Satürn – Uranüs Karesi… Zurnanın Zırt Dediği Yer!

james fenner

Satürn – Uranüs Karesi… Zurnanın Zırt Dediği Yer!

Resim: James Fenner

Satürn – Uranüs kareleri 22.5 yılda bir meydana gelen gök görünümleridir. 2021 yılında 17 Şubat, 14 Haziran ve 24 Aralık günlerinde meydana gelecek bu görünümün nasıl bir etkisi olabileceğini değerlendirmeye çalışayım;

Satürn kısıtlama, sınırlama, düzen getirmenin gezegenidir. Uranüs ise beklenmedik gelişmeler, yüksek gerilim ve ani oluşumların gezegenidir. Kare açı ise beklenmedik bir baskıya maruz kalıp ya bununla yaşamayı ya da bu baskı yüzünden dönüşmeyi becermekle ilgilidir. Kare açı doğası gereği bir durumun ya da insanın içindeki bastırılmış niteliklerin ortaya çıkmasına neden olur.

Uranüs’ün Boğa’da Satürn’ün Kova’da oluşunu da bu denkleme katalım; Boğa maddi ve manevi olarak tutunduğumuz zeminlerle, varlık, bolluk ve kaynaklarla ilgilidir. Uranüs’ün Boğa’da olması bu alanlarda meydana gelecek büyük değişimlerin göstergesidir. Kova ise başka bir düzene geçmenin, insanlığa hizmet etmeyen unsurların deşifre olmasının ve yeni bakış açıları geliştirmenin simgesidir. Satürn’ün Kova’da olması, farklı bir düzene geçişin zaruri olduğunun, yeni düzenlemeler yapılmasının kaçınılmaz olduğunun işaretidir.

Uranüs ve Satürn’ün bu sabit burçlarda kare açı içinde olması, belli ki beraberinde baskılanmış ve giderek artmakta olan bir gerilimin kaçınılmaz olarak ortaya çıkışına neden olacaktır.  Bu gerilim ve patlamaları hangi alanlarda gözlemleriz derseniz;

  • Mali piyasalar; aşırı manipülasyon yüzünden şişmiş olan piyasalarda yapılacak beklenmedik bazı işlemler ekonomileri sarsabilir. Kripto para piyasalarında beklenmedik gelişmeler olabilir.
  • Teknoloji ve İletişim platformları; bazı teknolojilerin kullanımının verimsiz ya da zararlı olduğu anlaşılabilir. İletişim platformların tıkanmalar ve çöküşler yaşanabilir. Kullandığımız bazı teknoloji sistemleri ve altyapılarda radikal dönüşümler meydana gelebilir.
  • Enerji sistemleri; bazı enerji sistemlerinde kazalar ve aksamalar meydana gelebilir, köklü bakım veya değişiklikler gerekebilir. Enerji sistemlerinin sağlıklı altyapılara oturtulmadığı ya da tehdit oluşturduğu zarar verici olaylarla ortaya çıkabilir ve dönüşüm kaçınılmaz olabilir.
  • Zemin hareketleri; zemin geriliminin birikmiş olduğu alanlarda yer hareketleri artabilir.
  • Besin alışkanlıkları; insan sağlığına zararlı olmasına rağmen sürdürülen bazı yeme alışkanlıkları konusunda devrim niteliğinde bilgiler ortaya çıkabilir. Beslenme normlarımız dönüşmek zorunda kalabilir.
  • Düşünce sistemleri; yaşanan gelişmeler insanların hayata bakışlarını, evrenin düzenine dair yorumlarını, tabularını dönüştürmesine neden olabilir.

17 Şubat’ta meydana gelen ilk kare tetikleyici, 14 Haziran’daki ikinci kare durumu çözümleyici, 24 Aralık’taki son kare ise düzenleyici olur. Başka bir deyişle bu aralar ortaya çıkmaya başlayacak etkilerin yıl sonuna kadar gereken tanım ve çözümlere kavuştuğunu, yıl biterken ise yeni bir sürece geçişin kaçınılmaz olduğunu fark ederiz.

17 Şubat’a daha yakından bakacak olursak, Merkür’ün Kova’da retro olduğu ve aslında Satürn-Merkür-Jüpiter-Venüs’ün Kova’daki Stelyumu ile, Uranüs-Ay-Lilith-Mars’ın Boğa’daki Stelyumu arasında bir kare yaşandığını görürüz. Lilith Türkiye’nin Natal Lilith’i ile de kavuşmaktadır. Türkiye haritası bu kareyi 8’inci ve11’inci evler’den almaktadır. Bu evler riskli yatırımlarla yakından ilgilidir. Borsa ve para piyasalarındaki manipülatif gelişmelere çok dikkat edilmesi gereken bir zamandır. Ayrıca yer hareketlerinde de bir artış görülmesi muhtemeldir.

Bireysel düzlemde bu kare bizi nasıl etkiler derseniz;

  • Para kazanma şeklimizi,
  • Üretkenliğimizi,
  • Önceliklerimizi,
  • Vazgeçilmez olarak gördüğümüz alışkanlıklarımızı,
  • Hayata bakışımızı, felsefemizi,
  • Beslenme düzenimizi,
  • Konfor anlayışımızı,
  • Teknolojiyi ve teknolojinin sağladığı olanakları kullanma şeklimizi,

Sorgulamak ve dönüştürmek zorunda kalacağımız bir süreç olduğunu söylemek mümkündür.

Aşırı baskı altında insan ya gücünü fark eder ya da içindeki baskılanmış potansiyeli keşfeder ve dönüşür. Zorlu transitler bize ertelediğimiz dönüşümleri yaşatır. Bunun gerekli olduğunu ilk fark ettiğimizde şok yaşar ama olup bittikten sonra büyük bir hafifleme ve açılım hissine kavuşuruz. Kalıplarımızı kırmak ve içimizdeki potansiyeli fark edip ortaya koymak hepimiz için kolaylıkla ve sevgiyle olsun 🙂

Bence modernite ile yerel kültürün mükemmel bir karışımını temsil eden İbrahim Malouf’tan bir parça ile bitirmek istiyorum bu yazıyı; Beirut’un farklı bir yorumu

5 Comments

  1. Nilgün

    🙏🌷

  2. Amin
    Hepimize sevgi dolu bir yürek, gönül gözünden bakan bir akıl.

  3. Oya

    Cok güzel ya,ilanınız amacınıza çok güzel uye olacağım

  4. A.Dilek

    Dönüşüm başlasın o zaman🤩🎊 Ağzınıza sağlık🙏

  5. Esen Akay

    Yine muhtesemsin Junom.

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: