Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

Mars Uranüse Karşı ve Hatta Pluto ile T-Kare; İçimizdeki ve Dışımızdaki AGRESYON ile Yüzleşmeler…

Matador by Matt Taylor

Mars’ın Terazi’deki yerleşimi için ”pek de etkin değildir” derler ama… Bu aralar önce Lilith ile kavuşumunun Güneş ve Satürn’e yaptığı açılar nedeniyle bizi sınadı, şimdi de Uranüs ile karşıt açı yapacak.

Gökyüzünün halihazırdaki senaryosunu tariflemek için aşağıdaki bileşenleri dikkate alıyorum;

Önümüzdeki yaklaşık 15 günlük süreçte üzerinde çalışacağımız konulara gelince;

BESBELLİ DERSİMİZ AGRESYON 🙂

Agresyon sonuçları itibariyle yıkıcıdır. Bu yüzden de istenmeyen bir durumdur.

Öte yandan, bir olayın, bir insanın, bir ilişkinin hangi noktalardan patlak vereceğini, dayanma noktasının nereye kadar gittiğini bilmek yararlıdır. Zira yıkıma neden olacak boyutta bir agresyon yaşanmadan, güvenlik sınırlarının korunması bu sayede mümkün olur.

Agresyonun bir PASİFİZE EDEN hali vardır. Buna üzerinde uzlaşma sağlanamayan konuları güç uygulayarak çözmek diyebiliriz. Düzeni ve adaleti sağlamak için bazen güç gösterisine ihtiyaç duyulur. İkili ilişkilerden, aile yapılarına ve her türlü sosyal oluşuma kadar tüm insani iletişimlerde, belirli seviyelerde güç kullanımı vardır. Toplumsal düzenin sağlanması adına oluşturulan hukuki sistemlerin, güvenlik güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin ya da askeri birimlerin varlık nedeni de budur.

Ancak düzeni sağlamaya, adaleti tesis etmeye yönelik bir güç gösterisi, bazen abartılı bir hale dönüşebilir. Muhatabını hazır köşeye sıkıştırmışken, elde edilen avantajı kötüye kullanmak bu kapsama girer. Ve bunun adı basbayağı ZORBALIK olur!

Agresyonun bir de PASİF olan hali vardır. Pasif agresif olan taraf görünürde saldırgan olmasa da, alttan alta imaları veya, belli belirsiz tavırlarıyla diğerinin ”bilinen” hassas noktalarını kaşır! Sorunları dürüstçe ortaya koymak, tepki ve taleplerini doğrudan dile getirmek yerine, karşı tarafı patlama noktasına getirir.

Bu senaryoda ”beklenen” patlamayı gerçekleştiren taraf, agresyonu çıkartma sorumluluğunu üstlenmiş olur. SALDIRGAN ve SUÇLU konumuna düşer. Pasif agresif olan ise ”mazlum” rolüne bürünür. Özür dilemek, bedel ödemek, geri adım atmak ya da ”kötü insan” rolünü kabul etmek, açıkça tepki vermiş olan tarafa kalır.

Agresyonun abartılı hale gelmesi ya da dolaylı ve sinsi bir şekilde kullanılması, taraflar için tatminkar bir zemine oturmayan ilişki modellerinde görülür. Dolayısıyla sürekli bir barışın sağlanması mümkün olmaz. Böylesi çıkmazların çözüme kavuşması için çanağın çömleğin şöyle esaslı bir gümbürtüyle patlaması gerekir 🙂

Böyle patlamalar, bir süredir devam eden ve tatsız bir rutin halini alan ”aba altından sopa” göstermelerin bitmesine, herkesin gerçek yüzünün görünmesine neden olur.

Sonuç itibariyle ya kördüğüme kılıç atılacak ve üfürükten desteklerle korunan zeminler tamamen ortadan kalkacak, ya da kalıcı bir çözümün yolu açılacaktır.

Önümüzdeki süreçte;

Bu süreci MİNİMUM ZARAR – MAKSİMUM ÖĞRETİ ile geçirebilmek için bize düşen;

Son olarak da şunu hiç unutmayalım;

Asıl hesabı kesen daima Yaratandır! Biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım, bazen zamanın kalitesi olayların bizce hakkaniyetli olan bir zemine oturması için uygun değildir. Böyle olduğunu anladığımızda, anlamsız yıkımlara yol açacak adımlar atmak yerine, gücümüzü daha uygun bir zaman için saklayalım. Ve konuyu MERKEZ’in güvenli ellerine bırakalım… Zira insan zalim olsa da, Sahibi adildir!

Vee elbette MÜZİK 🙂

Paloma Faith –  I Just Can’t Rely On You … Sevgilisinin attığı kıtırlar canına tak etmiş bir hatunun dinlemeye doyulmayan agresyonu :)))

Exit mobile version