Bugün Jüpiter ve Venüs yani göklerin iki ”iyicil” gezegeni Aslan Burcu’nun 7’inci derecesinde kavuşum halindeler. İkizler’deki AY ise onlara 60’lık açı yapmaya hazırlanıyor. Bunun yanı sıra Merkür – Neptün karşıtlığı ve Selena – Juno karşıtlığının oluşturduğu bir Mistik Dörtgen var gökyüzünde…
MEALİ;
Jüpiter Umut ve Bolluk simgesidir… Göklerin inayetine mazhar olmaktır. Venüs ise umduklarımıza erişme gücü ve bulduklarımızla hoşnutluk sağlama bilinci!
İnsan zaten ”VAR” olarak bu inayete, bu lutfa mazhar olmuştur. Ama buldukları ile hoşnutluk sağlamak için; ”Varlığının kaynağında Rab olduğunu, onunla doğrudan ve kopmaz bir bağı olduğunu” fark ve idrak etmesi gerekir.
Bunu bilmek, insana tükenmeyen bir UMUT ve yılmayan bir gayret ile yola devam etme gücünü sağlar…
Ama insan ”Umut Yerine Beklentiyi Seçer!”
Rabbin bize hayırlı ve anlamlı bir yol açacağına dair olan umudumuzu, var olanda bir hayır, yaşanan her şeyde bir anlam olduğuna dair güvencimizi, ne yaşamamız gerektiğine dair beklentiler ile gölgeleriz…
Nefs (Juno), iyicil yanımızın (Selena) kulağına ”APTAL” olduğunu fısıldar… Akıl (Merkür), imanın (Neptün) tutamak noktalarını kıracak göstergeler arar… Ve biz hayal kırıklığı ve kaybolmuşluk içinde savrulmaya başlarız.
Yine de Lilith ile kare alan Satürn’e üçgen yapan Chiron, vesveselerimize ve anlamlı bir hayat süremeden yitip gitme korkumuza bir çeki düzen vermemiz, böyle olmasına dair korkularımızın açtğı yaraları ve oluşturduğu kırıkları iyileştirmemiz için bize destek vermektedir.
En güzel DUA, en karanlık geçitte yapılandır…
Korkunun, kaygının sesi yükselip, karanlığın kıvamı arttıkça içinizdeki ışığı büyütün! O zaman sadece doğmuş olduğumuz için sahip olduğumuz lütfun, vuku bulmasını, ışığın kalbimizden yükselip dışarıdaki karanlığa galip gelmesini DAVET etmiş oluruz.
Bu inancın herhangi bir ”DİN” ile bir ilgisi yoktur… Bu inancı tekrar etmek, hiç bir din ile sınırlı olmayan bir gerçeği; kimsenin bize hediye edemeyeceği ve bizden alamayacağı ”insanlık hakkımızı” yani RAB’den yol göstericilik dileme ve O’na sığınma özgürlüğümüzü hatırlamaktır.
Bu bize UMUT verecektir… Ve bu umudu, beklentilerimizle bulandırmak yerine, yolun bizi olması gereken sahile çıkartacağına inanmayı seçersek, yaşadığımız her an hoşnutluk ve güven duygusu ile kutsanacaktır.
Bugün bunu hatırlamak ve gönlümüzün şifa bekleyen tıkanıklıklarını tertemiz sularla yıkacak bir dua etmek için iyi bir gün!
IF I EVER LOOSE MY FAITH IN YOU… ”Bilime, kiliseye, politikacılara, ve televizyon haberlerine olan inancımı kaybedebilirim. Ama eğer sana duyduğum güveni de yitirirsem, bana yapacak hiç bir şey kalmaz.” … STING, Chris Botti ile birlikte yorumlamış 🙂

