LİLİTH Yay Burcu’nda – Yargılamamayı Öğrenmek Zamanı!

Resim:

LİLİTH Yay Burcu’nda – Yargılamamayı Öğrenmek Zamanı!

KARA AY – LİLİTH bir asteroid değil tıpkı Ay Düğümleri gibi hesaplanan bir noktadır. Girdiği burç ve transit yaptığı eve göre, utanç veya kaygı  nedeniyle yüzleşmekten ve sağlıklı bir biçimde ortaya koymaktan kaçındığımız, reddetmeye çalıştığımız, bu yüzden de bazen kontrolsüzce sergilediğimiz zaafları, ‘’gölge yanları’’ ortaya çıkartmamıza ve bunları sağaltmamıza vesile olur. Bir burçta yaklaşık 9 ay kalır.

Lilith’in Şeytan’a uyduğu ve insanları da şeytana uymak için baştan çıkarttığı söylenir. Başkaldıran ve özgür dişinin simgesi olduğunu da iddia edenler vardır. Ancak mana boyutunda DİŞİL’den kastedilen beden, ERİL’den kastedilen ise RUH’tur. Ruhun bizi zincire vurduğunu zannetmek ve ondan bağımsız bir bilinç sahibi olabileceğimizi varsaymak, kendimizi KAYGI TUZAĞI’na düşürmekten başka bir şey değildir. Beden Ruh’un bineğidir. Ruh’un rehberliğinde yol almaya çalışırken, Lilith bizi kaygılarla yoldan çıkmaya teşvik eder ve aslında bizi var eden bütünlükten şüphe edenin yine biz olduğumuzu, zaaflarımızın bizi tüm güçlülük zannına tutunmaya ittiğini, yüzümüze vurur.

Lilith 20 Aralık 2025’te YAY Burcu’na girdi ve 16 Eylül 2026’ya kadar orada kalacak. Bu sürecin bize nasıl öğretileri olacak derseniz;

YAY anlamakla, inanmakla ve kendini özgür hissetmekle ilgilidir. Gölgesi her şeyi en iyi kendisinin bildiğini zannetmek ve yargıda bulunmaktır.

Hayatı iyi anlarsak güvende olacağımızı zannederiz.  Bunun için de genelde yargılara, ön kabullere ve varsayımlara tutunmaya çalışırız. Zaten… diye başlayan cümleler kurarak kendimizi her şeyi çözmüş bitirmiş gibi hissetmeye çalışırız. Olumsuz varsayımlarda bulunmak bile bize kendimizi BİLME güvenliği içinde hissettirir. Oysa bir durumu gerçekten anlamak için önyargılardan, kaygılardan, beklentilerden arınmış bir gözle bakmayı becermek, UYANIK kalmak gerekir. Bu insanın en büyük açmazlarından biridir!

Lilith YAY Burcu’ndan geçerken, ‘’hiçbir şeyin umduğumuz gibi gelişmemesine’’ nasıl tepki verdiğimizi görürüz. Dış koşulların yanıltıcı, belirsiz, güven vermeyen şekilde seyretmesi söz konusu olabilir. Çevremizde hayatın bir düzeni ve adaleti olduğuna dair inancımızı zedeleyen gelişmeler olabilir. Ufka baktığımızda sadece karanlık ve belirsizlik varmış gibi hissedebiliriz. Evet, olayların nereye varacağını bilmemek ürkütücüdür. Ama asıl sorun bilmediğimizi kabul etmek ve gözleme, öğrenme, yeni düşünceler geliştirme sürecine geçemiyor olmamızdır!

2026 yılı, büyük yıkımlar, dönüşümler ve yeniden yapılanmaya açılan fırsatlar getirecektir. Bunun detayı için 2026 yılı tahminlerini içeren  yazımı okuyabilirsiniz. Yeniden yapılanmaya giden fırsatları yakalamak, eskiye takılıp kalmamak, kendimizi UYANIK tutmakla mümkündür.

Bu süreçte Lilith’in Yay’da olması, en fazla varsayımda bulunan, en çok yargı geliştiren, en karamsar olan ve bir yol açabileceğine dair kanaatini ve gayretini en fazla kaybedenlerin, pişman olacakları anlamına gelir. Bu pişmanlık; sadece söylenerek ve umutsuzluğu büyüterek yerimizde sayarken, bazı gelişmelerin hiç de düşündüğümüz gibi sonuçlara yol açmadığını, yahut da umulmadık imkanların da ortaya çıktığını, ama bizim kendi kendimizi kısıtlayarak o fırsatlardan mahrum kaldığımızı görmektir.

Telaş, kaygı, bir an önce aksiyon alma arzusu ile aceleci tercihler yapmak, her karşımıza çıkan veriye ve söyleme kendimizi kaptırmak bizi güvende tutmaz. Bilgi sabit bir göl değil akan bir sudur. Bilginin bilince ve karara dönüşmesi için, gözlem, araştırma, inceleme, kesin yargıya gitmeme, gerçeğin ortaya çıkması için sürece güvenme, serinkanlı ve yapıcı olma gibi pratiklere ihtiyacımız vardır. Yargıdan uzak kalmak ve yeni bakış açılarına açık olabilmek, yolun atılan her adımla ayağımızın altında açılmasına imkan verir.

Yay’ın bir özelliği de etik sahibi olmaktır. Dünyada etik diye bir şey kalmadığını düşünmek de güvensizliği arttırır ve bireyleri bir çıkış yolu bulmak için etik dışı davranmak gerektiği gibi bir algıya sürükler. İnsanlar yoldan çıkıyor, ahlak sukut ediyor, tuz bile kokmaya başlıyor gibi görünebilir. Oysa sistemin kanunları sabittir! İnsanlığına değer veren insanın işi Dünyanın Tuzu olmaktır! Varsayımlarımıza, yargılarımıza, kibrimize, takıntılarımıza veda ederken, kişisel değerlerimize, etiklerimize ve Ruh’dan gelen umuda tutunmak bizim tek çıkar yolumuzdur. İnsan ÖZ’ünün ışığına sırt dönmediği sürece, gideceği yol daima aydınlanır.

Aşağıda BURÇLARA GÖRE yorumlar da var. Amaaa bu yazıya YILBAŞI ruhuna pek yakışan bir Elvis Presley şarkısı çok güzel uyar;

 

KOÇ ya da Yükselen KOÇ: Kendinizden her zamanki kadar emin olamayacağınızı fark edebilirsiniz. Hayal kırıklığı, belirsizlik, güvensizlik, geleceği planlayamama gibi duygular hayatınıza hakim olabilir.  Beklentilerinizin aksine gelişen süreçler karşısında umutsuzluk ve inançsızlık döngüsüne girebilirsiniz. Belirsizlik içinde hangi yöne gideceğini seçememek sizi kızgın ve hırçın hale getirebilir. Geleceğe güven duymak için mutlaka gerçekleştiğini görmek istediğiniz adımlar ya da hayatınız için belirlediğiniz çerçeveleri anlamsız hale getiren olaylar yaşanabilir. İnançlarınızı sorgulayabilirsiniz. Güven duyduğunuz kişiler ya da kurumlar tarafından yanıltılabilir ya da haksızlığa uğradığımızı düşünebilirsiniz. Bu süreçten çıkmak için ‘’geleceği tasarlarken geçmişten gelen beklenti ve yargılarınızı bir yana bırakmayı’’ öğrenmeniz gerekir. Durmayı, düşünmeyi, izlemeyi ve kendinizi doğrulamaktan vazgeçmeyi öğrenin! Haklı çıkmaya çalışmayın. Haksız ya da bilgisiz olabileceğinizi kabul etmek sizi öldürmez. Ama kibriniz yüzünden yanlış yollarda ısrar etmek, daha büyük sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Beklentiler ve yargılar sizi hareket ederken tutuk ve esneklikten uzak hale getirir. Geçmişte sizin için iyi olduğuna inandığınız şeylerin gerçekleşmesini beklemek yerine akışı izlemek ve olanın içindeki umudu, yeni olasılıkları, yeni yolları görmeye çalışmak, her koşulda yol alabilmenizi ve hayal bile etmediğiniz çıkışlar yakalayabilmenizi sağlar.

BOĞA ya da Yükselen BOĞA: Kontrolün tamamen elinizden kaçtığını, bu yüzden de her şeyin elinizden alınabileceğini düşünerek endişe edebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmamıza neden olacak şekilde davranabilir. Tutkularınızın ve korkularınızın temelinde yatan psikolojik örüntülerle yüzleştiğiniz bir zaman olabilir.  Size zarar veren,  gelişmenize mani olan duygu ve davranış kalıplarını tamamen dönüştürmenize vesile olacak olaylar ve insanlarla karşılaşabilirsiniz. Bu dönüşüme cesaret etmek hatta bunu yapmaya mecbur kalmak için, sarsıcı duygusal ve fiziksel deneyimler yaşamanız da gerekebilir. Artık verimli olmayan bir yaşam tarzımız, bize zarar veren tüketim alışkanlıklarımız varsa ya da bize zarar veren / tüketen ilişki modellerini sürdürüyorsak, bunları kökten dönüştürmek zorunda olduğumuzu anlarız. Zira büyük bir tıkanıklık yaşanır. Bir şeyleri elinizde, birilerini çevrenizde tutmanın size fayda getirmediğini göreceğiniz zaman geldi. Vazgeçebilmenin en büyük güç ve gerçek kazançların yolunu açan tavır olduğunu bu süreçte öğrenebilirsiniz. Gizli kalmış sağlık sorunlarınız ortaya çıkabilir ve sizi kendiniz için mücadele etmeye teşvik edebilir. İnsanın kendi sağlığına nasıl zarar verdiğini görmesi, hayatının değerini algılaması ve kendisinin kıymetini bilmesi için büyük bir uyaran olabilir. Hayat bizden vazgeçmez, biz hiçbir şeyden vazgeçemediğimiz için aslında kendimizden vazgeçeriz. Zira bizi ayakta tutanın sahip olduklarımız olduğunu zannederiz. Oysa yaşıyor olmak her şeye yeniden başlamak ve daha iyisini yapmak için verilmiş bir fırsattır.

İKİZLER ya da Yükselen İKİZLER: İlişkilerin sizi gelişmekten, yolumuzu bulmaktan, kendiniz olmaktan alıkoyduğunu düşünebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmanıza neden olacak şekilde davranabilir. Duygusal ya da maddi bağlarınızda baskılanmış olan sorunlar, ifade edilmemiş kızgınlıklar ortaya dökülebilir. Şüphe, kullanılma ya da aldatılma kaygısı, güvensizlik gibi duygular karşılıklı olarak yükselebilir. Bu süreçten uzlaşarak çıkmak için, açık iletişim kurmayı, beklentiler, algılar ve duygular konusunda dürüst olmayı ve adil davranmayı becermeniz gerekir. Eğer ilişkileri devam ettirmek adına haksızlık, göz ardı edilme, kötücül sayılabilecek davranışlara maruz kalma gibi süreçleri sineye çeken biriyseniz, karşınıza bu tavırları tahammül edilemeyecek boyutta sergileyen biri çıkıp, sizi sağlıklı bir başkaldırı sergilemeyi öğrenmek konusunda tetikleyebilir! Bağlanmaktan ve hayal kırıklığına uğramaktan korktuğunuz için olmayacağı baştan belli olan ilişkilere yöneldiğinizi fark edebilirsiniz. Özsevgi ve özsaygı sorunlarınız nedeniyle ‘’zehirli’’ ilişkilere takılı kaldığınızı idrak edebilirsiniz. Kimseyi tolere edememek, kullanılmamak ve hırpalanmamak adına yalnızlaşmak ya da sizi doyurmayan ve hatta inciten ilişkileri hoşnutsuzluğunuza rağmen sürdürmek gibi uçlarda savrulmak zorunda olmadığınızı fark etmeniz gerekebilir. Bunun yerine kendinizi olduğumuz gibi, dürüst ve cesur bir şekilde ortaya koymanın kaybetme korkusu ile değil sağlıklı bir ilişki yaşama arzusu ile hareket etmenin, Size denk olan insanlarla yan yana gelmek için gerekli tutum olduğunu öğrenebilirsiniz.

YENGEÇ ya da Yükselen YENGEÇ: Hayatınıza bir düzen verme yeteneğiniz ya da hakkınız olmadığını, istemediğiniz bir yöne savrulduğunuzu ve artık böyle bir hayata mahkum olduğunuzu zannedebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmamıza neden olacak şekilde davranabilir. Sizi alıştığınız koşulların çok aksi bir şekilde yaşamak zorunda bırakan olaylar ya da insanlar ortaya çıkabilir.  Bunalabilir ve bunu kendinize bile ifade etmekten korkabilirsiniz. Birileri sizi mızmızlık etmek, çok şikayet etmek, her şeyi fazla sorgulamak ve uyumsuz ya da çok bilmiş olmakla suçlayabilir. Sizin birilerine ‘’dur, bunu yapamazsın, bu bence yanlış’’ demeniz gerekebilir. Sağlığınız, gündelik düzeniniz ya da işinizle ilgili konularda biz bazı şeyleri fazla salmış bırakmış olduğunuzu ve artık kendimize bir çeki düzen vermeniz gerektiğini fark edebilirsiniz. Sevimsiz olma ya da başını belaya sokma, belki de her şeyi düzeltme sorumluluğunu üzerinize almaktan çekinme kaygısının, sizi boyun eğen ve böylece suçu başkasına atan, uslu kurban rolünü  kendinde tutan biri olmayı tercih ettiğinizi fark etmeniz gerekebilir. Korunmayı beklemeyin ve birilerinin sizin ihtiyaçlarınızı görmesini ummayın. Neye ihtiyacınız olduğunu bilin ve kendinizi korumaya alın!

ASLAN ya da Yükselen ASLAN: Bu defa Lilith sizi kalbinizden vuracak! Sevilecek bir olmamaktan korktuğunuzu fark edebilirsiniz. Sevilmek, kabul görmek, hayran olunmak için üstlendiğiniz roller size zarar vermeye başlayabilir ve siz bunları bırakmaktan korktuğunuz ile yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz. Kendi huzurunuz, esenliğiniz ile başkalarının onayı ve size yönelik yüceltici beklentileri arasında sert bir seçim yapmanız gerekebilir. Birileri sevilmeme korkunuzu ortaya çıkartmanıza neden olacak şekilde davranabilir. Hayatınıza şımarık ve talepkar olmaktan hiç kaçınmayan, dünyanın merkezinde olduğunu zanneden ve sizi yok sayarak davranabilen birileri girebilir. Ya da siz onların varlığı nedeniyle kendinizi sakil ve göz ardı edilmiş hissedebilirsiniz. Ne yaparsanız yapın sevgisini kazanamadığınız ya da ilgisini çekmek için kendinizden aşırı fedakarlık etmek, olmadığınız bir role bürünmek zorunda kaldığınız biriyle ilişkiye girebilirsiniz. Zehirli bir ilişki sizi normal yaşantınızdan çıkartıp, çok sert duygu fırtınalarının içine itebilir. Kendinizi sevmediğiniz, sevilmeyi hak ettiğinize inanmadığınız için imkansız ilişkiler peşinde koştuğunuzu fark etmeniz gerekebilir.  Aslında sizin de sevmeyi bilmediğinizi, sadece önemsenmek ve arzu edilmek istediğinizi, bu duyguyu sizden sakınanların peşine fareli köyün kavalcısı gibi düştüğünüzü kendinize itiraf etmeniz gerekebilir.

BAŞAK ya da Yükselen BAŞAK: Kapınızda bir güvenlik ya da yakınlık krizi var. Bu transit sırasında ‘’aidiyetlerden de onları kaybetmekten de korktuğunuzu’’ fark edebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmanıza neden olacak şekilde davranabilir. Ailenizle ya da özel ilişki içinde olduğunuz biriyle sizi incitebilecek ya da bunaltabilecek kadar yakın olmak zorunda kalabilirsiniz.  Birileri özelinize istemediğiniz kadar girebilir ve sizi kendinizi açmak zorunda bırakabilir. Bu size savunmasız hissettirebilir. Ya da birileri size sırtını fazlasıyla yaslayıp, özel alanınızı işgal edebilir ve sizi istemediğiniz kadar verici, koruyucu, anaç davranmak zorunda bırakabilir. Bu süreçte aile ilişkilerinin sizde bıraktığı olumsuz izlerle yüzleşmeniz, sevilmeyi ve bakılmayı hak etmediğinize ya da böyle bir bağımlılığın insanı sonradan incittiğine dair korkularınız ortaya çıkabilir. Geçmişte sevilip korunmadığımızdan dolayı insanlara ve dünyaya kızgın ve güvensiz olduğunuzu, bu nedenle size ihtiyacı olanlara özenli bir sevgi ve bakım vermekten de kaçınan bir yanınız olduğunu görebilirsiniz. Bu kızgınlığı ve kırgınlığı sağaltmadıkça sağlıklı ilişkiler yaşamanızın mümkün olmadığını algılayabilirsiniz. Sorun aidiyetler ve yakınlık değildir. Sorun SINIRLARDIR. Sağlıklı sınırlar, korkuyla – eleştirilme ya da kullanılma korkusu ile – koyulmaz. Kendimize duyduğumuz sevgi ve başkalarına karşı beslediğimiz anlayış ve şefkat arasındaki dengeyi bularak kurulur.

TERAZİ ya da Yükselen TERAZİ: Kendinizden emin görünmeyi çok sevseniz de aslında ne düşüneceğinizi ve ne yapacağınızı bilmediğinizi fark edebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmanıza neden olacak şekilde davranabilir. Zihinsel olarak kendinizi bir karmaşa ve belirsizlik içinde bulabilirsiniz. Yanlış bilgilendirme, dedikodu, şüphe ve vesvese yayan bir çevre gibi şeylerle sınanabilirsiniz. Panik hissiniz artabilir. Elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı, neyin uygun olduğunu bilemediğiniz bir ortamda kalabilirsiniz. Temel zaafınız her şeyin doğrusunu bilmek ve her şeyi en doğru anlayan olmak ise, bu dönem sizi önce varsayımlara düşürerek sonra da yanıldığınızı göstererek sallar. Her şeyi yanlış yapıyormuş, neyi nasıl anlatmanız gerektiğini bilemiyormuş, birileri sizi ısrarla yanlış yorumluyormuş ya da görmezden gelmeye, ciddiye almamaya, yaptıklarınızı çarpıtmaya kalkıyormuş, alay konusu oluyormuşsunuz gibi görünebilir. Bu süreçte asıl önemli olan her duyduğunuza inanmak huyundan vazgeçmeniz ve kendinizi herkese kabul ettirmek, herkes tarafından anlaşılmak, ne kadar doğru olduğunuzu herkese onaylatmak, birileriyle ortak bir fikir ve tavırda buluşmak zorunda olmadığınızı fark etmektir. Siz bağımsız bir fikir ve duruş geliştirebilir ve çekildiğiniz her yere gitmeyebilirsiniz. Fazla panik yaptığınız için hiçbir şey yapamaz, söyleyemez, önümüzü göremez hale geldiğinizi ve çevrenize karmaşık mesajlar verdiğinizi fark etmeniz de mümkündür. Anlaşılmamak veya yadırganmak kaygısı ile fazla gergin ve sert konuştuğunuzu, tartışma arayan birine dönüştüğünüzü, her ağzınızı açtığınızda birilerini incittiğinizi görmeniz de gerekebilir.

AKREP ya da Yükselen AKREP: Kendinizi yetersiz ve değersiz hissettiğiniz konuları fark edebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmanıza neden olacak şekilde davranabilir. Maddi olarak sizi zorlayan bir süreçle baş etmeniz gerekebilir.  Altından kalkabileceğinizden emin olmadığınız bir işe girebiliriz. Hayatta geldiğiniz yeri, sahip olduğunuz maddi koşulları ya da taşıdığınız nitelikleri etrafınızdakilerle karşılaştırdığınızda eksik, az, önemsiz, değersiz bulabilirsiniz. Sahip olduklarınızın küçümsendiğini, yaptıklarınızın önemsizleştirildiğini, hakkınızın yenildiğini görebilirsiniz. Konu ister fiziksel, ister maddi, ister duygusal boyutta şekillensin… Asıl önemli olan sahip olduklarımıza değer biçmenin ve onları verimli kullanmanın öncelikle bizim görevimiz olduğunu görmektir.  Biz kendi niteliklerimizi küçümsüyorsak hakkımızı arayamayız, kendimiz için daha iyisini isteyemeyiz ya da bize daha uygun olan koşulları aramaya kalkmayız. Bizde olanı iyi kullanmak yerine, başkalarının sahip olduklarına özeniyorsak, içimizdeki yoksunluk ve değersizlik hissi hiç bitmez. Birileri bizi azımsadığında, özdeğer ve özsaygı duygumuzu muhafaza edemeyiz. Aşağılık duygusunun etkisiyle birilerinin yanında kendimizi ezik hissederken bazı insanlara da üstten baktığınızı, yüzeysel bir değer anlayışı ile yargıladığınızı fark etmeniz gerekebilir. Bazen de kendimize biçtiğimiz konumlar ile elimizde olanlar arasındaki fark bizi memnuniyetsiz kılar. İhtiyaçlarımızı karşılamak için yapmamız gereken şeyleri biz küçümsüyor ve kendimize yakıştırmıyor olabilir. Oysa alnının teriyle para kazanmanın onuru, basit bir sosyal gururun üzerindedir. Bu süreçte sahip olduklarınıza değer verememenin sizi tatminsiz hale getirdiğini, elde ettiklerinizi hakkıyla takdir etmeyi ve doyumlu hissetmeyi beceremediğinizi görebilirsiniz.

YAY ya da Yükselen YAY: Kendinizi ortaya koymaktan duyduğunuz korkuyu ya da bedeninizden dolayı duyduğunuz utancı fark edebilirsiniz. Birileri bu duygunuzu ortaya çıkartmanıza neden olacak şekilde davranabilir. Fiziksel olarak zorlandığınız, bir hastalık ya da bir şekilde sizi zorlayan bir süreçle baş etmeniz gerekebilir. Özgürlüğünüz kısıtlanmış ve gelecek tasarımlarınız belirsiz hale gelmiş gibi hissedebilirsiniz. Bazı Yaylar zor geçen hamilelik ve doğum süreçleri yaşayabilir ve bununla baş etmekte zorlanabilirler. Kendinizi fiziksel olarak zorlanıyor, çirkinleşmiş ya da kendisi için var olmayı hak etmiyor – istemese de – bir başkasına öncelik veriyor hissetmek gibi bir süreç geçirmeniz, ağır bir doğum sonrası depresyonu yaşamanız söz konusu olabilir. Bu süreç size kendinizi görüntünüz nedeniyle değil olduğunuz gibi kabul ederek sevmeyi ve önce kendinize gerçekten şefkat duymayı sonra da bunu bir başkasına vermeyi öğretebilir. Konu ister fiziksel, ister duygusal, ister varoluşsal boyutta şekillensin… Asıl önemli olan gerektiğinde ben buyum, böyleyim, benim için iyi olan budur, ben var olmayı ve kendimi korumayı hak ediyorum diyebilmektir. Var oluş hakkınızın göz ardı ediliyor olmasına duyduğunuz gizli kızgınlıkla etrafımıza hırçın davrandığınızı fark etmeniz de mümkündür. Kendinizle ilgili varsayımlarınız ve yargılarınızdan kurtulmak sizi gerçekten ÖZGÜR kılacaktır.

OĞLAK ya da Yükselen OĞLAK: Çaresiz ve çıkışsız kalmaktan korkabilirsiniz. Kontrolünüz dışında gelişen sıkıntılı bir sürece sadece seyirci kalmak ya da kısmen mağdur olmak da söz konusu olabilir. Sağlığınızla ilgili bir süreçten geçebilir, bir tür nekahet devresi yaşayabilirsiniz. Başkalarının sizi içine çektiği bir duruma sabretmeniz gerekebilir. İstemediğiniz bir fedakarlık yapmaya mecbur kalabilirsiniz veya dahil olmak istemediğiniz bir zorluğun parçası haline gelebilirsiniz. Bunalmak, sıkılmak ya da sadece eli kolu bağlı kalıp kaygılanmak dışında bir şey yapamayabilirsiniz. Oğlak çaresizlikten ve işlevsizlikten nefret eder. Ancak Lilith’in yarattığı kaygıyı aşmak için müdahale etmeniz gerekmeyen şeylere sadece seyirci kalmayı, düzeltemediğiniz, iyileşmesini ya da hızlanmasını sağlayamadığınız bir sürecin sabır, iman ve iyi niyetle geçmesini beklemeyi öğrenmeniz iyi olur. İçe çekilmek, gücü dışarıdan alamamak, dıştaki süreçlere de müdahale edememek, insana kendine dönmek, iç gücünü fark etmek için fırsat verir. Yaşanan reel bir sorun olmasa bile, dış dünyadaki akışın kaygı verici olması ve bunun yarattığı belirsizlik hissinden dolayı sıkıntı çekebilir, size de yansıması halinde bununla baş edememek, yetersiz kalmaktan korkabilirsiniz. Oysa dıştaki karanlık içteki büyük aydınlığı görmeniz, manevi gücünüzü keşfetmeniz için sizi zorlayan bir teşvik unsuru olabilir.

KOVA ya da Yükselen KOVA: Bu süreçte fazla risk almaktan veya aykırı tercihler yapmaktan korkabilirsiniz. Evet bir Kova için komik bir durum ama belirsizlik bu kez sizi rahatsız edebilir. Sonunun nereye varacağını bilmediğiniz bir maceraya doğru yedek lastik almadan yola çıkmışsınız gibi gelebilir. Sizi hiç tanımadığınız bir ortama iten tercihler yapabilir, nasıl uyum sağlayacağınızı bilmediğiniz bir süreçten geçebilirsiniz. Reddedilmekten, yalnız bırakılmaktan, uyumsuz ve uygunsuz bulunmaktan, anlaşılmamaktan hatta ceza görmekten çekinebilirsiniz. Gözü karalık ve olumsuz işaretleri kulak arkası etmek ile cesur olmak aynı şey değildir. Bu süreçte en önemli öğreti varsayımda bulunmamak ve biliyormuş gibi davranmamaktır! Yersiz riskler almamayı, tanımadığınız ortamlara ya da yaşamadığınız deneyimlere ‘’alıştığınız gibi’’ yaklaşmakta ısrar etmemeyi, daha önce karşılaşmadığınız bir durumla baş başa kaldığınızda gözlem gücünüze, iç sesinize ve yaratıcı çözümler üretme becerinize başvurmayı öğrenmeniz gerekecektir. Ancak bunun için entelektüel kibrinizi bir yana bırakmak ve bir çocuk kadar yargısız, öğrenmeye ve anlamaya açık kalmak zorundasınız. Gelişmek, ileri gitmek, denenmemişi denemek, eski kalıplara bağlı kalarak mümkün değildir. Yepyeni bir alana girerken bildiğinizi sandıklarınızdan güç bulmak yerine, deneyim kazanmaya gönüllü olmak ve duyularımızı keskinleştirmek ya da özel yanlarımızı keşfetmek için cesaret göstermek size daha fazla yardımcı olacaktır.

BALIK ya da Yükselen BALIK: Bu süreçte sorumluluklarınızı yerine getirmek konusunda yeterli donanıma sahip olmamaktan korkabilirsiniz.  Sizi aştığını düşündüğünüz yükler taşıyormuşsunuz ya da sizden çok fazla şey bekleniyormuş gibi gelebilir. Size başarılı olmanız için fazla baskı yapan ya da kendi beklentilerine göre sizi yönlendirmeye çalışan kişilerle karşılaşabilir, parçası olmak istemediğiniz şeylerin sorumluluğunu alabilir, ya da basitçe yönetmekte zorlandığımız bir süreçte ayakta kalmakla uğraşabilirsiniz. Ya beceremezsem kaygısını yönetmeyi öğrenmeniz gerekebilir. Bu da canı istediği zaman bir ortamdan uzaklaşıverebileceğini hissetmek isteyen Balık’a zor gelebilir. Bir durumun üstesinden gelmeniz gerekiyorsa, ona çaresizlik duygusu ya da sorumluluktan kaçma arzusu ile yaklaşmanın bir işe yaramayacağını öğrenmeniz gereken bir zamandasınız. Hem güçlü, başarılı ve etkili görünüp, bazı konumları ve tanımları üstlenip hem de karar almaktan, yorulmaktan, hata yapmaktan, bedel ödemekten kaçınamayız. Güç başkalarının arkasına sığınarak ya da sorun çıkınca kaçarak elde edilmez. Güçlü olmak kazanılan bir hak değil çaba vererek, hata yaparak bedel ödeyerek öğrenilen bir duruştur. Sorumluluklarımızın hakkını veremediğimizde bizimle beraber başkaları da zarar görebilir. Kaçıp gitmek, başkalarını veya sistemi suçlamak ya da mağdur ve çaresiz rolünü üstlenmek yerine, kolları sıvayıp gayret etmek sizi huzura çıkartacaktır.

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

Son Yorumlar

Behlül Bilgin yazarının 20 Kasım 2025, AKREP Burcu… yorumu
Belgin yazarının 5 Kasım 2025, Boğa Burcu… yorumu
Mediha yazarının 7 Ekim 2025, KOÇ Burcu’n… yorumu
Hazal yazarının 21 Eylül 2025, BAŞAK Burcu… yorumu

Juno - Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin