Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

10 Ocak 2020, YENGEÇ BURCUNDA”Halkalı” AY Tutulması ve DOLUNAY; Karar ve İrade Kılıcının Kından Çıkma Zamanı!

by Song Yueran

Resim: Song Yueran

10 Ocak 2020 günü, İstanbula göre 22:20 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz GÜNEŞ – AY Karşıtlığı tam halini alacak. Bu DOLUNAYa bir de Penumbral ya da Halkalı olarak tabir edilen AY TUTULMASI eşlik edecek. TUTULMA etkilerini incelerken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;

Bireysel olarak ise aklımız başımıza alıp, hayatımızı sürdürülebilir bir zemine oturtmak adına gerekenleri yapma zamanı!

Her DOLUNAY’ın doğasında var olan çekişme, bu kez şöyle şekillenecek; Kendimizi koruma, riskten kaçınma, güvenlik alanımızı sabitleme ve alıştığımız sisremi savunma güdümüz ile, kaçınılmaz olduğu görülen bir yöne doğru dirayet ve kararlılıkla ilerleme arzumuz arasında kalacağız. Geçmişten bu güne taşıdığımız ve içinde ”bir şekilde” rahat hissettiğimiz düzenekleri feda etmeden, yeni ve daha sağlam bir zemine geçmemizin mümkün olmadığını açıkça fark edeceğiz.

FEDA ve KARARLILIK teması oldukça önemli… ”Her Seçiş Bir Vazgeçiştir” der Sartre! Her seçiş geçmişimizle, tutunduklarımızla, bizi ayakta ve hayatta tuttuğunu sandığımız şeylere aramızdaki bağlara vurulan bir İskender Kılıcı’dır. Bu nedenle bizi yoran, aç bırakan, üzen, yıpratan, gelişmemize mani olan bir konumdan, yaşantı biçiminden ya da ilişkiden vazgeçerken bile içimizde bir FEDA sancısı olur. Kimi emeğini sevmek der buna, kimi tanıdık olanın verdiği rahatsız güvenlik hali, kimi belirsiz olandan kaçınma…

Oysa en tanıdık, en kontrol altında, en bizden olan şeylerde yatar bazen en büyük tehlikeler. Korunmakta ve korumakta ısrarlı olduğumuz şeyler bizi yoldan uzağa atar ve kendimizi keşfetmekten mahrum bırakır.

KENDİMİZİ KORUMANIN bile yeni bir tarifi olmak zorunda artık bizim için. Belki başımızın üstündeki dam birazdan çökecek, belki bildiğimiz/alıştığımız gibi yapma inadımız başımıza dert olacak, belki kendimize verdiğimiz zararın ne kadar büyük olduğunu anlamak ancak o tanıdık tutuma / seçime dışarıdan bakınca belli olacaktır.

Harita elimize verilip yön belli olduysa nihai adımı atmamak yolcu için mümkün değildir! Adımı atamayan bir uçurumun başında, hayati bir dönemecinin köşesinde, tetiğin önünde kilitlenip kalacaktır. Yani geldiği belli olan bir sondan gözümüzü kapatarak korunmak mümkün değildir bu aşamada… Denemekten, öğrenmekten, yapabileceklerimizi keşfetmekten, yüreğimizi elimize alıp bilinmeyene açılmaktan kaçınmak mümkün değildir. Hayat değişimin acısız olacağına, ya da her şeyin beklediğimiz gibi olacağına dair hiç bir söz vermez! Muhtemelen hiç beklemediğimiz şeyler olacak, sınav bilmediğimiz yerden çıkacak, korktuklarımız ya da hiç ummadıklarımız başımıza gelse bile bu deneyim bize kullanmayı bilmediğimiz bir kası çalıştırmayı öğretecek, üstüne gitmekten kaçındığımız niteliklerimiz bir beceriye dönüşsün diye hayat bizi zorlayacaktır. Tek şansımız, kendimize BİR ŞANS VERMEK ve bu yeni sistemi adım adım tanımak, onun bir parçası olmak, onunla şekillenmek için, kararlılık ve dirayet kılıcını kuşanmaktır.

Ne kadar erken kabul edersek bu yolu yürümek ve kendimizi yolla güçlendirmekten başka çaremiz olmadığını, önümüzdeki altı ay için gerilim o kadar erken bitecek, keyife veya huzura geçme aşaması o kadar çabuk gelecek, KIŞTAN BAHARA – ÖLÜMDEN YAŞAMA geçmek o kadar kolay ve zenginleştirici olacaktır.

BURÇLAR için yorumları hazırlıyorum… Siz arada bu şarkıyı dinleyin derim 🙂 Marcus Miller & Selah Sue – Que Sera Sera yani Olacaklar Olur

Exit mobile version