Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

8 Aralık 2022, İKİZLER Burcu’nda DOLUNAY; ”Boş Yaptığımız” Yeri Fark Etme Zamanı…

Sharon Marie Winter

Sharon Marie Winter

8 Aralık 2022 günü, İstanbul’a göre 07:07’de DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY Karşıtlığı tam halini alıyor. DOLUNAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;

24 Kasım’da ”geçmişten getirdiğimiz arzular, hevesler, hüzünler, özlemler konusunda yeni başlangıçlar yapmak ya da bu tanıdık duygulara yeni bir gözle bakmak” temalı bir YENİAY yaşamıştık. Bu DOLUNAY’da ise neleri abartmış, nelere fazla anlam yüklemiş olduğumuzu, neleri yaşamayı çok istediğimizi zannederken birden duygularımızdan çok emin olmadığımızı ve aksiyon almakta kararsız kaldığımızı görebiliriz.

Ne gibi deneyimler bizi bekliyor derseniz;

Neyi neden arzu ettiğimizi, bir şeye neden belirli bir anlamı yüklediğimizi sorgulamadan yaşıyoruz çoğu kez… Bize öğretilmiş olan kalıplar, dayatılmış olan yaşam formatları, belletilmiş olan öncelikler var. Biz bunlara uygun yaşamak için kendimizi ittirip duruyoruz. ”Şöyle olursan güvende olursun. Şurada yaşarsan rahat edersin. Böyle bir yerde çalışırsan başarılı görünürsün. Şöyle bir ilişkin olursa kendini değerli hissedersin. Şunları yaparsan insanlar seni ciddiye alır.” gibi yargılarla doluyuz. Bu yargılara uygun bir hayatımız olmadığında kaygılı ve güvensiz oluyor, kendimizi eksik hissediyoruz. Ne var ki bu çerçevelerin içinde bir hayat kurguladığımızda da elimizin ayağımızın bir tarafa başımızın ve kalbimizin başka bir tarafa gittiği, bizi mutlu edeceğini sandığımız şeylerin birden anlamsız geldiği  nice durum var.

Galiba biz kendimizi ve hayatı OLDUĞU GİBİ görüp kabul etmekte biraz zorlanıyoruz… Olana cesaretle bakıp, olanı samimiyetle tanımlayıp, tercihimizi dürüstçe yaşamaya, kendimizi de etrafımızdakileri de özgür bırakmaya pek alışık değiliz. Kendimizi de hayatı da insanları da itip çekerek bize güvenli görünen bir durumu zorluyoruz. Sonra da o durumu sabit tutmaya çalışırken ne biz gerçekten huzurlu ve hoşnut oluyoruz ne de duruma dahil olanlar huzurlu ve hoşnut kalıyorlar.

Gerçekten değer verip ayakta tutmaya çalıştığımız şeyler için çaba göstermek şart. Böylesi bir çaba gücünü sevgiden alıyorsa ne mutlu bize… O vakit kaçak göçek, yarım yamalak, ertelemeci ve çekinik olmaya gerek yok. Ancak bu çabayı göstermek, nereden çıktığını anlamadığımız bir zorlantı, bir iç baskı, bir hırçınlık, bir yedi düvele kızgınlık haline neden olmaya başladıysa, orada bir sıkıntı var! Ya biz üzerimizde baskı oluşturan ve kaygılarla beslenen bazı yargılar, ön kabuller ve zanlarla bu çabaya girmişiz ama aslında orada bizi besleyen bir şey yok… Ya da çabamızı yönlendirdiğimiz hedefte bir sorun var. Orada sandığımız gibi olmayan bir şey var ve biz bunu görmeyi reddediyoruz.

HAKİKAT İNSANI ÖZGÜR BIRAKIR! Muhteşem bir cümle… Hakikate sırtımızı dönerek zanlarımız, yargılarımız ve kurgularımız ile yaşamaya çalışmak, verimsiz bir toprağa ısrarla tohum ekmek gibidir. Sadece hayal kırıklığı ve tükenişe yol açar. Olanı olduğu gibi görmek ve kabul etmek, bize kendimiz olmak, kendimizi hiç bir şeye mecbur ve mahkum hissetmemek, ”hal bu ise şöyle bir yol çizerim” diyebilmek için bize şans verir.

Dürüst ve hakikati kucaklamak için yürekli bir DOLUNAY olsun 🙂

Melody Gardot – Once I Was Loved… Sadece çok güzel olduğu ve ”NE OLURSA OLSUN ASLINDA ÇOK SEVİLDİĞİMİZİ” bize hatırlattığı için…

 

 

 

Exit mobile version