Posted in Astroloji Hakkında Genel, Kısa Dönemli Etkiler

Ay – Mars Karşıtlığı Merkür ile T-Kare; HAD BİLDİRME SEVDASI…

unknownartist
Unknown Artist

27 – 28 Temmuz günlerinde etkili olabilecek bir açıyı temel alıyor bu yazı…

Boğa’daki AY, Akrep’teki Mars ile karşıt ve Aslan’da Merkür ile T-kare oluşturuyorlar. Esaasen Merkür’ün Mars’a karesi zaten gerilimli bir zihinsel ve fiziksel tutuma neden oluyor… Ay da işin içine girince durum daha RENKLİ bir hal alıyor.

MEALİ; Continue reading “Ay – Mars Karşıtlığı Merkür ile T-Kare; HAD BİLDİRME SEVDASI…”

Advertisements
Posted in Kısa Dönemli Etkiler

Güneş, Ay, Merkür ve Uranüs arasında 3’üncü Sayfa Senaryoları…

Drama Queen
Drama Queen

Fark ettim ki, Ağır Abiler – Jüpiter, Pluto, Neptün, Uranüs, Satürn – o kadar gündem teşkil etmiş ki bir süredir, ”İç Gezegenler” yani gündelik akışı belirleyen oyuncular arasındaki ilişkiler gölgede kalmış :)

Bir süredir Merkür Aslan’da… Merkür için ne talihsiz bir durum :))) Habire kendini haklı çıkartan Merkür mü olur? Zaten yaz aylarının en büyük sorunlarından biri de budur; düşünce ve davranışlarımızı etkileyen bu gezegen, önce alıngan Yengeç’te, sonra da burnundan tüy aldırmayan Aslan’da yol alır … Yani sanki gökler her yaz aklımızı alır! Sonra Eylül gelir, Merkür Başak’a girer ve biz ”Sarhoştum… Hatırlamıyorum!” deriz :)))  Continue reading “Güneş, Ay, Merkür ve Uranüs arasında 3’üncü Sayfa Senaryoları…”

Posted in Uzun Dönemli Etkiler

MERKÜR ASLAN’da … Dolduruşa Gelmek İşten Bile Değil!

Merkür … Tanrı’ların habercisi Merkür!

Eline ayağına çabuk… Girgin, girişken… Sabırsız! Meraklı… Az bişey patavatsız… Duygudan ziyade mantık… Vicdandan ziyade cüzdan… Anlık bilgiyi hızla toplayıp dağıtmaya meraklı bir Tanrı! Günlük gazete yokken Merkür vardı :)

Yıldız haritalarında aklımızı kullanma biçimimizi tarifler Merkür’ün girdiği burç, ev ve yaptığı açılar.

Ya Aslan..? Etrafına ”Beni görmek de sizi yeterince mutlu ediyor biliyorum! Ama başka yapabileceğim birşey de varsa söyleyin… emredeyim… hallettireyim!” der gibi hafif bir tebessümle göz gezdiren ve herkesin kendisinden yeterince etkilenip etkilenmediğini çaktırmadan kontrol etmeye çalışan Sevgili Haşmetmeap…

Sizce Haşmetmeap’ın içine Merkür kaçsa, neden bahseder? Araya bir de RETRO devre gireceği 31 Ağustos’a kadar uzayacak olan bu süreçte, işte bunu göreceğiz!

Merkür Aslan’da kendine dönük ve ”zihin” ile özdeş tutulan tarafsızlık kriterlerinden biraz uzaktır. Kendini doğrulamak üzere veri toplamaya ve kendince önemli olanları vurgulamak üzere konuşmaya yatkındır. Her hareketine ve sözüne ”özel ve önemli” bir vurgu katmayı becerir. Bu nedenle Merkür’ü Aslan’da olanlar çok iyi bir satıcı ya da çok etkili bir sahne kişiliği olabilirler. Dikkatinizi söylenenden veya yapılandan uzaklaştırıp, söyleniş ve yapılış biçimindeki ”büyülü pırıltı”ya çeker ve gözünüzü kamaştırırlar.

Merkür’ün Aslan’a girmesi, iddialı söylemlerle dolu bir devreye işaret eder. Saldırgan değil… ama üstten alan ve belirleyen! Medyanın lüks alışveriş merkezlerinde, kumarhanelerde, otellerde kullanılan ”zenginlik ve bolluk kokusu” efekti gibi iş görmesine hazır olun bu aralar. Hakim iletişim modelinin özellikleri: güçlü vurgular, nereden geldiği belli olmayan bir özgüven, sorunlardan ”küçük ayrıntılar” olarak bahseden ve dikkati hep ”asıl mesele”ye çeken bir yaklaşım, coşkulu ve risk almayı teşvik eden bir eda…

Herşeyin merkezine egoyu koymak için teşvik edecek bizi içine Merkür kaçmış Aslan! Hem kendi egomuzu koruyup kollamak konusunda hassas, hem de ”gözde” olan kişiler ile aynı telden çalıp ”kıymetli” görünmeye çalışan bir ”yeni yetme” gibi davranmaya meyilli olacağız!

Odağımızı kaybetmemek, bizi biz yapanın ne olduğuna ve hayatımızda neyin öncelikli geldiğine başkalarının onayına ve coşturmasına kapılmadan karar vermek, müsrif olmamak, yüksekten atanlara pabuç bırakmamak ve yüksekten atmamak için özen göstermemiz gereken bir devre…

Özellikle 14 Temmuz – 8 Ağustos arasında – hatta siz bunun önüne arkasına da birkaç gün gölge payı ekleyin – dolduruşa gelmemek, anlamlı bir pırıltı içinde  sunulan ”boş iş”lere kapılıp gitmemek, gereksiz ego mücadelelerinin, kahramanlık gösterilerinin içine uçan kafa dalmamak ve ısıtıp ısıtıp önümüze konulan eski masalları ”sırf anlatıcı iyi olduğu için” çok yeni bir hikaye gibi dinlememekte fayda var.

Zaman debdebe, afra tafra zamanı… Siz siz olun, tevazuyu ve basireti hele de şefkati, böyle zamanlarda da elden bırakmayın dostlar…

Rod Stewart’ın ”asla yaşlanmayan ıssız adam egoları”na adanmış bir destan niteliğindeki ”I Was Only Joking”i pek yakışır bu yazıya…

http://www.youtube.com/watch?v=L7fuQ116QSg&feature=player_embedded