19 Mayıs 1919’un Astrolojisi… RAĞMEN Yapmanın Gücü!

0x0-001

19 Mayıs 1919’un Astrolojisi… RAĞMEN Yapmanın Gücü!

İnsanlar büyük olayların GÜZEL günlerde olduğunu zannederler… Oysa Samsun’a Çıkış sürecini incelediğimizde, bu büyük olayın arkasındaki itici gücün ÇIKIŞSIZLIK DUYGUSU ve bununla mücadele etmek yönünde sergilenen kararlılık olduğu açıkça görülür!

19 Mayıs’ın hemen öncesinde 15 Mayıs 1919 günü gerçekleşmiş olan bir DOLUNAY vardır. Bu DOLUNAY aynı zamanda İzmir’in işgaline denk düşer. Haritada 4’üncü ve 5’inci evlerin yöneticisi AY Akrepte ve 8’inci evde; ülkeye hakim olan yıkım ve korku enerjisini tarifliyor. 6’ıncı evin yöneticisi olan Güneş ise 2’inci evde Boğa’da, Yükselen’deki Koç’un Yöneticisi olan Mars ile ve Selena ile kavuşumda; halkın değerlerine sahip çıkma kararlılığını ve bunun kutsanmışlığını temsil ediyor. MC’nin yöneticisi Aslan’daki Satürn AY ve Güneş ile T-Kare yapıyor! Bu da iki karşıt unsurun çok sert bir sınav ortamında birbirlerine galip gelmeye çalıştıklarının göstergesi!

Mustafa Kemal, 16 Mayıs’ta Bandırma Vapuru’na binip yola çıkıyor ve 19 Mayıs sabahı şehre ayak basıyor. 19 Mayıs sabahının haritasında da Yengeç’teki Jüpiter ile Oğlak’taki AY’ın karşıtlığını yani sevgi ve sahiplenme güdüsü ile olayları somut verilerle duygusallaşmadan değerlendirme ve zaaflarını dışa vurmama çabasının dengelenme ihtiyacını görüyoruz. Akrep’teki Lilith bir koldan kaygı ve umutsuzluk yayarken, Aslan’daki Juno Satürn ile kavuşuma ilerliyor ve kontrolü HERŞEYE RAĞMEN ele geçirmek için büyük bir atak yapan lider temasının altını çiziyor! O lider o gün bir ulusun kaderine şekil vermeyi kendine yaşam amacı haline getirmiş olan kişidir…

Büyük adamlar ve büyük cesaret gösterileri büyük zorluklar altında ve 15 Mayıs’taki Koç Yükselen temasının işaret ettiği CAN HAVLİ ile çıkıyor ortaya… Çökmüş ve kaygılar içinde darmadağın hisseden insanların yaşadığı bir ülkede, kararlılık ve cesaret enerijsini kendi kişiliğinde cisimleştirip, ulusun acı çeken insanlarından da bu enerjinin açığa çıkmasını sağlayan görevli Mustafa Kemal Atatürk… Samsun’a ayak basarken, haritasındaki Oğlak Güneşi’nin temsil ettiği RAĞMEN YAPMA dirayetinin düğmesine basıyor ve bu kararlılığı dalga dalga etrafına yayıyor!

Ülkeler ÇIKIŞSIZLIK enerjisinin hakim olduğu dönemlerden geçerler. Bu enerji kimi insanları sindirir… Kimi insanların içinde de yönelecek bir kutup bulup elinden geleni ardına koymama arzusunu tetikler. İmkansızlık, imkanı yaratmayı ve çözümde diretmeyi… Bunun için de büyük fedakarlıkları göze almayı teşvik eder.

GÜÇ mutlak bir hal değildir! Evrenin dengesi EL’AN yani anın ruhuna göre kurulur. İçinden geçilen durumun bileşenlerine göre gücümüz zayıflığa, zayıflığımız güce dahi dönüşebilir.

Eğer devran nehrin yönünü değiştirmeye niyet ettiyse, buna hizmet edecek bir ”eleman” mutlaka ortaya çıkar. GÜÇ elemanda değildir. GÜÇ uygun olan elemana, el’an giydirilen bir elbisedir. Bu elbiseyi TEN zanneden ve üstünden çıkartmayı reddeden, hem etrafını hem de kendini yıkıma sürükler.

  • Devran size ”İleri Çık” derken korkup geri çekilirseniz bozgun kaçınılmazdır.
  • Verilen gücü zamanın değerlerine ters düşen yöntemlerle kullanırsanız bozgun kaçınılmazdır.
  • Devran size ”Geri Çekil” derken tam saha pres uygularsanız bozgun kaçınılmazdır.

Burada yapılması gerekeni bulmak için başvuracağımız tek kılavuz; VİCDAN ve ADALET duygumuzdur. Bize yakışanı yapmak; kaybederken kazanmaya, geri çekilirken yeni bir mevzi bulmaya, yitirdiğimizi sanırken bambaşka bir cevherle donanmaya yol açar.

Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919 günü tetiklenen RAĞMEN YAPMA enerijisini ”Gençlere” emanet ederken zorluk ve çıkışsızlık süreçlerine kaygı ile değil, gerektiği zaman bir elbiseyi giyecek bedenlerin her daim bulunabileceğine dair inancıyla konuşuyordu; ”Muhtaç Olduğunuz Kudret Damarlarınızdaki Asil Kanda Mevcuttur!”

Zorluklar karşısında ”damarlarınızdaki asil kana” yani ”belirli kuvvelerin sizde vücut bulma kapasitesine” güvenin. Zorlukların içerdiği tehditler, bu kuvvelerin ortaya çıkmasını tetikler ve sorunu yaratan zihinlerin bulamadığı çözümler, dirayet ve kararlılıkla aramaya devam edenlerin zihinlerinde ve kalplerinde AŞK’tan doğar.

AŞK ile sarılın yaptığınız her şeye… Nefsimizdeki zaaflı yanları aşmamıza ve hayatın çıkışsız görünen döngülerini dönüştürmemize imkan veren sadece AŞK’tır.

BU yazıyı EFEM ”Eğilmez Başın Gibi” türküsüyle bitirmek istiyorum. Bence Arzu Görücü’nün yorumu çok temiz ve duyarlıdır.

3 Comments

  1. Filiz Gorkey

    Yine nefis bir yazi olmus. Elinize saglik..

  2. Isik

    İlham verici yaziniz icin cok tesekkurler 🙏🏻

  3. Hatice

    Her zamanki gibi beynimde ışıklar çaktıran, gönlümde yankılanan bir yazıydı. Emeğinize, yüreğinize sağlık 💕💕💕💕

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: