5 Kasım 2025, Boğa Burcu’nda DOLUNAY; Bazen de Orta Yol Yoktur!
5 Kasım 2025, Boğa Burcu’nda DOLUNAY; Bazen de Orta Yol Yoktur!
5 Kasım 2025 günü, İstanbul’a göre 16:18’de DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş-Ay karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;
- Güneş Akrep Burcu’nun 13 derecesinde ve 7-8 evlerin sınırında
- Ay Boğa Burcu’nun 13 derecesinde ve 1-2 evlerin sınırında
- Güneş ve Ay, Ay Düğümleri ile Mistik Dörtgen oluşturuyorlar.
- Yükselen 6 derece Koç. Yöneticisi Mars, Yay Burcu’nun ilk derecesinde, Merkür ile kavuşum halinde ve Uranüs’e karşıt yapıyor.
- Akrep’in yöneticisi Pluto, Mars ile ılımlı açıda, Yengeç’teki Jüpiter ile karşıt duruyor ve Boğa’nın yöneticisi olan Terazi’deki Venüs, bu ikiliye T-Kare yapıyor.
Uzlaşmanın değil, gücü kuşanmanın ve taşımanın gerekliliği hakkına bir DOLUNAY bu. ”Eğer uzlaşmaya çalışmak, huzuru korumak için uğraşmak, kendi payına düşen geri çekilmeleri yapmak, anlaşmak ve saygılı bir yan yana duruş için yeterli olmuyorsa, radikal tercihler yapmanın zamanı gelmiştir!” dedirten bir DOLUNAY.
1-2 ve 7-8 sınırında gerçekleştiği için, tüm ortaklıkları, uzun ilişkileri, güç birliklerini ya da rekabeti ve çıkar çekişmelerini kapsayan bir enerji. Eğer yol arkadaşlığı, ortaklık, işbirliği yapmak istediğimiz insanlar, bizi eşitleri kabul etmiyorlar ve kendi önceliklerini dayatıyorlarsa, herkesi etkileyecek kararları kimseye sormadan alıyorlarsa, eğer rekabet ettiğimiz ya da karşılıklı hak arayışı içinde olduğumuz kişiler oyunu ”temiz” oynamıyor ve arka yollara sapıyorlarsa, eğer iletişim yolları kapalıysa ya da iletişimde samimiyet zemini yoksa, dostu düşmanı bilmenin de, herkese hak ettiği muameleyi yapmanın da vakti gelmiştir!
Eğer kendimizi ve değer verdiklerimizi korumak için fazla sustuysak ya da çok geri çekildiysek ve bu zarardan başka bir şey getirmediyse, mazlum rolüne sığınmak, anlayış beklemek, diğerinin insafa gelmesini ummak zamanı geçmiştir. Kimsenin barışa niyeti yoksa, ortada dile dökülmeyen bir düşmanlık, ihanet ya da hak ve sınır ihlali olduğunu görüp kendi mevzilerimize çekilmenin, kendi güvenliğimizi temin etmenin, kendi ufkumuzu çizmenin zamanıdır. Artık oyunun kurallarını ve zeminini değiştirmenin ve bizim için uygun olan yolu kimseden izin ya da onay almadan seçmenin kıvamıdır. Bıçak kemiğe dayanınca insan ”O bunu göze alamaz” denilen şeyleri pekala göze alır. Ses yükselir, kapı kapatılır, telefon açılmaz, bağ kopartılır. Ortaklık diye bir şey kalmadıysa, diğerlerine rağmen bireysel yollar ve çözümler tercih edilir.
Hayatımızda insanları kaybetmemek için kendimizi ve yolumuzu kaybettiğimizi görmemiz, yalnız kalma, onay almama, riske girme, tepki görme ihtimaline rağmen, kendimiz için uygun olanı seçmemiz gereken aşamalar olur. Şimdi öyle bir aşamadayız.
Bazen de çok önemsediğimiz, fazla sahiplendiğimiz konumları ve durumları değiştirmemek adına, kendimize zarar veririz. Böylesi zararları da fark edip durmak, yıkımı ve yeni bir oluşumu göze almak için de iyi bir zamandayız.
Oyalanmak, beklemek, sabretmek, başkasının inisiyatifine boyun eğmek değil, kendi tercihimizi yapıp sonuçlarının sorumluluğunu da almak için çok doğru bir dönemeçteyiz.
Bir olamadıklarımızla kaynaşmaya çalışmak değil gerçekten ayrışmak, ak ve kara koyunları görmek ve duracağımız yeri seçmek için de mükemmel bir zaman.
İçimizdeki gücü bulup ortaya çıkartmak, alıştıklarımızın güvenli olmadığını fark etmek, yeni tercihleri göze almak ve değişime yelken açmak için şahane bir geçit!
Hepimize zihin, kalp ve yol açıklığı olsun. Cesur yeni bir hayatın kapılarını önce fikrimizde sonra da tavrımızda açtığımız bir gün olsun.
Yine çok güzel bir yazı içten bir teşekkür ❤️