Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

7 Ocak 2023, YENGEÇ Burcu’nda DOLUNAY; Güvende Olmak Ne Demek?

Matisse

Matisse

7 Ocak 2023 günü, İstanbul’a göre 02:08’de DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini aldı. DOLUNAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;

Sosyal gündem iddialı, sert ve ödünsüz tutumlara sahne olacak… Kontrol arzusu yüksek, iletişim kanalları kapalı. Adeta herkes kendi bildiğini okuyor, kendi türküsünü söylüyor, kimse kimseyi dinlemiyor, kimsenin kimseye güveni yok. Herkesin tedirgin olmak için çok sebebi var! Bu yüzden de adil, açık, uzlaşmacı değil, ”ben yaptım oldu” mantığına dayalı ve tüm taraflarda iktidarı korumaya odaklı yöntemler tercih ediliyor. Merak edilen konularda kalıcı çözüm getirmeyen bir Ocak ayı yaşanacak diyebiliriz…

Bireysel düzlemde;

Kontrol edemediğimiz her şeyden çok rahatsız olduğumuz ama hayatımızı ve çevremizi alıştığımız yöntemlerle kontrol edemeyeceğimizi de çok açık şekilde gördüğümüz bir dönemden geçiyoruz!

Güvende olma arzumuz yüksek… Belirsizlikler de bir o kadar fazla. Geleceğimizi kendimizi ve önemsediğimiz her şeyi korumaya alacak şekilde planlamak istiyor fakat hayatın çarklarındaki tıkanmalar, bu tıkanmaları oluşturduğunu düşündüğümüz insanlar ya da kurumlar yüzünden, kırılgan ve çaresiz hale getirildiğimizi hissediyoruz. Hiç bir şey bizim düşündüğümüz gibi akmıyor. Planlarımız istediğimiz gibi gitmiyor. Hiç bir süreci bildiğimiz gibi yönetemiyruz. Böyle hissetmek de bizi bazen çok şikayetçi, ürkek, geri çekilmeye ve çaresizliğe sığınmaya yatkın, bazen de çok ödünsüz, çok sert, çok kuralcı, iletişime ve uzlaşmaya kapalı hale getiriyor.

Duyguda ne kadar güvensiz ve kırılgansak, tavırda da o kadar katı ve değişime kapalı, o kadar kontrolcü ve kızgın davranıyoruz.

Bize kapalı, ulaşılmaz, kuralcı, kendi alanını ve iktidarını korumaya odaklı davrananların da aslında korktukları, zayıf hissettikleri, belirsizlik ve güçsüzlük algısı ile böyle davrandıkları gerçeğini gözardı ediyoruz. Bu aymazlık bize kendimizi daha da incitilebilir hissettiriyor! Tüm dünya bize haksızlık yapıyor ve biz kime sığınacağımızı, nerede güven ve koruma bulacağımızı göremiyoruz. Bu bizi dehşete kaptırıyor ve bir  kadar da kızdırıyor. Sanki herkes çok acımasız ve çok ödünsüzmüş de biz onların insafına kalmışız gibi düşünüp, bizim de ne kadar sert ve çatışmacı ve had bildirici olabileceğimizi göstermemiz gerektiğini filan zannediyoruz. Yani ezcümle herkes yaralı ama herkes bunu diş göstererek gizlemeye çalışıyor. Ortalık gövde gösterisinden, hırıltıdan, havlamadan geçilmiyor. Eve gidince de herkes yastığına kapanıp zırlıyor!

Peki ne yapalım?

EN ÖNEMLİSİ; Ters giden, akmayan, karmaşıklaşan, beceremiyormuşuz gibi görünen şeylere, kontrol etme, gücümüzü gösterme, hatasız olma çabasıyla değil, korkusuzca bakalım. Hata, eksik, tutarsızlık görmekten çekinmeyelim. Gördüklerimizi keyifle kucaklayalım ve bunları bulmuş olmanın bize yepyeni başlangıçlar için olanak vereceğini düşünüp heyecan ve coşku duyalım! Yoo valla delirmedim, gayet ciddiyim 🙂 Hayata böyle bakarsak büyümeye devam edeceğimizi, böyle bakamazsak kalbinde bir çocuğun beceriksizlik korkusunu büyütürken, dışında güçlü ve büyümüş görünme kaygısıyla kaskatı duran ve asla gelişemeyen insanlar olacağımızı fark edelim.

Engel, kısıtlama, yargılama, çuvala dolanma, başarısızlık gibi görünen şeyler bize verimsiz yaklaşımları geçmişin çukura sallamak, yeni bakış açıları geliştirmek, yeni ufuklara yönelmek, daha önce denemediğimiz şeyleri denemek için vesile olsun.

Güvenli, tanıdık, kurallara ya da bizim bellediğimiz doğrulara uygun gelen ama yapılırken kuru, verimsiz, işlevsiz, katır kutur, tatsız bir hal alan, bizi de bunaltan, bir yere varamadığımız hissettiren şeylere, güçlü ve kontrol sahibi görünmek için sırtımızı yaslamayalım.

Gerçek güç düşünce kalkmak, yenilince geliştirmen gereken becerileri fark etmek, rüzgarda savrulunca kırılmak yerine esnemek ve toparlanmak, yorulunca nefeslenip yola devam etmek ve  belki de başka bir yol bulmaya cesaret etmektir. Bunu yapma becerisini size kimse veremez ve bunu deneme hakkını kimse sizden alamaz.

Hayatın nasıl akması gerektiğini belirlemeye çalışmayı, başkalarını kontrol etmeyi ya da birilerinin sizi korumasını beklemeyi bırakın. Hayatınıza sahip çıkın ama bunu ”şöyle lursa mutlu ve güvende olacağım” gibi kurallar belirlemek olmadığını fark edin. Yarına dair yargılarda bulunmayın. Olanın içinde var olacak ve ne olursa olsun hayatınızı anlamlı kılacak birşeyler yapabileceğinize inanın.

Adımlarınızı HAKLI ve GÜÇLÜ görünmek değil ÖZGÜR ve GERÇEK olmak arzusuyla şekillendirin. O zaman hayat size su olup akacak mecralar açar.

Haydi yaşam sevincimizi canlandıran bir parça ile bitsin bu yazı…

 

Exit mobile version