Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

2 Ekim 2024, TERAZİ Burcu’nda Güneş Tutulması ve YENİAY – Hay Ben Böyle Aşkın Izdırabını!

Meaghan Boyd

2 Ekim 2024 günü, İstanbul’a göre 21:48’de YENİAY adını verdiğimiz AY – Güneş Kavuşumu tam halini alıyor. Bu YENİAY aynı zamanda bir Halkalı Güneş Tutulması’na da sahne oluyor. TUTULMA haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

İlişkilenme şeklimiz üzerinde çalışacağımız birkaç ay bekliyor bizi Dostlar! İlişki denilince akla hemen romantik bağlarımız geliyor ama işbirliği yapmak, birlikte var olmak deneyimi içeren maddi – manevi bütün bağlarımız masaya yatacak diye düşünün. Bu süreçte geçmişten bugüne bağ kurmak konusunda getirdiğimiz alışkanlıkları sorgulamamız, kıramayacağımızı düşündüğümüz kalıpların bize ne getirip ne götürdüğünü irdelememiz ve mümkünse bir türlü cesaret edemediğimiz bir dönüşüme şans vermemiz beklenir.

Ne gibi deneyimler yaşayabiliriz;

İnsan birileriyle bağ kurunca kendini değerli hissedeceğini ve seveceğini zanneder. Oysa kendine sevgi duyamayan bir insan ne bir toplulukla, ne bir arkadaşla, ne bir iş ortağı ya da yoldaşla ne de bir romantik partnerle, sağlıklı bir bağ kuramaz. Kendimize sevgi duyamıyorsak, içimizde sevgiye layık olduğumuza dair inanç çocukluktan başlayarak zedelenmişse ve biz sevilebilirliğimizin kanıtını hep birilerinin bize karşı davranışlarında arıyorsak, İNCİNMEMİZ ve İNCİTMEMİZ kaçınılmazdır! Evet tam da bu yüzden Aşk Acıtır… Bu yüzden bütün içimize dokunan şarkılar ”Aşkın Izdırabını” anlatır.

Oysa AŞKLA yapmaktır hayatı güzelleştiren. İnsan TEK BAŞINADIR evet. Yürek kendimize giden yolda son tahlilde kendinden mesul bir yolcudur. Hayatı kucaklayabilenler aşkla yürüdükleri bir yolda tek başına kalabilenlerdir. Ama tek başına durabilmek yalnızlık anlamına gelmez. Asıl yalnızlık, hayatın içindeki anlam ve cazibenin azaldığını, renklerin solduğunu ve yaşanmaya değer hiç bir deneyimin kalmadığını düşünmeye başlamaktır. Böylesi bir yalnızlık insanın kendini sakınmak için sığındığı bir kabuktur. Bu kalbine güvenmemek ve istediği şeyleri alamayacağını düşündüğü için hayata bir şey vermekten, hayata kendinden katmaktan vaz geçmektir. Oysa AŞK özden gelir ve her hücremizde yaşar. Özümüzdeki aşk insanların, varlıkların ya da nesnelerin özlerindeki güzelliği görünce canlanır. Aşkla bakan baktığı yerdeki aşkı görür, aşkla davranır. Aşkla – korkuyla, hırsla, kaygıyla, kontrol ihtiyacıyla değil, aşkla – yaklaşılan her şey, her ilişki, her iş bize bizi ve hayatı öğretir. Hayata dair olan her şeyi korkmadan, sevecenlikle, lezzetine vararak kabul etmeyi öğretir. Aşk saldırmaz, yıkmaz, sabırsızlanmaz… Aşk elmanın kendisini sevmemesi ihtimalinden kaygıya düşmez. Aşk boy vermekte olan bir çiçek gibi seyreder elini attığı her şeyi, usulca dokunur, sınırlara ve zamana saygı gösterir. Aşk elinden geleni sevecenlikle yapar ama olmayanları zorlamaz. Özden gelen aşk bizi kendimizden uzağa düşürmez, kendimize daha da yakın kılar.

AŞAĞIDA BURÇ ŞEYLERİ DE VAR! Ama müzik illa ki araya girer;

Bu parça bu yazıya ”mütemmim cüz” gibi yakışır! Yani bu yazıyı bütünler 🙂 LOVE HURTS!

 

KOÇ ya da Yükselen KOÇ : Hayatınızdaki acı, kayıp, memnuniyetsizlik, doyumsuzluk, tükenmişlik, hissi oluşturan bütün ilişkileri, bu dönemde sorgularsınız. Hayatınızdaki insanlar da sizin ilişkilere, ortaklıklara, kontratlara yaklaşımınızı sorgular. Hayatla ve insanlarla abağ kurma ve alış verişte bulunma adabınız, önümüzdeki altı ay içinde sıkı bir dönüşümden geçmek zorunda kalacaktır.

BOĞA ya da Yükselen BOĞA : Hayatı elinizin ucuyla değil yüreğinizle tutmanız gerektiği hakkında sizi uyaran bir dönemdesiniz. Yeterince emek vermediğiniz, içini doldurmadığınız tüm işler ya da sizin yüreğinizi ve kapasitenizi doldurmayan ve doyurmayan tüm faaliyetler bu dönemde hayatınızdan çıkar. Korku ya da alışkanlıkla değil, sevgiyle sürdüreceğiniz bir düzen kurmaya cesaret edersiniz. Bedeninizle ilişkinizi de aynı şekilde sevgi ve özenle kurmayı öğrenmeniz için çok iyi bir zaman olabilir.

İKİZLER ya da Yükselen İKİZLER : Yüksek beklentiler, bitmeyen hayal kırıklıkları ve kronik memnuniyetsizlik sizin kalbinizi hayata açmamamızla ilgili olabilir mi? Acaba hep hayat sizin elinizden tutsun diye oraya buraya saldırıp, siz hiç bir şeyin elinden yeterince tutmuyor olabilir misiniz? Acaba ötedeki ihtimal ya da kaçan balık mı çekiyor ilginizi? Siz emeğinizi, enerjinizi, gayretinizi, samimiyetle ortaya koyduğunuz zaman ne kadar güzel, yaratıcı ve üretken olduğunuzun farkında mısınız?

YENGEÇ ya da Yükselen YENGEÇ : Mutluluğu ve yaşama şevkini hayata katan ve daim kılan aidiyetler değildir. Aidiyetler, düzen, yakın çevremizin bileşenleri daima değişir. Evimizi taşırız. Ebeveynlerimizden, eşimizden, çocuklarımızdan ayrılırız. Bizi bırakmayan tek şey kalbimizdir. İnsanın asıl evi kalbidir. Güzel kalbinize iyi bakın 🙂

ASLAN ya da Yükselen ASLAN : Kendinizi görmek ve sevmek için sürekli etrafınızdakilerden tepki almak zorunda değilsiniz. Kendinizi yaptıklarınızda görün. Hayata kattıklarınızda görün. Size umduğunuz tepkileri vermeyen insanları memnun etmeye ve etrafınızda tutmaya çalışırken kendinizden, merkezinizden çıkmayın. Siz kendiniz gib olduğunuzda sizi olduğunuz gibi gören ve seven insanlarla sarılacağınızdan şüphe etmeyin.

BAŞAK ya da Yükselen BAŞAK : Önceliklerinizi değiştirmekten korkmayın. Hele de öncelikleriniz sizi değerlerinizden uzağa düşürüyorsa, onlara bir daha bakın ve hayata dair sıralamanızı yeniden yapın. Korumak, saklamak, düzeltmek güzeldir ama bazen bozulmadan düzelmez hiç bir şey. Elinizde olan yeteneklere, konumlara, ilişkilere hatta mal mülk ve nesnelere bile değerini veren sizin onlara bakışınız ve onlarla kurduğunuz ilişkidir. Onların size değer kattığını sanmaktan vazgeçin! Asıl değerli olanları seçin ve onların hakkını verin.

TERAZİ ya da Yükselen TERAZİ : Sizin kendinizle ilişkinizi yeniden kurma zamanınız gelmiş! Sürekli etrafınızdaki insanlar, olaylar, nesneler, kurgular ile kendinizi tanımlamayı ve belirlemeyi bırakın. Kim olmak ve ne olmak istiyorsanız onu olmaya odaklanın. Kendi içinizdeki değeri bulun ve ortaya çıkartın. Var olduğunuzu hissetmek için birilerinin varlığına sığınmayın. Biten giden, solan ve tükenen ilişkilerin hayaletleriyle vakit harcamayın. Tek başına olmayı öğrenmeden kimseyle sağlıklı bir bağ kuramayacağınızı bilin.

AKREP ya da Yükselen AKREP : Acıyı sevmek marifet değildir! Tanıdığınız bir acıyı tanımadığınız bir mutluluğa tercih etmek ise bildiğin korkaklıktır. Hani bunu yazıp bıraksam olur bence… Yitip giden hevesler, aşklar, hayal kırıklıkları sizi hapsetmesin ve enerjinizi tüketmesin. Bırakın zamanı dolan şeyler hayatınızdan çıksın ve yenilerine yer açsın. Ya da sevdiğiniz şeylerle ilişkiniz sizin alıştığınız ve istediğiniz gibi olmasın da doğasına uygun şekilde dönüşsün.

YAY ya da Yükselen YAY : Olmayanı gözünüzde büyütüp imkansızın peşinde koşmaktan vazgeçerseniz, hayatın önünüze açtığı yeni olasılıkları daha rahat fark eder ve o güzelim enerjinizi oraya akıtabilirsiniz. Aşkla değil hısla yaşamayı ve istediğiniz gibi gitmeyen her şeyi bir yenilgi gibi görmeyi bırakın. Savaşmayın sevişin hayatla 🙂

OĞLAK ya da Yükselen OĞLAK : Sorumluluklarınızı sevilmek için yerine getirmeyin. Bir şeyi sevdiğiniz için onun sorumluluğunu alın ve aşkla yapın! Bir dünya emek verdiğiniz işler, ilişkiler, hatta çocuklarınız, sizi hayal kırıklığına uğratıyorsa, bu onları sizin kurgularınızdan bağımsız düşünemediğiniz ama kendinizi de onlardan bağımsız alglayamadığınız içindir! Siz kendinizi sevin ve sevdiğiniz her şeyi size yakışan şekilde yapmaya devam edin. Gerisi gelir…

KOVA ya da Yükselen KOVA : Planlarınızı değiştirmekten korkmayın. Ya yine hayal kırıklığına uğrarsam diye yeni planlar yapmaktan da korkmayın. İçinizde beklentilerine aşık bir kontrol manyağı var! Beklentili olmayı bırakıp umudu ve esnekliği öğrenin. Elinizden geleni yapın ve olanı olduğu gibi kabul edin. Yolculuğun rotasını çizmeyi bırakın, yolun kayfini çıkartın ve kendinizi geliştirmeye devam edin.

BALIK ya da Yükselen BALIK : Siz kendinizce hayatla uyum içinde görünseniz de, içinizde olmazı oldurmaya, olanı da bozmaya bayılan bir sayko var! O manipülatif tetikçiye derdinin ne olduğunu bir sorun bakalım? Kendini sabote etmekten sapık bir haz alan, acınacak hale düşmeyi marifet sayan, bunu kendine yapamazsa yapacak birilerini bulan o gizli ”İkizinizi” baskılamak yerine onunla konuşmayı ve barışmayı deneyin. Kendinizi kabul etmeden kendi içinizde bir ve bütün olamayacak, merkezinizi koruyamayacaksınız.

Exit mobile version