Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

4 Şubat 2019, KOVA Burcu'nda YENİAY -Tuhaflığın Dayanılmaz Güzelliği :)

4 Şubat 2019 günü, İstanbul’a göre 23:05’de YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;
Genel Etkiler;

Bireysel Etkiler;

Yani biraz TUHAFFF bir YENİAY bekliyor bizi :)))))
İnsanı diğer insanlar için yararlı ve zararlı kılan FARKLILIKLARIDIR. Toplumsal hayatın sürdürülebilirliği için hayati bir gereklilik olan bireysel ya da grupsal farklılaşma, kısmen müsamaha gösterilse de asla tam olarak onaylanmayan ya da uçlara gitmesine izin verilmeyen bir dinamiktir. Toplum insanları kısmi farklılıklarına rağmen ortak noktalarda birleşmeleri ve aynılaşmaları yönünde baskı altında tutar.
Uyum olmadan birlikte yaşam ve birlikte hareket mümkün değildir. Parçalar birbirine uyumlu olmadığında, bütünün dengesi bozulur ve ortak fonksiyonlar zarar görür.
UYUM sağlamak insanın hem en önemli becerisi, hem de yapmakta en zorlandığı şeydir!
Çevre ile ilişklerimizde;

İnsan ilişkilerinde ise;

Bu YENİAY’da farklılıklarımızı, özgün niteliklerimizi yapıcı bir şekilde ortaya koymakla uğraşacağız.
Ortak yaşama dahil olmak veya ortak çıkarlara birlikte sahip çıkmak adına, farklılıklarımızı bir süreliğine gözardı etmek ya da farklılıklara rağmen ne kadar çok benzeyen yanımız olduğunu anlamak gibi deneyimler yaşayabiliriz.
Etrafımızdakileri de – bize zor gelen ya da tuhaf yanları da olsa – bir süreliğine onlarla bir arada bulunmamız gerektiği ya da saygı duyulması gereken becerileri olduğu için, çatışmadan kabullenmeyi öğrenmemiz gerekebilir.
Eksiklik ve zorluk hissetmemize neden olan niteliklerimizle barışmak, tepki almasından korktuğumuz yanlarımıza rağmen insanlarla yanyana durmamız gerektiğinde bunu başarmak üzerinde de çalışabiliriz.
Eğer canımızın yandığı yerleri, açık yaralarımızı fazlaca saklıyor, kimseyle yakınlaşmayacak kadar FAZLA korunuyorsak, ya da korunmak adına saldırgan, itici, hırçın ve uzlaşmaz bir görüntü çiziyorsak, bu konuda da dengeyi bulmak gerekecektir.
Bir başka ihtimal de, bizi huzursuz etmelerine, acı hatta zarar vermelerine rağmen yakın olmaya alıştığımız için hayatımızdan çıkartamadığımız insanlarla ilişkilerimizi gözden geçirmek zorunda kalmamızdır! Tanıdıklık hissi insana güven verir… Ama tanıdık bir olumsuzluğu tam olarak tanımadığımız ihtimallere tercih etmek, her zaman en güvenilir yol değildir 😉
Sevdiğimiz, korumak istediğimiz ya da bir şekilde parçası olduğumuz insanlar veya gruplarla gerektiğinde ters düşebilmek, kendi yolumuzu çizebilmek, uzaklaşmayı göze almak pahasına düşüncemizi söylemek ve tavrımızı korumak da bu YENİAY’ın temalarından biridir!
En önemli derslerimizden biri de şu olacaktır; dış koşullara ve diğer insanlara bağlı kaygıları yönetmek için onları değiştirmeye çalışmak bir yerden sonra anlamsız ve imkansızdır! Her koşulda, her ortamda, her zorlukta ya da tehlikede, insanın güvende olmasını sağlayan tek şey, kendi sezgileri, duyguları, yetenekleri ve güdüleri ile açık ve temiz bir bağ kurmasıdır.
Bizi ayakta ve hayatta tutan şey, becerilerimiz, çabamız ve gelişme arzumuzdur. Güvende ve evde hissetmemizi sağlayan ise, EVREN ile aramızdaki görünmeyen ama herşeyi bir arada tutan mükemmel göbekbağıdır 🙂 Etrafımızdaki herşey ve herkes ile bir ve bütün olmamızı sağlayan da tam olarak bu bağdır…
Hadi bu yazıyı eski ama eskimeyen bir parçayla bitirelim… Loosing My Religion 🙂

Exit mobile version