27 Eylül- 18 Ekim 2021, Terazi Burcu’nda Merkür Retrosu… İlişkilenme Şeklimizi Gözden Geçirme Zamanı!

Dee Nickerson
Resim: Dee Nickerson

27 Eylül- 18 Ekim 2021, Terazi Burcu’nda Merkür Retrosu… İlişkilenme Şeklimizi Gözden Geçirme Zamanı!

İkide bir hal ve tavır değiştirerek yüreklerimizi hoplatan, aklımızı karıştıran, hayatımıza hareketlilik getiren ve bizi olaylar üzerinde habire yeni bir perspektiften düşünmeye sevk eden Merkür bu yılın son retrosunu Terazi Burcu’nda yapıyor. Yazıyı okuyabilir ya da linkini verdiğim videoyu izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=SS8iJTjaf84

Tarihsel olarak;

  • 6 Eylül’de gölge sürecine girmişti. Yani aslında retro enerjisi alttan alta bir süredir çalışıyordu.
  • 26 Eylül’de durağan hale geçti. 27 Eylül – 18 Ekim arasında Teraiz Burcu’nun 25 derecesinden 10 derecesine kadar gerileyecek.
  • 2 Kasım’da tekrar 25 derece Terazi’ye varmış yani artçı gölge süreçten de çıkmış olacak.

Başımıza ne çorap örer derseniz;

  • İşte malum Merkür retrosu tabak çanak kısmından kırılacak olan kırılır.
  • İletişim ekipmanları ve elektrikli aletler içinde artık ömrünü tamamlamış olanlara veda edilir ya da tamiratlar yapılır.
  • Sözel ve yazılı iletişimlerde ağzımızdan çıkanın nereye gittiğine dikkat etsek iyi olur. En iyi niyetlerle elimizi kolumuzu bağlayan anlamsız sözler vermemiz ya da karşımızdakinin niyetini yanlış yorumlamamız söz konusu olabilir.
  • Geçmişten bu yana görüşmeleri devam eden ama bir türlü imza aşamasına gelinemeyen kontratlar sonuçlanabilir.
  • Uzlaşmaya varılamayan davalarda nihai çözüme gidilebilir.
  • Yanlış anlaşmalar veya anlamsız gerginlikler beklenmedik şekilde çözülebilir. Ancak aynı sorunların bir daha çıkmaması için duruma pempe gözlüklerle bakmamak, daha önce yaşanmış olanlardan ders alarak iletişime devam etmek önemlidir.
  • Bu süreçte önünüze gelecek her türlü yeni kontratı çok detaylı incelemeniz, size sonradan zarar verecek, istemediğiniz feragatler yapmanıza neden olacak yasal boşluklar veya yoruma açık ifadeler olup olmadığını iyice kontrol etmeniz yerinde olur.

Bu retro standart aksaklıkları tetikler amaaa en büyük hareketi ilişkiler alanında çeker! İlişki deyince ille de aşk meşk düşünmeyin. Her türlü kalıcı bağa, duygusal, ekonomik ve fiziksel kontratlara yaklaşımımızı sorgulayacağımız bir retro bizi bekliyor.

Merkür Terazi Burcu’nda üste çıkma veya çatışma değil anlama ve uzlaşma enerjisine bürünür. İlişkilerimizde nerede uzlaşıp, nerede rest çekmemiz, ne kadar yakınlaşıp ne kadar mesafe koymamız gerektiğini bilemediğimiz yerler vardır. Bu retro bizi aşağıdaki konularda yeniden düşünmeye sevk edebilir;

  • Dürüst, açık, karşılıklı saygıya dayalı ve adil iletişim kurmaktan ne anlıyoruz?
  • İletişimde kendimizi olduğumuz gibi ortaya koymadığımız, beklentiye ya da duruma uygun davranmaya çalıştığımız için neler kaybettik? Şimdiki aklımız olsa nasıl davranır, neleri açıkça ifade ederdik?
  • Hangi konularda kesin yargıya varıp kendimizi ya da karşımızdakini mahkum ettik? Anlayış göstermek ya da durumu idare etmek için değil gerçekten anlamak için gereken tarafsız, yargısız iletişimi kurduk mu? Doğru soruları sorup, duyduğumuz cevapları kendimize göre yorumlamadan olduğu gibi aldık mı?
  • Duygusal veya maddi ilişkilerimizde bağın kopmaması için fazla alttan alıyor ya da sürekli karşımızdakinin alltan almasını, kendini bize göre şekillendirmesini bekliyor muyuz?
  • Karşımızdakinin sınırlarını anlamaya, kabul etmeye ve kendi sınırlarımız konusunda dürüst ve net olmaya ne kadar hazırız. Manipülatif ve beklentili bir şekilde ”Yeter ki iletişim devam etsin, ben nasıl olsa istediğimi alırım!” diyor ya da böyle yapan birilerinin dümen suyuna giriyor olabilir miyiz?
  • Sürekli birilerini anlamaya, onlarla empati yapmaya çalışıp karşımızdakinin hatalarına, eksiklerine, ilişkiyi zora sokan tavırlarına bahaneler mi buluyoruz? Ya da bize empatiyle yaklaşanların sabrını ve anlayışını tüketene kadar onları zorluyor muyuz?
  • Kendimizi ifade edebildiğimizi sanıyoruz ama yanılıyor olabilir miyiz? Ya da kendini ifade etmek için habire uğraşan ama karşılık alamadığını fark edemeyen bir halimiz mi var?
  • İnsanları kırmamak için içimize attıklarımız sonra bize dert mi oluyor? Susup susup insanları içten borçlandırıyor, bir gün anlaşılmayı bekleyerek zaman ve zemin kaybediyor olabilir miyiz?
  • Tıkanmış olan iletişimlerde, her konuda haklı, her anlamda adil olduğumuzu düşünsek bile ihmal ettiğimiz küçük zerafetler, teslim edilmemiş haklar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ya da yeterince gösterilmemiş bir saygı olabilir mi?

İnsan ilişkilerde karşısındakinden çekinir… Ama aslında kendisine yenilir! Dolayısıyla ilişkiler bize birileriyle çıktığımız bir savaş alanı gibi görünse de orada asıl mücadeleyi kendi içimizde yürütürüz. En kapsamlı pazarlıkları kendimizle yürütür, en büyük feragatleri kendi önceliklerimiz arasında yaparız. Eğer bir iletişimde bir adım karşımızdakine doğru gitmeyi bir yenilgi olarak görüyorsak, bu kendimize koyduğumuz sert bir sınır ve kendimizden sakındığımız bir deneyimdir. Eğer iletişimlerde hep bir adım atan biz oluyorsak da bu kendimize çekemediğimiz bir sınırdır.

Kendi içimizde uzlaşma ve netlik sağladığımız kadar rahat yürür alışverişlerimiz. Önceliklerimizi, sınırlarımızı, ihtiyaçlarımızı bilir, bunlar arasında bir denge kurar, karşımızdakilere bu konuda dürüst olursak, daha az yanlış mesaj veririz. Karşımızdakilerin önceliklerini, ihtiyaçlarını ve sınırlarını da iyi anlamaya çalışır ve bunları olduğu gibi kabul edersek, onlardan ne bekleyebileceğimizi ve hayatımızda nereye koyabileceğimizi, alışverişte ne kadar ileri gidebileceğimizi daha rahat tayin ederiz. Bu temel açıklık ve kabullerin sağlanamadığı ilişkiler tavizlerle yürüse de bir noktada patlak lastik gibi arabayı yarı yolda bırakır.

Bu retro ilişkilerimizde patlak lastiklerle yola devam etmeye çalıştığımız yerleri saptamak ve düzeltmek için bir fırsat olsun 🙂

 

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: