12 Kasım 2019, Boğa Burcu’nda DOLUNAY – Ahh Bu Senaryolarımız …

Axthelm_Between-Places

12 Kasım 2019, Boğa Burcu’nda DOLUNAY – Ahh Bu Senaryolarımız …



RESİM : Ned Anxthelm – Between Places

12 Kasım 2019 günü, İstanbul’a göre 16:35 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • AY Boğa Burcu’nun 20 derecesinde ve haritanın 1’inci ve 2’inci evler arasındaki sınırda. Güneş ise Akrep Burcu’nun 20 derecesinde ve 7’inci ve 8’inci evlerin sınırında.
  • Retro konumdaki Merkür Güneş ile kavuşum halinde.
  • Hem AY, hem de Güneş & Merkür ikilisi, Lilith ve Neptün kavuşumuna ve Satürn ve Pluto Kavuşumuna ılımlı açılar alıyorlar.
  • Haritanın Yükselen Noktası 24 derece Koç Burcu. Koç’un yöneticisi Mars, Terazi Burcu’nda ve haritanın 7’inci evinde.
  • Ay’ın girdiği Boğa’nın yöneticisi olan Venüs ise Yay Burcu’nda ve haritanın 8’inci evinde. Venüs, Neptün ile kare açı alıyor.

MEALİ;

BOĞA – AKREP Aksında gerçekleşen bir DOLUNAY bizi daima DEĞERLERİMİZ üzerinde düşünmeye ve çalışmaya sevk eder. Değer denilince aklımıza kullanımımıza açık olan maddi imkanlar ve para kaynaklarından, saygınlığımıza, bizi öne çıkartan özelliklerimizden hayattaki önceliklerimize kadar bir çok şey gelir. BOĞA ”Değerlerimizi Sabitlemek, Olduğumuz Yere Tutunmak, Elimizde Olana Tutunmak” gibi nitelikleri temsil ederken, AKREP ”Dönüşüm, Kayıplar, Sonlarla Gelen Yepyeni Başlangıçlar” ile ilgilidir.

Bu DOLUNAY’da:

  • Elimizdekileri kaybetme korkumuz, bizi önümüze çıkan imkanları değerlendirmekten alıkoyabilir. Değişim korkumuzun ”bir insanı ya da konumu elde tutmanın yüksek bedellerini” göze almaya kadar vardığını ve başka bir hayat ihtimalini kendi elimizle yok ettiğimizi fark edebiliriz.
  • Hayata ve ilişkilere ya da işimize verdiğimiz değerin ve gösterdiğimiz çabanın hak ettiği karşılığı bulmadığını düşünebilir, karşımızdaki kişilerin niyetlerini ve tutumlarını sorgulayabilriz. Kendimizi korumayı ya da yaptıklarımıza gereken değeri vermeyi bilmediğimizi anlayabiliriz.
  • Bir dönem para harcarken abartıya kaçmış olduğumuz konular, şimdi başımızı ağrıtabilir. Uzun vedeli huzurumuzu feda etmemek için kısa vadeli çılgınlıklara bir dur demek gerektiğini idrak edebiliriz.
  • Geçmişte önemsediğimiz bazı insanların verdiğimiz değeri hak etmediklerini, onlar hakkında yanıldığımızı fark edebiliriz. Hatta böyle bir ihtimali düşünmek bizi çok incittiği için yapılanları gözardı etmiş, işaretleri yok saymış olduğumuzu idrak edebiliriz.
  • Geçmişte yaşadığımız olumsuz deneyimlerin yarattığı kaygılar nedeniyle, zarara uğratılmaktan, aldatılmaktan, yanlış yönlendirilmekten korkabiliriz. Ancak bu korkunun etkisiyle yeni karşılaştığımız insanlar ve durumlar hakkında fazla eleştirel ya da korunmacı olduğumuzu görebiliriz.

Yaşanmışlıklar, hayat ve insanlar hakkında dikkate alınması gereken şeyleri öğrenmek ve bunları dikkate alarak kendi tutumumuzu düzeltmek için yararlıdır. Ancak yaşadıklarımızı kaldırmayı, sindirmeyi ve bunlardan fayda çıkartmayı başarmak, sanıldığı kadar mekanik ve basit bir şey değildir!

İnsan bazen sindiremediği şeyleri inkar etmeyi tercih eder ve kendince yazdığı bir senaryoya tutunur. Ya da yaşadıklarının adını koysa bile tutum değiştirmek zor gelir. Bu nedenle yeni deneyimlerinde de aynı hataları yapmaya ve aynı zararları görmeye devam eder. Bazen de o kadar acı çeker ki, her karşılaştığı durumdan kötücül bir senaryo yazarak korunmaya çalışır.

Oysa hayat, bizim elimizden çıkan SENARYOLAR ile yönetilecek bir sahne değildir. Hayatın bizi eğitmek için yazdığı senaryoların derin örgüsü, bizim öngürülerimizi, hayallerimizi, korkularımızı ya da inadımızı aşar. İnsan hayatı manipüle edemez veya ondan kaçamaz. Yaşanmamız ve hem başkalarının gerçek durumu hem de kendi gerçeğimizle yüzleşmemiz gereken her deneyim, bir yolunu bulup kapımızın altından içeri sızar.

Feleğin çarkı bize zulmetmez, biz çarkı durdurmaya çalıştığımız için kendimize zulmederiz! Zira kendimizce uygun bulduğumuz senaryolardan vazgeçmek bize çok ama çok zor gelir. Bırakmak yenilmek gibi, kaybetmek ölüm gibi gelir…

Oysa her ölüm bir yaşama gebedir ve her kaybın içinde bir kazanç vardır; o da cebimize kalan dersler ve önümüzde açılan yeni olasılıklardır. Bize düşen, beklentisiz, yargısız, duyarlı, dikkatli ve esnek olmaktır! ANDA KALMAK bundan başka birşey değildir 🙂 Anı yaşamak, yaşananı geçmişten bu güne taşıdığımız yüklerle veya geleceğe dair beklenti ve kaygılarla kirletmemektir. Olanı olduğu gibi görüp, gereken aksiyonu almaktır. Hayat gereğini yapanı ustaca yönlendirir ve destekler! Olayları kendi istediği yöne çekmeye çalışana ise sadece uyarılar göndermeye devam eder.

Bu DOLUNAY’da hayatın size sevgiyle yaptığı uyarıları ve önünüzde açtığı yolları görmezden gelmeyin…

BURÇLARA göre yorumu yapacağım 🙂 Ama şimdi müzikkk

Hayat İçinde Kendilerini Karşının Taksisi gibi hissedenlere gelsin: NALANNNNN – Emir Can İğrek

https://www.youtube.com/watch?v=NZ926mNdt1w



10 Comments

  1. FİGEN

    Kafama kese kağıdı geçirip gezesim var Juno bacım… Ama karşının taksisi olduğumu şimdi anladım.

  2. Handan

    Yarin sabah iki ekmek alabilecekmiyim diye dusunurken bi bakmisim ki kendi degerlerime odaklanacak halim kalmamis bu sozlerim de kendini uzay gemisinde neptun civarinda yolculukta zanneden toplumun gerceklerine bayagi bayagi yukardan bakan sonradan filozoflara gelsin selamlar

  3. Leyla Yaman Özkaya

    **Hayat içinde karşının taksisi hissettiğimiz anlar, kendimize kendimizin yabancı geldiği anlar ve aksi olarak tanımlandığımız tüm anlar için ~> Bu Dolunay ile şifalanma niyetim HEPİMİZE OLsun 💞 **

  4. Ayşe

    Burçlara göre olan yazınızı bekliyoruz. Devamlı kontrol ediyorum.🧐😅🤗😍😍😍

    1. JUNO

      Yetişmedi maalesef hastalandım

      1. Huly

        Hadi iyileş ama 🙂

  5. Huly

    O kadar güzel bir Dolunay ile uyandım ki anlatamam. Bu retro hayatımda işime yaramayan her şey ile vedalaştım öfke, nefret ve hatta aşkla bile tüm iyi ve kötü senaryolarımla vedalaştım. Geri kalan ömrümün ilk gününde tertemiz hissediyorum. İyi ya da kötü, nasıl gelirse gelsin yaşamla barıştım. Yalnızlığımın en derinliğinde çok iyi gizlenmiş özümü buldum. Meğer hiç terk edilmemişim. Meğer hiç yalnız değilmişim… Meğer yaradılışım başından beridir farkında değilmişim! Ben yalnızlığın olasılığını hesaplarken Yalnızlığın olasılıksızlığı ile alt edildim. Hayatımın en güzen alt edilişi bu. Benin en güzel ölümlerinden biri… Tanık oluyorken hayatıma bugün, isyanın karanlığını değil şükrün aydınlığını seçtim. Seni seviyorum Junom. Teşekürler…

  6. Dilara

    Geçmiş olsun. Acil şifalar dilerim

  7. Nuray

    Çok geçmişler olsun…her zaman ki gibi tam isabet emeginize saglık

  8. Özlem

    Öyle bir dönem yaşıyorum ki, normal hayat döngüsü içersinde asla düşünmediğimiz bir yönüne tanık oluyorum.Hasta babamın bitmiş bedenini bırakmaya bir türlü ikna edemediği ruhuyla savaşına tanık oluyorum.Kontrol edilemez bir döngünün içinde akışta kalabilmenin hiç de kolay olmadığını deneyimliyorum.Yazılarınız duygu dalgalanmalarıma iyi geliyor.Gerçekliğe tutunmama yardım ediyor.Minnettarım🙏🏻

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: