22-29 Eylül 2020 Arası Merkür – Mars Karşıtlığı Satürn’den T-Kare Alıyor… JEDİ mısın SİTH misin?

e12b2c163257db85e13450dfa48f50cd (2)

22-29 Eylül 2020 Arası Merkür – Mars Karşıtlığı Satürn’den T-Kare Alıyor… JEDİ mısın SİTH misin?

Fotoğraf: Andrea Torres Balaguer

”Ay Nooldu Şimdi!” derseniz durum şu; Koç Burcu’nda retro konumda olan Mars, Lilith ile tam kavuşum halinde ve Terazi Burcu’nda ilerleyen Merkür’e karşıt açı alıyor. Satürn ise bu ikiliye T-Kare yapıyor! Bu enerji aslında hafta başından beri çalışıyor ve daha birkaç gün de böyle gidecek. Ancak 23-24 Eylül’de tepe noktasına tırmandı! Benim niyetim oturup önümüzdeki Dolunay’ı yazmaktı lakin, dün geceyarısı yataktan sokaktaki bir kavgayla fırlayınca, bu yazıyı da ihmal etmemem gerektiğini fark ettim.

Koç’taki Retro Mars’ın kafası basitçe şudur: Dünya sert ve kötü bir yer! Bu alemde kazanan her zaman haklıdır! Burası zayıflara, alttan alanlara, açığını belli edenlere göre bir yer değil. O zaman insana ezik muamelesi yapılıyor… Tepene çıkılsın istemiyorsan tavır koyan, had bildiren, suçlayan, üste çıkan, renk vermeyen, haksız da olsan kendini kollayan ve karşındakini sindiren hep sen olacaksın. Geçmişte yaşadığın ezilmeler, horlanmalar, kötülükler ve kayıpların bedelini karşına çıkanlara ödetmen kadar doğal bir şey olamaz. Eğer delikanlı gibi kurallarına uygun dövüşerek kaybedeceksen, açık arayarak, ezerek, arkadan dolaşarak, suçlayarak, yıpratarak kazanacaksın. Üste çıkan sana merhamet etmez, seni acımasızca yok eder… Yani kaybetmenin onurlusu olmaz! O zaman onurunla kazanmak diye bir şey için de boşuna uğraşma.

Bu ”Eril Enerjinin” yamulmuş, kirlenmiş, tabiri caizse soysuzlaşmış halidir. Yalnızca erkeklere özgü bir tavırdan bahsetmiyorum. Hepimizde olan hayatta kalma, kendini savunma, güçlü olma, kendini kabul ettirme, arzularına ulaşma güsünün yani eril enerjinin çarpık kullanımıdır bu… Ve başta bizi, sonra da tüm ilişkilerimizi zehirler. Bu enerjiye maruz kalan kişiler de bozulur; kendi hayatta kalma güdüsünü onurlu ve kıvamlı şekilde çalıştırmak yerine, zarar görmemek için belden aşağı vurmak eğilimine girer. Zalimlikle baş etme arzusu, haklı ya da mağdur olan kişide kendi zeminini kaybetmeye ”Jedi olmayı bırakıp Sith olmaya” – bkz. Star Wars 🙂 – neden olabilir. İşte biz bunu assssla ve kat’a tasvip etmiyoruz!

Bunu karşısına yerleşmiş olan Terazi’deki Merkür’e gelince… O pek masum pek tatlış gibi duruyor… Zira özünde ”uzlaşmacı ve uyumlu’ bir enerji. Olayları tarafsızca değerlendirmek ve daima bir barış zemini yakalamak için uğraşan bir kafa. Ancak ortada ”kuralsız ve etiksiz” bir dövüş varsa ”Kardiş bak valla ben dost! Haydi gel barışalım… Çelik çomak oynaşalım.” mantığı ile pek bir yere varılmıyor.

Aslında burada da ”dişil enerjinin” yani hepimizde var olan ”kabul ve uyum becerisi ile hayata tutunma, elimizde olanı iyi değerlendirme, sürekliliği sağlama” bilincinin uçlara savrulma ihtimali ortaya çıkıyor. Baş edemem diye korkarak fazla geri çekilmek… Sırf uyum sağlamak, zemin kaybetmemek, durumu bozmamak için, kabul edilemeyecek bir şeye Eyvallah demek… Karşılıklı anlayış yerine karşılıklı çıkar ve bağımlılık pazarlığına oturmak…

Pekiyyyy Oğlak Burcu’ndaki Retro Satürn’ün çıkarayak bu ikiliye çektiği T-Kare numarası ne ola? Haaa işte o çok sıkı numara 🙂 O tam anlamıyla ”bu düzen böyle giderse iki tarafın da dayanacak gücü kalmaz!” gösterisi… Bunu alın sosyal, politik, bireysel, mireysel her bir yere yapıştırın!

Satürn savaşma ve uzlaşma enerjilerini yerli yerinde kullanamadığımız için geçmişten bu güne sorun yaşadığımız durumlara bizi ISRAR KIYAMET tekrar sokuyor ve YETER LAYYYN ARTIK TOPLAYIN ŞURAYI diyor! Ne Sith olun… Ne Sith’in zulmü altında korkudan titreyen ya da ona çıkarınız için hizmet eden bir ezik… Siz JEDI olun 🙂

SİTH olmayı tercih ettiyseniz, işiniz biraz zor. Zira kazanıyorum derken acı bir şekilde kayba uğrayacağınız bir zaman bu… Kazancın kayba, hırsın ve gururun utanca dönüşeceği bir dönem. Hemen değilse de yılın sonuna doğru bu gerçeği fark edeceksiniz. O yüzden yol yakınken vazgeçin gölgeli geçitlerden… Egonuzu kalkan yapmaya devam ederseniz en büyük hasarı yine egonuzun alacağını unutmayın. Karanlığın içine giren bir damla ışığa bile tutunsanız, aydınlığın oradan da her yere hakim olacağını bilin.

JEDI olmaya gelice… Bu kesinlikle her durumu barışa, her karşılaşmayı öpüşe kokuşa, her işi olura getirmek değildir. JEDI olmak önce İÇ BARIŞI sağlamaktır! Eğer karşınızda kuralsız ve etiksiz bir saldırgan varsa geri çekilerek ya da ödün vererek durumu toparlayamazsınız. Bu durumu korkmadan, kaçmadan, gereksiz ödünler vermeden, anlamsız kan kaybetmeden, hırs ve intikam moduna geçmeden yönetmenin tek yolu, içimizde tutarlı, içimizde adil, içimizde kararlı, içimizde güvenli olmaktır.

İç barışını koruyan insan, sert güç gösterilerine ihtiyaç duymaz. Çevik ve esnek olur. Hakkını savunmak ve zeminini belirlemek için sözleri yerinde kullanır. Kendini iyi ifade eder ama anlaşılmadığını görünce susar. Adım atacağı ve duracağı yeri sezer. Karşısındakinin kapasitesini ve sınırlarını görür. Kendi kapasitesini ve sınırlarını da bilir. Mesafeyi iyi ayarlar. Gereksiz savaşlara girmek yerine kontağı keserek ve karşısındakine dokunma zemini vermeyerek kendini korur. Eğer kaba kuvvet bir süreliğine galebe çalıyorsa, onurlu bir geri çekilme sergiler. Kayıplarını kabul eder ve intikam için savaşmaz. Bir şekilde yolunu bulmaya, bir şekilde adaleti aramaya devam eder. Ama bunu zalimin sözünde ve tepkisinde aramaz. Yani hakkaniyeti olmayandan haklısın cevabını almayı beklemez!

Böylesi bir iç barış nasıl olur… Böylesi bir iç barış ancak MERKEZE yani ”Gücün Kaynağına” güvenerek olur! Zalimin Zulmü Varsa Sevenin Allah’ı vardır 🙂 Böyle ciddi bir şey bu kadar sulu anlatılır mı… Valla durumun suyu çıktıysa başka türlü anlatılmaz zaten…

SEVGİ ezik birşey değildir. Sevgi, Yaratıcı Gücün ta kendisidir. O yüzden kendini zalimlik karşısında zayıf ya da yetersiz hissetmez ya da ona mecbur olduğunu düşünmez. Sevgi barış içinde mücadele eder ya da durum bunu gerektiriyorsa iç barışını bozmadan geri çekilir ve kendi yoluna akar. O yol mutlaka ama mutlaka bir feraha çıkar. Sevginizi, saygınızı ve adalet duygunuzu asla kaybetmeyin.

Adalet bizim kazandığımızı hemen şimdi burada ve bizi ezmiş olanın karşısında görme arzumuzun tatmin olması değildir. Adalet sistemin bize bildiği yerden telafi verme yoludur! Zalime değil, yola teslim olun. Zalimle değil içinizdeki karanlıkla savaşın. GÜÇ KENDİNE HAKİM OLMAKTIR! Kendine hakim olan sistemde sonsuz olasılıklar ve sonsuz sayıda hayırlı yol açandır. Buna güvenin… Bununla VAR OLUN.

15 Comments

  1. Özlem Alıcı

    Yüreğinize bilginize ve bunu bizimle paylaşmanıza sağlık, tam da bu yol ayırımında idim, seçtiğim yolun doğrusu olduğunu bana gösterdiniz, çok mutlu ve huzurluyum şu an

  2. Ne güzel bir yazı bu sevgili Juno🙏
    Çok teşekkürler.
    Severek, bir çok yerini gülümseyerek ve başımı hafif hafif sallayarak okudum.
    Hepsi çok doğru..
    Madem durum bu;
    “May the force be with us” 🙏😊

  3. Nidar Özlem Şanal

    Sevgiyle sağlıkla mutlulukla var olun ,hep yol gösterin bize

  4. Yine harika bir yazı, resmen ders notu hayat bilgisi gibi bilgiler vermişsin.

  5. Son iki yazı ‘cuk’ hayatıma oturuyor. Bu yüzden her ikisini de “evrenden gelen” ilahi bir mesaj gibi sindirmeye calisiyorum. Umarim ve dilerim ki başarayim. Ayni durumu paylasanlar da dilerim başarırlar. Elinize, bilginize sağlık.

  6. Selin Tozkoparan

    Çok zengin bir kişiliğiniz var hem batı kafası hem Pir Sultan , hem Jazz , hem Rock , yazılarınız zaten nokta atışı ve akıl dolu . Kendiniz üzerine ne çok emek etmişsiniz tekamül yolunda . Tebrikler !

  7. Canan

    İçim rahatladı tam da bugüne uygun bir yazı oldu benim için yüreğinize sağlık çok teşekkür ederim ❤️

  8. Elif Demirci

    Her yaziniz cok guzel ve dag havasi gibi ferahlatici ve insanin gogus kafesini genlestiren bir etkiye sahip oluyor. Fakat ic barisini koruyan insan tanimi duvara asilip, hergun tekrar okunacak nitelikte

  9. Hasan hüseyin

    Hocam lütfen bana bi yol gösterin…38 yaşındayım her girdiğim işte en fazla 6-7 ay çalışıyorum.sonra 1-2 ay boş gezip yeni bir işe giriyorum.zaten 26 yaşında çalışmaya başladım.bu kısır döngüden çok sıkıldım.maddi tablo çok kötü.her yere borcum var.bi iş’te sebat edemiyorum.güneşim oğlak,yükselenim yay.yaşama ümidim kalmadı.lütfen cevap yazın.tavsiye verin.görüşleriniz benim için çok kıymetli.lütfen yazın.

    1. JUNO

      Alışkanlığı kırıp bir yerde sebat edin… Bu size çok iyi gelecektir 🙂

  10. Hande

    O kadar cok sacmaladim ki. Kaybetmem gerektigini bildigim halde vazgecmedim bu savastan. Neyin gucunu ispatlamaya calistim, iyiligimi mi, kötülüğümü mü? Ezen de oldum ezilende. Susan da oldum avazi ciktigi kadar bagiranda. Giden de oldum, pisman olup yalvaranda. Ve bunlari son 3 aydir yasiyorum. Ama sanki dejavu gibi. Hep yasamısım ben bunları meğer. Yoruldum, bıktım gitmek istiyorum. Salterimi kapatmak, uyumak ve bu dunyaya uyanmamak istiyorum. Ne yolum var artik, ne de adim atacak gucum. Pes ettim ben artik istemiyorum.

  11. Milkyway

    Adalet sistemin bize bildiği yerden telafi verme yoludur! Bundan daha güzel bir söz duymadım. Teşekkür ederim.

  12. Nilgün

    Çok Teşekürler Juno🙏🌺😍

  13. Handan

    Anlaşılmadığımı görünce susup, yaa sabır diyerek zor da olsa geri duruyorum. Zaten bir müddet sonra başka bir vesileyle kişilerin beni tam olarak anladığına tanık oluyorum. Bir balık insanı olarak…….

  14. JJ

    Çok iyi yorumlamışsınız. Maalesef bu dönem Eril enerjiye yenik düşmüş biri olarak (Yani bir Sith) ciddi etkilendim. Umuyorum kısa zamanda Jedi olmaya devam.

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: