16 Ekim 2020 , TERAZİ Burcu’nda YENİAY; Pekiii Uzlaşmak Enayilikse Na’pacan?

by Hope Gangloff

16 Ekim 2020 , TERAZİ Burcu’nda YENİAY; Pekiii Uzlaşmak Enayilikse Na’pacan?

16 EKim 2020 günü, İstanbul’a göre 22:30 itibariyle YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Ay ve Güneş Terazi burcunun 24 derecesinde ve haritanın 5. evinde kavuşuyorlar.
  • Koç’taki Retro Mars YENİAY’a karşıt. AY Düğümleri, Mars ve YENİAY bir Mistik Dörtgen oluşturuyorlar.
  • Öte yandan Oğlak’taki Satürn – Pluto – Jüpiter üçlemesi, YENİAY – Mars Katşıtlığını T-kare’ye çeviriyor
  • Haritanın Yükselen Noktası 8 derece Yengeç olduğu için AY aynı zamanda Yükselen’in de yöneticisi konumunda.
  • Terazinin Yöneticsi Venüs Başak Burcu’nun 16 derecesinde, haritanın 4. evinde ve Neptün ile karşıt konumda.
  • Oğlak’taki Satürn – Pluto – Jüpiter üçlemesi, Venüs ve Neptün ikilisine ılımlı açılar yapıyor.
  • Merkür de Akrep Burcu’nda retroya girdi ve Uranüs ile karşıt konumda.

MEALİ;

Terazi dediğin anlaşma, kaynaşma, alıp verme, uzlaşma burcudur… Koalisyona gider, işbirliği yapar, ilişkilenir, evlenir… Maddi manevi tüm ortaklıkları kanlı bıçaklı olarak değil adil ve kibar şekilde anlaşarak bozar, rakibiyle bile ortak çıkarı varsa uzlaşır! Yani işin içinde Terazi YENİAY’ı varsa normalde herkesin üzerinde anlaşabileceği bir çözüm olsa gerektir… Ama eril enerjinin sakat çalışması anlamına gelen ve haksız da olsa en münasebetsiz, en güdük yöntemlerle galip gelmek isteyen o retro Mars işi bozuyor. Bir bakıyorsun ki masaya oturulmuş ama üzerinde konuşulacak bir ORTAK ZEMİN YOK! Çünkü taraflardan biri sağlanan her dengeyi kendi leyhinde bozacak bir şey yapmak istiyor. Bize kalsa gel diyene güvenip minareden atlayacaz ama aşağıda tutan yok 🙂 Ve sistem daha fazla bu döngünün tekrarlanmasına müsade etmiyor. Yani uzlaşmanın adına artık ENAYİLİK deyyolaaa…

Bir nefeste özetleyivermeye çalıştığım bu hal bize ne gibi deneyimler getirir derseniz;

  • Kaynaşmak, anlaşmak, iş birliği yapmak istediğiniz insanların sizin kadar açık ve adil olmadığı, çıkarcı davrandıkları, sizin gücünüzü, aklınızı, imkanlarınızı kullanarak kendi zayıflıklarını kapatmaya çalıştıkları durumlarda kalabilirsiniz. Karşı taraf kötü niyetli olmasa bile, henüz görünmeyen zaafiyetleri ve yetersizlikleri sizin de çöküşünüze neden olabilir. Bu nedenle yeni işbirlikleri, girişimler, projeler üzerinde fikir birliği yapmak için hiç uygun bir zaman olmayabilir.  Kiminle hangi zeminde dans ettiğinizi anlamadan hiç bir şeye evet demeseniz iyi edersiniz. Zaten Kasım ayının ilk haftası bitene kadar sıfırdan başlangıçlar planlamak uygun değildir.
  • Aşk, meşk, coşku, heyecan, cinsellik temalı ilşkilerde karşınıza çıkan yeni yüzler, göründükleri kadar güçlü, kapasiteli veya dürüst olmayabilirler. Kendi hatalarının ve zayıflıklarının üzerini örterek gözünüzü boyamaya, sizin ilişkilenmek isteyen, uyumlu, sevecen tavrınızı bir zaaf gibi görmeye ve kendilerini hak etmedikleri bir üstün konuma çıkartmaya yatkın olabilirler. Hayattan zevk almak için karşınıza çıkan her kurbağayı öpmek zorunda olduğunuzu zannetmekten bi vazgeçseniz ne iyi olur 🙂
  • Çevrenizdekilerle geçmişten bu yana üzerinde konuşulan sorunları çözmek için istekli olabilirsiniz. Ancak barışmak, uzlaşmak, çözüme gitmek gereken durumlarda siz elinizden geldiği anlayışlı olmaya ve kendi durumunuzu mantıklı bir şekilde anlatmaya çalışsanız da, karşınızda anlamak, dinlemek, makul davranmak istemeyen, işi sürekli yokuşa süren, hak etmediği kadarını bencilce talep eden kişiler olabilir. Bu kişilerle hep kullandığınız ”zarif, sakin ya da edilgen” yöntemin dışında bir yoldan baş etmeniz ya da uzlaşmanın mümkün olmadığını görüp masadan kalkmanız yerinde olur.
  • Üretken, mutlu, enerjik olmak, yeni bir şeylere başlamak için hep dış koşulların ya da başka insanların sizi desteklemesini beklediğinizi ve umduğunuzu bulamayınca çöktüğünüzü fark edebilirsiniz. Sürekli dıştan bir teklif, destek ya da teşvik beklemek yerine kendi kapasitenize ve tutumunuza odaklanmanızın zamanıdır. Mutsuzluğunuza, tatminsizliğinize, veya ataletinize bahaneler bulmak yerine elinizde olanları nasıl daha verimli kullanacağınızı kendi başınıza bulmanız, ”bekleyen, kabul eden, bir durumun içine çekilen” olmak yerine, inisiyatif kullanan, kendi hedeflerini koyabilen ve bu hedeflere ulaşmanın en verimli yollarını  araştırmaktan, kendini zorlamaktan üşenmeyen biri olmaya başlamanız yerinde olur!
  • Size ılımlı ve çözüm odaklı yaklaşımlarla gelen insanları çeşitli bahanelerle geri çeviren, dengeleri hep kendi çıkarınıza bozmak isteyen, adil olmak yerine alttan alta sürekli kendi davanızı güden ve karşınızdakilerin haklı şikayet ya da taleplerini hasıraltı eden, güçlü görünmeyi uyum içinde yaşamaya tercih eden siz olabilirsiniz. Daha ne kadar ”en güzel duyguların katili” rolünde kalmaya devam edebileceğinizi kendinize sorun! Daha da önemlisi sizi böyle davranmaya iten eksiklik hissini, kuyruk acısını, bitmek bilmeyen zarar görme veya ezilme korkusunu, daha derinden inceleyin. Mutlu olmak yerine üstün olmak için neden bu kadar çabalıyorsunuz?

Güçlü olmak, sanıldığı gibi üste çıkmak ve kendi istediğini kabul ettirmek değildir. Gerçek güç;

  • Gerçeği olduğu gibi görmek ve göstermekten kaçınmayan,
  • Kendi eksiklerinin farkında olan ve bunları samimiyetle gidermeye çalışan, başkalarının sırtına basarak ya da  haklarını gasp ederek kendi zaafını örtmeyi aklından bile geçirmeyen,
  • Kapasitesini, yeteneklerini, hayat enerjisini, verimli ve dinamik bir şekilde kullanan, güdülmeyi ya da hiç çaba sarf etmeden bazı şeyleri elde etmeyi beklemeyen,
  • Gerektiğinde kuralları, zemini, durumu değiştirecek girişimleri yapmaktan kaçınmayan,
  • İstemek ve uğraşmak kadar vazgeçmeyi de bilen, mahrumiyet, yalnızlık, çaba, kayıp gibi geçici zorluklardan yılmayan ve asıl hedefine doğru güvenle giden,

kişilere ait bir vasıftır!

”Yorulduk, üzüldük, yıprandık… Ya da bildiğimiz yoldan uğraştık ama bir şey elde edemedik. Şimdi bize kalan ne?” diyorsanız;

  • Bir şeyi istiyorsanız onun için samimiyetle uğraşın. Ama istedikleriniz ile yaptıklarınızın birbiri ile uyumlu olup olmadığı konusunda kendinize DÜRÜST olun!
  • Önünüzde olan meselelere olmasını istediğiniz şeyleri zorlayarak değil, olanı açıkça tanımlayıp gereğini yapmaya istekli olarak bakın.
  • Sizinle bu konuda paydaş veya yoldaş olmasını beklediğiniz kişileri iyi inceleyin. Onlar yanyana durulacak kişiler değilse mesafe almaktan kaçınmayın.
  • Adalet elverişsiz zeminde temin edilmez… Bu nedenle önce zeminin ve zamanın uygun hale gelmesi için beklemeyi veya vazgeçmeyi göze almak, koşullar yeniden oluştuğunda başka bir tutum ile yeni bir anlaşma yapmak yerinde olur. Olmayacağı belli olan duaya aklınıza başka yapacak bir şey gelmediği için ısrarla amin demeyi bırakın. Zaman bambaşka olasılıkları kapınıza getirebilir ya da sizin tutumunuz değişince şimdi hiç elverişli olmayan zemin de birden değişebilir!

Merkür retrosunun bittiği 3 Kasım hatta Mars retrosunun bittiği 13 Kasım’a kadar yeni bir girişim, net bir sonuç, verimli bir zemin bulmanız güç olabilir. O zamana kadar enerjinizi kendinizi ve durumu çözümlemek, duruma hiç bakmadığınız bir gözle bakmaya çalışmak, tutumunuzu değiştirmek ve yeni olasılıkların kendini açığa çıkartmasını beklemek için kullanın. Tutum değişiklikleri ve oluşan yeni zeminlerin beklediğiniz ya da hiç aklınıza bile getirmediğiniz çözümleri sağlaması için Yılbaşını görmeniz de gerekebilir. Bundan endişe etmeyin.

Gerçek bizi özgür kılar ve yepyeni yolları görmemizi sağlar. Gerçekle dost olan, kendiyle de dosttur. Kendinize ve başkalarına dürüst olmaktan korkmayın. O zaman adalet ve uyum hep sizinle olur.

BURCA göre yorumlar için lütfen https://junoastrology.com/uyelere-ozel/ linkini tıklayın.

Bu yazıya Birsen Tezer Apla’dan ”hafif melanko” bir BOŞVER gider…  Ama siz yine de hiç bir şeyi boşvermeyin 🙂

 

 

 

 

 

1 Comment

  1. Nilgün

    Teşekürler juno🌷

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: