YAY Burcu – Henüz Görülmemiş Rüyaların Peşindeki Çocuk

yay-holly

YAY Burcu – Henüz Görülmemiş Rüyaların Peşindeki Çocuk

YAY, Aslan ve Koç ile paylaştığı ateş grubunun, değişken üyesidir. Yöneticisi göklerin cömert efendisi Jüpiter, doğal yeri ise kutsal bir düzene duyulan inancı, felsefe, bilim ve yüksek eğitimi, geleceğe dair planları ve uzak ufukları temsil eden 9’uncu evdir.

Ateş burçları, yoktan var etmek, yeni başlangıçları hayata geçirmek ve değişimin liderliğini yapmak görevini üstlenirler. Koç liderliği bileğinin hakkı ile alır 🙂 Aslan liderliği doğum hakkı olarak görür :))) Yay ise, klasik bir liderden ziyade insanlık için kendini feda eden bir öncü, bilinmezliğin kapısını ilk açan olmayı göze alan, cesur bir maceracıdır…

YAY’a dair konseptler, mitolojik olarak Titan Prometheus’un öyküsünü çağrıştırır. İnsanın çamurdan yaratılmasına vesile olan Prometheus, ateşi tanrılardan çalarak fanilere getirir… Yani çamura tanrısal özü katar 🙂

Bu nedenle YAY, tüm insani zaaflarına rağmen, elinde kutsal meşaleyi yani tanrıların emanetini taşıyan kişidir… Seçilmiştir, şanslıdır, korunmaktadır ama yükü ağırdır! Kendisine verilen ekstra özellikler yüzünden, görevlidir, borçludur, hatta gerekirse gönüllü bir kurbandır… Yerçekimi ile gökçekimi arasında sıkışmış, inancından güç alan ama  bedeninin zayıflıklarıyla ve korkularıyla mücadele eden, kaybolmamak için YOLA DEVAM etmesi gereken insanoğlunun, ta kendisidir!

YAY Olmak…

Mübareklerin ellerine sanki merkezde görünmez bir meşale tutuşturulmuş ve ”Hadi Evlat! Durmak yok…” denilip aramıza yollanmışlardır :))) O yüzden de YAY’ın vardığı bir durakta huzur bulduğunu, iki rekat rahat durduğunu görmek, daha hiç bir kula nasip olmamıştır :)))

YAY olmak, elinde olanla asla memnun olamamak, hep durduğun yerin az ötesindeki bir işarete gözünü dikmek ve habire kimsenin aklının ermediği bir takım antin kuntin işlerin peşinde olmaktır 😉

Bir Oğlak olarak doğan ancak yükselen burcu Yay olan (17 Ocak 1902, 04:00 civarı) Nazım Hikmet şöyle yazmıştır;

”En güzel deniz:
Henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
Henüz söylememiş olduğum sözdür… ”

YAY olmayı bundan daha iyi anlatan bir şiir yoktur 🙂

Onlar İngiliz dilindeki ”larger than life” yani ”hayattan daha büyük” ifadesinin tanımladığı gibi, hayatın sunabildiği her şeyi ve daha fazlasını yaşamayı özler ve ömürlerini hep ”henüz denememiş oldukları” bir şeyin peşinde geçirmek isterler.

Bir insanı, bir durumu, bir amacı  hedeflerine aldıkları zaman, aynen son sınırına dek gerilmiş bir yaydan fırlayan ok gibi ”odaklı, ödünsüz ve dönüşsüz” olur, sınır tanımayı, tedbir almayı, uyarılara kulak vermeyi, sabretmeyi ve elbette vazgeçmeyi bilmeden, sonuca doğru giderler.

Ne var ki hep henüz görmedikleri bir rüyanın peşinde oldukları için de, tam anlamıyla fethettiklerini düşündükleri her şehri arkalarında bırakıp, yeni bir amaca doğru ”altın kaseyi arayan bir şövalye” misali yola koyulurlar.

Bu arkalarında bıraktıkları şehirlerden vazgeçtikleri anlamına gelmez! Kaybetmek ihtimali doğar doğmaz, apansız bir ziyaret, en şıkından bir girizgah, en adanmışından bir çaba sergileyerek, durum üzerindeki ”ETKİNLİKLERİNİ” geri kazanmaya girişirler.  Bir yandan da yüreklerinde sıradaki fetih seferine dair hevesler tomurcuklanmaktadır :)))

Bu tutumdan da anlaşılacağı gibi, YAY’lar özgür olmak istediklerini söylerler ama değer verdikleri – daha doğrusu  kendilerine değer kattığına inandıkları şeyleri – tamamen kontrol altında tutmak hatta kendilerine bağımlı kılmak için de deli gibi uğraşırlar! YAY’ı ”aydınlık ve gölgeli” yanları ile tanımak isteyen herkes, bu paradoksun hayat içindeki yansımalarını özenle çözümlemelidir…

Yaw bu YAY’lar neden aynı zamanda;

– Hem çok kararlı ve sonuç odaklı, hem de ne istediğini bilmez,

– Hem cömert ve adil, hem de benmerkezci ve çifte standartlı,

– Hem güvenilir ve kol kanat geren, hem de sorumsuz ve kendini – dolayısıyla başkalarını da – kandırmaya yatkındır.

Psikologlar boşuna bizi bir kanepeye yatırıp sonra da ”Bana çocukluğunuzda bahsedin!” demezler :)))) Hepimizin hayat hikayesi, çocukluğumuzun bıraktığı izler ve bunları giderme çabamızın yol açtığı trajikomik felaketler ile doludur…

YAY, Çoğunlukla birbirine taban tabana zıt – biri eve karşı sorumsuz ya da bir şekilde evden uzak, diğeri ise kontrolcü, detaycı, memnun edilmesi güç ya da fazlasıyla kaygılı – ebeveynlerle büyümüştür. Anne ve babalarının davranış modelleri farklı olsa da, her ikisi de kendi ajandalarına, kendi önemlilik sıralarına odaklı insanlardır.

Bu yüzden YAY’lar, ihtiyaçları anlaşılmayan daha doğrusu evdeki tansiyonlu ortam yüzünden bir türlü ”yapılacaklar’ listesinde öncelik sahibi olamamaktan endişe eden çocuklardır. Ebeveynleri haricindeki aile büyüklerinden birinin gözetimi altında büyüyen birçok YAY vardır. Çok odaklı ve tutarsız bir iktidar yapısı içinde yaşadıkları için, arzuları bazen sınırsızca yerine getirilir, bazen de gözardı edilir ya da tamamen baskılanır.  Yüksek ve karmaşık beklentilere maruz kalır, onlar için her zaman anlamlı olmayan hedeflere yöneltilirler. Başka bir deyişle, sağlıklı bir ilgi görmeye ve kendilerini güvende hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Ama hem koşullar nedeniyle hayal kırıklığına uğrar hem de yakınlık kurma çabalarının bedelini istemedikleri sorumluluklar ya da sınırlamalar altına sokularak öderler.

Kontrolsüzlük ve belirsizlik içeren çocukluk deneyimleri, YAY’larda derin bir güvensizliğe, özenle bastırılmış bir reddedilme ve değersizlik korkusuna yol açabilir.

Genelde bu korkuyu, insanlara değil amaçlara odaklanarak ve istediklerini ne pahasına olursa olsun elde ederek aşmaya çalışırlar. Ulaşmak, etkilemek, istediklerini alabileceklerini ve yapabileceklerini hissetmek, onlar için İKTİDAR ile eş anlamlı olabilir!

Aslında onlar da herkes kadar – hatta herkesten daha bile fazla – incinebilir, yetersiz ve yalnız hissederler. Ama bir Yay’ı MUHTAÇ ve YETERSİZ görünmek kadar incitecek hiç bir şey yoktur! O yüzden genelde arka planda olup bitenden oldukça farklı bir ön yüz geliştirirler;

– İhmal ya da göz ardı edilmek gibi bir komplekse sahiptirler. Bu yüzden dikkati çekmek için genellikle ”fırlamalık” yapar, benzerleri arasında ”ayrıksı” bir görüntüye bürünürler. Sıradan kurallar kapsamında eleştirilebilir olmak yerine, kural tanımaz ve kurallara uyan insanları eleştiren bir konum edinmeye çalışırlar.

– Değerli olma ihtiyaçlarını gidermek için kendinden emin, yetkin ve cüretkar görünürler. Bir şekilde hep yapabileceklerinden daha fazlası için  SÖZ VEREN – daha doğrusu olasılıkları hayal ettiren – bir halleri vardır. Yüzlerinde yay gibi kıvrılan hınzır bir gülümseme ile, taşıyabileceklerinden daha fazla risk alır, daha ağır yüklerin altına girer, daha uzun vadeli ve kapsamlı – mümkünse hiç ulaşılmayacak, bu yüzden de kısa vadeli aksamaların kabahati rahatça birilerinin üzerine atılacak – planlar yaparlar.

– Bir Yay’ın dış görünümü ne kadar fedakar, idealist ve cilalanmış olursa olsun, iç yüzü genel olarak sabırsız, diğerlerinin durum ve tercihlerine karşı duyarsız ve  tatmin edilmek konusunda ödünsüzdür. İstediklerini elde etmek için pervasızlaşabilir, reddedilme ya da rekabet karşısında ise ”tepeden inme ve politik zerafetten uzak” yöntemler kullanabilirler. Kendilerine ısrar edilmesinden hiç hazzetmemelerine karşın, Israrcı olmaktan kaçınmadıkları hatta darbeli matkap kıvamında bir tavır sergiledikleri bilinir! 21 Aralıktan itibaren ”yay yazısının akibeti” hakkında aldığım yorumlar bunun en eşsiz örneğidir :)))

– Her zaman ALICI görünmezler… Bazen de kafalarına koyduklarını elde etmek için sınırsız derecede VERİCİ görünürler! Bu grup YAY’larda İKTİDAR duygusu, VAZGEÇİLMEZ OLMAK arzusu ile özdeş hale gelmiştir. Başkaları tarafından ihtiyaç duyulan biri olmayı amaç haline getirebilir ve vermek konusunda sınır koymayı başaramazlar… Kendilerine zarar veren, hatta muhataplarını etkisiz, beceriksiz ve bağımlı hale getirdiği için ”destek değil köstek” olan bir hizmet modeli geliştirebilirler. ”Yararlı” olmak, ihtiyaç duyan konumundaki kişiye kapasitesini ortaya koyması için gerekli zemin ve fırsatları sunmaktır. Ancak o kişiyi – biz öyle olmasını istediğimiz için – gerçeğiyle uyumsuz bir konuma memur etmek, ya da – kaybetme korkumuz yüzünden – eksik ve hatalarını onaylayarak ona gelişmesi gerekmediği imajını vermek değildir! YAY bunu öğrenene kadar epey yıpranabilir…

Gel gör ki, herkese yardım edebilecek, herkesin bir sorununa deva olabilecek gibi görünen YAY’a yardım etmek hiç de kolay değildir! Mesela dünyanın en zor şeyi bir YAY’a kendisiyle çelişki içinde olduğunu anlatmaktır… Zira görünmek istedikleri gibi olduklarına kendilerini de inandırmak ihtiyacındadırlar. Hem zaten kimseye bile bile yalan da söylemezler. Sadece iyimser düşünür ve etraflarına da bu düşünceyi bulaştırırlar :)))) Doğuştan gelen şansları yaver gittiği müddetçe ”yıpratılamayan” bir fenomen imajını uzun süre koruyabilir ve egolarını hiper enflasyona maruz kalmış gibi şişirebilirler. İç dünyalarında ise, kendilerini dev aynasında görmek ile kendilerinden nefret etmek arasında derin salınımlar yaşarlar.

Yalnız böyle YOL İNSANI filan dedim diye, onları arı gibi – ya da Oğlak gibi – çalışkan zannetmeyin :))) Akıllarına bir şeyi taktıkları zaman hem kendilerini hem de etraflarını gererler… Ama canları ipin ucunu bırakmak isteyince de, inanılmaz bir şekilde YAY’arlar! YAY rahatına, keyfine, zevkine, lüksüne – ya da en azından önem verdiği şeylerin en iyisini almaya – ve kendini her daim karnı tok sırtı pek tutmaya pek düşkündür 😉

Parayı sevemediğini iddia eden YAY’lar vardır :)))) Ama sonuçta hepsi bolluğu severler… Eğer Jüpiterleri ve Venüsleri olumlu açılar aldıysa, bolluğu paylaşmayı da severler. Elleri ve evleri genelde herkese açıktır. Ancak haritada Jüpiter ve Venüs’ün olumsuz açılar alması halinde maddi olanakları varken aşırı müsrif, yokken de aşırı teklifsiz ve talepkar olabilirler…

ALMA meraklısıdırlar… Takdir alırlar, tepki alırlar, teklif alırlar, sevgi alırlar… Her daim güçlü ve duruma hakim görünmeye çalışırlar ama… işlerine geldi mi de gözleri ”beni öp, sev, doyur, uyut” diyen köpek yavruları gibi bakar :))) Beni rahat bırakın filan diye tantana etseler de, ”istemem yan cebime koy” cazibesi, YAY’ın kitabını yazdığı bir konudur!

Hayata bir anlam yüklemeden, yaşıyor olmaya anlam yüklemeleri oldukça zordur. Mümkünse onurlu bir mücadeleye adanmış olarak yaşamayı arzu eder ve bunu da başarıyla reklam ederler. İnançları konusunda tutkulu ve gururludurlar! İnsan hakları, memleket meseleleri, hatta Merkür uzaysahasının haberleşme uyduları ile kirletilmesi gibi evrensel davalar, onların sahnede bir yıldız gibi parladıkları alanlardır 🙂

Bilmem söylememe gerek var mı ama OKUMAYI ve ARAŞTIRMAYI çok severler. Çok acayip bir zenginlik arzeden, geniiiiş bir çevreleri ve herkesi hayrete düşürebilecek kadar geniiiiş bir bilgi aralıkları vardır. Bu yüzden de girdikleri topluluklarda, ilgi, hayranlık, tepki hatta aşırı tepki uyandırmaları kolaydır :)))

YAY ve Meslekler

Yaylar, yaptıkları her şeyi İYİ yapmak isterler! Genelde bulundukları alanlarda liderliğe oynar ve rekabetçi davranmaktan çekinmezler. Yenilikçi ve cüretkar tavırları, bu arzularını yerine getirmelerini kolaylaştırır. Ama fazla yüksek olan risk iştahları, tam zirve yapmışken tepe taklak gitmelerine de yol açabilir…

Kitleler ile aşk yaşamayı seven bir burç olarak, sahne sanatlarında çok başarılı olurlar. Frank Sinatra, Bette Midler, Tina Turner, Jimmi Hendrix, Chuck Mangione, Dionne Warwick, Christina Aguilera, Tom Waits, Keith Richards gibi, canlı performans canavarları YAY’ın eşsiz enerjisini inkar etmeyen örneklerdir.

Beyazperde’nin önü de, arkası da YAY için caziptir; Woody Allen, Steven Spielberg, Walt Disney, Brad Pitt, Bruce Lee, Jeff Bridges, Kim Basinger, Ben Stiller, Jane Fonda, Kiefer Sutherland bu isimlerden bazılarıdır.

İktidarla tutkulu bir ilişkileri vardır demiştim dimi :)))) Winston Churchill, Charles De Gaulle, Joseph Stalin, Leonid Brejnev, Augusto Pinochet, bu konuda çarpıcı birer örnektir.

Kitlenin nabzını tutmayı bildikleri için, macera ve espri anlayışından nasibini almış olan ve çok satan kitaplar yazarlar; Mark Twain, Jane Austen, C. S. Lewis, Arthur Clarke, Jonathan Swift, örnek olarak verilebilir.

Yaşadıkları çağın ruhunu temsil eden eserler verirler Michael Bowen, Alex Grey gibi 70’lerin dahi görsel tasarımcıları, Kandinsky ve Klee gibi figüratif olmayan yenilikçi akımların öncüleri YAY’dır. Beethoven da,bulunduğu çağın felsefesini müzik anlayışına yansıtmış bir bestecidir.

Düşünceleriyle kitleleri etkilemek de tam YAY’a göre bir iştir! Marksizmin temellerini atmış eserleri yazan Engels, tıp bilimine yönelik araştırmaları kadar aydınlanmacı felsefeye katkılarıyla da bilinen Erasmus Darwin, mistik felsefenin sıradışı isimlerinden William Blake, 2000’lerin ruhunu en iyi anlatan ve felsefe yazmasına rağmen çok satan Alain de Botton, birer YAY’dır.

Uç noktaları deneyimleme arzuları yüzünden bohem bir hayata yatkın olabilirler… Ama güçlü bir Satürn’ü ve Mars’ı olan Yay haritalarından, çok hırslı yöneticiler, ya da çok başarılı sporcular çıkar.

Tenis, koşu, beyzbol, boks gibi birçok sporda Yay ünlülerine ratlamak mümkündür.

Riski sevmeleri ve ileriyi görmeleri nedeniyle, bilgisayar ve oyun teknolojileri, otomotiv sanayi ve basın alanında birçok yönetici YAY burcundandır.

Araştırmacılar, kaşifler, arkeologlar arasında da ön plana çıkan birçok Yay burcu üyesi bulunur.

Suça yatkın bir burç olarak görülmese de, abartma ve sınır tanımama eğilimleri onların kötü ünlüler arasında da yerlerini almalarını sağlamıştır. İlginç olan, Lucky (Şanslı) Luciano ve Escobar gibi uyuşturucu mafyası liderleri dışında kalan isimlerin kitlesel ölümlere ya da seri katliamlara yatkın olmalarıdır!

YAY ve Sağlık

Vücutta kalçalar ve bacakları temsil eden Yay’ın genelde fiziksel hareketler, spor faaliyetleri ve yolculuklarda yaşanan kazalara ve yaralanmalara yatkın olduğu söylenir.

Ancak zevki ve sefayı abartmaktan ileri gelen bütün hastalıklara da açıktır. Güneş ve Jüpiter’in olumsuz etkiler alması halinde kilo sorunları, karaciğer yağlanması, kolesterol, metabolizma düzensizlikleri gibi eğilimler gösterir, özellikle de aktif sporu bırakmaları veya hareketsiz kalmaları halinde böyle sorunlara daha yatkın olurlar.

YAY ve İlişkiler

YAY’ın tüm özgürlükçü ve bağımsız görüntüsüne rağmen aslında güvenliğine düşkün ve kaybetmek ya da ihmal edilmeye bağlı acılar çekmekten korkan bir burç olduğunu, girişte uzun uzun anlatmıştım…

YAY’ın umut edip bulamamak, beklentilerini tek olasılığa odaklayıp risk almak ve hayal kırıklığına uğramak yerine, kendini bütün alternatiflere açık tutarak güvende kalmayı tercih ettiği en temel alan insan ilişkileridir!

Herkesi kendilerine hayran etmek, herkesle flörtöz bir iletişim biçimi geliştirip beğenildiklerini hissetmek, karşılaştıkları herkesi etkilemeyi bir spor haline getirmek gibi, saplantılı bir ihtiyaç duyabilirler. Onlara göre bunun sadakatsizlikle bir alakası yoktur 🙂  Aslında alternatiflerini çoğaltarak sadece kendilerini korumakta, hedef kitlelerinin kendilerine duydukları bağlılığı arttırarak, vazgeçilmez olma ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar…

Seks yapmak onlar için bir ilişki üzerindeki iktidarlarını perçinlemek kadar, özledikleri bütünleşme hissini söz vermeden yaşayabilmek anlamına da gelir 😉

İlişkiyi tenis maçı gibi dinamik hale getirebilen partnerleri severler! Meydan okunmasından tahrik olur, biraz da uğraştırılmaktan zevk alırlar… Kolay zaferler onlara fazla bir şey ifade etmez.

Literatürde ateşin ateşle uyuşacağı söylenir. Koç ve Yay birlikteliklerinin özellikle cinsellik temelinde yangına neden olabileceğini inkar edemem. Ama haritalarda başka uyum göstergeleri de olmadan, birbirlerine çok fazla tahammül etmeleri zordur. Aslan – Yay ilişkilerini ise, fazlasıyla büyük egolu iki insanın, birbirini zora koşması olarak nitelemek mümkündür 🙂

Ben ”hep daha öteyi” hedefleyen birinin hakkından en güzel, ”sadece bu ana” odaklı kalabilen ve ”her an dikkati üzerine çekecek yeni bir vesile icat etmekte asla zorluk çekmeyen” birinin yani bir İkizler’in geleceğini düşünüyorum. Böyle örneklerin sayısı da çok fazladır. Hava grubundaki diğer iki burçtan Terazi, Yay’ın git gellerinden ve belirsizliğinden fazlasıyla bunalır… Kova ise kendi oyununu kendisi kadar kasmadan oynayan biriyle dans etmekten müthiş bir rahatsızlık duyacaktır :)))))

Toprak grubundan Boğa ile matadorluğa soyunan bir rugby oyuncusu haline gelmesi, Başakla ise ast-üst ilişkisi veya çıkar birlikteliği dışında bir yakınlığı pek tedirginlik verici bulması mümkündür!

Kimin kaçıp kimin kovaladığı bir türlü anlaşılamayan Yay – Balık destanları, en zalim ve gizemli olabilenin kim olduğu konusunun hep havada kaldığı Yay – Akrep dramaları, kendini korumak konusunda çok hassas, sonsuz vericilik görüntüsü altında bağımlılık yaratmak konusunda bir üstat olan Yengeçlerle yaşadıkları ”ne seninle ne sensiz” tefrikaları ve kendi bildiğini okumak konusunda fenomen olan, her iki taraf için de ömürlük derslere dönüşebilen Yay – Oğlak kapışmaları da, kesinlikle çok dinamik ve eğitici olabilirler :)))

YAY’ın Yolu 

YAY’ın çok geniş bir alana yayılan ve birbirinden çok farklı bilgi parçacıklarını, algı, çözümleme, sentezleme ve yorumlama aracılığı ile İŞE YARAR hale getirmek gibi bir becerisi vardır.

Yaptıkları her şey, onların yaşadıkları hayata ilişkin değerlendirmelerinden izler taşır. Derinleştirmeyi ve geliştirmeyi sevdikleri için, zamanın ruhunu kavramanın ve yansıtmanın yanısıra, fark yaratmayı ve insanlığın hayallerini alışılanın ötesine taşımayı da becerirler.

Jüpiter’in evladı olmanın getirdiği rahatlık ve genişlik duygusu, onlara ”denemekten korkmamak” özgürlüğünü sağlar. Ancak her şeyi kapsamaya çalışırken darmadağın olmak, neyin gerekli öncelikli neyin tali olduğunu seçememek  ve ortaya somut ve yararlı bir ürün koyamamak gibi sorunlar da yaşarlar. Başarısızlıktan nefret ettikleri için, sonuçsuz girişimlerini, son verilemeyen takıntılara dönüştürmeleri ve inatçı tutumlarıyla kendilerini dibi görünmeyen denizlerde dolanmaya mahkum etmeleri, oldukça iyi bilinen bir YAY klişesidir…

YAY’ın ODAKLANMA özelliğini işe yarar hale getirmesi için, öncelikle UYGUN hedeflere yönelmeyi bilmesi gerekir!

Bir işe sadece NEDEN ve NASIL yapacağı sorularına cevap bulabiliyorsa girmesi, sonradan vazgeçmekte çok zorlandığı için, başlangıç aşamasındaki kararlarını verirken ince eleyip sık dokuması ve mümkünse konuya mesafe almayı bilen birilerine danışması yerinde olur.

Ama bütün bunlardan da önemli olan, YAY’ın İMANINI sağlamlaştırmasıdır!

Başkalarına ya da kendimize her daim güvenmek, neredeyse imkansızdır… İnsan eksik ve hataya yatkın bir varlıktır. Bunu bildiği için güven duygusundan yoksun olmak, bir çok burcun başına gelir ve her burç ya da her harita sahibi, bu duruma ilişkin farklı savunma sitemleri geliştirir.

YAY’ın yöntemi, eksiği yok sayacak kadar saplantılı bir biçimde ısrarcı olmak ya da ulaştığı hedeflerle eksiklik veya değişimlerden zarar görmeyecek kadar gevşek bağlar kurmaktır.

Oysa güvensizliğin getirdiği direkt zarar ziyandan ve dolaylı kayıplardan korunmanın tek yolu, MERKEZE GÜVENMEKTİR!

Kaygıyı sağlıklı bir temkine, anlamsız bir ısrarı bilinçli bir sabra, kaynak zaiyatını verimli tüketime dönüştürmek için, hiçbir şeye sahip olmadığımızı,  ama kendimizden çok daha büyük bir özneye AİT olduğumuzu fark etmek gerekir. O zaman senaryoyu yazmaktan vazgeçer, sadece bize verilen kaynakları kullanarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya odaklanırız.

YAY’ın da yapması gereken tamamen budur… Böylece, kendi çöplüğünün hakimi ya da beceriksiz tanrısı olmakla vakit kaybetmez… Böylece Yaratan’ın sadık hizmetkarı ve vesilesi olup meşaleyi geleceğe taşıyacak kuşakların yolunu aydınlatabilir.

Ta derinde, hiç bir şeye sahip olmayan bir taşıyıcı olduklarını bilen ve bu yüzden kendilerini sadece YOL’a ait hisseden YAY’lar için, Bob Dylan’ın ”Ruhu Çingene” olanlara adanmış şarkısı ONE MORE CUP OF COFFEE’yi de çalalım ki, yazının hakkı verilmiş olsun 🙂 

[wpvideo gXKigG0u]

91 Comments

  1. nina

    Ve yay burcu nihayet.. 🙂 Yine çok güzel yazmışsınız 🙂

  2. Gökçe

    Cok tesekkurler:-)

    Sabirsizlik ve inadin yaninda tesekkurumuzu de ederiz…

    1. EYVALLAH :))) teşekkür benden

  3. özlem

    Yay burcu bana biraz zor gibi geldi (bir balık olarak ) gerildim biraz yay etkisi mi oldu ne 😀

  4. NUR

    Juno’cum ya biraz ağır geldi yükseleni balık olan bi yay burcu olarak:) Napıcaz şimdi bu çelişki durumlarını:)?

    1. Çelişkiler bitmez 🙂
      Çözüm SINIR ADABI…
      Yaparsınızzz yaparsınızzz… Sİz yapamazsanız kimse yapamaz 😉

  5. NUR

    Eyvallah, kalbinize sağlık, sevgiler

  6. lady fatosh

    uranus neptun ve ay yay ı olarak tesekkurlerımı sunar cokkk operım junom 🙂

  7. Didem

    Ancak bu kadar açık ve net yazılabilirdi. Hiç bir yerde bulamayacağımız bir burç yorumu 🙂 Çok teşekkürler

    1. Ben teşekkür ederim 🙂 Sevgiler

  8. Hari

    ürkütücü…

    1. Nasıl yani 🙂 Yay olmak mı ürkütücü…

  9. saduman

    Müthiş,defalarca daha okuyacağım,biliyorum.Yayım,ayım ve merkürüm de yayda,yükselenim yengeç.Yükseleni kova olan bir yay oğul,yükseleni akrep olan bir ikizler kızı annesiyim.39 yaşında 1999 depremini yaşadım.Son 15 yılımdan 15 hayat çıkar gibi.Çocuklarımın kattıklarıyla çok zengin bulurum kendimi,tam zamanında iyi gelen fikir ve davranışlarıyla-acı ya da tatlı-
    Yazdıklarınızın hepsinden birazı aklımdan,kalbimden,hayatımdan geçti.Ne desem size bilemedim;yazdıklarınız için çok teşekkürler.Gerçekten çok etkilendim,harikasınız.Sağlıkla kalın. (Laf aramızda,ben ne zaman huzura ererim acaba;)) )
    (Bu arada evin babası da yükseleni oğlak olan bir Boğa.Nasıl şenlik ama;)) )

    1. Müthiş bir aile … Hakikaten etkileyici 🙂
      Yaşadıklarınız sizi daha güzel yaptıysa, gerisi düşünmeyin…
      Senaryoyu biz yazmıyoruz 🙂 sadece elimizden gelen en iyi oyunu çıkartıyoruz!
      Kolay gelsin 🙂

  10. Şebnem

    Yay yükselen, Güneş ve Jüpiter Koç kombinasyonunun verdiği “Durmak yok, hatta koşarak yola devam” talimatını Merkez’den alalı beri hızla geçen hayat karelerinin ardından sabır ve huzur yollarında ilerlemeye çabalarken sizinle karşılaştım bu sitede. Astroloji kapsamında, birçok klasik yaklaşım ve değerlendirmenin birbirini tekrarladığı bu alanda farklı tarzınız, çok iyi kullandığınız yazım tekniğiniz, içten ve samimi ifadeleriniz sizi özgün kılıyor. Yazının ısrarla ilgili bölümünde gerçek bir kahkaha attığım halde, sonunda da müzik eşliğinde gözlerim buğulandı, ruhumuza dokundunuz sanki:) Defalarca okuyacağımdan eminim. İlham ve sağlığınızın daim olması, bizlerle bilgilerinizi paylaşmayı hep sürdürmeniz dileğimle.. Teşekkürler:)

    1. Ben teşekkür ederim…
      Böyle canı gönülden yorumlar da benim gözlerimi buğulandırıyor 🙂
      Sevgilerimle

  11. aynur

    Sevgili juno cum yükselen yay ve jüpiter koç ta merkurle partil karsıtlık yapması kafamı internet gibi yapsada progres ay başakla sıstem kurmaya başalıyorum, dagılmadan odaklanacagım ınsallah . Sevıyorum keşfetmeyi.. sevgıyle kal eline saglık.

    1. Bütün kalbimle başarılar diliyorum :))

  12. tetik

    Yine süper bir yazı 🙂 yine tebessüm ettirdin bizi 🙂 eline emeğine sağlık:)
    junom yay diyyolar kısaca ne demek istiyorlar ?

    1. Pardon soruyu anlamadım…

      1. guney

        Gercekten daha guzel anlatilamazdi… tebrik ediyorum. Ben yukseleni boga olan bir yayim erkek arkadasim yukseleni yengec olan bir koc. Uyumumuz nasil acaba 🙂

        1. :))) İşte Yay Koçla, Boğa da Yengeçle baş eder… İdare edip gidersiniz 😉
          Uyum haritaları karşılaştırarak bulunan birşey
          Sadece burç ve yükselen çok genel bir fikir verir
          Sevgilerimle

      2. aycaaldatmaz

        Junosu yaydaymis, onu soruyor. Benim junom yayda, sevgilimin de junosu yayda, kendisi de yay. Ilac gibi geliyor, kisaca bunu soyleyebilirim.

  13. Serpil (Reiki Bilinçli Yaşam Enerjisi )

    Harika…Elinize ,yüreğinize sağlık.Paylaşımlarınızı okurken heyecanla okuyorum.Hele sonunda seçtiğiniz video müzik klipleri..Bu kadar mı güzel olur?..

  14. tetik

    Sevgili Juno Hanım,
    Tekrardan emekleriniz için ellerinize sağlık , çok keyifli senden bilgi almak ve çok akılda kalıcı 🙂
    Keyiften şımarıkça sormuşum sorumu
    Bir astroloji portalında Juno mun yay burcunda olduğunu, belirttiler bu ne demek acaba 🙂

    1. Rica ederim zevkle 🙂
      Juno YAY’a gelince: Bedensel sınırlarınızla ilgili de kontrol oluşturmanız gerekir 😉

  15. aycaaldatmaz

    Soyle bir sorunum var:

    Yaylari cok seviyorum ve anlasiyorum. Onlar da beni severler. Yakin arkadaslarim, erkek arkadasim yay. Ancak Yay’in dogasini anlayamiyorum, daha dogrusu icini okuyamiyorum. Bu yazdiklarinizin hepsini okudum. Simdiye kadar yayla ilgili okudugum en anlamli yazi. Ama yine de kelimeler beynime giriyor, bir sandalye bulup oturamadan cikip gidiyor.
    Bu benim icin sorun teskil ediyor cunku gunesim ikizlerde, yukselenim basak ve ayim akrepte. Yani Sevgili Juno, senin gibi buyuk harfle yazayim: ANLAMAK benim icin onemli.

    Simdi bana yaylari anlatmak icin bir laf etsen ne derdin?

  16. nnozer

    oy ne desem nasil tesekkur etsem benim kendimi bildim bileli dusundugum herseyi ancak kendi anlatabilecegim gibi seffaf bir dille yazmissiniz. tek bir seye takıldım sizin kasif ruh vs diye yucelttiginiz merak benim tum hayatım boyunca ayagima takıldı, hep meraklı melahat ya da maydanoz oldum ve otuzlarimin sonuna dogru benim icin su icmek kadar dogal olan soru sormayı azaltmaya basladim. sonunda biraz da yanlızlastim galiba.. bu biraz yaramaz oldugu icin devamli dayak yiyen bir kopegin kosesine çekilmesi gibi birsey. merak benim icin bir stimulasyon aslinda yasam kaynagim. peinden gittigim iz, takip ettigim koku. Ama insanlar bunu boyle anlamadiklari icin elim kolum baglandi ve en onemli ozelligimi koreltmeye ömrümü vakfettim. sizinle ozel bir seansta biraraya gelmek isterim. Elinize ‘klavyenize’ saglik.

    1. Oooo hayır hayır! Bu depresif bir YAY 🙂
      junoastroloji@gmail.com‘dan bana ulaşabilirsiniz.
      Sevgilerimle

  17. eda sarıoğlu

    Yay üstü Yay olarak teşekkürlerimi borç bilirim 🙂

    1. Efendim teşekkür benden : Sevgilerimle

  18. nnozer

    Hava grubundaki diğer iki burçtan Terazi, Yay’ın git gellerinden ve belirsizliğinden fazlasıyla bunalır…. Ben tam tersini deneyimledim son 2 sene icinde. Teraziyi denge unsuru olarak bilirdim megersem Terazi burcunu hic tanimamisim, artik biliyorum ikizler kadar betermis…

    1. Paylaşımlarımızda YARGILI ve SALDIRGAN olmamak için özen gösterelim… Sevgiler 🙂

      1. nnozer

        yargili ve saldirgan bir yorum yazmamistim, yanlis anlasildiysam duzeltelim, siz terazi ile ilişkimizden bahsetmissiniz ben de kendi deneyimimi aktarmak istedim. ikizlerin inis cikislari kararsizliklari malumdur, terazi ile ilgili deneyimim de bu yondeydi. isi sizin kadar bilmem ama yasadigim deneyimi aktarmak istedim ‘betermis’ derken.. kimseye saldirasim yok, sadece merak ediyorum 🙂 umarim bunu da saldirgan bulmazsiniz…

        1. Sevgili Nurhan 🙂
          Sizin Terazi burcu veya İkizler burcu birileriyle olumsuz bir deneyiminiz olmuş olabilir…
          Benim de olmuştur ayrıca :)))
          Ama bunu Terazi yorumunda ”zaten fecidirler” diye yazarsam, bu yargılı ve saldırgan bir genelleme olur!
          Sİz ne burcusunuz bilmiyorum ama sizin burcunuzdan çoook çeken Terazi birileri de olmuştur eminim…
          Bu sayfa her burcun olumlu olumsuz özelliklerinin hoşgörülü, esprili, yapıcı ve geliştirici bir dille yansıtıldığı bir sayfa
          Yaşadıklarımıza hoşgörülü, esprili, yapıcı ve geliştirici bir bakış açısıyla yaklaşmak için okuyanları destekleyen bir sayfa olmasını arzu ediyorum…
          Kendim için de sizin için de dilediğim sadece budur 🙂
          İçten sevgi ve saygılarımla…

  19. ophelia

    ” Bir Yay’ın dış görünümü ne kadar fedakar, idealist ve cilalanmış olursa olsun, iç yüzü genel olarak sabırsız, diğerlerinin durum ve tercihlerine karşı duyarsız ve  tatmin edilmek konusunda ödünsüzdür.”
    Bu ve bunun gibi katilmadigim bircok cumle var yazida, yay’i cikarci, duyarsiz, egoist olarak gostermissiniz yazida. Kendimden baska ailemde 3 farkli yay ile buyudum yine en yakin 2 arkadasim yay ama bu soylediklerinize uyan bir sey gormedim. Yay burcu insani da diger burclar kadar bencil ve ilgi delisi olabilir ama bunun sadece bu burca ozgu ozelliklerden biri gibi yansitilmasi hic hos degil bence. Ayrica soze kendini insanliga feda eden burc diye baslayip sevilmek icin her seyi yapan karaktersiz gibi bitirmissiniz, bu nasil bir mantiktir? Kim bu derece bir egozime ve bencillige sahipken kendini baskalari icin feda edebilir? Bence Apollon’a hocalik etmis varliklarin burcunu fazla hafife almissiniz.

    1. Biraz derin bir burç 🙂 Birkaç kere daha okuyun… Sanırım paradoks diye altını çize çize bahsettiğim şeyi anlayacaksınız.Ya da anlamayacaksınız yaşayacaksınız 😉 İnsanın kendiyle yüzleşmesi kolay değil… Ama bu ömür de buna adanmış bir yol işte! Canınız sağolsun…
      Bu arada, SADECE YAY’a özgü hale getirdiğimi söylediğiniz şeylerle ilgili diğer burçların yorumlarında da birçok detay var. Ama galiba KENDİMİZE ODAKLIYIZ BİRAZ… HIMMM :)))

  20. Aslıhan

    Haritası Yay ve Akrep karışımı olan bir YAY burcu kadınını, “Hayata bir anlam yüklemeden, yaşıyor olmaya anlam yüklemeleri oldukça zordur.” cümlesi kadar, daha iyi başka hiç bir cümle anlatamazdı.. Kesinlikle bana her şey için iyi sebepler lazım. mesela bir yere gitme isteğim, orada istediğim şeyi bulabilme ihtimalim kadardır.
    Beni bana anlattığın için (bu arada akrebide okudum ve sentez yaptım) teşekkürler!
    Kalemine, yüreğine sağlık!

    1. Çok keyiflendim bu yoruma 🙂 Sevgiler

  21. milen

    kelimelerinizde kendimi bulmaktan yine gercekten cok ama cok keyif aldim. merkeze guvenmeyi ogrenmek her ani daha yasanasi kiliyor. degisime uyumlu olmak da sanirim jupiterin bir dokunusu, haber etmek istedim hayat guzel ve dogan her yeni gun ask ve mucizeyle dolu. tesekkurler Jupiter be tekrar com tesekkurler Juno. PS: kova yay iliskisi icin bir cumle daha Rica ediyorum. askla…

    1. Sevgili Milennn 🙂
      Ne güzel senden ses duymak…
      Kova ve Yay’ın hayattaki dertleri çok benzer!
      Çözme yöntemleri farklıdır :)))
      Üste gidicilikleri ve kararlılıkları çok benzer!
      Söylemleri farklıdır 🙂
      İkisini de bir daha oku… ANLAYACAKSIN 😉
      Aşkla

  22. Sizin oklar bu yayı 12 den vurdu:) (diğer yazılarınız da zaten hatta hep ) salt astroloji yok burada hoş bilen biliyor yaşamın insana dair tüm bilimlerinin bileşkesi harmanı var ki olmazsa olmaz 🙂 dipten doruğa bütün kabuklarımızı soymuşsunuz dönüp dönüp okumam lazım hep destek tam destek sevgili juno’dan bize hepimize merak ettiğim yolunuz yolculuğunuz rehberliğiniz mükemmel yaşamış anlamış damıtmışsınız ki bazen draje bazen tablet bazen de fitil olarak(iğne de var elbet 🙂 ) hazır lop bize sunuyorsunuz umarım nasiplenme şansı olanlar çoğalsın tüm emeklerinize cömertliğinize bin teşekkür duygu yoğun zaman az olunca imla dibe vurdu sevgiler 🙂

    1. Faydalı bir şeyler yazabildiğimi anladım ve çok mutlu oldum :))))
      Sevgilerimle

  23. Reblogged this on Simperi's(nin) and commented:
    hayatımdaki yaylar, yüreğimi …

  24. Nisa

    bulutlarla, sisle ve hüzünle karışık bir gecemde, bana bulutlar arasından göz kırpan bir yıldız gördüm.. çok şaşırdım.. benden çok uzakta idi ama bana sanki hayat serüvenimde yaşadığım şeyleri biliyormuşçasına beni anlatıyordu.. hayal mi acaba dedim ilk başta.. bu kadar da olmazdı ya.. sonra araştırdım, ismi juno dediler bu yıldız için.. sadece senin değil, daha çok kişinin yolculuğunda, çok bunalıp başını göğe kaldırdığında göz kırpıyormuş onlara ve mutlu ediyormuş onları da.. hepimize; MERKEZE güvenmemizi, kendimizden daha büyük bir ÖZNEye AİT olduğumuzu unutmamamızı ve bize verilen kaynakları kullanarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya odaklanmamızı öğütlüyordu kendi eşsiz diliyle.. Yaratan’dan aldığı ilhamla yaktığı meşale, benim gibi bir çok kişinin yolunu aydınlatmıştır eminim..
    Ve yükseleni yay olan bir oğlak olarak, ilk defa bir yazınızda, bir yorum da bende yazsam ya, hem de tam burada diye düşündüm nedense.. bana yalnız olmadığımı hissettirdin daima.. nasıl bir teşekkür etsem de, senin beni mutlu ettiğin bir anın hakkını ödesem hiç bilemem.. bu boyutta da, başka boyutta da, hatta bütün boyutlarda, paralel evrenlerde, kısa bir zaman dilimi bile olsa, seninle bir kahve içmek isterim muhakkak..

    1. İnsanlar ihtiyaçları olan şeyleri milyarlara kişinin yaşadığı bu planette, milyonlarca web sitesinin içinde bir sitede bulabiliyorlar…
      Zira MERKEZ böyle istiyor 🙂
      Kısmetse bir kahve de içecek fırsat bulunur elbet 😉
      Sevgilerimle

  25. Yay burcu bu kadar güzel anlatılabilir, İlk defa bir yazınızı okudum ama bu kadar isabetli olabilir. Hoş yükseleni balık olan bir yay burcuyum. ama inanılmaz tutmuş…

  26. leylagrenouille

    sevgili juno derdime bi çare 🙂 22 Kasım 1980 doğumluyum, doğum saatim de 16.30. şimdi ben yay mıyım akrep mi ? 🙂

    1. Demek Grenouille 🙂
      Nerede doğmuşsunuz?

      1. leylagrenouille

        istanbul, kadıköy sınırları içinde..:) bu benim için ciddi bir sorun, ben kendimi yay biliyorum ama özellikle son dönemde yine akrep’e dahil ettiklerini görüyorum doğumgünümü. yardımcı olabilmenizi diliyorum 🙂 çok çok sevgiler

        1. 0 derece YAY 🙂
          Yükselen de Boğa’nın hemen sonuna geliyor.

  27. Filiz

    Sevgılı junocugum ben bugüne kadar hiç durmadan kostüm çalıştım çabaladım fakat bu sene iş konusunda tıkandım 1 yıl boyunca iş bulamadım ve 35 yasımda olmama rağmen bu sene KPSS sınavlarına gireceğim kısacası 2014 yılı Eylül ayı yaylar için nasıl geçecek … Ben hayallere dalmış durumdayım fakat çok fazla korkularında var çünkü son şansım …

    1. Canımcım 🙂 ben böyle – yayların eylülü şaane geçecek – türü yorumlar yapan biri değilim pek…
      Ama bildiğm 2014 yılı ektiklerimizi biçtiğimiz bir yıl olacak 🙂
      Dilerim hakkında hayırlısı olur!
      Sevgilerimle

  28. nevin kalafatoğlu

    Koç burcu ve yükseleni Yay olan ben şaşkınım. Ne diyeceğimi bilemiyorum . Yay yorumunuz bir tokat gibi bana … Teşekkür ederim Juno <3 neleri kavradığımı bilemezsiniz.
    sevgilerimle

    1. İşinize yaradıysa mutluyum 🙂
      Sevgilerimle

  29. Βορέας

    Çılgınlık. Ne zamandır bekliyordum. Gerçekten etkilendim.

    Yazının sonu, özellikle “…ama kendimizden çok daha büyük bir özneye AİT olduğumuzu fark etmek gerekir.” kısmı bana yine bir Yay burcu olan Spinoza’yı anımsattı.

    Yazı bir çok noktası ile “kıvılcımlar” yarattı kafamda. Karışıklıklar, ikilemler… neyse yolculuk devam ediyor. 🙂

  30. Rüya

    harika bir yazı olmuş gerçekten, yay burçlarını bu kadar iyi anlatan başka bir yazıya rastlamadım =) yazınızda “senaryoyu biz yazmıyoruz, rolü en iyi şekilde oynamaya çalışıyoruz” yorumunuz kafamda pek çok çağrışım yarattı. Kuranda dünya hayatının bir oyun yeri olduğu ayeti (Ankebut suresi), tasavvufta “seyr-i süluk” kavramı ve Shakespeare’in dünyayı bir tiyatro sahnesi olarak tasvir ettiği soneleri…=)

    Yazdığınız kelimeler kadar güzel kelimeler yazmak isterdim bende size sizi mutlu edebilen….Yine de şu şekilde dua etmeyi çok severim , bir yay burcu olarak en büyük dileğimdir ,belki sizin de öyledir , ortak bir dilekte buluşma ihtimalimiz adına ; “Allah ilminizi ve hayret’inizi arttırsın” diyorum tüm içtenliğimle =)

    Bir sorum var umarım sizi sıkmam yada vaktinizi çalmam. Yükselenim başak, 30 yaşından sonra kişinin karakterinde yükselen burcunun özelliklerinin baskın olacağına dair bir şehir efsanesi var =) doğru mu merak ediyorum, nitekim 2013 yılında çok enerjik olamasam da içimdeki çocuksu enerjiyi ve öğrenme aşkını her daim muhafaza etmek istiyorum. Başak burcunun etkisine girmek içimdeki yay’ı gölgeler diye korkuyorum , size danışmak istedim.

  31. mal.

    Bu kadar iğrenç olabilirdi.

    1. Kendinizden nefret etmeyiniz 🙂
      Allah övmüş yaratmış, size de sevmek düşer

  32. Yaw bu YAY’lar neden aynı zamanda;
    – Hem çok kararlı ve sonuç odaklı, hem de ne istediğini bilmez,
    – Hem cömert ve adil, hem de benmerkezci ve çifte standartlı,
    – Hem güvenilir ve kol kanat geren, hem de sorumsuz ve kendini – dolayısıyla başkalarını da – kandırmaya yatkındır.

    kendini bilen her yay, bu 3 soruyu okurken çok büyük bi gülümsemeyle yazıyı okumaya devam etti.. 🙂 sevgiler juno

    aylar önce kendime şöyle bişey yazmıştım… sanırım bu çelişkilerin serzenişiyle yükseldiğim bi anda çıkıvermiş…
    “Düzgün insan olmak benim hayatımın laneti. Kimse aslında neler istediğimi bilmiyor.. ve ne kadar salak olduğumu.”

  33. matahari

    sevgili juno!
    bloguna tesadüfen ulastim, yazilarin beni cok etkiledi..tebrikler.
    nazim’in bu siiri her an elimin altinda olan kara kapli defterimde yillardir, yani 12den vurmussun! ayrica yazinin sonundaki bob dylan sarkisi bu yaziyi okuyan her yay gibi gözlerimi bugulandirdi benim de..yani 12+++!
    yazi- uzunluguyla da baglantili- bir psikoterapist danismasinda gibi hissettirdi kendimi ve
    ic dünyamin bu kadar derin bilinmezlerini,ancak bir yayin kendine itiraf edebilecek kismini, celiskilerini,baska biri tarafindan böyle acik acik ortaya cikarilmasina cok sasirdim dogrusu..bravo!
    kendimi daha iyi tanima yolundaki seyahatime devam etmek istersem, yükselen burcumun ayim, günesimin ne kadar önemi var, ve bu konular hakkinda en iyi nerden bilgi edinebilirim?bu sorumla ilgili her türlü cevabin icin simdiden cok tesekkürler…

  34. AKANSU

    Okudukça one more, one more gidiveren, sımsıkı sarılıp ısıtan, bi çimdikleyip hoplatan, sonra da kucaklayıp öpen bir yazı için ne yazılabilir ki acaba 😉 ?

    Anlattıklarınıza “sadece bi yazı” demek bilgeliğe kör, içten sesinizi işitmemekse yüreği sağır olmak olsa gerek.

    bin milyon teşekkür falan 🙂

    1. :)))))
      YAY Zerafeti!

  35. AKANSU

    🙂

    Ne diim ki ben şimdi, o zerafet sizin …

    Hem kıymetli Junom,

    ” Ayna birdir , sır da sensin cam da… ” dimi ya 😉

    Sevgiyle,

  36. Mert

    Merhaba; yorumunuz için çok teşekkürler, açıklayıcı ve tatmin edici. Acaba, her yerde karşıma farklı çıkan ve çok merak ettiğim yükselen burcum için sizden yardım isteyebilir miyim? 19.12.1983 saat 15:20’de pazartesi günü Bursa’da doğdum. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

  37. hanife

    Bana kendini anlat deselerdi ancak bu kadar anlatabilirdim.cok etkilendim.super.ben kendjmi her halimli seviyorum.geriside onemli degil zaten.kimbilir bu yaziyi kac kere kendime ve sevdiklerime okuyacagim.elinize saglik

    1. Aman ne güzel gönlünüze değsin o zaman 🙂
      Sevgilerimle

  38. nezehat

    Beni süper tarif ettiniz 🙂
    YAY burcuyum yükselenim oğlak..

  39. karanlık yönlerimle yüzleştiğim günlerdeyim bu dediklerinizin bir çoğuyla savaşıyorum çoğu zaman. bir yayın güvenmesi hem başkalarına, hem kendine zamanla oluyor kanımca. büyük sorumluluğu hayatı anlayıp sentezlemesi belki. en kötü yanıysa sabırsızlığı. inanana kadar bir şeye ya da amaçladığım şey gerçekleşene kadar sabrım bitiyor ve hayal kırıklığı başlıyor. yükselenim oğlak ya da kova tam doğum saatim belli değil. velasılkelam zor insanlarız, en çok da kendimize:)ama öğrenmeye meraklıyız ya deşiyoruz ve kendimizle baş etmeyi de öğreniyoruz.çok güzel yazmışsınız teşekkürler

  40. Gerçekten alışılmışın dışında ve o kadar doğru teşekkurler

  41. Pirenella

    ya işte karetsin, her türlü eğlendiriyoruz:))

    1. JUNO

      :)))))))) VALLLA BİLLLA eğlenmemek mümkün değil
      Eksik olmayın!

  42. zeynep

    Tüm yazıyı gülmeme engel olamayarak okudum; daha önce hiç bir yerde okumadığım kadar gerçekçi, tespitler içeriyor; şaşkınım. Okuduğum ilk yazınızdı ; az sonra tüm sitenizi incelemek için sabırsızlanıyorum. Belki yükselen burcumun balık mı kova mı olduğuna dair şüphelerimden de kurtulacak tespitlere de rastlar ve rahatlarım. 19.12.1982 Bursa 11:25-11:30 doğumluyum. Yükselenim her hesaplamada ya balık ya kova görünüyor ; merak içindeyim. Bilgilerinize saygılarımla…

  43. deniz

    Çift bonus yay olarak (yükselende yay) bayıldım 🙂
    Aynı ben aynı biz yaşasın yay lar :)))

  44. Tugba

    Selam Juno Tubita Ben,
    Okurken aglicaktim. Ben bir Yay im Yuksleenim Akrep Ruh burcum Yengec ve akil burcum kova . Tamamen corba gibiyim. Isteklerim dogrultusunda insanlari etki altina alabilme katsayim %88 lerde…Ben omrumu bosa harcamak istemiyorum. Seninde dedigin gibi herseyi sentezleyip her sekilde herhangi bir konuya cevap verebilecek durumdayim.
    Aile konusundaki ucurumlarin kesinlikle dogru tespit. Icimdeki Akrebin ne kadar merhametsiz oldugunu biliyorum ve onu icerde tutuyorum.Sorumsuz degildim ama o kadar yoruldumki artik kendimi sorumsuz gb gormeye basladim. Sahn sanatlari ve gorsel sanatlarda ayni zamanda muzikte cok basarilyim.
    Benim senden ricam neden ve nasil sorusundan baska hangi sorulari sormam gerekiyor kendime? Asiri da duygusalim asiri da merhametliyim ayni zamanda. Icimdeki tezati goruyorum ve herseyi yerine otutturmak istiyorum. 33 ume giricem Aralik 1 de.
    Yardimci olabilirsen sevinirim. Corba gibi oldum..Sadece bundan kurtulmak ve eskisi gibi bisiler yaratip uretip basarilarimi devam ettirmek istiyorum.
    Iliski konusunda tam bir vasatim. Cok huysuz ve sabirsizim..
    Sevgiler…

  45. gaye

    Okuduğum en şahane yay yorumu. En çok da olumsuz özellikler; bu kadar mı iyi tespit edilip sunulabilir :). Konunuza çok hakim olduğunuz belli ama yanında ciddi bir yazı yeteneğiniz de var. Bir şey sormak istiyorum psikoloji eğitiminiz de mi var? Yazının akışında öyle bir hisse kapıldım. Teşekkürler ve sevgiler

    1. JUNO

      Mutlu oldum 🙂
      Psikoloji eğitimi almadım…
      Ama astroloji yapmak için psikoloji, felsefe, anlambilim, yaratılışı inceleyen her tür din içi ve dışı disiplinle ilgilenmek gerekiyor.
      Sanırım çok ilgilendim :)))
      Sevgiler

  46. çiğdem

    Sizi yeni keşfettim 🙂 ve bayıla bayıla okudum yazınızı yayla ilgili ilk defa bukadar detaylı bir yazı ellerinize sağlık bende bir yayım ve ilgimi çektiniz takibe devam 🙂

  47. di4835

    her bir cumlesi dogru valla…
    derinlemesine bir yay oldugumu bir kez daha hissetim.
    buyudukce geciyor ama sakinleşiyor insan =)
    Junocugum bir de ask ne zaman geliyor yay burcuna bir tuyo var mıdır?
    asksız yapamayız bilirsin =)

    1. JUNO

      :))) bütün yaylar aynı zamanda aşık olsa dünya batardı beya :)))
      maalesef öyle her duruma uyan bi tarih yok cancağızım

  48. meral

    4 yıldır düzenli psikoterapi alan bir insan olarak yazınızda yay burcuna ilişkin bahsettiğiniz çelişkileri çözmekle uğraşıyoruz. Ve Nazım’ın bu şiirini ilk okuduğumda evet bu benim ruh halim demiştim. Derin bir bilgi birikimi, gözlem-analiz yeteneği ve yordama gücünüzden dolayı tebrik ederim. Bir sorum olacak; 23 Kasım 1982 saat 00.15 Antalya doğumluyum. Yani 15 dk ile yay oluyorum. Ama yükselenim başak görünüyor ve benim başak burcu ile uzaktan yakından alakam yok. Bu çelişkiyle ilgili ne dersiniz?

    Bu arada müzik zevkiniz müthiş. Teşekkürlerimle…

  49. Elif

    22 Kasim 1998 dogumluyum.Saat 14.30 civari dogmusum.Akrep mi yay mi oldugumu bilmiyorum.Yardimci olursaniz sevinirim 😉

  50. Gamze

    Beni bu kadar iyi anlatan bir yazı tanımıyorum. Bravo.

  51. Ayshe

    ben bir oğlak burcuyum.yükselenim yay
    Beni bir insan bu kadar mı güzel anlatabilir,aman Allahım
    Elinize dilinize emeğinize sağlık
    Çok teşekkürler

  52. Nevres

    Uzun yıllardır yükselenim yay’ın omuzlarındayım, yada o benim sırtımda… Bi bilemedim… Keza zor anacım 🙂 Çok zor… Bence yazın cuk oturmuş sevgili Juno… Adrenalini çok iyi vermişsin 😉 (Bayılıyorum zaten her burca kendi dilinden böyle yazmalarına…) İşin tuhafı 30 yaşındayım, enerjim gittikçe çoğalıyor… Yada gençliğime göre daha kullanışlı… Merkürüm koç’ta, venüsüm Koç’ta, mars’ım ikizlerde, neyse ki güneşim Boğa’da ve maalesef ki ay’ım Balık’ta(!) bi yükselen yay olarak ben kendimi nerelere vuram.. 🙂 Bazen hayata karşı kedim gibi hissediyorum kendimi. Kucakta olmam yetmiyor. İçime sinene kadar pozisyon ve yer değiştiriyorum… Ay bi yerleş yani… Rahatsız… 🙂 Bi o kadar da kedi gibi çok sakin bi bölgemde var… O da Boğa’dan heralde… Zaten Boğa’yı da harika yazmışsın… Çiçekler içerisinde, mişler misi… Fakat yay’ım çok baskın işte… Neyse ki ressamım ve şu hayata yerleşememekten muzdarip olduğum için hayat planım artık çok konforlu bir karavan alıp karavana yerleşmek… Atölyemi kapatmadan tabii ki. Beni anca o paklayacak gibi görünüyor… Sakin ve dingin hissediyorum bu hayalin içerisinde… 🙂 Yani demem o ki kalemine sağlık çok sevgili Juno. Varsa bana bi kaç tavsiyen, alırım 🙂 Çok çok sevgiler

  53. Cey

    junocuğum çok teşekkür ederim çünkü senin yazılarını okuduktan sonra kendimi tanıma ve yeteneklerimin farkına varma fırsatım oldu.Eskiden burcumdan nefret ederdim şanssız ve talihsiz olduğumu düşünürdüm aslında tam aksiymiş, çok şanslıyım ve çok enteresan bir şekilde merkeze güvenip kalbimi dinlediğimde tehlikeyi veya güzel olacak şeyleri hissedebiliyorum 26 yaşındayım yükselenimde koç, burcumu artık çok seviyorum bir yaştan sonra yükselen
    burcun etkileri ağır basmaya başlıyor diye bir şey duymuştum bu doğrumu sevgiler <3

  54. Enes

    Bu yorum gerçekten inanılmaz burçlara inanmazdım ama yay burcunun özelliği su zamana kadar kelimesi kelimesine aynı beni tanımlıyor birde eksik var bir işe yoğunlaştikmi inanirsak ne olursa olsun elde ediyoruz.

  55. hasan hüseyin

    hocam beni yazmışınız ya.ellerinize sağlık.ben kendimi bu denli iyi tanıtamazdım kendime.sayenizde kendimi tanıdım….

  56. YayıkAyran

    Ablacığım niye bütün stratejilerimizi insanlara açık ediyorsun ki? Çok güzel yazmışsın ellerine sağlık.
    Erkek bir yay olarak hemcinslerimle deneyimlerimi de paylaşmış olayım. Patronluk taslıyor gibi görünseler de aslan erkeklerinden iyi dost oluyor. Kovalar ile garip, gevşek ama samimi bir arkadaşlık yakalayabiliyoruz.
    Oğlak kadını ile karşılıklı tutarlı tavsiyeler üzerinden iyi arkadaşlıklar kurulabiliyor. Yengeç kadınlarından uzak durun çok sıkıcılar. Kendinize güveniniz varsa aslan burcu kadın ile sonuna kadar çekişin, arkadaşlık da olur sevgililik de, yengeçlerin aksine çok eğlenceliler.

  57. Shinukage

    Elinize emeğinize sağlık, Sıkılmadan tüm makaleyi okudum. Gerçekten tam anlamıyla Yay burcunu tepeden tırnağa anlatmışsınız. Teşekkürler..

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: