30 Kasım 2020, İKİZLER Burcu’nda DOLUNAY ve Parçalı AY Tutulması;

leesha hannigan
Resim:

30 Kasım 2020, İKİZLER Burcu’nda DOLUNAY ve Parçalı AY Tutulması;

İlüstrasyon: Leesha Hannigan

30 Kasım 2020 günü, İstanbul’a göre 12:30 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alıyor. Bu DOLUNAY’a bir de ”Parçalı AY Tutulması” eşlik ediyor. Tutulma haritasını incelerken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Güneş Yay Burcu’nun, AY ise İkizler Burcu’nun 8 derecesine yerleşiyor. Tutulma 4. – 10. Evler aksında gerçekleşiyor.
  • Koç’taki retro Chiron Ay ve Güneş’e ılımlı açılar yapıyor.
  • AY’ın yerleştiği derece ALDEBARAN Sabit Yıldızı ile kavuşum halinde.
  • Haritanın Yükselen Noktası 13 derece Kova. Kova’nın yöneticisi Uranüs retro konumda, Lilith ile kavuşum halinde ve Güneş ile 150 derecelik açı yapıyor. Akrep’teki Venüs Uranüs ile karşıt.
  • Güneş’in  girdiği Yay Burcu’nun yöneticisi Jüpiter 12’inci evde, Pluto ve Satürn ile kavuşum halinde.
  • AY’ın girdiği İkizler’in yöneticisi Merkür Akrep Burcu’nda, 9’uncu evde, Selena ve Juno ile kavuşum halinde.
  • Jüpiter ve Merkür arasında 60’lık açı mevcut.
  • Neptün uzun süreden sonra normal akışında.

MEALİ;

İçimizdeki GÜÇLÜ ve GÜVENDE OLMA arzusu ile sınandığımız bir DOLUNAY bu… Hayata hükmedebileceğimizi, her şeyi kafamıza göre planlayıp yönlendirebileceğimizi görmek istedikçe daha beter geriliyor, bunun için yaptığımız ”haddi aşan” ataklar yüzünden daha fazla sıkıntıya giriyoruz. Kaybetme – insan, zemin, konum, etkinlik veya bize güvende olmak için  vazgeçilmez gelen ne ise onu yitirme – korkusu yüzünden, kendimiz ya da etrafımız üzerinde  AŞIRI baskı uyguladığımız yerler, bir bir patlak veriyor. Gökler adeta güçlü olma kaygımızın bizi güçsüzlüğe, kayba ve çıkışsızlığa ittiğini görelim diye ısrar ediyor…

Sosyal düzlemde ”iktidar kaygısı” ile davranan kişi ve odakların kendi kendilerine zarar verecekleri bir zamandan geçiyoruz. Sorunların gitgide ciddiyet kazanması ve sıkışmışlık hissi, insanların bir süredir uyuşmuş halde olan idrakını adeta tazeliyor. Adalet, dürüstlük ve ”menfaatsiz hizmet” arayışı had safhaya çıkıyor ve kendi konumunu korumak adına suyun akışına engel olan tavırlar giderek daha fazla ”sorgulanır ve yargılanır” oluyor.

Bireysel düzlemde ise, güç sahibi olma ve güvende kalma stratejilerimizi elden geçirmemiz, gücümüzü teslim ettiğimiz veya güvendiğimiz kişiler veya konumları da bir daha gözden geçirmemiz gerekiyor.

Kendimize şu soruları sormamızda fayda var;

  • Hayatımla ilgili seçimlerimin ve gelecek projeksiyonlarımın altında hangi kaygılar var? Olaylara kaygı ve kontrol arzusu ile bakmak beni iyice zayıflatıyor ve çözümsüzlüğe itiyor olabilir mi?
  • Belirsizlik ve zemin kaybetme korkusu bende bildik ve tanıdık alanlara ve tavırlara sığınma eğilim yaratıyor olabilir mi? İçimdeki gücü ve yetenekleri keşfetmek, harekete geçmek, öğrenmeye ve ilerlemeye devam etmek yerine güdük ve faydasız davranışları tekrar ediyor olabilir miyim?
  • Konumumu ya da görünürdeki gücümü / iktidarımı kaybetmemek için kendime zarar veren seçimler yapıyor olabilir miyim?
  • Hırs ve kontrol arzusu nedeniyle asıl değerlerimden ve önceliklerimden uzağa düşüyor olabilir miyim?
  • Başkalarının gözündeki değerimi veya konumumu kaybetmemek için kendime haksızlık ediyor, vermem gerekenden fazlasını sunmaya, haddimi ve gücümü aşan şeyleri kucaklamaya çalışıyor olabilir miyim?
  • Güvenilir olmayan yol arkadaşları, ortaklar veya eşler seçtiğimi bildiğim halde sadece belirsiz bir gelecekten korktuğum için onlarla yola devam etmeye çalışıyor olabilir miyim?
  • Dürüst, adil ve payıma düşen kadar verici olmak yerine kendimi haklı çıkartmaya, gerçekleri çarpıtmaya çalışıyor olabilir miyim?
  • Başkalarının bana dürüst ve adil davranmadığını gördüğüm halde kendi gücüme sahip çıkmaktan kaçınıyor olabilir miyim?

İnsan sisteme güvenmek ister! Adil, güvenli, huzurlu, kuralları belli bir dünyada yaşamak, ne yaparsa ne sonuç alacağını bilmek, yarını bugünden öngörebilmek ister… Oysa hayat belirsizliklerle doludur. Kontolümüz dışında gelişen bir çok olay, beklentimize hiç uymayan sonuçlar doğurur. Ve bu bizi KAYGILI yapar…

Kaygıyı ortadan kaldırmak ve ne olursa olsun istediğimiz sonucu elde etmek için bu defa sistemi devre dışı bırakıp gücü elimize almak isteriz. Ne var ki olayları ve insanları kontrol etmek için yaptığımız seçimler de bazen hiç ummadığımız sonuçlar doğurur!

Burada gözardı edilen tam da şöyle bir şeydir:

Bir mutlu, sağlıklı, güvende, huzurlu olmak isteriz. Ama bu sonlara belirli koşullar atarız!

  • Pandemi biterse sağlıklı olacağım. Bitmezse kesin hastayım!
  • Ahmetle / Zeyneple birlikte olursam mutlu olacağım. Beni istemezse ya da ayrılırsak yalnız ve mutsuz olacağım.
  • Bu işi alırsam güvende olacağım. Olmazsa mahvoldum!
  • Bir evim olursa huzurlu olacağım. Yoksa bana asla huzur yok!

Böyle düşünmek bizi elimizde olanlardan başka hiç bir değişkenin işin içine girmeyeceğini zannettiğimiz ”kapalı devre” bir düşünce ve davranış şekline iter. Ya tamamen krize girer ve çaresiz, güçsüz, çabasız bir durumda kala kalırız. Ya da belirlediğimiz koşulu oldurtmak suretiyle ”zannettiğimiz” sonuca varmak için tüm sorumluluğu üzerimize alırız.

  • Her şeye rağmen sağlıklı kalabileceğimizi ya da belirli bir sağlık sorunu yaşayarak bambaşka bir güç ve farkındalık sürecine geçebileceğimizi aklımıza bile getirmeyiz.
  • O çok arzu ettiğimiz ilişkinin bizim için bambaşka sorunlara yol açabileceğini hiç düşünmek istemeyiz.
  • İstediğimiz işe girmenin çok daha iyi bir başka alternatifin önünü kapatacağı hiç aklımıza gelmez.
  • Bir ev alarak daha beter sıkıntıya girebileceğimize, evin bize ayak bağı olabileceğine hiç ihtimal vermeyiz.

Hatta bu istediklerimizin olup olmadığına bakarak hem kendi gücümüzü ve değerimizi hem de Yataran’ın sevgisini ve güvenilirliğini SINARIZ!

Oysa yapmamız gereken dilediğimiz sonuca gitmek için bize göre kaçınılmaz olan koşullar koymadan üzerimize düşeni yapmaktır.  Aşırı beklentili, aşırı verici, kurban durumundan çıkamayan, korkak ve çabasız, fazla iddialı, fazla kontrolcü, yargılayıcı ve suçlayıcı, yüksek ego yüzünden zaaflarını görmeyi reddeden, istediği gibi gitmeyen şeyler için hayatı kendisine ve etrafına zehir eden birine dönüşmemektir. Adil, ılımlı, çalışkan, çözüm odaklı, dürüst, haddini bilen, sevecen ve sefkatli bir insan olmaktır. Halis niyetlerimize yakışan halis davranışlar sergilemek ve gerisini sistemin kusursuz işleyişine bırakmaktır. Bu kadercilik değil, kaderle dost olmak ve onun olasılıkları içinde kendine rahatça yürünecek yollar bulmaktır.

GÜÇ BİZE AİT DEĞİLDİR. Ancak bencillikten uzak ve adil bir nedenle ve duruma uygun bir şekilde davrandığımızda GÜÇ BİZİMLEDİR! İnsan bu denklemi anlamış olsa ne kaygılı olmasına, ne kendini ya da başkalarını aşırı zorlamasına, ne olayları manipüle etmesine, ne umutsuzluğa düşmesine gerek kalmaz!

BURÇLARA GÖRE YORUMLARI bu kez herkese açık yazacağım 🙂 Zira bu bir Tutulma ve yaklaşık 6 aylık bir yansıması var. https://junoastrology.com/30-kasim-2020-ikizlerde-dolunay-ve-ay-tutulmasinin-burclara-gore-etkisi/

Bu yazı için en çok bu parçayı sevdim…

 

 

 

 

 

 

21 Comments

  1. Eliz

    Beğenmeye çalışıyorum. Yıldıza dokununca sayfa kapanıyor😢

    1. JUNO

      Teşekkür ederim 🙂

  2. Nilgün

    Çok da düşünceli ve hassassınız. Her güzelliğe ,iyiliğe, sevgiye layıksınız Juno🌸

  3. Nur

    Teşekkür ederim JUNO,okumak huzur verdi. Aktarımınızın hassas tavrı, bir kelebek uçuşu gibi zihnimde dolaşıyor. Sevgiler..🦋

    1. JUNO

      Sevgiler…

  4. Elif Babur

    Juno⭐
    Şefkatin vücut bulmuş hali🙏
    İyi ki varsın 💗

    1. JUNO

      Çok duygulandım… Teşekkür ederim

  5. Caltuncan

    Seviyorum. Paylaşırım 🙂

    1. JUNO

      :)))

  6. Neşe Yoğunali

    Görünüze, gönlünüze sağlık… Ben de buradan beğenemedim, sayfa kapanıyor.

  7. Songül Kalender

    Sevgili Juno emeğinize sağlık. Aceba astroloji dersi veriyor musunuz? Ben ders almak istiyorum. dönüş yaparsanız mutlu olurum.

    1. JUNO

      Ders açınca mutlaka duyuruyorum. Sevgiler

  8. Canım Juno ne zaman gelir burçlara gore yazı? Kalemine saglık

  9. Özgür Aydın

    Yıllardır takip ediyorum sizi yorumlarınız çok güzel sevgiyle kalın 🙏

  10. Bilge

    Her zaman bu kadar sevgi ve bilgelik dolu yorumlarla, korkuya degil BİRliğe çağrılarınızla, ışık olmaya devam ediyorsunuz. Çok tesekkürler.

    1. JUNO

      Bu aralar çok randevu veremedim. Hoşgörün. 0532 664 87 45 den arayın isterseniz

      1. Bilge

        Estağfurullah, hoşgörmek ne demek, nasıl bir koşuşturma içindesiniz, bunca güzel emek kolay mı? Arayacağım sizi. Sevgiler.

  11. Bilge

    Tekrar merhaba,
    Size e-mail ile ulaşmaya çalıştım ama acaba junk e-maillere mi düşüyor yolladıklarım, bi kontrol edebilir misiniz rica etsem? sevgiler

  12. Yigit

    Juno bir tanesin, sizin burcunuz nedir acaba?

    1. JUNO

      Oğlak 🙂

  13. Serpil

    İçgörünüz yüksek, kaleminiz kuvvetli… sizi okumak bir zevk… ve de kendimi sorgulamak için bir araç… teşekkürler

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: