5 Kasım 2021, AKREP Burcu’nda YENİAY; Çıkışı Kapatan Sadece Korkudur!
5 Kasım 2021, AKREP Burcu’nda YENİAY; Çıkışı Kapatan Sadece Korkudur!
5 Kasım 2021 günü, İstanbul’a göre geceyarısını 15 dakika geçe (00:15’de) YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;
- Güneş ve AY Akrep Burcu’nun 13 derecesinde ve haritanın 4’üncü evinde kavuşuyorlar.
- Uranüs 10’uncu evden YENİAY’a karşıt açı alıyor.
- Haritanın Yükselen derecesi 15 derece Aslan.
- Akrep’in yöneticisi olan Oğlak’taki Pluto, haritanın 6’ıncı evine yerleşiyor ve Terazi’deki Merkür’e kare açı yapıyor. Merkür, Venüs ve Jüpiter ile ılımlı açılar içinde.
MEALİ;
Sosyal anlamda geçmişten beri devam eden bazı çatışmalı ve çekişmeli konulara yeni bir açılım gelmesi, baskılanmış ya da gizlenmiş olan bazı gerçeklerin açıkça ifade edilmesi mümkün. Aşırı kontrol edilmeye ve tepeden yönlendirilmeye çalışılan resmi kurum ve kuruluşlarla ve bunların yöneticileriyle ilgili sarsıcı gelişmeler olabilir. Meydan okumalar, seçim çağrıları ve adaylık mücadeleleri gündem oluşturabilir.
Bireysel anlamda güvende olmama duygusu ve bunun yarattığı davranışlar hakkında düşüneceğimiz, korkularımızın derinine inip ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ nerede kilit altına aldığımızı fark edeceğimiz bir YENİAY bu! Kendimizi korumak, aptalca yanlışlar yapmamak, zayıf düşmemek, bütün olasılıkları değerlendirip boşlukta ya da tehdit altında kalmamak, kontrol edebildiğimiz bir dünyada yaşamak için, kendi yarattığımız dar ve kaygılı bir alana sıkışıp kaldığımızı, ama bu tavrın bizi kendimizi ve dünyayı keşfetmekten, gerçekleri olduğu gibi görmekten alıkoyduğunu anlayabiliriz.
İnsan güvende kalmak için içinde bulunduğu koşulların gerçeğini görmek, bilmek, anlamak ve mümkünse akışı yönetmek ister. Bunun için de temkini ve şüpheyi abartmak, saplantılı bir sorgulama eğilimi göstermek, kendisine ait gördüğü şeyler hakkında fazla korumacı olmak, kontrol edemediği her türlü değişime engel olmak gibi tavırlara bürünür. Her şeyin istediği gibi gitmesi için ”daha iyi bir yol” aklına gelmediğinden kendi üzerinde de, etrafındakiler üzerinde de fazla baskıya neden olan seçimler yapabilir. Her şey aynı kalsın, hiç bir kayıp, değişim, dönüşüm meydana gelmesin diye gelişme veya evrilmenin önünü tıkayan yöntemler kullanır ve hayat düzeninin, iş akışının, ilişkilerinin evrilmesine, zamana uyumlanmasına, yeni boyutlar kazanmasına engel olur. Bu davranışları yüzünden de geniş adımlara ve rahat nefeslere neşeye, coşkuya, heyecana, sürprizlere yer kalmayan bir hayatı olmaya başlar.
Bu YENİAY böyle tavırlar yüzünden hayatımızda ”kabız” bir hal almış alanları gözümüze sokabilir ve bizi ana rahmi gibi tutunduğumuz zeminleri, saplantı haline gelmiş öncelikleri sorgulamak için tetikleyebilir. Zarar görme, kontrolü kaybetme, istemediğimiz şeylere maruz kalma korkusu ile huzurlu, uyumlu, keyifli, yeni keşiflere açık olamadığımızı yani kendi hapishanemizi yarattığımızı fark etmemizi sağlayabilir. Dört duvar içinde çaresiz kalmış hissettiğimiz konularda, çıkış yolunun biraz farklı bakış açısı ve biraz cesaretten geçtiğini görmemiz için çarpıcı deneyimler yaşatabilir.
Gerçeği kaldıramayacağımız, yüzleşmeye dayanamayacağımız için görmeyi, anlamayı, adını koymayı reddettiğimiz konular varsa, bunları gün gibi önümüze seren olaylar yaşanabilir. Bunca zaman boşuna sıkıntı çektiğimizi, her şeyi olduğu gibi görür ve kabul edersek, acının biteceğini ve hafifleyeceğimizi şaşkınlıkla fark edebiliriz.
Fazlasıyla takılıp kaldığımız ve artık verimsiz bir hal almış işler, bir şekilde terk edilmesi gereken mekanlar, bizim ya da karşımızdakinin tavrı yüzünden tıkanıp kalmış ilişkiler masaya yatabilir. Kesin sonlar yaşanabilir. Ya da anlamsızca büyümüş olan sorunlara hafif, latif, akıcı çözümler bulunabilir. Ama bu çözümleri görmek için farklı bir şekilde bakmayı ve davrnamayı kabul ediyor olmamız gerekir.
İnsana en büyük zararı kendisi verir. Bir hal, bir duruş, bir düşünce ve tavır, ne kadar tanıdık ve güvenli gelse de bizi hayatla birlikte akmaktan alıkoyuyorsa, bunun dönüşmesi şarttır. Bu daral durumdan çıkışın önünü tıkayan şey ne dış koşullar, ne de başkalarının davranışlarıdır. Yolu tıkayan sadece korkudur! Hayatı yönetememe korkumuz bizi yönetmeye başladığında, biz yavaş yavaş ölmeye başlar ama bunun ayırdına varamayacak kadar kendimizi ve etrafımızı kontrol etmeye kaptırmış oluruz.
Dönüşüm, değişim, bitişler ve bunların ardından gelen yeni başlangıçlar hayatı MÜMKÜN KILAN döngülerdir. Biz bazı şeyleri bırakamasak da hayat bize onları bıraktırmanın ve bizi yeni pencerelerden baktırmanın bir yolunu bulur. Bu YENİAY bizi üstümüze vurduğumuz fiziksel, zihinsel ve duygusal kilitleri ve onlardan kurtulma yollarını fark etmek için teşvik edecektir.
BURÇLARA GÖRE yorumlar için lütfen Anasayfa’dan Üyelere Özel seçeneğini ziyaret edin. Üye olmak ya da üyelikle ilgili sorunlarına cevap bulmak için 0552 940 41 88 ‘den Akın Bey ile görüşebilirsiniz.
Konuyla ilgili olmayan ama bu aralar dinlemeye doyamadığım için sizin de dinlemenizi istediğim bir parça gelsin… Stone Cold – Joe Bonamassa & Jimmy Barnes yorumuyla
https://www.youtube.com/watch?v=IyXFHr5jylI&list=RDIyXFHr5jylI&start_radio=1