Ay, coşkulu ve dizginlenmesi zor bir hal aldığı YAY Burcu’na girdi ve Satürn ile kavuştu bugün.
Böylece, Satürn’ün Lilith ve Merkür ile kavuşumda olan Kuzey Ay Düğümü ve Güney Ay Düğümüne yaptığı görünümler de tetiklendi.
Üstelik Başak Burcu’ndaki Mars, Jüpiter ile kavuşumda ve bu ikili Pluto ile üçgen görünümde.
Öte yandan Başak’taki Venüs’ün Neptün’e karşıtlığı devam ediyor.
Acep göklerde hal bu iken, İnsan-Evladı’nın payına neler düşmekte 🙂
İnsan tutkularının peşine düşüp, onları hop zıp elde ederek keyif alır ya hayattan… İşte bu ara böyle kısa vadeli zaferlerin ”bir sonraki emre kadar ertelendiği” bir dönemdeyiz.
Hayata sabırla tutunmak ve hedeflerimizi titizlikle takip etmek gereken bir zaman… Aksiliklere, ertelemelere, belirsizliklere RAĞMEN yola devam etmek bu ara bizim payımıza düşen!
ZİRA MÜFREDAT KONUMUZ; UMUTSUZLUĞA KAPILIP HAVLU ATMAMAK 🙂
Zamanın eli her şeyi usulca olması gereken hale getirecek… Ama bu arada özenli, kararlı, ETİKLERİMİZE SAYGILI, ve gayretli olmaya devam etmemiz ve OLUMSUZ BEKLENTİLER ile gönlümüzü karartmamamız gerekiyor.
”Beklenti” ile ”Umut” arasındaki farkı anlamak lazım demek ki herşeyden önce…
BEKLENTİ, belirli bir hedefe yönelip, onu gerçekleştirmenin hayaliyle adım atmaktır. Bizi yolda tutan havuç, ELDE ETMENİN HAZZI’dır.
UMUT ise üzerimize düşeni hakkıyla yaptığımız zaman, hayatın bize İHTİYACIMIZ OLANI getireceğine dair duyulan güvendir. Yolda karşımıza çıkanlardan HOŞNUT olmaktır.
Birinin temelinde kontrol arzusu, diğerinin temelinde ise ”programın mükemmel işlediğine dair” bir teslimiyet vardır. Biri elde etmek için HERŞEYİ YAPMAYA teşvik eder bizi.. Diğeri ELİNDEN GELENİ NE OLURSA OLSUN YAPMAYA 😉
ATEŞ ARABALARI gelir aklıma, içime ”elde edememe kaygısı” düştüğü vakit…
Filmde biri kendini ispat etme hırsı ile, diğeri ise Yaratan’ın verdiği yeteneği iyi kullanarak O’nu yüceltme arzusu ile koşan iki adam vardır. Hırslı olan, 100 metre yarışını kazanır. Antrenörünün de çok iyi tespit ettiği gibi, 100 metre hırs ile kavrularak koşanların alanıdır zira… Diğeri ise herkesin vücudunun 300 metreden sonra katılaştığı 400 metre koşusunu kazanır… Zorlanmadan, başını keyifle geri atmış bir şekilde gülümseyerek 🙂
Maraton ise dersimiz, bize düşen yaratılışımızda var olan sabır, kararlılık, ayartılmadan, yılmadan yola devam etmek ve detaylara dikkat etmeyi bırakmamak niteliklerini ONURLANDIRMAKTIR!
ATEŞ ARABALARI – VANGELİS

