Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

9 Ekim 2018, TERAZİ Burcu'nda YENİAY; Netekim Akıl Başa Hep Sonradan Gelir..

by Alexandra Dillon

9 Ekim 2018 günü, İstanbul’a göre 06:47’de, YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY Kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;
Geniiiiş geniş yazdığım Venüs Retro yorumunun hayatımızda oturacağı yeri vurgulayan bir YENİAY bekliyor bizi… 5 Ekim – 16 Kasım 2018 Venüs Retrosu; Venüs Kahpesi de Dönek Çıktı 🙂

Bu YENİAY’da istesek de istemesek de, tavanı yıkıp masanın hatta kafamızın üzerine düşen bir paket gibi, gündemimize otururlar. Bu süreç bende çoktan başladı diyenler, evet haklısınız Venüs retro kıvamına girdiğinden beri hayat dikkatinizi bu konulara çekmiştir. YENİAY ise hala aymamış ya da durumun ciddiyetini kavramamış olanlara icra kağıdı yollar 😉
Nedense insan en çok VAZGEÇMEKTEN korkar…
Hatalı olduğunu, başımızı derde soktuğunu, bizi bitirdiğini, gül ömrümüzü soldurduğunu, tatlı ekmeğimizi acı ettiğini bildiğimiz tercihlere, anamızın memesi gibi yapışır kalırız!
Gurdjijef der ki; ”İnsan herşeyden vazgeçer ama ACILARINDAN asla!” Bu nedenle de TANIDIK ACILARI tekrar tekrar hayatımıza çekip, onlarla başetmeye çalışmak gibi bir yatkınlığımız vardır.
NASIL MI?
Hayatımızı sürekli bir dengeye, bir huzura, sağlam ve konforlu bir zemine oturtmaya çalışırız...  Sonra o zemin oluşur. Ama ya zaman içinde denge ve konfor sandığımız durum sorun kaynağına dönüşür ya da bizim içimize bir şey kaçar!

DENGE insanın içinde hissetmesi gereken bir haldir! Dışarıyı sabit kılmakla, hayat dengeye gelmez. Uyum sağlamayı reddettiğimiz değişkenlikler, bize zarar verir. Bir zemin sallanmaya, bir durum güvensiz olmaya başlayınca, duruşumuzu değiştirmek, farklı bir yöne adım atmak, an itibariyle yeni bir dengenin oluşmasını sağlar. Hayat durmak değil YÜRÜMEK içindir. Ve her adım yeni bir dengedir.
İçi dengeli olmayan kişinin dış dünyası dengede olsa da huzur bulamaz! İçimizdeki yokluk, darlık, açlık, kaygı bizi habire yeni bir savaş alanı, yeni bir hesaplaşma aramaya iter. Oysa insan hiç bir derdini dış dünya ile çözemez. Dış dünyanın dertlerini çözmek için bile yine içte dengeli kalmak şarttır.
İnsan tekliği sevmez. Maddi, fiziksel veya duygusal olarak ayakta kalmak için BAĞLAR KURMAK ister… Ama bağlar, tıpkı anamızın rahminde bizi besleyen göbek bağı gibi bir süreliğine besleyici, bir yerden sonra sınırlayıcı, iş çok uzadı mı boğucu ya da zehirleyici olmaya başlarlar;

Bağlar zamana, zemine ve koşullara bağlı kontratlardır. Kontratın bir AMACI vardır. Amacını yerine getirmeyen kontratlar ya biter ya da içerikte ve karşılıklı yükümlülüklerde değişiklikler yapılır. Hiç bir kontrat tek tarafın aşırı çabası ile süremez… Zira bu aşırılık, fazla çaba gösteren kişinin hayatında başka bir dengesizliğe neden olur ve o kişi – maddi, duygusal, fiziksel – zarar göreceği için istese de aşırılığı devam ettiremez.
Kurduğumuz bağlarla ilgili, GERÇEKÇİ, DUYARLI, DÜRÜST, ADİL ve DENGELİ olmamız,  bu nitelikleri kaybeden bağları devam ettiriyorsak öncelik ayarlarımızı gözden geçirmemiz, bağlarımıza gereken özeni göstermiyorsak buna neden olan ”yitirilmiş bağa dair acıyı” iyileştirmemiz yerinde olur.
Gerçekçi, duyarlı, dürüst, adil, dengeli olmamız gereken yalnız başkaları değildir. KENDİMİZE karşı böyle olamadığımızda, zaten diğer ilişkilerdeki tavrımız suni veya beklentiye ayarlıdır.
Bu YENİAY’da ve aslında tüm Venüs Retro sürecinde hatırlamamız, pekiştirmemiz ya da oluşturmamız gereken farkındalıklar şöyle özetlenebilir;

ACI insanın zaafları ve kaygıları doğrultusunda yaptığı tercihler nedeniyle yaşadığı bir haldir. Hayat acıdır derler… Zira hayat hem zaaflarımızı tetikler hem de bizi yoksunlukla terbiye edip kaygı ile baş etmek zorunda bırakır. Acıya teslim olmak, acıyla beslenmek, yeni acılar yaratacak seçimler yapmak yerine, iç dengemizi ve hoşnutluğumuzu korumayı öğrenmek ve yola devam etme kararlılığını göstermek, hayatın bize öğretmeye çalıştığı en temel derstir.
BURÇLARA GÖRE YORUM için 9 Ekim 2018 Terazi Burcu’nda YENİAY’ın Burçlara Göre Etkisi okunabilir. Ama unutmayın ki, başımıza ne geleceği ya da dersin nereden geleceğinden öte, olana nasıl bakmak gerektiğini fark etmek bizi acıdan kurtarır. O yüzden bu yazıya tahammül gösterin 😉
Başlıktan da çaktırdığım gibi, bu yazının hakkı olan melodi Ahmet Kaya’nın baştacı parçalarından biri… Deniz Tekin bal damlası sesiyle kalbimizin derinlerine salıyor mesajı ;
https://www.youtube.com/watch?v=oAQf0opJaIY

Exit mobile version