerin ya da kişilerin kapasitesinden emin miyim? Kendimi neye emanet ettiğimin ve bağımlı kıldığımın, bunun nasıl riskler taşıdığının farkında mıyım?
- Benim için önemli ve değerli olanları güvende tutmaktan ne anlıyorum?
- Bir şeyleri ya da birilerini korumak adına, onları kısıtlıyor ya da kendi kurallarıma, sınırlarıma, kapasiteme bağımlı ve mahkum kılıyor olabilir miyim?
- Olayları, ilişkileri, insanları doğal akışlarına, gelişme çizgilerine saygı duyarak karşılamak ve hayatımda uygun bir yere koymak yerine, sürekli belirlemeye çalışıyor olabilir miyim?
- Kaynaklarım, enerjim, duygularım ve emeklerimle beslemediğim takdirde dağılıp gidecek şeyleri, ısrarla ayakta ve belli bir formatta tutuyor olabilir miyim?
- Bir şeyleri ya da birilerini korumak adına, kendimi fazla kısıtlıyor, bazı ihtiyaçlarımı göz ardı ediyor, önceliklerimi belirlerken gerçekçi olamıyor, sınırlarımı fark ve kabul etmiyor, kapasitemi zorluyor ya da verimsiz kullanıyor olabilir miyim?
- Sınırlarımı bilmediğim için kendimi fazla zora sokuyor ya da birilerinin beni fazla zorlamasına, sınırlarımı ihlal etmesine izin veriyor olabilir miyim? Bunun bana gerçekten faydası var mı?
- Eğer bir şeyleri korumak, sabit tutmak, alışkanlıklardan feragat etmemek, eksiklik yaşamamak ve yaşatmamak adına kendime zarar veriyorsam, bu çok daha büyük bir sorun yaratmaz mı? Bunu ne kadar böyle sürdürebilirim ya da gerçekten sürdürmek zorunda mıyım? Daha makul ve sürdürülebilir çözümler bulunamaz mı?
- Beni korumasını istediğim şeyleri besleyip ayakta tutayım derken, kendimi fazla ihmal ediyor olabilir miyim? Bir gün sıra bana da gelir umuduyla, beklentimi karşılaması mümkün olmayan işlere, zeminlere, insanlara sürekli yatırım yapıyor olabilir miyim? Kaynaklarımı ve enerjimi doğrudan kendimi beslemeye yöneltsem çok daha iyi olmaz mıyım?
- Kendimi duygusal, zihinsel ve fiziksel olarak nasıl besliyorum? Hangi alanlarda hep açım? Kendime hangi alanda fazla mahrumiyet yaşatıyorum? Hangi alanlarda doyumsuzum? Hangi konularda ne yapsam da neyi elde etsem de ne kadar çok şeye sahip olsam da bir türlü yetmiyor?
- Hayatımda hangi alanlardaki eksikliği neyle kapatmaya, hangi açlığımı neyle doyurmaya çalışıyorum?
- Dünyadan ve insanlardan neyi alamadığımı düşünüyorum?
- Neden dışarıdan alamadıklarımın sorumluluğunu üstlenip bunları kendim için ben yapmıyorum?
- Kendime iyi bakmaktan ne anlıyorum? Kendime hangi konularda iyi bakmıyorum?
- YETERİNCE ne demek?
Kendimize güvenli ve keyifli bir zemin oluşturmak istiyorsak, öncelikle yaşadığımız dünyaya, çevreye, bizi kuşatan koşullara, insanlara çok dikkatle ve gerçekçi gözlerle bakmalıyız. Sonra aynı özenli ve gerçekçi bakışı kendi kapasitemize, imkanlarımıza, faaliyetlerimize çevirmeli, neyi ne kadar verimli kullandığımızı, neyi göz ardı ettiğimizi, neyi atıl bıraktığımız, neye fazla abandığımızı fark etmeliyiz. Dış ve iç koşulların kesişme kümesini tanımladıktan sonra da, önceliklerimizi ve olmazsa olmazları saptamalıyız. Hayatımızı güvenli ve hoşnut bir şekilde devam ettirmek için neler öncelikli ve neleri feda edebiliriz, neleri ise asla bırakamayız? Bizim için neler gerekli ve neyin ne kadarı yeterli?
”Çok” ille de iyi değildir. Çok güvenlik ihtiyacı, çok korumacılık, çok vericilik, çok alıcılık, çok merhamet, çok bağımlılık, çok tüketmek, çok harcamak, çok kısmak, çok planlamak, çok salmak… Çokluk daima yokluk getirir! Bolluğu korumak için sınırları görmek, bilmek, dikkate almak ve şükür içinde olmak gerekir.
Hayat değişir ve beklentilerimizin çok ötesinde imkanlar ve kısıtlamalar getirir önümüze. Korunmak ve bizim için değerli olanları korumak adına alışkanlıklara saplanıp kalmak, şekle şemale ve kalıplara fazla tutunmak, DİRENÇ yaratır. Direnç de daima acıyı arttırır ve sürece zarar verir.
Kendimizi korumak için benimsediğimiz psikolojik kalıplar, davranış şekilleri, duygusal kurgular bile, bilinçsizce ve abartılı şekilde kullanıldıkları zaman bize zarar veren hale dönüşürler.
Güvenlik, özümüzdeki bolluğa inanmak ve hayatın kapattığı kapılarla değil açtığı yollarla ilgilenmek sayesinde, an be an yakalanır. Süreklilik katılık değil, esneklik, uyanıklık, çeviklikle sağlanır.
DOYUM ise yaşadığın anın barındırdığı güzellikleri, lezzetleri takdir etmek ve onların tadını çıkartmakla mümkündür.
Hayatı kurgulamayın, baskılamayın, ertelemeyin! Sınırları da sınırsızlığı da abartmayın. Yaşadığınız her anın sorumluluğunu alın ve kendinizden şüphe etmeyin. Hayat içinde büyüdüğümüz bir rahimdir. Ondan korkmayın, onu anlayın ve yolunuzu ayak sürüyerek değil, her adımın anlamını, değerini bilerek yürüyün.
BURÇLARIN ŞEYSİ VAR AŞAĞIDA ama müzik de olsun!
Çağlar Fidan’ı seviyorum. Siz de tanıyın. Siz de sevin…
KOÇ veya Yükselen KOÇ : Güvende olma ve sevdiklerinizi güvende tutma ihtiyacınızın çok yüksek olacağı bir YENİAY. Aidiyetlerinize yaklaşımınız konusunda kendinize dürüst olun. Ailenizle ilgili sorumluluklar üstlenmek, aile kurmak ya da aileyi büyütmek, ev almak, ev tutmak, evinizi ya da yaşam alanınızı düzenlemek gibi konular gündeminize oturabilir. Ama bunları hakkıyla ve verimli bir şekilde kucaklayabilmek için, kendinize dair varsayımlarınızı, zanlarınızı, kurallarınızı, katılıklarınızı ve sınırlarınızı fark etmeniz gerekir. Yapmak istediklerinizi bir baskı unsuru değil bir sevgi girişimi olarak görmeniz, yüreğini hafifletir. Öte yandan mutlu ve güvenli bir ortam yaratmak adına fazla görev üstlendiyseniz bunların abartılı yükünü taşıyorsanız, bunu da fark edip kendinize anlamlı çerçeveler belirlemeniz yerinde olur.
BOĞA veya Yükselen BOĞA : Rahat etme arzunuz ile kapasiteli, cömert, herkese ve her şeye yeterli görünme çabanız arasında sıkışmış olabilirsiniz. Uzun vadede tutamayacağınız sözleri vermeyin. Tutarlı bir şekilde yapmaya devam edebileceğiniz şeylere aday olun. Öte yandan rahatınıza düşkünlük nedeniyle birilerinin kolunun kanadının altına fazlaca girdiyseniz, bazı sorumlulukları alamaz gibi hissettiğiniz için sizi sıkabilecek ortamlar ve insanlara takılı kaldıysanız, bunu da fark edin. Ufkunuzu açacak insanlarla görüşün ve yeni fikirlere açık olun. Zihninizi besleyin. Sizi fikirleri, kuralları, iddiaları ile boğanları fark edin. Bakış açınızı değiştiremediğiniz için etrafınızı ve kendinizi boğan sizseniz, zihinsel ve fiziksel olarak atalete düştüyseniz, bunu da görün ve değiştirin.
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER : Maddi güvence ihtiyacınızın yoğun olduğu bir zaman. Para kaynaklarınızı korumak ve geliştirmek kadar saygınlığınızı pekiştirmek ve kapasitenizi ortaya koymak için de arzulu olacak ve yeni planlar yapmak isteyeceksiniz. Dikkat etmeniz gereken konu, risk anlayışınızı makul ve gerçekçi seviyede tutmak. Yapamadı dedirtmemek için fazla riske girmek ihtimalinize dikkat edin. Kendi rahatınızı kendiniz sabote etmeyin. Neyin gerekli ve ne kadarının yeterli olduğuna sadece siz karar verebilirsiniz. Koşullarınızı iyi değerlendirin. Eğer yaptığınız iş, gelir kaynaklarınız risk altında ise, buna dair işaretleri görmezden gelmeyin. Planlarınızı değiştirmeniz gerekiyorsa bunu ertelemeyin.
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ : Hayatın önünüze bereket kapıları açtığı bir zaman. Ama bu fırsatı değerlendirmek için, kendinize dürüst olun. Öncelikle kendi sorumluluğunuzu taşımak için istekli ve gayretli olun. Taşımanız gerekmeyen sorumlulukların yükünü de üstlenmeye çalışmayın. Sınırlarınızı kontrol edin. Eğer kendinizi fazla korumaya alıyorsanız, bunun size zarar verdiğini bilin. Eğer başkalarını korumak ya da ilişkileri ve konumları muhafaza etmek adına kendi sınırlarınıza zarar veriyorsanız bunun sürdürülebilir olmadığını da görün. En iyi bakmanız gereken çocuk, SİZSİNİZ! Kaybetme korkularınızın, mahrumiyet kaygınızın size kendinizi kaybettirmesine izin vermeyin.
ASLAN veya Yükselen ASLAN : Dünya ile kavgalı ve içe dönük olduğunuz bir zaman. Sürekli eksikliğe, yoksunluğa, tehlikeye, tehditlere, imkansızlıklara takılıyor olabilirsiniz. Aslında yaşadığınız şey, daha önce yaptığınız planların işlemeyeceğine dair farkındalığınız. O zaman yeni planlar yapmaya cesaret edin. Şayet ne yaparsanız yapın değiştiremeyeceğiniz şeyler varsa onları saptayın, olduğu gibi kabul edin. Kendinizi tutsak gibi görmek yerine, yapmanız, çözmeniz, tamamlamanız gerekenlerin içinde sakinlikle kalmayı öğrenin. Eğer kendinizi hiç girmemeniz gereken sıkıntılara mahkum eden sizseniz, bunu da görün ve sizi orada tutan şeylere yeni bir gözle bakın. Neyi kaybetmemek için neyi feda ediyorsunuz? Buna gerçekten değer mi? Bu sizi sandığınız kadar besleyecek mi?
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK : Kontrol edemeyeceğiniz koşullara dair hassasiyetinizin yüksek olduğu bir zaman. Dünyayı kurtaramıyor olabilirsiniz. Siz önce kendinizi ayakta tutun. Yapabilirim ya da yapmam lazım dediğiniz şeylerin gerçekten mümkün olup olmadığını iyice düşünün. Yapamam dediklerinizin de arkasında yatan algı ve kurgularınızı samimiyetle sorgulayın. Fazla mükemmeliyetçi olmak veya her şeyin sizin istediğiniz, alıştığınız gibi olmasında ısrar etmek yüzünden, akışta tıkanıklık yaratıyorsanız, bunu da fark edin. Son tahlilde bilmediği ve kontrol edemediği bir denize açılan her gemi, aynı suda yüzer ama bazıları batar, bazıları istemediği bir kıyıya çıkar, bazıları ise ummadığı kadar güzel imkanlara kavuşur. Bunu belirleyen kaptanın aldığı anlık kararlardır. Sürekli denizi öngörmeyi bırakıp, gemiyi yüzdürmeye bakın.
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ : Herkes sizden bir şeyler bekliyor, her iş sizin üstünüze yığılıyor ya da sağdan soldan ilginç iş teklifleri geliyor olabilir. Siz neyin yapılabilir, neyin yapılması gerekli, neyin anlamsız ve abartılı olduğunu ölçmek zorunda kaldığınız için sıkışmış hissedebilirsiniz. Olduğunuz yerde ölçüp biçmekle yetinip, sonra yine en rahat ettiğiniz ve alıştığınız köşede kalmak gibi bir eğilim de gösterebilirsiniz. Ammann buna dikkat edin! Eğer hayatınızı zorlaştıran insanların yükünü ısrarla taşıyor ve bunu da sevgi, merhamet ya da görev bilinci adı altında yapıyorsanız, kendinizi ihmal ettiğinizi fark edin. Zor ortaklıklar, zor partnerler ya da sürdürülmesi güç kontratlar geliyorsa önünüze, sınırlarınızı belirlemeyi becerin. Hepten kaçmak ya da yığılanı kabul etmek ikilemine sıkışmayın. Sizi neyin gerçekten mutlu edeceğini bilmediğinizi ya da tatminsiz bir yapınız olduğunu da fark edin!
AKREP veya Yükselen AKREP : Almanız gereken kararlar, çıkmanız gereken yollar, değiştirmeniz gereken fikirler ya da bakış açıları, öğrenmeniz ya da idrak etmeniz gereken gerçekler, fark edip korumanız gereken sınırlar var! Bunların hepsi de sizi konfor alanınızdan çıkmaya, rahatınızı bozmaya, düzeninizi değiştirmeye mecbur bırakacak türden şeyler. Yahut da zaten konfor alanınız artık konforlu olmadığı için siz durumunuzu, bakış açınızı, yerinizi, planlarınızı değiştirmek zorunda olduğunuz bir yere gelip dayandınız. Ölçün, biçin… Ama bilin ki önünüzdeki yolda hiç bir şey alıştığınız ya da beklediğiniz gibi olmayacak. Huzur ve hoşnutluk, kapının önüne bağlanan bir köpek değil omuzunuza konan bir kuştur. Onu hissettiğiniz anın kıymetini bilin. İlle de benim istediğim gibi olacak diye zincire vurmayın ya da uçup gider az sonra diye kendinizi keyiflenmekten alıkoymayın.
YAY veya Yükselen YAY : Yine keyif aldığınız, arzu duyduğunuz şeyler, kaybetmeme hırsınız ve elde etme ısrarınız ya da tutkularınız yüzünden abartılı bir işlere kalkışmak ve mahrumiyete düşmek üzeresiniz! Kendinizi fark ve kontrol edin. Sevilmeme korkusu, sevdiğiniz bir şeyi kaybetme kaygısı, bir arzunuza erişememe endişesi, yetersiz görülmeme çabası gibi nedenlerle gereksiz fedakarlıklar yapmaktan, yersiz masraflara girmekten kaçının. Ne yapsam sevilmiyorum, ne versem yetmiyor türü iç çalkantıları, yoksunluk hisleri yaşıyorsanız, lütfen kendi kıymetinizi, başkalarının tepkileri ile ölçmekten hele de manipülatif ve şuursuz insanların çekim alanına düşmekten, KORUNUN! Kendinize sınır koyamadığınız için maddi, fiziksel, duygusal açıdan zarara girdiğiniz yerleri fark edin. Olmayacak işe girmekten, olmayanlara kafayı takıp ısrarla onların etrafında dönmekten vazgeçin. Enerjinizi verimli ve tutarlı kullanmaya lütfen özen gösterin. Bir şeyleri tüketmekten, tükenmiş şeylerin dibini kazımaktan ve anlamsızca tükenmekten uzak durun.
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK : Uzun süreli ilişkiler, ortaklıklar, kontratlar, hayatla ve insanlarla kurduğunuz bağlar üzerine yeni bakış açıları geliştireceğiniz bir zaman Beslediğiniz ve beslendiğiniz ilişkilere iyi bakın. Neyi almak için neyi vermeye çalışıyorsunuz? Belki geçmişte önemsediğiniz şeyleri artık o kadar da önemli bulmuyorsunuz? Doymadığınız ilişkilerde, beslenemediğiniz bağlarda insanları doyurmaya, korumaya çalışıyorsanız, bunun faydası olmadığını görün. Sizi güvende tutmayan ya da üzerinizde baskı oluşturan zeminleri ve aidiyetleri, sırf merhamet, özlem veya alışkanlık hissi yüzünden korumayın. Değerlerinizle örtüşmeyen, verdiğiniz değerin içini doldurmayan, size hak ettiğiniz değeri vermeyen insanları, bağlantıları, ortaklıkları ve kontratları hayatınızda tutmayın. Tatminsizlik hissettiğiniz, alma verme dengesinin oturmadığını bildiğiniz ya da belki sizin hakkını veremediğiniz ve kıymetini bilmediğiniz, bedelini ödemek istemediğiniz bağlara, tekrar bakmaya ve dürüstçe değerlendirmeye cesaret edin.
KOVA veya Yükselen KOVA : Düzeninizi, gündelik akışınızı, görevlerinizi yerine getirme şeklinizi, başka bir gözle değerlendirme zamanı gelmiş. Birilerinin ya da bazı işlerin sorumluluğu üzerinize kalabilir. Siz merhamet, iyi niyet, cömertlik gibi nedenlerden, onlara sınır çekmiyor olabilirsiniz. Hizmetinizi ya da yardımınızı, asli düzeninize, huzurunuza, sağlığınıza zarar vermeyecek sınırlar içinde şekillendirmek için bir daha plan yapın. Ya da birileri size çok cömert, sevecen, koruyucu davranıyor olabilir ama siz bu yakınlığı, sınırlayıcı buluyor ve getirdiği talepleri karşılamak istemiyor olabilirsiniz. Bazı şeylere evet demeden, bunun size sonradan getireceği yükleri ve bunların ne kadarının size uygun olduğunu değerlendirin.
BALIK veya Yükselen BALIK : Dikkat dikkat! Yine bir şeyleri fazla idealize edip, eksiklerini görmemek, yanlış beklentiler içine girmek üzere olabilirsiniz. Yahut da siz kendinizi birilerine fazla ideal, fazla iyicil göstermiş olduğunuz için şimdi taşımak istemediğiniz ya da gücünüzün yetmeyeceği bir ağırlık altında eziliyor gibi de hissedebilirsiniz. Değerleriniz, kapasiteniz, sınırlarınız ve arzularınız arasındaki dengeyi tutturamamak konusunda kafa yoracağınız bir YENİAY yaşayacaksınız. Değerleriniz, öncelikleriniz değiştiyse ya da maddi koşullarınız veya kaynaklarınız bazı şeyleri eskisi gibi yapmaya uygun değilse, ezilip büzülmeyin. Olanı olduğu gibi kabul edin ve gereğini yaşayın. Eğer hep imkanlarınızın ötesinde olanlara arzu duyuyorsanız, siz de eksiklik hissi uyandıran şeylere çekiliyorsanız ya da bir şey sizin olduğunda eksiklerini görmeye başlıyor ve değersizleştiriyorsanız, bunu da fark edin. Öz değer hissinizi bütünlerseniz, önceliklerinizi daha rahat saptar ve keyiflerinizi, arzularınızı, heyecanlarınızı da kendinizle iç savaşa düşmeden tatmin edebilirsiniz.