3 Mart 2026, BAŞAK Burcu’nda Ay Tutulması ve DOLUNAY; Gaz ve Toz Bulutu…
3 Mart 2026, BAŞAK Burcu’nda Ay Tutulması ve DOLUNAY; Gaz ve Toz Bulutu…
17 Şubat’ta Kova Burcu’nda gerçekleşen Güneş Tutulması yazısında dünyada yeni bir dönemin kapısının açıldığından, durdurulamayacak değişimlerin başladığından ve tutulmanın bu geçişin havai fişeği ya da bir olimpiyat koşusunu başlatan tabanca sesi gibi olduğundan bahsetmiştim. 28 Şubat’ta Mars, tam olarak o tutulmanın derecesinden geçer ve Algol kavuşumlu Uranüs’e kare yaparken tabanca patladı ve İran Savaşı başladı.
İran haritasının alacağı etkileri analiz etmenin sürece ışık tutacağını düşündüğümden, böyle bir çalışma yaptım;
- Aslında İran’daki sürecin astrolojik olarak Ocak ayında başladığı görülüyor. Benzer bir hareketlilik Nisan 2026’da da tekrar ediyor. Dolayısıyla, Nisan’da tekrar bir halk ayaklanması ya da bir iç hareketlenme beklememiz olası.
- Mart 2026 ile girilen ve 2 yıl devam edecek olan süreç ise büyük bir dönüşüm ve yeniden yapılanmaya işaret ediyor. Bu dönüşüm süreci iç çatışmalara sahne olsa da, kaçınılmaz bir değişim ve toparlanma var.
- Dış güçlerle yaşanan savaş geriliminin ise Mayıs-Haziran geçişinde daha sakin bir zemine oturması beklenir.
Dünya gündemi 2026 Haziran-Temmuz sürecine kadar sistemdeki açılmayan kapılara koçbaşı ile yapılan saldırılarla şekillenecek gibi duruyor. Bu saldırılar her ne kadar muhatabı olan ülkeye yönelik gibi görünse de arka planda dünyanın ekonomik ve sosyal açıdan kabuk değiştirmekte olduğunu ve güç odaklarının kendilerine avantaj sahaları yaratmaya çalıştıklarını unutmamak lazım. Yaza girerken pazarlık masasına oturulacağı, dünyada güç dengelerinin yeniden kurulacağı görülüyor.
Güneş Tutulmaları, olaylara işaret eder. Ay Tutulmaları ise toplumun psikolojisini gösterir.
3 Mart Ay Tutulması tüm dünyada sade vatandaş psikolojisinin yaza kadar bir gaz ve toz bulutunun içinde kaybolmuşluk ve yönsüzlük olacağına işaret ediyor. Suçlular aranabilir ve geçici olarak bulunabilir. Yine de asıl cevap bildiğimiz dünya zemininin dönüşmekte olduğu… Antares-Lilith kavuşumunun Ay Düğümlerine karesi, dönüşümü tetikleyen güçlerin barışçıl değil saldırgan olacağını, insani haklar ve özgürlükler temasının çok da dikkate alınmayacağını gösteriyor. Öte yandan bu hakların ve özgürlüklerin giderek ellerinden kaymakta olduğunu, güç odaklarının giderek daha az açıklama yapıp, meşru olmayı giderek daha az dert edindiğini gören bir çok insanın da sosyal zeminde tepkiler vermesi beklenir. Ama bir yandan etik düzlemde itirazlar yapılırken diğer yanda olacaklar oluyor…
Türkiye Ay tutulmasını 9-3 hattında yaşıyor. Önümüzdeki altı ay içinde uluslararası ilişkiler, adalet ve hukuk sistemi gibi temaların toplum gündemine taşınacağı söylenebilir. Ancak önde görünenler ile arkada yaşananların, söylemlerle niyetlerin ve gerçekteki uygulamaların farklı olması çok mümkün. Bolca duygusal söylem, çokça manipülasyon, olumlu ve olumsuz yönde çok fazla algı yüklemesi ekranlarımızı meşgul eder. Bulanık suda balık avlanacak bir dönem.
Bizim Başak-Balık arketiplerinden örnekle benimsememiz gereken tutum ise, yargıya gitmek veya aksiyonun içinde kaybolmak yerine kenarda durup gözlemek ve sakince taşların yerine oturmasını beklemek. Pompalanan duygulardan, kaygılardan olabildiğince uzak kalmak, görünenin arkasında farklı şeyler olabileceğini bilmek, kendimizi olumlu olumsuz varsayımlara kaptırmamak ve önümüze gelen verileri farklı kaynaklardan analiz etmek, bulanık suda boğulmamak için en iyi yöntem olabilir.
Evet Gaz ve Toz Bulutu dedim. Zira hem ortamda göz gözü görmeyecek hem de ”her şey başlangıçta bir gaz ve toz bulutuydu” ifadesinde olduğu gibi dünya bir anlamda yeniden kurulacak. Önümüzdeki 5 yıllık koridorda politik coğrafyanın, güç odaklarının kullandığı söylem ve yöntemlerin, ekonomik sistemin, insanların üretkenlik kanallarının, sosyal organizasyonların büyük bir değişim geçirdiğine şahit olacağız. Üretim kaynaklarını ellerinde tutanlar yan eski para ile teknoloji kaynaklarını ellerinde tutanlar yani yeni para arasında yeni dengeler oluşacak. Zamanla bireyler de bu dengeler içinde yeni bir hareket kabiliyetine ve pazarlık gücüne sahip olabilirler.
Hangi Burç gaz ve toz bulutu etkisini hayatının hangi alanında yaşar derseniz;
Koç ya da Yükselen Koç: Bastırılan duygular ve eğilimler, psikolojik yapılanma, manevi açılım ve teslimiyet alanına istemeseler de gömülmek. Komple bir yeniden yapılanma yaşamak.
Boğa ya da Yükselen Boğa: Fırsat ile tehdidi birbirinden ayıramamak, çok kaçınmak ya da fazla açılmak, belirsizlikte kaybolmak. Akışta olmayı öğrenmek. Yargı ve kaygı yerine gözlem ve deneyime yer açmak.
İkizler ya da Yükselen İkizler: Kendini işlevsiz ve etkisiz hissetmek ile her şeye birden atılmak arasında gidip gelmek. Neyin sorumluluğunu alması, neye yoğunlaşması gerektiği konusunda zorlanmak. Her şeyi birden istemek yerine bir şeye adanmak konusunda kendini eğitmek.
Yengeç ya da Yükselen Yengeç: Hayatın umduğu gibi akmayabileceğine ikna olamamak ve bu yüzden umutsuzluğa savrulmak. Tercihleri ve inançları dışındaki gelişmelere alan açmayı öğrenmek.
Aslan ya da Yükselen Aslan: Dönüşüme izin vermek. Kontrol edilemeyen değişimlere direnmemek ve eskinin gitmesinin yeniye yer açmak olduğunu kabul etmek. Vazgeçebilmek.
Başak ya da Yükselen Başak: Bağ kurmak, uzlaşmak, anlaşmak, paylaşmak, işbirliği yapmak, yardım almak ve vermek konusundaki savrulmaları fark etmek. İnsanlarla göz hizasında buluşabilmek. Diğerini duymak ve kendini anlatabilmek.
Terazi ya da Yükselen Terazi: Konfor alanından çıkabilmek. Hayatı olduğu gibi görmek ve buna uyum sağlamak.
Akrep ya da Yükselen Akrep: Peşine takıldığı şeylerde kaybolduğunu görmek. İstedikleri için neyi feda ettiğini fark etmek. Tutkuyu ve kararlı çabayı, takıntı ve savaşa dönüştürmemek.
Yay ya da Yükselen Yay: Aidiyet ve güven arayışını nereye yönlendireceğini bulmak. Aşırı özgürlük ve savrukluk ile sınırsız bir adanmışlık ve tutunma arzusu arasında bir denge kurmak.
Oğlak ya da Yükselen Oğlak: Bakmak, görmek, duymak, anlamak, anlatmak ve yapmak konusundaki zaaflarını ve abartılarını fark etmek. İletişim ve davranışta daha açık ve esnek olmak.
Kova ya da Yükselen Kova: Önceliklerini ve değerlerini düzene koymak. Üretkenlik kanallarını açmak veya yenilerini yaratmak.
Balık ya da Yükselen Balık: Oyalanmaktan vazgeçmek. Kendine dürüst olmak. Olasılıkları kurgulamak yerine deneyime açık olmak.