Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

3 Temmuz 2023, OĞLAK Burcu’nda DOLUNAY; Duvarın Arkasında Ağlayan Çocuğu Büyütme Zamanı!

Josep Moncada Juaneda

Josep Moncada Juaneda

3 Temmuz 2023 günü, İstanbul’a göre 14:38’de DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;

Sosyal düzlemde;

Bireysel düzlemde;

Kendimiz ve sevdiklerimiz için güvenli bir alan yaratmayı, kaygı verici iniş çıkışlar olmadan yaşamamıza imkan verecek bir tasarım oluşturup onun içinde adeta kimseye fazla bulaşmadan yaşamayı arzu ettiğimiz bir zaman… Büyük düşünmek değil, mümkünse hayatın büyük meselelerini neredeyse yok sayıp bireysel vahalar yaratmak ve oraya bizim için önemli olmayan hiç kimseyi, hiç bir şeyi almamak istiyoruz. En yakınlarımızla birbirimize tutunup ya da tutunup güvenecek birilerini bulup ”birlikte yeni ve kaygılardan uzak bir gelecek planlamak ne güzel olurdu” gibi cümleler geziniyor kafamızda. Dertleri dert etmemek, rahatımıza geldiği gibi davranmak, kendimizi birilerine teslim etmek, doyasıya beslenmek ve yumuşak yerlere yaslanmak fena mı olurdu yani…

Ne var ki hayatın sunduğu zeminler pek de küçük gizli bir gül bahçesi ya da ellerimizle yarattığımız bir ana rahmi kıvamında değil! Hatta duyguları ve ihtiyaçları kontrol altına almaya, hazzı veya gevşemeyi ertelemeye, tepkileri baskılamaya, aklı başında ve tutarlı bir görünü çizmeye için neredeyse mecbur kaldığımız bir dönemden geçiyor bile olabiliriz. Hayatımızdaki güvenli alanları korumak, geleceğimizi garantiye almak, bizi besleyen ilişkileri ayakta tutmak, sevdiklerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için, duygusal olmak değil duygularımızın bizi çektiği yönün aksine davranmak gerektiğini bile düşünebiliriz.

Uzatmaya ne hacet; mantıklı tavırlar ile duygusal tepkiler arasında salındığımız bir zamandan geçiyoruz vesselam! Yine de MANTIK dediğimiz yaklaşımın altında hangi kaygıların, önceliklerin ve ön kabullerin yattığını kendimize sormamızda fayda var.

Ne gibi deneyimler olabilir önümüzde;

Duvarın arkasına çökmüş ağlayan çocuğun hikayeleri bunlar… Kaldırın o çocuğu oradan! Gözünün içine bakıp konuşun onunla… Gözyaşlarını silin ve ona hayatı görmeyi, anlamayı, yolunu seçip yürümeyi öğretin.

Duygular önemlidir! Onların işlevi bizi nasıl bir durumda olduğumuz hakkında uyarmak, dışta olanları içte nasıl algıladığımızı fark etmemizi sağlamaktır. Algılarımız tepkiye ve tutuma dönüşmeden araya bir akıl süzgeci koymak, neyi neden istediğimizi, neyi neden rahatsız edici bulduğumuzu, neye neden ihtiyaç duyduğumuzu dönüp kendimize sormak ve kendimize dürüst olmak, bizi yaşanacak birçok sıkıntı ve ödenmesi gerekmeyen birçok bedelden koruyabilir.

Bazen hayatın getirdiklerinden, insanların yaptıklarından, olayların müdahale edilemeyen akışından korunamayız… Kimse yıkılmaz, bükülmez, ezilmez, üzülmez değildir. Kimse her istediğine istediği şeklide ulaşamaz. İstemediği bir sürü şeyle de başa çıkmak zorunda kalabilir. Olanı olduğu gibi görmek ve ne yapmamız gerektiğine karar vermek, büyüme sürecimizin doğal bir parçasıdır. Büyüme sürecimizde asıl korunmamız gereken o güne dek bir şekilde benimsemiş olduğumuz zanlar, beklentiler, kaygılar ve yargılardır. Zira bunlar bizi hayatı olduğu gibi görmekten ve kendimizi yepyeni tertemiz algılarla yeniden şekillendirmekten alıkoyarlar. Bizi hayata uyumlanmak, güvenli ve güçlü bir şekilde yol almak konusunda asıl yetersiz ve eksik kılanlar, bir türlü vazgeçemediğimiz beklentiler, yargılar, kaygılar ve zanlardır.

Bizi koruyan en yakın ve tanıdık gelenler değildir. Bazen korunmak sanıldığı kadar önemli de değildir. Göz göre göre zararın üstüne gitmek özyıkımdır… Bunu seçmekten bahsetmiyorum elbette! Ancak biraz zorlandığımız, zayıflıklarımızı ve yetersizliklerimizi fark edip gayrete geldiğimiz deneyimler olmaksızın nasıl büyür, kendimizi nasıl keşfederiz?

İhtiyaç duyduğumuz rahim hayatın elleridir. İhtiyaç duyduğumuz sevgi dolu ve akıllık ebeveynler aslında biziz. Kendimize iyi bakmayı kabul ettiğimiz kadar güzel olacak hayat yolumuz. Acısıyla tatlısıyla çok kıymetli bir deneyim olacak hikayemiz. Kim olduğumuzdan utanmadan, kimseye öykünmeden, kendi en iyimizle elimizden geleni yaparak yaşayacağız. Kendimizi şefkatle saracak, cesaretle teşvik edecek, bazen temkinle geri çekecek, bazen heyecanla ileri atılacak, öğrendiklerimizi kutlayacağız. Ve bazen yanımızda bizi olduğumuz gibi görüp kabul eden dostlar da olacak… HEPSİ BU!

Exit mobile version