Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

9 Eylül 2018, BAŞAK Burcu'nda YENİAY – Sonbahar Temizliği…

9 Eylül 2018 günü, İstanbul’a göre saat 21:02 itibariyle, YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu tam halni alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;
Toprak elementinin yoğunluğu, Başak ve 6’ıncı ev vurgusu, YENİAY’ın yaptığı açılar, bize net bir mesaj veriyor; EVİNE, HAYATINA, KAFANIN İÇİNE ÇEKİ DÜZEN VER!
Sonbahar’a biraz biraz kırık dökük hatta biraz hayal kırıklığı içinde giriyor olmamız pek mümkün!
Arkamızda bıraktığımız zorlukların fiziksel ve duygusal etkileri, inişli çıkışlı dönemlerin getirdiği dağınıklık duygusu, ertelenmiş ya da eksik bırakılmış işlerin gergin sorumluluğu, yoğun ve tutkulu girişimlerin tam olarak isteneni vermemesine bağlı bir çökkünlük, bize kendimizi kıyıya vurmuş bir kayık gibi hissettirebilir 🙂
Israrla sürdürdüğümüz bir mücadelede son noktayı koymaya, bir türlü çözümlenememiş bir belirsizlikle ilgili net bir cevap almaya çok ihtiyaç duyuyor olabiliriz.
Şimdi, tatsız, üzücü ya da yorucu olsa da gerçeği duymak, durumun resmini olduğu gibi görmek, nerede durduğumuzu bilmek ve buna göre yeni bir yol haritası çizmenin tam zamanı!
Yıkılıp dökülenler olduysa, bunların orta yerinde çöküp kalmak yerine, elimizde olanları derleyip toparlamak, kendimize yeni bir düzen kurmak zorundayız.
Eğer hayatımızda aksayan, yerine oturmayan unsurlar varsa, mantıklı ve verimli olmayan tercihler, davranışlar veya oluşumlardan dolayı sıkıntı çektiysek, bunlara dair somut değişiklikler yapmamız gerektiğinin gayet iyi farkındayız 😉
İstediğimiz gibi gitmemiş olanlardan dolayı başkalarını suçlamaya da yatkın olabiliriz! Ama bu noktada SUÇLU aramaktan ziyade, insanlara ve olaylara yeni bir bakış açısı ve tutum içine girmemiz lazım.
Eğer ilişkilere, işbirliklerine, yol arkadaşlıklarına dair hayal kırıklıklarımız varsa, bu konuya da mantıklı ve çözüm odaklı bakmamızda fayda var. Şayet bekleneni vermeyen bağlar kurduysak, şimdi bu bağın öbür ucunda duran kişileri OLMALARI GEREKEN YERE KOYMAK için çok iyi bir zaman! Eğer OLMAYACAĞI BELLİ OLANLARA yapışıp kaldıysak, bu yanlış beklentilerde ısrar ettiğimiz için biraz da bizim sorumluluğumuz 😉 Beklentilerimizi mantıklı bir zemine çekmek ve karşımızdakilere hak ettikleri ya da anladıkları gibi davranmak, bağları ille bizim istediğimiz şekilde sürdürmekte ısrarcı olmamak, bu aşamada bizi kurtaracak en iyi çıkış stratejisi…
Tüm aşırılıkları törpülememiz gerekiyor bu aralar!
Yersiz bir suçluluk, aşırı bir merhamet, abartılı bir sorumluluk duygusu, fazla müdahalecelik, haddi aşan yükler alma eğilimi gibi ne kendimize ne başkalarına gerçek bir katkısı olmayan tutumlarımızı fark etmek ve makul bir noktaya çekmek gerekiyor.
Öte yandan başkalarına haksızlık edecek kadar rahat, aşırı sorumsuz, densiz ve dengesiz, sabırsız ve savruk, müsrif, fazla risk almaya meraklı, özensiz olduğumuz durumlar varsa, adam akıllı derlenip toplanmamız da gerekiyor :)))
İhmalciliğe yer bırakmayan bir süreçte olduğumuzu söylememe bilmem gerek var mı?
Mali durumuzu, sağlığımızı, iş düzenimizi, hayat rutinimizi, hizmet verme şeklimizi, bize hizmet verecek kişilerle ilişkilerimizi, sorumlu ve yükümlü olduğumuz kişilere dair planlarımızı, açık ve dürüst bir yaklaşımla gözden geçirmemiz ve sorun çıkartmaya müsait konulara mantıklı, sürdürülebilir, abartısız çözümler bulmamız şart.
Abartılı tutkularımızı, beklentilerimizi, kaygılarımızı, heveslerimizi, hedeflerimizi, hayatımızda olanlara ve olmasını istediklerimize yüklediğimiz anlamsız anlamları, gizli ve açık kıskançlıklarımızı, bizi aşağı çeken aşağılık komplekslerimizi, yıkıcı olmamıza neden olan ısrarlarımızı ve takıntılarımızı da bir ele almamız iyi olur hani…
Yaptıklarımızla istediklerimiz, kendi gerçeğimizle hayallerimiz arasındaki uyuşmazlık ve tutarsızlıkları da saptamamız ve erişilebilir, makul, tutarlı bir çizgiyi gönüllü olarak belirlememiz için pek uygun bir zaman desem bilmem bana kızarmısınız :)))
Eğer biz bu saydıklarımı kendi tercih ve çabamızla yapmazsak, YENİAY bize bunların kaçınılmaz olduğunu SERT ÇAKMALARLA fark ettirebilir! Yani sağdan ve soldan beklenmedik kroşeler yerseniz, bunu  bir TİKKAT alarmı olarak görmenizde fayda var 😉
Hayat bizi olduğumuz gibi sever! Bizim de hayata karşı gelmek yerine hayattan örnek almamızda fayda var. Kendimizi, diğerlerini ve hayatı olduğu gibi görmek, olandaki güzelliği abartmadan veya hayallerimizle boyamadan takdir etmek, doğal akışla barışık olmak, huzura, sadeliğe, kalıcı değerlere değer vermek, bizi kendimizle barışık, kendi içimizde hoşnut ve GERÇEK kılar 🙂
Gerçeği sevin…
Bu defa sadece Sonbahar’ın ılgıt ılgıt güzelliğine denk düşen bir şarkı… Neyleyim Köşkü – Five Quartet’in şaane yorumuyla… Keyf ola Efendim 🙂

Exit mobile version