9 Şubat 2020, ASLAN BURCU’nda DOLUNAY; Arzu ve Cesaret Üzerine Dersler…

Shi Shi Obi

9 Şubat 2020, ASLAN BURCU’nda DOLUNAY; Arzu ve Cesaret Üzerine Dersler…

Taş Baskı: Shi Shi Obi

9 Şubat 2020 günü, İstanbul’a göre 10:33 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • AY Aslan Burcu’nun 20 derecesinde ve haritanın 5. Evinde. Güneş ise Kova Burcu’nun 20 derecesinde ve haritanın 11. Evinde yerleşmiş. AY – Güneş – ASC ve DSC arasında bir Mistik Dörtgen var.
  • ASC 19 derece KOÇ Burcu. Koç’un yöneticisi olan Mars, Yay Burcu’nda, haritanın 9. Evinde, AY ve Güneş ile ılımlı açılar içinde.
  • Güneş’in girdiği Kova’nın yöneticisi olan Uranüs retro halinden çıkış şekilde Boğa Burcu’nun ilk derecelerinde ilerlemeyi sürdürüyor ve AY Düğümleri ile ılımlı açılar yapıyor.
  • Koç Burcu’na yeni giren Venüs, Chiron ve Lilith ile kavuşuyor ve AY Düğümlerine T-Kare yapıyor.

MEALİ;

Türkiye için bir dönüm noktası!

  • Uluslarası iş birlikleri ve askeri girişimler konusunda alınan kararlar, biz tamamımı bilemesek de ülkenin alacağı dönemeçleri belirliyor.
  • Bu güne dek gündeme getirilmemiş talepler, yolsuzluk iddiaları ve davalar açığa çıkabilir. İktidara meydan okuyan ifadeler gündem oluşturabilir.
  • Bu tarihten itibaren yükselmeye başlayan isimlere dikkat edin, zira onların önümüzdeki dönemde daha da parlamaları mümkün.

Bireysel düzlemde ise ”Neyi İstediğimize Dikkat Etmemiz Gereken” bir zamandan geçeceğiz. Zira gerçek olabilir 🙂 Ama gerçekleşen bütün arzular, arkalarında ”Ajda Pekkan’ın Paris seyahatinden dönüşü” misali bir sürü bavul ile girerler hayatımıza… Arzu ettiklerimizin gereklerini, bedellerini ve sonuçları göğüslemek daima cesaret hatta cüret gerektirir.

  • Hayallerimizin, tutkularımızın ya da bastırılması mümkün olmayan tepkilerimizin ve kızgınlıklarımızın etkisiyle atacağımız adımlar, hem etrafımızı hem de kendi dünyamızı sarsabilir.
  • Gemileri yakıp ileri yürüme arzumuz ile incinme korkumuz, sevilmek ve kabul görmek için tanıdık ve güvenli olan alanlarda kalma eğilimimiz ile, özgürleşme ve farklı olasılıkları keşfetme eğilimimiz arasında kalabiliriz!
  • Ne zamandır isteyip de bir türlü adımını atamadığımız plan ve projelere el atabiliriz. Ancak bunları hayata geçirmek ve sonuçlandırmak için daha önce denemediğimiz yolları kullanmamız, herkesten ve her şeyden önce kendi alışkanlıklarımıza meydan okumamız, kendi bakış açımızı ve tutumuzu dönüştürmemiz gerekebilir.
  • Alışmadığımız şekilde gelişen bir ilişki bizi bir yanıyla çok mutlu ederken, bir yanıyla da konfor alanımızdan çıkmaya, kendi sınırlarımızı aşmaya zorlayabilir.
  • Bir yandan bilmediğimiz bir deneyime, duyguya, farkındalığa açılırken, öte yandan merkezimizi yitirmemek, genişler ve gelişirken dağılmamak için çaba göstermemiz gerekebilir.

Bu aralar çok dikkat edilmesi gereken bir konu: HİÇ BİR ŞEYİ BİRİLERİNİ MEMNUN ETMEK KAYGISIYLA YAPMAMAKTIR! Özümüze ters düşmek pahasına giriştiğimiz her memnun etme girişiminden zarar görerek çıktığımızı hatırlamamız ve bir daha aynı topa girmememiz şarttır. Kendimizi keşfetmek ve keşfettiklerimizden hoşnut olmak bu sürecin en önemli kuralıdır. En büyük meydan okuma her şeyin altından kalkmak değil, nerede durmak istediğine karar verebilmektir.

Bir diğer konu ise: MEMNUN EDİLMEMİZİN KOŞULLARINI DAYATMAMAK, YENİ DENEYİMLERE AÇIK OLMAKTIR. Kontrolü kaybetme ve hayal kırıklığına uğrama endişesi ile aşırı beklentili ve belirleyici olmamayı, sürecin özgün akışı ile kendimizdeki bilmediğimiz yanları da keşfetmeyi hatırlamakta fayda vardır.

ARZU en önemli itici güçtür! İnsan DAHA FAZLASINI MERAK ETTİĞİ İÇİN gelişir. Ama ”daha fazlası” hiç bir zaman ”umduğumuz şey” değildir 🙂 O yüzden ummak yerine bulduğumuz şeyi olduğu gibi algılamak ve elimize konulan sürpriz paketi isteyip istemediğimize, taşıyıp taşımayacağımıza, istiyorsak neleri göze almamız gerektiğine DÜRÜSTÇE yaklaşmak zamanıdır.

Bu aralar sürece hükmetmek veya kapılmak değil, süreci doyasıya tatmak ve deneyimlediklerimizden daha fazla kendimiz olarak çıkmak için çaba gösterelim. Hayal kuralım ama somut bir gayret göstermeyi ihmal etmeyelim. Cesur olalım ama aptalca değil samimiyetle ve zerafetle koyalım kendimizi ortaya…

Ve en güçlü şeyin şefkat dolu dürüst bir kalp olduğunu asla unutlamayalım!

GÜÇ ve ZERAFET’in yanyana olduğu bir şey dinleyelim bu yazının ardından; The HU Band – Song of Women … ”O merhametli ve zarif Hanım şarkı söylerken ağaçlar göverip çiçeğe durur. Ruhum yerine sıkıca tutunur.”

14 Comments

  1. Tevfik Duyum

    canımsın..!

  2. Tülin Bolkan

    Yorumlarınız ne kadar anlamlı, derin ve yol haritamıza ışık tutuyor..çok teşekkür ederim🧡🌼

  3. Tangül

    İyi ki varsınız

  4. Süreyya Hakkan

    Ne güzel dile getirmişsiniz olmakta olanı ve olmaya başlayanı… Bu harika yazı için çok teşekkür ederim 🙂

  5. Bi'Aşk

    Yeniden yazmaya baslamaniza sevindim. Kendim icin degil de, sizin acinizin az da olsa dinmeye basladigini dusundugum icin.Sevgiler. Ebru (@biask.by.ebruural)

  6. Ayse

    Burclara gore yorumunuzu da bekliyoruz 🙂 bir de benim dogum saatim belli degil onu ogrenme sansim var mi acaba astrolojiyle

    1. JUNO

      En azından bir aralık olması lazım ki kesinleştirmek mümkün olsun çalışma yaparak

  7. Ceyda Aydoğdu

    Umarım beğenirsiniz…
    https://youtu.be/nuH6jeaceM8

    1. JUNO

      Çok teşekkür ederim 🙂

  8. Burcu

    Burclara gore yazacak misiniz

    1. JUNO

      Maalesef vakit olmadı

  9. Nagis

    Teşekkürlr

  10. Gülgün GüNAYDıN

    Tam bunlar oluyordu ve ben hayatımda ilk kez kaptırıp gitme eğiilimimle, kendime ters düşme hissi arasında arasında sıkışıp kalmıştım.İyi hissettirdi bu yazı bana, teşekkür ederim 🙂

  11. Gülsen

    Çok iyi teşekkürler. Bu ayın burçlara göre yorumunuzu bekliyorum

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: