24 Haziran 2021, OĞLAK Burcu’nda Dolunay – Peki Bu Duyguları Naapacam?

Unknown Artist
Resim: Unknown Artist

24 Haziran 2021, OĞLAK Burcu’nda Dolunay – Peki Bu Duyguları Naapacam?

24 Haziran 2021 günü İstanbul’a göre 21:39 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY Karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Güneş Yengeç Burcu’nun 3 derecesinde ve haritanın 6’inci evinde.
  • Güneşin girdiği Yengeç’in yöneticisi olan AY Oğlak Burcu’nun 3 derecesine ve haritaın 12’inci evinde.
  • Retro konumda Balık’ta yer alan Jüpiter Güneş ve AY ikilisine ılımlı açılar yapıyor.
  • Haritanın Yükselen Noktası da 19 derece Oğlak. Hem Yükselenin hem AY’ın yöneticisi olan Satürn, Mars ile karşıtlığa girmeye hazırlanıyor ve Urnaüs’ten hala Kare alıyor. Öte yandan Chiron ve Juno ile ılımlı açılar yapıyor.
  • Merkür Retro’dan çıktı ve Neptün retroya girmeye hazırlanıyor.

MEALİ;

Sosyal düzlemde; İktidar geriliminin ve baskının çok arttığı bir süreç. ”Renk vermemek” politikası ile sorunların geçiştirildiği bir süreçteyiz. İnsanların da tepkilerini baskılamak zorunda hissettikleri bir zaman. 1 Temmuz civarına dikkat! Temmuz ayına girerken politik arenada sert çekişmeler, saldırganlık içeren olaylar ya da artan zemin gerilimine bağlı yer kabuğu hareketleri görülebilir.

Bireysel düzlemde; İnkar ve baskılama yüzünden bir türlü yüzleşemediğimiz ve yönetemediğimiz duygularımız var… Onlar kontrolsüz bir alana itildikleri için, gizli ve dolaylı olarak bizi yönetiyorlar! Bu DOLUNAY bizi bu duygularla yüzleşmek zorunda bırakabilir. Nasıl deneyimler bizi bekliyor derseniz;

  • Birilerinin otoritesini ve karizmasını kullanarak üzerimize gelmesi ya da duygusal sınırlarımızı zorlaması söz konusu olabilir. Güçsüz, dirençsiz hatta kayıp hissettiğimiz halde bunu kendimize bile ifade edemeyebiliriz. Onun yerine donuk ve uzak bir maske takınarak durumu geçiştirmeye çalışabiliriz.
  • Birileri bizimle ilgili duygularını baskılamaya ve uzak veya gerçeğe aykırı bir görünüm vermeye ya da basitçe tepkisiz ve donuk görünmeye çalışabilir. Biz alamadığımız tepkiler yüzünden kendimizi rahatsız hissedebiliriz ve gereksiz müdahaleler yapmaya kalkabiliriz. Kendimizi boşlukta hissettiğimiz için birilerinin duygusal alanına mütecaviz davranabilir, insanları çekildikleri belirsizlikte bırakmamak için fazla uğraşabiliriz.
  • Bir ilişkide, sığınma, sahiplenilme, teslim olma arzumuz veya ihtiyacımız ile iktidar mücadelesine girme, kendimizi koruma, dirayet gösterme, uzak durma eğilimimiz arasında sıkışabiliriz. Doğrudan veya dolaylı kontrol etme ve edilme temaları çok belirgin hale gelebilir.
  • Dışarıdan bakılınca bir fırsat gibi görünen konumlar veya iletişimler, bizim üzerimizde bir meydan okuma etkisi yaratabilir. Kendimizi baş edemeyeceğimiz bir halle yüzyüze kalmış gibi hissedebiliriz. İçe bastırdığımız kaygılar, başarısızlık hisleri, zaaflı olma endişeleri su yüzüne çıkabilir.
  • Geçmişten bu güne birçok davranış kalıbımızın içine sinmiş olan duygusal güdülenmelerimizi açıkça görmek ve bunlarla ne yapacağımıza karar vermek durumunda kalabiliriz.

Duygular, bizim kontrol edemediğimiz güdülenmelerin dışa vurumudur. Sosyal ve kültürel şekillenmemiz bizi genel olarak bazı duyguları bastırmaya, yok saymaya, inkar etmeye iter… Bazı duygulara ise kendimizi kaptırmak ve bunların yönetimine girerek davranmak bize normal ya da meşru gelir. Pek az insan duygularını fark ettiği anda kucaklamak, kabullenmek AMA onlarla ne yapmak istediğine mantıklı bir biçimde karar vermek yolunu seçer. Genelde duygular içe bastırılır ya da başkaları bundan sorumlu tutulur ve bizim hissettiklerimiz onların üzerine kontrolsüzce kusulur.

Örneğin birinin sahip olduğu nitelikler bizde kıskançlığa yol açabilir. Kıskançlık bu kişide var olduğunu gördüğümüz şeylerin bize kendi eksikliğimizi hatırlatmasıdır. Bu durumda pek az kişi ”Ben kendimi neden eksik hissediyorum? Bu konuda ne yapmalıyım?” diyerek bu duyguyu farkındalığa ve kendine dönük bir çalışmaya dönüştürür. Bir çok insan kıskandığı kişiden uzaklaşır, onu incitmeye çalışır, hakkında dedikodu yapar ya da o kişinin çok önemsediği özelliklerini küçümsercesine davranmaya eğilim gösterir. İşte bu tam olarak baskılamak istediğimiz duygunun arkadan bizi yönetmesidir.

Daha derin bir örnek verelim; Hepimizin ilişkilenme modelleri vardır. Bu modeller çoğu kez çocukluğumuzda anne ve babamızla kurduğumuz ilişkilere ya da onların arasındaki ilişkiye dair gözlemlerimizin bizde oluşturduğu ”savunma temelli kurgulara” dayanır. Biz her ne kadar karşımıza çıkan insanlarla özgün duygusal bağlar kurduğumuzu zannetsek de, bir çok ilişkide çocukluk travmalarımızın şifasını ararız. Ancak genelde şifalandıran değil o temayı fazlasıyla tetikleyen insanlara yöneliriz. Bu aralar ilişkilenme şeklimizle ilgili baskılanmış travmaların su yüzüne çıktığı ve karşımıza çıkan kişiler tarafından iyice tetiklendiği bir dönemden geçiyor olabiliriz. Bunları baskılamak ya da kişilerle ilişkilendirmek yerine, içgörüye dönüştürmek için mükemmel bir zaman olabilir.

Kendini kontrol etmek, bir durumu, bir duyguyu yok saymak ve üstünü örterek davranmak değildir. Bu mutlak güçlülük kurgusu ile gerçeklerden kaçmaktır! Kendimizi gerçekten kontrol etmek, durumun bizde oluşturduğu duygulanımları ve vermek eğilimi içinde olduğumuz tepkileri seyredebilmek ve bunların içimizde hangi derin bağlantılara dokunduğunu tanımlamakla mümkündür. Bazı insanlar bunu yapmayı tamamen reddedebilirler.

Biz duygularımızı kişilerle paylaşabilir, maruz kaldığımız bir davranış sonucunda içine girdiğimiz bir hali tarifleyebiliriz. Yakınlık kurmak zaten böyle bir şeydir! İlişkilerde bu alışverişin olması arzu edilir. Ancak her zaman herkesten umduğumuz yanıtı almayabiliriz. İnsanları duygularımızı anlamaya ya da kendi duygularını samimiyetle ifade etmeye bir yerden sonra mecbur edemeyiz! O zaman durumun sorumluluğunu alıp bir tepki vermek ya da uygun bir mesafe belirlemek bize kalır.

Duygunun sahibi biziz. Tetikleyicisi ortamlar ya da insanlardır. Biz bulunduğumuz koşullardan ya da karşımızdakilerin davranışlarından rahatsız oluyorsak ya da ilişkilerin gelişmesini sağlayacak bir ”karşılıklılık” oluşmuyorsa, uygun mesafede durmayı becermek zorundayız. Mesafe alamayacağımız bir ortamda isek, karşılıklı bir tepkime, bir patlama, bir çatışma doğması kaçınılmaz olabilir. Ancak bu deneyim, uzun vadede bizi patlamaya sevk eden duygunun içimizde nereye gittiğini bulmak ve bunu baskılamadan yönetmeyi öğrenmek için bir fırsat olabilir. Bu DOLUNAY bize kendi duygularımıza ve başkalarının duygularına nasıl yaklaştığımızı görmek için bol bol fırsat verebilir 🙂

Duygularımızla dost olmak, onları baskılamadan kucaklamak ve onların içinde kaybolmadan yolumuza hizmet eden seçimler yapabilmek bize kolay olsun.

BURÇ ve YÜKSELEN BURÇ için aşağıdaki yorumları okuyabilirsiniz;

KOÇ veya Yükselen KOÇ: İktidar mücadelelerinin yoğun olduğu bir DOLUNAY sizi bekliyor. Bir durum üzerinde iktidar kurmaya çalışırken, kendinizi içten içe yetersiz, güçsüz ve zayıf hissetmeniz, bu yüzden de tepki ve baskılarınızı abartmanız söz konusu olabilir. Ebeveynlerinizle aranızda gerilim oluşabilir. Ya da onların davranış modelini hatırlatan kişilerle karşı karşıya gelip tetiklendiğinizi hissedebilirsiniz. Bu çatışmaların sözünüzün geçtiği iş ve para ile ilgili alanlarda olması mümkündür. Sizin ”ebeveynlik” etmeniz gereken durumlarda ebeveynlerinizden birinin davranış modelini tekrarladığınız gerçeği ile yüzleşmeniz de imkan dahilinde 🙂

BOĞA veya Yükselen BOĞA: Kendinizi fikir tartışmalarının orta yerinde yalnız ve savunmasız bulabilirsiniz. Aklınıza yatmayan bazı planlar yapılıyor ve siz tutulacak yola direnç gösteriyor olabilirsiniz. Ya da içten içe ayaklarınız geri gitse de sırf karar vermiş olduğunuz için bir plana uygun davranmaya çalışabilirsiniz. Kaybolmuşluk hissi Boğa için tatlış bir şey değildir 🙂 Ayağınızı yere sağlam basmak ve her adımı belirlemek istemeniz doğanızın bir gereği. Ancak bazen koşullar bu ihtiyacınıza cevap vermeyebilir. O zaman da yürümeye devam etmek gerekir. Her şeyi her an kontrol etmeye çalışmayın. Gözlemci ve serinkanlı olun. Bazen de sürece teslim olup, sonuçlar ortaya çıktıkça yeni kararlar almak gerekir.

İKİZLER veya Yükselen İKİZLER: Kaybetme korkularınızın tetiklendiği bir DOLUNAY. Para kaybetme, zemin kaybetme, değer kaybetme ya da basitçe kontrolü kaybetme fikri sizi çok rahatsız edebilir. Bunun altında değerli, güvende, hasarsız kalma ihtiyacınız olduğunu bilin. Hayır sandığınız kadar spontan bir insan değilsiniz 🙂 Planları siz yapamadığınız zaman çok sinir oluyorsunuz! Ama hayat sizi gerçekten spontan olmaya, geleni kabul etmeye ve gereğince davranmaya teşvik ediyor. Olayların kontrolünü başkalarının elinden almayı, durumları istediğiniz gibi karıştırarak her şeyi dolaylı yollarla kontrol altına almayı bırakın. Temkinli, esnek, açık ama kontrollü olun. Merak etmeyin ölmeyeceksiniz, hatta üzerinizden bir yük kalkacak 🙂

YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Herkesin çaresiz kaldığı sizin ise kontrollü ve kararlı olmak zorunda kaldığınız bir zaman. Size fazla yüklenildiğini, bu kadar baskıyı taşımaktan hoşlanmadığınızı, kaçıp gitmek istediğiniz fark edebilirsiniz. Duygularınızı ve eğilimlerinizi fazlasıyla kontrol altına almak sizi gerebilir. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz, elinizden geleni yapın. beceriksiz görünmemek için kendinize ve etrafınıza fazla yüklenmeyin. Duygusal, fiziksle ya da maddi bir bağ, size kendinizi güvende hissettiren bir ilişki belirsiz ya da etkisiz bir hale gelebilir. Mani olamayacağınız çözülmelere ve değişimlere izin verin. Zira çözülmemesi için yapmanız gerekenler sizin üzerinizde aşırı baskıya yol açacaktır.

ASLAN veya Yükselen ASLAN: Tek kelimeyle huzursuz ve gıcık bir zaman 🙂 Kendinizi eli kolu bağlı ve süreçlere mahkum hissediyor olabilirsiniz. Duygularınızı ve eğilimlerinizi kontrol altına almanız, aksiyonda değil gözlemde kalmanız, sabırlı olmanız, sıkıcı durumları bir şekilde yaşayıp geçmeniz gereken bir dönem. Fiziksel anlamda bir iyileşme, nekahat süreci geçiriyor ya da gündelik düzeniniz veya işinizle ilgili prosedürler içinde boğuluyor olabilirsiniz. Bırakın olsun, geçsin… Etrafınızdakilere düşündüğünüzden daha fazla diş gösteriyor ya da onlardan alamadığınız tepkileri fazla kişiselleştiriyor olabilirsiniz. Kendinizi başkalarının taş duvarı ile sınamayı bırakın 🙂

BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Baskıladığımız duygularla yüzleşme halini en yoğun yaşacak olan Burç siz olabilirsiniz. Hayal kırıklıkları, kabul edemediğiniz yenilgiler, gizli iktidar savaşları, mükemmel ya da güçlü ve haklı görünmek için baskılanmış, farklı bir görünüme sokulmuş tepkiler… Hepsi kanalizasyondan çıkıp önünüze serilebilir. Duygularınızla dost olun. Onlar tanımlı olmayınca arkanızdan dolanıp size daha büyük düşmanlık ederler. Hayatınızda çözülmekte olan bir aşk ya da beklenen keyfi ve kazancı vermeyen bir proje de olabilir. Bunun yarattığı hayal kırıklığını ya da bu durumla ilgili yüzleşmelerinizi ertelemeyin. Önce kendinizle sonra etrafınızla hesaplaşın. Ancak bu şekilde hayatınıza devam edebilir ve yeni olasılıkların farkına varabilirsiniz.

TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Kendinizi bırakmak, korunmak, sevilmek, ahiplenilmek istediğiniz bir zamandasınız. Ya da basitçe GÜVENDE olmak istiyorsunuz. Ancak yaşadığınız durum, güvende olmak için kontrollü ve sorumluluk sahibi olmanız gerektiğini gösteriyor. Siz de bundan içten içe rahatsızsınız. Ama dışarıya hiç bir şey vurmuyor, fazlasıyla serinkanlı ve kontrollü görünmeye çalışıyor olabilirsiniz. Bu kadar iç baskıya ve görüntü derdine düşmeye gerek yok! nceliklerinizi saptayın… Gerektiği kadar kontrollü olun. Gerekmediği kadarı zaten gerekmez 🙂 Mutlu olmamaktan, tatmin olmamaktan, arzularınızı fazlasıyla ertelemek ya da kendinizi gerçekleştirememekten korkuyor olabilirsiniz. Yüreğinizin götürdüğü yere gitmekle, güvenli olanı yapmak arasında sıkıştıysanız, ne istediğinizi kendinize bir daha sorun.

AKREP veya Yükselen AKREP: Sizin biraz rahatlamaya, hayal kurmaya, canınızın çektiği şeyleri yapmaya, ya da sadece gevşemeye ihtiyacınız var. Ama hep bir itiş kakış, mecburiyet, gerilim, -meli, -malı haller içindesiniz 🙂 Etrafınızdaki kılçık kırpık gerilimli olayların içinde kaybolup gitmeyin. Kendiniz için hayal kurmayı ihmal etmeyin. Fazla gevşeyince ben dağılıyorum… Rahat bana iyi gelmiyor kafasına girmeyin. Mümkünse bir seyahate filan çıkın. Perspektif değiştirmek, alan genişletmek size iyi gelecektir.

YAY veya Yükselen YAY: Kendinizi bolluk ve rahatlık içinde hissetmeye çok ihtiyaç duyduğunuz bir süreçtesiniz. Sırf yeterince kaynağınız olduğunu hissetmek içn bile para harcayasınız var 🙂 Ama elinizdeki imkanları çok kontrollü kullanmanız gerekiyor. Bu da sizi geriyor. Hayattan ”hak ettiğiniz” kadarını alamama endişesi içinde fazla kaasılıyor olabilirsiniz. Öte yandan kaybetme korkularınız da depreşmiş olabilir. Bu korkular sizi hissettiğinizin tam aksi davranmaya ya da aşırı kontrolcü olmaya sevk edebilir. Etrafınızdakilerle iktidar mücadelesine girmeyi bırakın. Olacakların önüne geçilmez… Bırakın su aksın yolun bulsun. Siz nasıl olsa toparlarsınız. Sertleşmek sadece acıyı ve zorluğu arttırır.

OĞLAK veya Yükselen OĞLAK: Bağ kurmak, kendinizi anlatmak ve anlaşılmak,  yaşadıklarınızı paylaşmak ve etrafınızdan destek ya da karşılık almak için çok isteklisiniz… Ama ulaşmaya ya da uzlaşmaya çalıştığınız insanlar size umduğunuz yakınlığı, doğallığı ve açıklığı göstermiyor olabilir. Her şey zamanına esirdir 🙂 Siz açıksınız ya da beklentilisiniz diye, başkalarının buna uyumlu bir süreçte olması gerekmez. Başkalarının katılığını ve duvarlarını aşmaya çalışmayın. Siz kendi içinizdeki katılıkları, kendi duygularınızla aranızdaki duvarları, kendinizdeki çözümleyemediğiniz karanlık noktaları ele alın… Onlarla yakınlık kurun. O zaman sorunları başkalarıyla çözmeye, yaraları başkalarıyla sarmaya ihtiyacınız olmaz. Değersizlik kaygınızın taaa altına inin, orada güç mücadelesi olduğunu göreceksiniz. Mücadele etmeyin. Sadece zayıflıklarınızı bilin ve sahiplenin. O zaman gerektiğinde gereği kadar güçlü davranabilirsiniz.

KOVA veya Yükselen KOVA: Aslında sevgi, destek ve korunmaya çok ihtiyaç duyduğunuz bir dönemdesiniz. Fakat siz etrafınıza anlayış ve şefkat vermeye çalışıyorsunuz. Duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı da bastırıyorsunuz. Aksi gibi bütün beklentilerini dayatarak davranan ve karşılığında şükran göstermeyen insanlarla çevrili olabilirsiniz. Onlara karşı görevinizi yerine getirmek için uğraşıyorsunuz. Bu baskılı ortam sizi duygularınızı fark etmek, onlarla barışmak, İNSAN OLDUĞUNUZU fark ve kabul etmek zorunda bırakıyor 🙂

BALIK veya Yükselen BALIK: Siz daha büyük fırsatlar, daha keyifli sosyal açılımlar peşindesiniz… Ama hayat size mütevazi keyifler sunuyor. İşinize gücünüze bakmanızı, önünüzdeki projeleri uslu uslu yapmanızı istiyor 🙂 Aslında itiraf etmiyorsunuz ama siz de çok büyük denizlere açılmaktan biraz korkuyorsunuz. Bir yandan biraz mızmız etseniz de güvenli, küçük alanlarda oyalanmak şimdilik size de iyi geliyor. İç çatışmalarınız sizi alttan rahatsız ediyor olabilir. O yüzden de baktığınız yerde sorun görmeye eğilim gösterebilirsiniz. Düşman aramayın… Kendi içinizde güçlü ve yeterli olmaya çalışın. Hayattan keyif almaya odaklanın 🙂

10 Comments

  1. Özlem Karabiber

    Nasıl güzel bir yazı. Yüreğinizden öperim ❤️❤️

  2. Emrah

    Mükemmelsiniz her zamanki gibi

  3. Farewell

    Yükselen aslan fakat dolunay 5. Evimde olacak. Yükselen Başak burcunu dikkate alabilir miyim. O, şu anki beni daha iyi tanımlıyor çünkü.

    1. JUNO

      Uygundur

      1. Farewell

        Teşekkür ederim cevabınız için 🙏🏼

  4. Nur üçgün

    Junocum benim diyen psikiyatri uzmanlarının yapamayacağı derinlikte ve çözünürlükte bir analiz.Ruhunu ışığını yakalayabilsem öpücem sarılıcam kocaman.Ama ben yinede burdan yolladım sevgilerimi..Tebessüm ettiysen ulaştı demektir❤️

    1. JUNO

      Çok teşekkür ederim 🙂

  5. Pınpın

    Ah junocum, yine gollll değilmiş….
    artık gelecek yeni ayı bekliycez

  6. Berna

    Gerçekten inanılmazsınız, bana her defasında, her yazınızda nasıl bu kadar “tam olarak” duygusunu yaşatıyorsunuz size anlatamam! İyi ki varsınız ve iyi ki sizin varlığınızın farkındayım ✨☀️🙏🏻

    1. JUNO

      Mesajıınız için ben teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: