13 Mart 2021 BALIK Burcu’nda YENİAY – Her Seçiş Bir Vazgeçiştir!

Dee Nickerson
Resim: Dee Nickerson

13 Mart 2021 BALIK Burcu’nda YENİAY – Her Seçiş Bir Vazgeçiştir!

13 Mart 2021 günü, İstanbul’a göre 13:21 itibariyle YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Güneş ve AY Balık Burcu’nun 23 derecesinde kavuşum halindeler. Venüs ve Neptün de YENİAY’a eşlik ederek bir BALIK Stelyumu oluşturuyorlar.
  • YENİAY 9’uncu evden MC ile kavuşuyor.
  • Haritanın Yükselen Noktası 15 derece Yengeç ve SİRİUS Sabit Yıldızı ile kavuşum halinde. AY Yükselenin de yöneticisi konumunda.
  • Lilith, Yükselen Noktası ile 60 derece açı yapıyor. Bu ikili Güney AY Düğümüne YOD açı yapıyorlar.
  • Uranüs Satürn karesi arka plandan tatlı tatlı çalışıyor!

9’uncu ev ve Balık temalarının çok yoğun olduğu bu YENİAY, bize yeni bir hayat yolu için kararlar getirecek…

Sosyal Düzlemde;

  • Yönetici kadrolarında değişiklikler, liderlik yolunda yeni yükselişler ve aday değişimleri söz konusu olabilir. Bunları ön planda görmek zorunda değiliz.
  • Mali piyasalardaki gerilimli durumlar, manipülasyonlar özellikle de kripto para piyasaları için ISRARLA uyarıyorum herkesi. Paranızı güvenli alanlarda tutun. Eğer riski yöneten ve çarkı çeviren el seviyesinde oynamıyorsanız kimsenin ayak oyununa kurban gitmeyin.

Bireysel Düzlemde;

Kaplerimizde yeni ufuklara dair yükselen hevesler var! Başka bir gelecek, başka bir hayat akışı, bu güne dek incecik bir sis gibi zihnimizde belirip kaybolmuş olasılıklar, birden bire bizim için ”pekala mümkün” görünümüne bürünecek.

Ancak bu yeni ihtimallere kapı açmak için geçmişten getirdiğimiz planlara, hayallere, kendimiz bıraktığımız ve pek bir alıştığımız akışlara, elveda demek gerekecek! İşte orası biraz yüzde yetmiş kakaolu çikolata gibi bitter-sweet 🙂

Nevi şahsına münhasır bir filozof şarkı sözü yazarı olan Selami Şahin’in de zamanında dediği gibi ”Alışmak Sevmekten Daha Zor Geliyor!” çalıyor şimdi arka planda… Alıştığımız sıkıcı ya da tatminkar olmaktan uzak ya da tüketici bir süreç, bize en güzel hayalden, en özgürleştirici deneyimden daha tanıdık ve güvenli görünüyor. İşte tam da bu yüzden Jean Paul Sartre’ın dediği gibi ”Her Seçiş Bir Vazgeçiştir!”

Bu aralar şöyle ikilemler içinde bulabiliriz kendimizi;

  • Hayata dair önümde açılan yeni kapılar var ama ben bunun getireceği zorluklarla uğraşmak istediğimden emin değilim.
  • Yeni fırsatlar, iş imkanları, gelişme potansiyelleri var ama ben bunun gerektirdiği hareketlilik, yer değişimi, düzen farklılığına adapte olamamaktan çekiniyorum. Ya da artık yürümeyen bir işin akışını başka bir yöne döndürmem gerekiyor ama bunun için gereken cesarete sahip değilim.
  • Daha bireysel davranmak, daha özgür olmak, beni aşağı çeken ilişkilerden ve bağlılıklardan kurtulmak ihtiyacı hissediyorum ama bu kadar zaman boyunca tutunmuş olduğum, duygusal ve fiziksel anlamda yatırım yaptığım bağları çözmek, bunlara dair kurduğum hayalleri terk etmek de bana zor geliyor.
  • Bazı davranış modellerinin değişmesi gerektiğini çok açık görüyorum. Ama bu başka bir ben olmak demek gibi geliyor ve ben öyle olamamaktan, varlık tanımlarımı değiştirmekten korkuyorum.
  • Kendime dair yeni vizyonlar oluşuyor kafamda… Ama bunların boş hayaller olmasından korkuyorum. Zira geçmişte yaşadığım hayal kırıklıkları, kaygılar, hayata dair kaygılı düşünceler ve varsayımlar beni aşağı çekiyor. Olumlu düşünmenin getireceği yanılgı riskinden korkuyorum!
  • Bugüne dek benimsemiş olduğum hayat görüşümü, felsefemi, inançlarımı sorguluyorum.
  • Eğitim yaşantımda yeni bir sayfa açmak istiyorum ama bu güne dek yürüdüğüm yolu ya da yaptığım planları değiştirmekten de çekiniyorum.
  • Yeni bir yere taşınmak istiyorum ama aidiyetlerimi ve konforumu arkada bırakmak beni ürkütüyor.

Evet işte tam da burada geçmişin bulanık ama ılık sularından sıyrılıp, bir şelaleye atlamak ve denize doğru güldür güldür açılan yeni bir ırmakta yüzmek adına karar vermek gerekiyor. Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek ile kendimizden vazgeçmek arasında bir seçimde duruyoruz. Zira biz alışkanlıklarımızı karakterimiz zannediyoruz! O zaman da onlar bizim kaderimizi şekillendiriyor.

Kaderde bir geçiş yapmak için, karakter diye tutunduğumuz taşları yerinden oynatmak, özgür, içten, hafif ve ilham dolu bir yolculuğa kalbimizi elimize alıp çıkmak lazım… Bu YENİAY’da, bir yerlerde bizi gül bahçelerinin beklediğinden emin olsak bile bu adımı atmaya direnen yanımızla yüzleşeceğiz. Evet kaygılanmakta haklıyız 🙂 Biz bazı bakış açımızı ve tutumlarımızı değiştirmediğimiz sürece gittiğimiz yer gül bahçesi de olsa, biz diken demetine çevirmeyi becerebiliriz. O yüzden asıl geçişi içimizde yaşamak, içimizdeki dikenleri ayıklayıp, gülümüzün misss gibi kokular saçarak büyümesine izin vermek gerekiyor.

BURÇLARA GÖRE YORUMLAR için Üyelere Özel https://junoastrology.com/uyelere-ozel/ bölümünü ziyaret edin. Gün içerisinde yayınlamış olacağım.

Bu yazıya bu şarkının duygusu iyi gider bence 🙂 Dwa Serduszka – Joanna Kulig… Coldwar filminin derin, hüzünlü, biraz kaybolmuşluk yine de kararlı bir veda tadı içeren müziği

4 Comments

  1. Tam da bunlar var gündemimde asıl gecişi içimde yaşıyordum yıllardır. Içimdeki dikenleri ayıklayıp durdum,şimdi gülümün miş gibi kokularını duymaya odaklaniyorum.
    Rahman be rahim olana emanetim.

  2. Hatice Atalay

    Yolumu, izimi, içimi, kafamı aydınlattınız… Sonsuz saygı, sevgi ve selamlarımla…

  3. Canan D

    Yazılarınızı ilgiyle, merakla okuyorum. Bugün de resmen ruhuma ayna olmuşsunuz. Okudukça “ Yok artık” dedim. Kendi kendime konuştuklarımı mı okuyorsunuz : ) Bu kadar mı olur ?
    * Hakkımda hayrlısı olsun.

  4. Hep diyorum ya her yazınızda hayatımın hikayesini sizden dinliyorum. Gerçekleri pat pat okumak beni öyle aydınlatıyor kli sizi seviyorum. Burası benim kırmızı odam

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: