ÇAKTIRMADAN KİMLERE ÖZENİR ;)

monaciklet

Şimdi eğri oturun doğru konuşun… Hepimizin bakıp bakıp içten içe hem gıcık olduğumuz hem de gıpta ettiğimiz bir insan tipi vardır! Burç ve Yükselen Burca göre bunun ne menem bişi olduğunu bu yazıyla ifşa etmenin vaktidiiiirrr :))))

 

KOÇ: Taş gibi yerinde ağır olmayı beceren ve hayatın her anının tadını sakince çıkartabilen insanlara hassta olurlar :) Zira Koçlar ”aman şundan da mahrum kalmayayım” diye it gibi koşturunca, dünyanın onları iti olacağını sanırlar… Sonra bir bakarlar ki gölgesinde oturdukları bir dikili ağaçları, ve ihtiyaç için değil iki satır hoş sohbet için arayan bir arkadaşları kalmamış… Neden? Ne huzur bulmuş, ne huzur vermişler de ondan! O yüzden düsturunu kaybetmeyen, her durumda ağızlarının tadını kaçırmadan yaşayabilen ve kimsenin iplerini çekiştirmesine izin vermeyen birini görünce önce kaptırıp ”ayran ayran” bakar, sonra da gıcık olup bir kulp takar ve koşturmaya devam ederler :)))))

 

BOĞA: Tık dendi mi tıkırdayan, kibrit görse fıkırdayan, öne atılmak için hiiiç bir fırsatı kaçırmayan ve kendisininkinden gayrı kimsenin derdiyle sıkılmayan insanlara çaktırmadan gıpta eder ve fakat feci de diş bilerler… Zira kendileri ”tamam” diyene kadar gün akşama döndüğü için, tabiri caizse ”donlarında sallayacakları” şeyleri böyle fırlama tiplerin önlerinden aşırmasını bir türlü hazmedemezler. Sonra da, çaylarını yudumlarken ”asri zamanda saygı ve edebin kalmadığını” ya da ”kötü malın iyi malı kovduğunu” anlatıp yüreciklerini soğutmaya ve ”asil” görünmeye çalışırlar… Pöhhh bu arada atı alan Üsküdar’a byeeee :))))

 

İKİZLER: Duygularını göstermekten ve yaşamaktan korkmayan insanlara gizli gizli hayranlık duyarlar… Kendilerinin ”SAÇMA! Ayyyy ne kadarr mantıksızz… Bıyyykkk!” diye burun kıvırdıkları ve bir türlü doyasıya yaşayamadıkları delice hislere kendilerini ”sırt üstü suya bırakır” gibi bırakabilen insanlar onları ürpertir ve sarsar :))) ”Naapiyim sevgilim İzmir’de oturuyordu. Ben de Londra ofisindeki işimden ayrılıp onun yanına yerleştim.” gibisinden modası-geçmiş ve salakça şeyleri yapanlara gıcıkkkk gıcıkkkkk gıcıkkk olurlar tamam mı! BUNEBEEEEE BUNEEE!!!!  Bunlar yüzünden İkizler gibi akıllı, özgür ruhlu insanlar yalnız… fırrrkk yapayalnızzz kalıyor tamamm mıııı…

 

YENGEÇ: Doğal bir klası, kendine has bir aurası, etrafında evren tarafından hediye edilmiş gibi duran ve naapsa, neetse – ayağı kayıp düşse de, nezle de olsa, hatta ağlasa da – bozulmayan bir cazibesi olan insanlara hem hayran, hem İFRİT olurlar :))) Çünki bu zavallıcımlar, kendilerinin pek sefil pek incinebilir, pek gayrı-ciddi görüktüklerini zannedip pimpirlenir dururlar. ”BAK ZAVALLI DEMİŞSİN iŞTEEE” diye ağlamayın. Biliyorsunuz hönkürdeyerek ağlayınca bile cazibeli görünen ONLAR :)))) Mesele şu ki; siz de o kadar kasmasanız, düşmeyi müşmeyi, beceriksiz ya da komik görünmeyi o kadar dert etmeseniz, ve böyle durumlarda bütün sevimliliğinizi gerginliğinize feda etmeseniz, pekala sizin de auranız olacak :))) Hey allaam yaaa…

 

ASLAN: Her durumda kendi başının çaresine bakabilen, olmayacak işlerde becerikli ve pratik görünen ve işini kimseye bırakmadığı için bir şey ters gittiğinde de ”Ahmeeettt, Süleymaaannn, Niyaziiiii… NERDESİNİZ ULEEYNNN!” diye bağrınıp durmak yerine soğukkanlılıkla duruma el koyan insanlara çok gıpta ederler… Ama kendileri o duruma düşüp de böyle birinin ”HIH” der gibi baktığını görürlerse de – ki zaten o bakmasa da alınırlar- TİLT olurlar :))) Ne var canım Alla Allaaa… Tabi bu kadar popüler, bu kadar meşgul, cemiyete karşı bu kadar sorumlu olunca, insan böyle kıytırık şeylerle başetmeyi öğrenmeye vakit bulamıyor… ÜHHÜÜ ÜHÜÜÜÜÜ çok salakmıyım neyim yaaaa :(((

 

BAŞAK: Binecekleri araba iki adım ötede bir yerde duruyorsa, sakince durup onlara doğru gelsin diye bekleyen veya şu sözleri rahaatça söyleyebilen insanlara hayran ve neredeyse düşmandırlar; ”Amaan şimdi kimm uğraşıcak Kadıköy’e inmekle filan… Arayın Mustafa’yı hem gelsin bi çay içsin hem de gelirken alsın getirsin.” Bırak böyle demeyi şunu bile demeyi akıl edemezler; ”İyi şekerim ara madem Mustafayı…” :)))) Mustafayı ararlar… Cilveli cilveli konuşamadıkları için Mustafa mırın kırın eder… Sinir olup yerlerinden fırlar ve giderim alırım kardeşim ne minnet edicez derler… Öbür nazenin de omuzunu silkip oturur :)))) Anacım kendiniz ediyorsunuz, kendiniz kızıyorsunuz… El naapsın be!

 

TERAZİ: Arzularının peşine düşen ve bu yolda elini kirletmekten korkmayan… Onlara göre ”Rezil Olmak” anlamına gelen durumlara düşünce dahi, etrafa ”Sanki siz benden daha mı iyisiniz kaltaklar!” der gibi davranan… Vee her an arızaya geçebilirmiş gibi hafif tehditkar duran insanlara dipleri düşer :)))) Ama tabii ki çook uzak durur ve çookk tenkit ederler. Böyle el ve bel altı haller tahrik edici olabilir elbette… Ama yani hiç yakışık almaz ki şimdi… Ne biliyim aşırı sıcaktan tıpası, mış-gibi yapmaktan tepesi atmış biri gibi böyle kendini ortaya saçmalar filan… AAAAAAAAAA… AAAYYYY Burası da çok mu sıcak oldu neee :)))))

 

AKREP: İdealistlere ve kendini melek zannedenlere gıcıkları vardır :)))) ”Amaannn alt-kalçamın kenarına bak! Bu boyası dökülse alttan kimbilir neleri çıkar…” filan gibi fitnelenirler. Zaten ilk fırsatta da ”fazla kusursuz” görüneni yumuşatıcıya yatırıp, gerçek yüzünü ortaya çıkartmasını sağlayacak ortamlara çekip, ana maddeyi bulmayı ve bu durumu bu insanın da yüzüne hafiften vurmayı kendilerine ve İslam Alemi’ne borç bilirler :)))) Hayır yani… Onlara fırsat verilmiştir… Onlar pamuklara sarılıp büyütülmüşlerdir de… gidip kendilerini mi bozmuşlardır? YOOO, onlar da bilirlerdi böyle akça pakça görünmeyi ama hayat insanı kirleterek eğitir tamam mııı…

 

YAY: Başladığı işi bitirmekten, verdiği sözü tutmaktan, kafasına koyduğunu sittin sene de sürse yapmaktan yerinmeyen insanlara çok feci hayranlık duyarlar… Ama etrafta öyle biri varken gözünün içine baka baka atıp tutamadıkları için de atmosfer basınçları yükselir :)))) Sıkıntı artarsa; fazla tutucu olan, sırayı bozmaya sınırı zorlamaya kalkmayan, kalkerleşmiş gibi yaşayan KORKAK’lara giydirmeye başlar ve ANDA kalmak muhabbetine girerek istim atarlar :)))) Hayır yani… tamam işbitirici olmak iyi birşey eyvallah… Ama bir geliştiriciler bir de tamamlayıcılar vardır… Kimileri yeşilken dalından kopartmak için kudururken, kimileri de… AH ULAM işte onlar hep sabredip en olgun kirazları yerler beee :))))

 

OĞLAK: UFO’lara inandığını, üniversitede joint içtiğini ya da sabaha kadar PS4 oynadığı için uykusuz kaldığını ”iş ortamlarında dahi” uluorta anlatabilen, gelenekleri protesto olsun diye smokinin altına spor ayakkabı giyebilen tiplere SİNİR olurlar… Hele de böyle insanlar – sanki onlardan başka düşünmeyi bilen yokmuş gibi – yapılan işleri eleştirip, zaruri geliştirmeler konusunda zart zurt öneriler sunmazlar mı… OFFFF! Hayır yani nihayetinde öncelikli ve önemli olanları halletmeden, 138 adım ötesini tasarlamak neyin nesidir? Sanki kendileri de, Nizamettin Bey’den bütçe alıp bu hıyar-ül ala’nın saydıklarını yapmak için uğraşmamışlar mıdır?  Bi kerem vizyonsuz bir şirkette dirsek çürütmeyi reddedip işten çıkmadılarsa, evlat gibi büyüttükleri projelerine kıyamadıkları içindir… Ya bi sus kurban oliyim sinirim oynuyor yaaa :)))

 

KOVA: Şu alemde ters ya da düz giden hiiiç birşeyle alıp verecekleri yokmuş gibi görünen… Tepkilerini bir ağız dolusu lafla değil, bir gülüş ya da bir susuşla belli edebilen… Açıklama yapmaya gerek duymadan kalkıp gidebilen, sonra selamsız sabahsız geri gelip kendileri istediği müddetçe ortalarda dolanabilen… Etrafa müdahale etmeye tenezzül etmiyormuş gibi cool duran ama ağızlarını açıp konuşunca her şeyin farkında oldukları anlaşılan insanlara AYAR OLURLAR :)))) Yaw babam madem bu kadar uyanıksın, bi tepki ver de sesin duyulsun, topluma uyarıcı ve geliştirici bir katkın olsun dimi! Nesin sen… Apandisit misin? Bademcik misin? Astral bedenle mi varsın burda sen yaaa…. Seni bir ben mi görüyorum yoksa len???? Sen mi şakasın ben mi????

 

BALIK: Kahramanlık hikayelerine bayılır, kendilerini de onları göbeciğinde hayal etmekten geri durmazlar… Ama maço tiplere, Deli Kadir gibi etrafta dolanıp herkese ahkam ve racon kesenlere uyuz olurlar :))) ”TUT” denilince yerinden ”KİMİ?” bile demeden fırlayıp bulduğunu önüne katarak getiren insanlara hayretle bakar ve işgüzar tipler yüzünden kendileri gibi düşünerek davranan insanlara fırsat kalmadığını düşünürler… İşte bu an biraz karanlık bir andır :))) Balık o noktada inkar ettiği hırsları ve alışkanlıkları arasında gidip gelmekte, bu sarsıntıya sebep olan hödük ise gerine gerine şov yapmaya devam etmektedir… Balık böyle zamanlarda simya yeteneğine sahip olup, kendisine solda sıfır muamelesi yapan – aslında böyle bir muamele dahi yoktur ya neeyyssee – kişiyi siğilli bir kurbağaya çevirmek filan ister :))))

 

 

 

 

4 thoughts on “ÇAKTIRMADAN KİMLERE ÖZENİR ;)

    1. İlim o bi kerem :)))
      Şaka bir yana hakikaten astrolojinin kurgusuna uygun düşününce bu yorumları yapacak malzeme bulunuyor.
      Çok teşekkür ederim övgünüze

  1. Ahahahaha:))) Hem güldürünçlü hem de düşündürünçlü :))) Ve hepsi doğru! Süpersiniz! Sizi okumak her zaman keyifli ( retrolar, ters açılar ve korkunçlu şeyler de dahil olmak üzere :)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s