BALIK Burcu … Büyülü Destenin Kayıp JOKERİ!

balik
Özgün Tasarım – Sevcan Tekcan

Su grubunun değişken üyesidir BALIK… Buzdan, buhara, halden hale geçip yine özüne dönen suyun ta kendisidir!

Görülen ama elle tutulamayan, dalgın ama diken üstünde, derin ama anlaşılabilir olmakta zorlanan, becerikli ama kolay dağılan, bir şeye takıldımı da kolay kolay kendini kopartamayan, ‘’kendine özgü’’ bir varlıktır :)))

Klasik yöneticisi sınırları zorlamayı ve abartmayı seven Jüpiter’dir. Modern yöneticisi ise yüzünün bir yanı hayaller ve yanılgılara, diğer yanı ise kendini kaybedip GERÇEĞİ bulmaya dönük Neptün…

Onu tam olarak anlamak mümkün değildir! Ancak yeterince uzun süre birlikte yaşadıysanız, aşağı yukarı ne durumda olduğunu sezebilir ve yanılma payınızın sınırlarını uygun aralıklara yerleştirebilirsiniz :)

Neden mi Büyülü Deste’nin Kayıp Jokeri dedim BALIKLAR için?

Ele geldikleri zaman çok özel nitelikleri olduğunu fark ettiğiniz ama nereye koyacağınızı bulmakta zorlanırken, bir anda ziyan ediverdiğiniz o sürpriz kartlara çok benzerler de ondan.

Onların kapasiteleri çok yönlü, düşünce sistemleri karmaşık ve kendilerine özgü, tutumları ‘’kendileri farklı bir moda girmedikçe’’ durağan hatta saplantılı, ama son anda yapacakları hareket daima şaşırtıcıdır.  Koyduğunuz yerde bulsanız da, bıraktığınız halde kalacaklarından emin olamazsınız.

BALIK 12’inci evin doğal sakini olduğundan, varlığının sınırlarını kaybetmeye yatkındır.

Yaşadıkları ortamlara ya derinden nüfuz eder ve içinde kendilerini kaybederler. Ya da hiiiç bir şekilde ait hissedemez ve tamamen kopuk dururlar.

Ben ve diğerleri arasındaki çizgiyi çekmekte biraz zorlanırlar. Etraflarındaki insanların hissetiklerini algılamak konusunda rahatsız edici sayılabilecek bir yetenekleri olabilir. Hatta bazen başkalarının duygu ve halleri ile fazlaca bütünleşip, abartılı özdeşlikler kurabilirler.

Doğum haritasında Güneş‘i hangi evdeyse, o evin temsil ettiği konularda sınırsız ve engelsiz, bazen de – Güneş olumlu açılar almamış sa – kaygısız, sorumsuz ve münasebetsiz davranır…

Canları isterse kahramanın, istemezse de anti-kahramanın ta dibi olurlar. Hiçbir şeyi bilmeye ihtiyaçları yokmuş, sadece hayal etmeleri ve kendilerini öyle olduklarına inandırmaları, istedikleri role bürünmeye yetermiş gibidir…

BALIK değer verdiği şeyleri büyük bir tutkuyla ister. Elde etmek konusunda sınır tanımaz. Ama elde tutmak konusunda sorumluluk sahibi ya da tutarlı olmayabilir.

Para kazanmak konusunda çok yetenekli olabilir. Sevdiği işleri yaparken gayet üretkendir. Özellikle iyi açılar almış bir Mars ve iyi konumlanmış bir Jüpiter’le paraya para demez :).

Ama kazandıklarını güzel de ezer! Haz aldığı şeyleri kullanmak konusunda da kendine engel olmakta güçlük çeker…

Onlar ataleti bir stratejiye dönüştürebilen özel varlıklardır :) Eğer yükselen burçları ve Marsları onları etkin olmak konusunda ekstra teşvik etmiyorsa, canlarının istediği şeyler için dahi fazla hareket etmeyebilirler.

BALIK ketumdur! Fakat konuştu mu iyi konuşur. Hele de Venüs’ü iyi açılar almışsa sözleri çok etkileyici olabilir.

Müdahaleci olmak yerine kendi duruşlarını korumayı tercih ederler. Bu nedenle de, çok gerekli görmüyorlarsa görüş bildirmekten, çok lazım değilse adım atmaktan kaçınırlar. Öte yandan, geç ama yerinde tepkiler verdikleri için, sözleri ve davranışlarıyla ortamı bir anda değiştirebilirler.

BALIKLAR sert insanlar olarak bilinmezler, zira bir çok şeyi içlerine atarlar. Bastırdıkları kızgınlıklar orta yere dökülce de rezalete yol açacak boyutta dağıtabilir, umulmayacak bir duygusal ve fiziksel şiddet sergileyebilirler.

BALIK’ın derin bir gözlem ve analiz yeteneği vardır. Bu nedenle insanlarla iletişim kurmak için fazla bir şey yapmaz ama canı etkilemek istiyorsa, sessiz ve derinden dokunuşlarla bam telini bulup basabilir. Canı isterse de alttan ata herkesi çekip çevirebilir!

İnsanlık fikrini ciddiye alır, insanları ise genel anlamda itici ve tedirgin edici bulurlar.

Etrafındaki enerjileri sünger gibi çektiği ve bir süre sonra da dönüştürmekte zorlandığı için, insanlarla sürekli içiçe olmak Balığı biraz rahatsız eder. Bu nedenle bir BALIK herkesle yanyana durur ama ‘’bir İkizler örneğindeki gibi’’ özel olarak insanlara bulaşıp hoppadanak kaynaşmak filan onlara pek cazip gelmez :))).

İstediği zaman sempatik hatta sosyal görülebilir. Yine de etrafındakiler onun kendileriyle ilgili gerçek düşüncesini, o göstermedikçe anlamazlar…

Aslında yakın ilişkilerinde son derece seçicidir. Sadece kıymet verdiği, üstat ya da işinin erbabı gibi gördüğü kişilerle, belli bir konu üzerinde yoğunlaşan yakınlıklar kurmayı tercih eder.

Güven duymakta da vermekte de zorlanır. Sonuçlara değil olasılıklara ve dönüşüme odaklıdır. Olayları bir noktaya getirmekle değil, akışı iyi değerlendirmekle ilgili oldukları için, karar vermek ve uygulamak yerine çözümlemek ve vizyon sunmak konusunda iyidirler. Bu özelliklerini bilinçli olarak kullandıklarında çok iyi bir stratejisyen olabilirler!

BALIK kişisi dağılmaya müsaittir. Kendine ve hayatına sınır çekmeyi pek bilmez :).

Ev ve aile kavramları da herkesinki kadar keskin çizgilere sahip değildir.  Çocukluklarında çok huzur verici ya da düzenli ailelerde yaşamamış olabilirler. Bu nedenle, huzuru ‘’hareket alanı sahibi olmak’’ zannederler.

Ellerinin altındaki fırsatları iyi kullanır, CANLARI İSTİYORSA her duruma bir süreliğine adapte olabilirler. Ama uzun aidiyetler hissetmekte zorluk çekerler ve ne vakit gelip ne vakit gidecekleri belli olmaz.

Konfor alanlarına düşkün insanlardır. Tercihlerinin bir başkası tarafından belirlenmesine katlanamazlar. Mutlu olmadıkları, kendilerini ait hissetmedikleri ortamlarda bulunmak onlar için işkenceye dönüşebilir. Kafalarına göre davranmayı arzu eder ve yapacakları şeyler için hesap vermekten kaçabilirler.

BALIK’ın hareketli ve seyahatli işler yapmasında fayda vardır. Böyle bir hayat biçimi, tutarsız halleri konusunda aynı ortamı paylaştığı kişilere absurd açıklamalar yapmasına ya da saygısız görünmesine gerek kalmadan ortadan kaybolması için iyi bir bahane olur :).

Sorumluluk almaktan kaçmaz ama çok geniş kapsamlı bir sistem kurmaya kalktığı ve zaman yönetimiyle ilgili sorunlar yaşadığı için süreç yönetiminde zorlanabilir. Çoğu kez, iyi başlar ama iyi açılar almış bir Merkür’ü yoksa pek iyi bitiremez!

Olmadık bir yere takılı kalmak, ya da açıklayamadığı nedenlerle vaz geçmek gibi eğilimler gösterebilir. Bu nedenle de, onu çok iyi anlayan, taleplerine ve mod değişikliklerine duyarlı olmaktan sıkılmayan ve uğraşmak istemediği eksiklerini kapatabilen insanlar tarafından desteklenmesi gerekir :)))

Başka bir deyişle; BALIK yumuşak mumuşak görünüp, etrafında gönüllü kölelerden oluşmuş bir imparatorluk kurabilecek biridir!

BALIK ve İlişkiler

Aşka aşıktır! Aşk duyduğu her şeye delice bağlanır ve onsuz yaşayamayacakmış gibi hisseder.

Ama aşkı yansıtma şekli, haritasında Ay‘ın yerleştiği burca bağlı olarak değişiklik gösterecektir! Yani Ay’ı Aslandaysa içip içip pencere altı serenatları yaparken, Başaktaysa sevdiğinin hemşiresi olacak, Oğlaktaysa içine atıp kendini de karşısındakini de verem ederken, Kovadaysa da kendine inat duygularını yok sayabilecektir!

Fakat her halükarda seksi sanat haline getirmek gibi bir yetenekleri vardır :)))

Cinsel yakınlık onlar için en doğal iletişim şeklidir. Partnerlerinin ihtiyaçlarını kolayca fark eder, ayak uydurmaktan memnuniyet duyar ve onları sonsuz tatmin ederek kendilerine bağımlı kılabilirler. Fakat cinsel uyumu bulamadıkları kişilerle ilişkiyi sürdüremezler!

BALIK aşkta accık kafasız olsa da, evlilikte SEÇİCİ olur!

Zor karar verebilir.  Geç evlenebilir. Ama evlendi mi de kontratını ciddiye alacak ve kendini gerçekten sorumlu hissedecektir. Çoğunlukla, kendisini çekip çevirecek ve hem sekreterliklerini, hem doktorluklarını, hem muhasebeciliklerini yapacak biriyle evlenmeyi tercih ederler. Ya da kendilerine bu işler için birer profesyonel bulup bir ömür keyiflerine bakar ve birileriyle aşk yaşamaya devam ederler :)))

Çocuklarına düşkün olur. Hatta onlarla çocuk olabilir. Ama az gelişmiş bir kişiliğe sahipse, onlara bağımlı, kendini onlara taşıtan bir ebeveyn de olabilir…

Burçlar itibariyle kimle daha iyi anlaştığına gelince;

BALIK gideeer vee eninde sonunda bir Akrep’e takılır :))) Zira her iki tarafın da çözümlenesi ve içinde tükenilesi bişeyler bişeyler yaşama arzusunu en iyi tatmin eden ikili budur!

Yengeçleri de severler mi? E severler… Derin aidiyet çıkmazlarında, haz ve acı dolu kayboluşlar filan gibi, ikisinden gayrı kimsenin anlayamayacağı durumlar yaşayabilirler :)))

Yine de hani şöyle dengeli, kimsenin depresyondan ölmediği ve normal sosyal bağlantılar içinde varolabildiği bir ilişki arıyorlarsa, Boğa’dan şaşmasalar iyi olur!

Oğlaklarla ‘’ikisi için de tuhaf sayılacak’’ rollere büründükleri, tutkulu, gelli-gitli bir iliişki yaşayabilirler. Bu ilişkide ne kadar az konuşulduğunu görmek, dışardan bakan birini hayrete düşürebilir :)))

Başaklarla birbirlerini tamamladıkları için, mükemmel bir çift oluşturabilirler. Ama arada Başak’ın ‘’kullanılıyorum’’ BALIK’ın ise ‘’hükmediliyorum’’ triplerine girmesi mümkündür!

Kova bilinmeze meraklı olduğundan Balık’ı büyüleyici bulur ama anlaşılmaz ve kontrol edilemez hali yüzünden de sinir olur :) Balık ise Kova’nın kendisini elinde tutmak için yaptığı zeka gösterilerini ve bitmek bilmez eleştirileri, önce etkileyici sonra aşağılayıcı bulmaya başlar… Birbirlerinin vazgeçilmezi ya da duygusal katili olabilirler!

İkizler ve Yay gibi ‘’değişken’’ ekibinden kişilerle, her iki tarafın da gizli bir hükmetme arzusu içine girdiği ilişkiler yaşayabilir, anne-babaları ile olan sorunlarını bu ilişkilerde çözümlemeye çalışabilirler.

Aslanlarla bir türlü bütünlük ve denge yakalanamayan, ama garip bir ‘’alışkanlık’’ oluşturan ilişkileri olabilir.

Terazilerle super seks yaparlar! Ama kalıcı bir ilişki geliştirmekte zorlanabilirler.  Zira her iki taraf da birbirinin niteliklerini takdir etse de, aynı ipte oynayan iki cambaz gibi hissedecekleri için bir süre sonra rekabet hissine kapılabilirler.

Koçlarla uzlaşmaları hayli zordur. Her iki tarafın da ömrünü yiyen garip bağımlılıklar geliştirebilir ama bu arara karşılıklı sağlıklarını yitirebilirler :))).

İki BALIK yanyana olmak ise, şarkıdaki gibi bir akvaryumdada dolanan iki kayıp ruh olmak gibidir. Kuyrukları birbirlerine değmediği, ikisinin de dolanması için yeterince alan olduğu sürece fazla bir aksiyon  yaratmazlar :))).

BALIK ve Kariyer

İşlerini sevmek zorundadırlar! O zaman çok mutlu olur ve gayet yaratıcı projelere imza atabilirler.

Doğrudan dışavurumcu olmakta zorlandıkları için, dolaylı dışavurumlarla kendilerini ifade etmeye İHTİYAÇ duyarlar. Bu nedenle sanatsal bir üretime meyletmeleri doğal ve hatta sağlıklıdır :))))

Hem zaten bohem hayata da bayılırlar!

Görsel tasarıma özel bir yetenekleri vardır; Renoir ve Michelangelo resim dünyasında, Bertolucci yönetmenlikte çığır açmış BALIKLARdır…

Kendine has diliyle insanı iç dünyasına çeken yazar Carson McCullers bir BALIKtır. İçsel ve fiziksel yol hikayeleri ile 67’li neslin kahramanı olan Jack Kerouac da öyle! John Steinbeck’i de unutmayalım…

Beste yapmaya müsait bir Merkür kombinasyonları varsa, dehaları Vivaldi, Bach, Chopin ve Haendel örneğindeki gibi evrensel üretimlere yol açabilir.

Sahne performansı konusunda bilinen BALIK ünlülerini sayacak olursak, Nina Simone, Kurt Cobain, George Harrison, David Gillmour, Harry Belafonte, Josh Groban, Andy Gibb,  Johnny Cash, Nat King Cole, Jon Bon Jovi, Erikah Badu, Seal… diye uzayan bir listemiz var bu konuda.

BALIK ayakları temsil eder ve birçok dansçı çıkartır.  Ünlü balet Rudolph Nureyev, show-yıldızı kimliğiyle de bilinen Lisa Minelli, step üstadı Fred Astaire bu alanda en bilinen isimlerdir.

Beyazperde de BALIKLARın hülyalı bakışlarını ve bir başka kimliğe bürünme yeteneklerini sevmiştir :) Aahhh Javier Bardemmm… O ne güzel bir BALIK ikonudur. Michael Caine, Bruce Willis, Kurt Russell, William Hurt, Elizabeth Taylor, Drew Barrymore, Gülse Birsel akla gelen diğer örneklerdir.

Genel itibariyle yayıncılık dünyasıyla ilgili işlerde çalışmak da ilgilerini çeker. Ünlü Basın kralı Rupert Murdoch bir BALIKtır!

Rutinleri pek sevmedikleri için, çalışma koşullarını kendilerine uyduracak ya da özgür davranma imkanı veren işleri seçecek, bir de mutlaka arkalarını toplayan birilerine ihtiyaç duyacaklardır…

Aslında onlar için en ideal işler, bol bol seyahat etmelerini sağlayacak şeyler, ya da en azından zihinsel seyahatler yapmalarına imkan veren yani bol bol okuma, inceleme, iç dünyalarının derinlerine dalma, yeni boyutlara girme imkanı veren şeylerdir.

Bu nedenle din adamı, kaşif ya da bilim adamı olmaya yatkındırlar. Ünlü astronom Copernicus BALIKtır. Filozof Arthur Schopenhauer de öyle…

Zaten özdeşlik kurabildikleri zaman işlerini  ibadet eder ya da aşk yaşar gibi yapma huyları vardır. Ancak sıradışı kafaların üretebileceği akıldan hayalden geçmeyecek buluşlara imza atan Graham Bell’in ve Einstein’ın BALIK olmaları hiç şaşırtıcı değildir!

Apple‘ın alışılmış kalpları zorlamayı seven ve kullanıcılarında ‘’duygusal’’ bağımlılık yaratıp, onları ‘’toplumun genelinden başka bir platformda çalışmaya teşvik eden’’ ürünler geliştiren patronu Steve Jobbs da bir BALIKtır…

Satranç tahtasının başına geçince oyunu yaşamasıyla ve özel hayatında ikide bir ortadan kaybolmasıyla bilinen Bobby Fisher da öyle :)

Satürnleri iyi konumlanmışsa, geniş insan kitlelerini YÖNETMEK konusunda da çok başarılı olabilirler;  bakınız George Washington, Gorbatchev, Al Gore ve Tayyip Erdoğan… ABD Merkez Bankasının efsanevi başkanı Alan Greenspan da uzun yıllar dünya ekonomisine yön vermiştir.

BALIK ve Sağlık

BALIK kendisi gibi ‘’teşhisi ve çözümlenmesi’’ zor hastalıkların insanıdır! Güneşleri ve Venüsleri iyi konumlandıysa çok sağlıklı olabilir ya da enerjilerini çok rahat toplayabilirler.

Ayakları hem en güçlü hem de en hassas yerleridir. Ayak kemikleriyle ilgili rahatsızlıklar, bileklerde ödem, ayak cildine ait egzama türü sorunlarla karşılaşabilirler.

En sık karşılaşılan sorunlardan biri, özellikle Jüpiterlerinin sert açı aldığı durumlarda insulin dengesizlikleri ve şeker hastalığıdır.

Neptünleri olumsuz etkiler almışsa, madde bağımlılıklarına yatkın olabilirler.

Eğer Uranüsleri, Plutoları veya duruma göre Satürnleri zor açılar aldıysa vehim vesvese kapasiteleri de hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını aratmaz! Bu özelliklerini mutlaka kontrol altına almaları gerekir. Zira olumsuz uç noktalara gitme eğilimlerini, yaşam biçimi haline dönüştürürlerse, melankoliden şizofreniye kadar uzanan geniş bir yelpazede değerli zihinsel enerjilerini tüketebilirler.

Bazen de epifiz bezi ya da metabolizma dengesizlikleri yaşayabilirler.

BALIK’ın Yolu

Toplanmak için iyiiice bi dağılması gereken insanlardır :))) O yüzden Yay’lar gibi her daim eylemde değilse de, kafada büyük yolculuklar yapmaya yatkındırlar.

İnandıkları şeyler içinde yitip giderler. İç dünyaları çok zengin ve sıradışıdır! Görünmeyene iman etme kapasiteleri çok geniştir. Suya da Ay’a da bayılırlar…

İyimserliğin de karamsarlığın da dibini bulabilir ve bütün derinlerden sağlam çıkabilirler. Tabii onların ”sağlam” halleri, başkalarının sağlamlık normlarına ne kadar yakındır, orası hiç belli diil :)))

İçsel arayışlarını tutarlı bir rotaya oturtmuş ve kendine dünyanın akışına hizmet eden bir amaç bulmuş bir BALIK için imkansız diye bir şey yoktur. Zira onlar imkansızlığı yaşamaktan başka insanlar kadar korkmazlar. Bu nedenle de kimsenin varamadığı sonuçlara ulaşabilirler.

Balığın güzelliği sınırsızlığındadır…

Çirkinleşebildiği zaman da yine sınır adabını kaybettiği için o hale gelir!

En iyi BALIK gönlünü sınırsız, ama tavrını adaplı tutabilmeyi öğrenmiş ve dünyada cenneti yaşamanın anlamını maddi değil manevi manada keşfetmiş BALIKtır. Bunu da arif olan BALIKLAR gayet iyi bilir!

Vee BALIKLAR için müzik :)  Kendisi de bir Balık olan ünlü film müziği bestecisi Michel Legrand’dan Summer 42’nin anateması… Lirik, hülyalı, aşklı, hüzünlü, imkansız ama yine de gerçek :)