OĞLAK Burcu … ”Zodyak’ın Gönülsüz Peygamberleri”

oglak
Özgün Tasarım: Sevcan tekcan

OĞLAK deyince, benim aklıma hep Paulo Coelho’nun Beşinci Dağ romanındaki ”gönülsüz peygamber” teması gelir.

Açıkçası biraz sinameki olmaya yatkın bir tabiatları olduğu için, iyice olgunlaşıp tatları gelmeden peygamber kadar sevecen olmayabilirler :))). Ama hemen hepsi ”Atlas Psikozu” yaşayan, yani dünyayı sırtlarında taşıdıklarını zanneden ve bırakırlarsa herkesin başına bir şey gelmesinden çekinen fanilerdir!

Bir odaya girdiğiniz zaman etrafınıza şöyle bir bakın; Bir insan – genel halinin sempatik, antipatik, güçlü, ya da silik olması hiç önemli değil – herşeyi başkalarından daha fazla ciddiye alıyor ve ciddiye almayanları da anlamıyormuş gibi davranıyorsa, illaki bir yerine bir OĞLAKLIK kaçmıştır :)

Zaman ve Mekan’ın Efendisi Satürn iki burcu yönetir; OĞLAK ve klasik astrolojiye göre Kova…  Sonradan Kova’ya Uranüs’ü yakıştırmışlardır. OĞLAK ise Satürn’ün has evladı olarak kalmıştır.

Ayar verenleri ”Sınır Koyan” Satürn olduğu için, OĞLAKLAR da kendilerini bir şekilde sınırlamaya ya da onlara konulan sınırlara uymaya diğer burçlardan biraz daha fazla yatkınlık gösterirler.

Bunun nedeni daima bir hedeflerinin olmasıdır. Önüne bir hedef koyamayan OĞLAK, paso depresyondadır :). Hedefi olan OĞLAK ise tam bir seferberlik halinde…

Toprak grubunun öncüsü olduğu için, daima tırmanmayı düşündüğü bir zirve ve genellikle bu zirvenin başka insanları da etkileyen bir kapsama alanı vardır.

Kendisi de bir OĞLAK olan Martin Luther King bu yaklaşımı veciz bir biçimde dile getirmiştir; ”Uçamıyorsan koş, koşamıyorsan yürü, yürüyemiyorsan sürün… Ama asla yerinde sayma!”

Statü ve sorumlulukları, insanın ele güne verdiği kartviziti, şu dünyanın bize baktığı yerden nekadar ”ehemmiyet” sahibi olduğumuzu belirleyen her bir göstergeyi simgeleyen 10’uncu Ev, OĞLAK’ın doğal yeri kabul edilir.

OĞLAKLAR da ”mühim” işler yapmak ve ”yetki sahibi” olmak üzere burada olduklarına dair bir iç kabul ile yaşarlar… Ne gariptir ki hayat onları, kendilerini değil sorumluluklarını ”mühimsemeye” ve aldıkları yetkiler vesilesiyle ”hükmeden” değil ”hizmet eden” olmaya yönlendirir.

Sorumluluk duygusu hayatlarına anlam katan temel faktördür. Onları heyecanlandıran bir görev üstlendikleri zaman, kendilerini zıpkın gibi hisseder ve etkileyici bir enerji ile çalışırlar.

Genellikle mutfakta olmayı arzu eder ve içlerine gömülerek çalışmayı severler ama organizasyonel yeteneklerini kullanmak zorunda kalacakları durumlarla sıkça karşılaşırlar.

En kıymet verdikleri şey çözüm bulmaktır! Çünki onlar genellikle karar almak zorunda kaldıkları konumlarda yaşarlar.

İnsiyatifli davranma yeteneklerinin parladığı durumlar, herkesin halinden memnun olduğu, işlerin tıkırında, hayatın tatlı, şarabın bol, kadınların neşeli, erkeklerin cömert oldukları dönemler değildir… Öyle zamanlarda, azcık kenarda kalır, ve genellikle olan bitenin içinden baş veren tehdit filizlerinin büyümesini endişeyle seyrederler. Onların sahneye çıktıkları zamanlar, herkesin paniğe kapıldığı ya da amaçlarından umudu kestiği şaşkınlık ya da yıkım anlarıdır.

Çünki OĞLAKLAR kaybedilen zamanın ve yaşanan yıkımın çaresinin yeniden başlamak, korkunun çaresinin ise dirayet yani ”rağmen yapmak’’ olduğunu gayet iyi bilirler.

Yaşamını evrenin doğasını çözümlemeye adamış ve ”rağmen yapmaya’’ örnek olmuş bir kişinin, Stephen Hawking’in OĞLAK olduğunu söylesem, belki daha açıklayıcı olur. Körler alfabesini bulmuş olan Louis Braille de bir OĞLAKtır.

OĞLAK’ın eksikliğe tahammülü yoktur. İnsani zaaflarına kendini rahatça bırakan ve kusurlu işlerin üstünü örterek yutturmaya çalışan insanları anlayamaz. Yapılan işleri bir bakışta yargılamak ve her şeyin nasıl ”daha iyi” yapılabileceği hakkında bir fikir sahibi olmak, ‘’toplum içinde kıl ve ukala’’ bulunmalarına neden olan bir OĞLAK alışkanlığıdır :))).

Ödünsüz olmakla övünür ama bu tavrı OĞLAK’ı fazlasıyla katı ve anlayışsız bir hale de getirebilir! Yargısız ve tarafsız olmayı ve onaylamadığı kişilerle de uzlaşmayı, mutlaka öğrenmesi gerekir. Aksi takdirde üstlendiği görevleri sabote eden bir konuma düşebilir!

Zaman içerisinde bu konuda aşama kaydetseler de, insan ilişkileri OĞLAKLARın ‘’parladıkları’’ konulardan biri değildir. Özellikle ilk gençlik yıllarını atlatana kadar sosyal açıdan cazibeli bir profil çizmeyi bir türlü beceremezler. Uzaktan bakılınca biraz anlaşılmaz ve kolay yaklaşılmaz insanlar gibi görünebilirler. Kendilerini açığa vurmayı pek istemeyen bir yapıları vardır.

Karar alırken yalnız olmayı, yöntemleri ve önceliklerini kimseyle tartışmamayı tercih ederler. Müdahale edilmek en hoşlanmadıkları şeydir. Bu nedenle, kontrol edemedikleri durumlara ilişkin duygularını fazla belli etmezler. Sorunlu oldukları zamanlarda kendi köşelerine çekilir ve zayıf yanlarını dışa vurmamaya çalışırlar.

Bütün bunlardan hareketle, ”sosyal kelebek’ kumaşından yapılmamış olduklarını söylemek pek yanlış olmaz :). Ancak Yükselen Burçları, janjanlı fırfırlı birşeyse, ya da Venüs’leri Yükselen Noktası ile kavuşum yapıp, gönülleri fethetmelerini kolaylaştırıyorsa, içlerindeki gamlı baykuşu saklamaları ve insanların arasına kolayca karışmaları mümkün olabilir ;).

Yalnızlık, OĞLAK için su, hava gibi bir ihtiyaçtır! Yalnız başına sinemaya gitmekten ya da tatile çıkmaktan haz almak, psikolojisini ancak uzuuun yalnız yürüyüşler yaparak toparlamak, yalnız yaşamayı sevmek, OĞLAK’a özgü tuhaflıklardır :))).

Ama tüm mesafeli hallerine rağmen, insan ilişkilerine çok ihtiyaç duyar ve birilerinin hassasiyetlerini fark edip onlara üste gitmeyen, talepsiz bir şefkat göstermesini arzu ederler.

Gerçekten yakınlarına aldıkları insanlara karşı ise, son derece sahiplenici ve cömert bir tavırları vardır. ”Yapamam” sözcüğü lugatlarından silinmiş gibidir. Genellikle hoşlanmadıkları beklentileri bile tatmin etmeye çalışırlar. Görev duyguları, onları suistimal edilmeye yatkın hale getirdiği için, soğuk ve sevimsiz bir maskenin ardına saklanarak kendilerini güvende tutmaya çalışabilirler. Öte yandan, çok fazla suistimal edildiğini farkeden bir OĞLAK’ın hakikaten katı hatta basbayağı zalim olmaya da yatkınlığı vardır…

OĞLAKLARın maddiyatçı oldukları söylenir. Ama bu harcama tutkusundan ziyade, ellerinin altında erişebilecekleri birçok kaynak olduğunu bilmek ihtiyacındandır. OĞLAK mahrumiyet içinde yükselen insanların burcudur. Bu nedenle OĞLAKLAR eriştikleri konumu iyi kullanmaya ve elde ettikleri kaynaklara tam anlamıyla hakim olmaya odaklanırlar.

Hoşlandıkları şeyler de, kişiliklerini yansıtır; ihtiyaçlarına uygun, dayanıklı, kalıcı, ince bir kişisel vurgu taşıyan ama abartı ve gösterişe kaçmayan şeyleri severler.

İstedikleri zaman kendilerini birçok şeyden mahrum bırakabilirler ama,özenle pişirilmiş yemeklerin, özellikle tatlı yiyeceklerin, güzel kokuların, ipek, kadife, doğal pamuk, deri gibi doğal dokulu malzemelerin, tercihan özel tasarımlı masif eşyalar, granit veya doğal tahta zeminlerle döşenmiş, geniş alanlı, yüksek tavanlı, ve bir biçimde göğün genişliğini görebildikleri evlerin de daima cazibesine kapılırlar.

OĞLAK ve İlişkiler

Daha önce de belirttiğim gibi, çocukluklarının çok rahat ortamlarda geçtiği söylenemez. Genellikle sert bir ebeveynle, bir biçimde iletişim eksikliği ya da ihmal edilmişlik hissi yaşadıkları ailelerde büyürler. Bu nedenle bacak-kadar çocukken dahi, gözlerinin derinlerinde ”yaşlı biri” oturmaktadır.

Çocukluk deneyimleri onları hayatlarının belirli bir aşamasına kadar aile kavramına karşı biraz çekimser yapabilir.  Kariyer peşinde koştukları yıllarda, aileleriyle mesafeli bir iletişim kurabilirler.

Olgun yaşlara geldiklerinde ise, iletişim kurmakta zorlandıkları aile büyüklerinin ihtiyaçlarını görev olarak üstlenebilirler! Bu hayat boyu alacakları zorunlu şefkat öğretilerinin önemli bir parçasıdır :)

Hayatın ciddiyetini erken kavramak durumunda kaldıkları için, ‘’delikanlarına hitap edecek sosyalliklere’’ pek fırsat bulamayabilir, bu nedenle de aşkı ve cinselliği akranlarından biraz daha geç tanıyabilirler. Bedenleriyle barışmak ve ilişkilerden ne istediklerini çözümlemek için de biraz zaman harcamaları gerekecektir. Ama sonuçta bütün toprak burçları gibi, tensel yanları ağır basan insanlardır ve yaşadıkları ilişkilerde mutlaka fiziksel uyumu yakalamayı isteyecek, hatta aşkla cinsel uyumun bir hayli yakın kavramlar olduğunu düşüneceklerdir ;)

Öte yandan, salt cinselliğe dayalı kısa maceralar yerine, düzenli partnerleri her zaman tercih ederler. Hazza zaten fazla zaman ayırmadıklarından, haz almak için yaptıkları birşeyden alacakları tatmini riske atmak istemezler. Bu nedenle de, kaliteli ve belli bir süreklilik arzeden ilişkiler onlara daha iyi gelir.

Partner seçiminde üzerlerine fazla gelen insanlara teslim olmak yerine, onların ısınıp kapıyı açmasını beklemeyi bilenleri daha cazip bulabilirler.

Saygı görmemek, oldu bittiye getirilmek, hazır olmadıkları seçimlere sürüklenmek OĞLAKLARı son derece tedirgin eder. Ama birlikte oldukları kişinin onların tercihlerine ve özsaygılarına zarar vermeyecek şekilde davranacağına inanırlarsa, her açıdan çok cömert ve yaratıcı bir sevgili olabilirler.

Uzun süreli ilişkilerinde, ya ‘’kendilerine ihtiyacı olan ve biraz bağımlılığa yatkın’’ ya da ‘’onlara bir şey katabilecek olgunlukta görünen’’ insanlara doğru çekilirler.

Kendilerinin de dahil oldukları Toprak grubundan Boğa, ağırdan-alan ama derin ve tutkulu tavrıyla onlar için ideal bir partnerdir. Herşeye karışan ve kimseyi beğenmeyen Başaklarla ‘’niyeyse’’ gizli iktidar mücadelelerine girmeleri ve nefret-aşk ikileminde kalmaları mümkündür :))) Diğer OĞLAKLARla ise birbirlerine saygı ve güven duysalar da – yükselen ve ay burçlarının yarattığı ekstra cazibeler olmadıkça – aşk menziline giremedikleri bilinir.

Su grubuna doğal bir zaafları vardır; Akrepler ve Balıklarla tensel, Yengeçlerle yoğun duygusal bağlar kurarlar. Bata çıka yaşanan ve bazen cıvıklaşabilen bu ilişkiler, OĞLAKLARı bir dönem çok feci bağlasa da, bir süre sonra nefessiz kalmış gibi hissettirebilir. Aşırı talepkarlığa uzuuun bir süre göğüs gerdikten sonra, birden bire ipleri kopartıveren OĞLAK, su insanlarına soğuk duş yaptırtabilir.

Ateş grubundan kişilerle uzun ilişkiler yaşamak, haritasında Ateş yükseleni ya da en azından Ateş grubunda Ay’ı olmayan bir OĞLAK için bir hayli güçtür. Ama bu aşık olmayacaklarını göstermez :))) Koçlar ile meydan okumalarla dolu ama çok alevli ilişkiler yaşayabilirler. Yaylar ile aralarında anlaşılması zor bir çekim vardır. Aslanlarla birbirlerine tahammül etmeleri ise biraz daha zor olabilir.

Hava grubu ile ilişkileri ilginçtir; Eğer ortak yaşam amaçları çerçevesinde birleşebilirlerse, Terazilerle de demir ve betondan evlilikler kurabilirler. Fakat, birbirlerinden ne bekledikleri konusunda mutlaka açık olmaları gerekir.  İkizler ile birbirlerinin çekim alanına bir girer bir çıkarlar :))) Ne seninle ne sensiz denilen türden ilişkiler yaşamaları mümkündür. Kovalar ile ateşlenir ama prensipler üzerinde tartışmaktan sevişmeye fırsat bulamayabilirler!

Eğer ‘’elinden tutup kurtarmazlarsa öleceğini sandıkları’’ ya da ‘’idol haline getirip kanatlarının altına girdikleri’’ ilk insan onları nikah memurunun önüne sürüklemezse, evliliğin hayat planlarına ortalamaya göre daha geç girmesi mümkündür. Zaten erken evlenen OĞLAKLARın da, ayrılıkla biten ya da kolay baş edilmeyecek zorluklarla yürütülen bir ilk evlilikleri olduğu sıkça görülmüştür.

Çocuklarını iyi yetiştirmek, onları ihtiyaç duyabilecekleri her türlü olanakla donatmak ister, yeteneklerinin ortaya çıkmasına destek olurlar. Kendilerine sunulmamış olan konforlu yaşam ve gelişme ortamları çocuklarına sağlamaktan zevk duyar, onları bahçelerinde büyüyen bir ağaç gibi keyifle izleyerek ve özenerek büyütmek için gayret gösterirler. Ama her çabadan olduğu gibi bundan da sonuç almayı önemsediklerini belirtmek gerekir.

OĞLAKLAR sevdiklerini kontrol etmeye ve herşeyi onların yerine yapmaya pek yatkındırlar.

Kendi doğalarının çok tersi yönde eğilimleri olan çocuklara ebeveynlik etmek OĞLAKLARın zorlu gelişme planlarının bir parçasıdır!

Çocuklarını istedikleri gibi yoğuramadıkları zaman bunu ‘’kişisel başarısızlık’’ olarak görmeleri mümkündür. Umdukları gibi gitmeyen ebeveyn-çocuk ilişkilerinde mesafeli olabilir ya da ihtiyaçları karşılayıp empati kuramayan bir ebeveyn olabilirler.

OĞLAKLARın, kendi çocukluklarını temize çekmek için, ebeveynliği becermeleri şarttır! Yargılamadan destek olmayı, disiplini hoşgörüsüzlüğe, şefkati zaafa çevirmemeyi öğrenmeleri, ancak çocukları ile kuracakları zahmetli fakat değerli ilişkiler sayesinde mümkündür.

OĞLAK ve Kariyer

OĞLAKLAR çözüm bulmaya odaklıdırlar. Ellerine geçen kaynakları sahiplenir ve onları yaratıcı bir biçimde kullanmayı çok önemserler. Bankerlik, yatırım danışmanlığı, haritanın diğer unsurları da destekliyorsa, cerrahlık, akademisyenlik, mühendislik temelli tasarımlar, onlar için biçilmiş kaftandır.

Elle tutulur kazanımlar üretmekten büyük keyif alırlar.  Bir proje tasarlamaktan ve onun her bileşeni ile inceden inceye ilgilenmekten mutluluk duyar, yaratıcı bir sürece girdikleri zaman, yorulmak nedir bilmez ve adeta bu yoğunluktan aldıkları keyifle tazelenirler. Yaptıkları şeylerin fonksiyonalite ve estetik mükemmelliğin ideal bir bileşeni olmasını arzu ederler. Bu nedenle de ilgilendikleri konuları bütünleyen birçok bileşene hakim olmaya çalışırlar.

Sosyolog, matematikçi ve filozof gibi birçok kimliği bir arada taşıyan Auguste Comte, filozof, matematikçi ve fizik kuramcısı Isaac Newton, politikacı, bilimadamı ve yazar kimlikleri ile tanınan Benjamin Franklin, müziğin insan gelişimi üzerindeki etkisi konusundaki araştırmaları ile de bilinen ve farklı dallarda ön plana çıkan birçok ünlü ismin eğitmeni olan ‘’manevi lider’’ Gurdjiyef, kimyager, doktor ve araştırmacı Louis Pasteur, filozof, doktor, hümanist ve müzisyen Albert Schweitzer, Pulitzer ödüllü bir yazar olmasının yanısıra, tarım projeleri ile de tanınan ve sağcı politik kanadın etkili temsilcilerinden biri olan Louis Bromfield, birden fazla alana birden ilgi duyan ve elini attığı herşeyde mükemmeli hedefleyen OĞLAKLARa tipik birer örnektir.

OĞLAK’a duymusuz muygusuz derler ama… Durgun sular derin akar!

OĞLAKLAR arasında, eserleri kadar kült haline gelen kişilikleri ile de bilinen yazarlar vardır;

‘’Ermiş” gibi kısa ancak derin içerikleri ile bilinen kitapların yazarı olan ve kitaplarında kendi illüstrasyonlarını kullanan Halil Cibran, politik etkinliği ile bilinen Nobel ödüllü şair ve yazar Rudyard Kipling, Gotik edebiyatın babası Edgar Allen Poe, altın avcılığı, çiftçilik gibi girişimleri ve politik kimliğiyle de ön plana çıkan efsanevi yazar Jack London, biyokimya profesörü olmasına karşın, uzaybilim, antropoloji, tarih, gizemcilik gibi birçok unsuru birleştiren kurgu-bilim romanları ile tanınan Isaac Asimov, yazar ve entellektüel birikimi ve akademisyen kimliği ile edebiyat dünyasında ayrı bir yer alan Umberto Eco, Gönülçelen romanı ve Zen-Budizme olan tutkusu ve münzevi yaşam tarzı ile tanınan J. D. Salinger, bilim kurgunun ilahlarından J.R. Tolkien, dünya çapında best-seller olan Japon yazar Murakami Haruki, bir devrimci ile eşcinselin hücre arkadaşlığını anlatığı eşsiz romanı ”Örümcek Kadının Öpücüğü” ile tanınan Manuel Puig, en çarpıcı örneklerdir.

Pozisyonlanmak ve hizmet ettiği amaçları gerçekleştirerek gücünü pekiştirmek OĞLAK’ın iyi yaptığı bir iştir!

Çin devriminin lideri Mao Tze Thung, Pakistan özgürlük mücadelesinin önderi Muhammed Ali Cinnah ve Pakistan’ın ünlü lideri Butto,  İrlandalı politikacı ve filozof Edmund Burke, İtalyan Rönesansının ünlü liderlerinden Lorenzo de Medici, Mısır’ın güçlü lideri Enver Sedat, ünlü askeri lider George Marshall, ülkelerinin kaderlerinde önemli roller üstlenmiş OĞLAK liderlerdir.

Otoriteye saygı duymak kadar, her durumda otorite kurabilmek, otoriteyi sorgulayabilmek ve zor bir davayı baskıcı güç odakları karşısında savunabilmek de OĞLAK’a özgü bir yetenektir.

60’ların başkaldıran ruhunu ‘’ateşleyen’’ lider Martin Luther King’dir. Tam bir OĞLAK gibi, gel-geç kazanımlarla uğraşmak yerine, üzerine yeni katlar inşa edilecek toplumsal kazanımların temelini atmıştır. Her haliyle inançlarını kendisine rehber eden, yol göstericiliği tevazu ile birleştiren, ve hayatını hizmete adayan OĞLAKLARa en iyi örnektir!

Ünlü insan hakları savunucusu ve hukukçu Salmon Chase, Meksika Devrim lideri Venustiano Carranza, politika figürleri karşısındaki etkileyici duruşuyla ün salan gazeteci Christiane Amanpour, bir kadın olarak toplum içindeki pozisyonlarını dert eden ve kadının politik ve sosyal haklarını almasında etkin olan – Carrie Chapman, Alva Belmont, Emily Green, Simone de Beauvoir, Susan Sonntag gibi – birçok feminist aktivist OĞLAKtır. Müzisyen kimliği kadar aktivist kişiliği ile de bilinen Joan Baez, savaş karşıtı kimliği ile tanınan Joseph Bly da birer OĞLAKtırlar.

İktidarı herşeye rağmen korumaya çalışmak ve bu amaçla baskıcı olabilmek ise, OĞLAK’ın gölgesidir!

Siyahlara karşı baskıcı tavrı ile bilinen Güney Afrikalı politikacı P.W. Botha, Nazi lideri Herman Göring, demokrasiye geçişi desteklemiş olmasına karşın hakkında pek çok sakıncalı iddia bulunan İspanya Kralı Juan Carlos, diktatör Fulgencio Battista, ünlü organize suç lideri Al Capone, birçok politik manevraya adı karışan hırslı Madame de Pompadour, adı skandallarla anlan Richard Nixon böyle OĞLAKLARdır :)

OĞLAKLAR arasından ünlü yatırımcılar, tasarımcılar ve endüstri liderleri de çıkmıştır;

Howard Hughes, Conrad Hilton, Charles Goodyear, William Harley, Sandford Fleming, Aristotle Onasis, Helena Rubinstein, Elizabeth Arden, Vidal Sassoon, bunlardan bir kaçıdır.

Zorluklar karşısında direnç göstermek konusundaki yetenekleri ile bilinen OĞLAKLAR, dünya şampiyonu boksörler çıkartmıştır :)))

Dünya ağır sıklet şampiyonu Muhammed Ali kadar, nefes kesen ve bitmek bilmeyen maçlarını yaptığı ezeli rakibi Fraizier, George Foreman, ve Roy Jones Jr. da birer OĞLAKtırlar.

Golfçü Tiger Woods, basketbolcu Ozzie Smith gibi farklı spor dallarında ün kazanmış OĞLAKLAR da vardır.

Sanattan uzak insanlar olduklarını zannedenler çok yanılır. Haritasındaki bileşenler tarafından sanat yolunda yürümek için desteklenmiş olan OĞLAKLAR, seçtikleri alanın en iyileri arasına girerler. Birkaç örnek size daha iyi fikir verir;

Zamanlar üstü bir müzik ilahı olan Elvis Presley, kendi dişlerini yitirdikten sonra protezleri ile dahi muhteşem bir performans göstermeyi başarabilen efsanevi trompetçi Chet Baker, Yükselen Terazi’nin de cazibesiyle gönüllere that kuran Rod Stewart, Yükselen Kova’nın sıradışılığından da beslenen Janis Joplin, ”nefes kesici” ağırlıkları yüzünden klonlanmış ilk koyuna adına verilen Dolly Parton, Disko Kraliçesi Donna Summer, Led Zeppelin’in kurucusu Jimmy Page, Şeytani Anti-Star Marilyn Manson, kült İngiliz popçu David Bowie, çekici ama mesafeli güzel Sade, bunların en bilinenleridir.

Kamera OĞLAK’ı sever. Zira kemik yapıları düzgündür. Ava Gardner, soğuk sarışın konseptinin  zirvesi Marlene Dietrich, Kate Moss, Vanessa Paradise, Gary Grant, Carla Bruni, kamera ile sevişen OĞLAKLARa örnektir.

Ama yetenekleri ve azimleri çoğu kez fiziklerinin ötesine geçer! Bu iddiayı desteklemek için Faye Dunaway, Diane Keaton, Anthony Hopkins, Robert Duvall, Kevin Costner, Gerard Depardieu, Ralph Fiennes, Mel Gibson, Denzel Washington, Nicholas Cage gibi isimleri içeren uzuun bir liste verilebilir :)

OĞLAK ve Sağlık

Cilt sorunları meşhurdur. Egzama ve diğer döküntülü deri hastalıklarına meyillidirler. Dişleri de kolay çürür ve bir çoğunun farkına varmadan dişlerini gıcırdatmaya, çene bağlantılarını zedelemeye yatkınlıkları vardır.

Bedenlerinin pek kıymetini bilmez, fazla yorar, hoyratça kullanırlar.

Çoğu kez, sinirlerine aşırı yüklenmelerinin doğal bir sonucu olan gastrit ve ülser sorunları, atlas komplekslerinin bir sonucu olan eklem romatizmaları ve yetememe endişesinin doğurduğu astım krizleri ile birlikte yaşamaları gerekir.

Sert yüz çizgileri vardır ve alınları erken kırışır. Bu nedenle gençken daha yaşlı görünürler.

Ancak kendileriyle zaman içinde barışmalarının ve bedenlerine yavaş yavaş saygı duymaya başlamalarının bir uzantısı olarak, cazibelerinin şarap gibi yıllar içinde arttığı, yaşıtları çökerken onların açılıp çiçeklendiği de bilinir :)))

OĞLAK’ın Yolu

”Koşulsuz Sevgi” denilince ilk akla gelen burç OĞLAK değildir :))) Burçlar çarkında ‘’yöneticisi duyguları temsil eden Ay olan’’ Yengeç’in zıddında konumlandığı için OĞLAK’ı soğuk bulanlar, hatta daha ileri gidip ”En Güzel Duyguların Katili” olarak görenler de vardır!

OĞLAKLAR, duygusal eğilimlerini kontrol altına almaları ve zaaflarına teslim olmaktan hoşlanmamaları, sevgi yerine görev anlayışını ön plana koymaları ile bilinirler. Ancak OĞLAK, kendini toplum önünde güçlü kılmaya ve özel hayattaki eksikliğini iş hayatıyla gidermeye çalışırken, evren de onu adeta hizmet temelli yakın ilişkilere doğru çeker gibidir.

Bekledikleri sevgiyi bulmak yerine, ”rağmen-sevmek” zorunda kalır, onlara şefkat duymayı ve göstermeyi öğreten deneyimler yaşarlar.

Manevi hayat ilk gençlik yıllarında çok üzerinde düşünmedikleri ve sadece genel geçer pratiklerle uyguladıkları birşey olabilir. Ama yıllar geçtikçe, hayat onlara inançlarını pekiştirmeyi öğretecek ve manevi değerlerini hayata geçirmek gereğini hatırlatacaktır…

Değer verdiği her şeyi yürünebilir bir yol, elle tutulabilir bir hizmet, kullanılabilir bir yapı haline getirmek, OĞLAK için kaçınılmaz bir ihtiyaçtır! Bu eğilimini iman ile bütünleştirdiğinde ve asıl hedefi ”insanları değil Tanrı’yı memnun etmek” olduğunda, içindeki sevecenliği ve ışığı açığa çıkartabilir.

Hep biraz melankolik olan ve arayışı bir türlü bitmek bilmeyen OĞLAK, hayat amacını ve gerçek doyumu ancak MANEVİ AİDİYETİ’ini bulunca bulacaktır…

Müzik ise konu… tabii ki kendi de bir Oğlak olan Chet Baker’dan, I Am A Fool To Want You gelir Oğlak’a :)