5 Mart 2015 günü, İstanbul saatiyle 20:05’de DOLUNAY dediğimiz AY – Güneş Karşıtlığı gerçekleşecek. Bu DOLUNAY’ın mesajını değerlendirebilmek için aşağıdaki bileşenleri dikkate aldım;
– Ay 15 derece Başak Burcu’nda, 11 ve 12’inci evlerin sınırında, Lilith ile kavuşum halinde.
– Güneş 15 derece Balık Burcu’nda, 5 ve 6’ıncı evlerin sınırında, Chiron’la ve geniş açılı olarak Neptün ile kavuşum halinde.
– Yalnız AY ve Güneş karşıt değiller, yöneticileri de birbirlerine meydan okuyor ve bizi aralarında bir denge kurmaya zorluyorlar; Güneş’in girdiği Balık’ın klasik yöneticisi Jüpiter Retro konumda, Aslan’da ve 10’uncu evde, AY Düğümlerine tatlı erişimleri var ve Ay’ın yerleştiğii Başak’ın yöneticisi Merkür’e karşıt!
– MC Yengeç Burcu, yöneticisi de bizzat AY. Ne hoş ki, MC, Pluto, Ay ve Güneş arasında Mistik Dörtgen var.
– Yükselen 10 derece Terazi. Yöneticisi Venüs, 7’inci evde, Uranüs ve Güney Ay Düğümü ile kavuşumda, Pluto’ya kare ve Jüpiter’e üçgen.
– ASC & Kuzey Ay Düğümü kavuşumu, Venüs & Uranüs & Güney Ay Düğümü, Pluto ve MC arasında büyük kare var.
MEALİ derken bi gülme tuttu :)))))) Zira göstergeler ortaya karışık ziyafet sofrası!
Bu defa konuyu ”düşünce sürecimi yansıtan” bir şekilde aktaracağım. Arada astrolojik dayanaklara vurgu olacak ama bu kez çözüme giden yolu nasıl bulacağımıza dair bunu yapmak gerekli… Ve sonuçta bir de düz metin toparlama bölümü olacak 🙂
Haydi gelin benimle beraber düşünün bu Dolunay hakkında;
Haritada 11, 5 ve 7’inci evlere bu kadar çok vurgu olması, ve Yükselen Terazi ”İlişkilerle Sınanmak” temasının ve de ”Sevdiğimiz, Heyecan Duyduğumuz, Umut Bağladığımız Şeylere Nasıl Yaklaştığımız” sorusunun altını çiziyor!
5 ve 6’ıncı evler sınırındaki, Chiron ve Neptün kavuşumlu Balık Güneşi, sevdiğimiz, inandığımız, bize de mutluluk ve gurur kaynağı olacağını düşündüğümüz şeyler için, pek çok fedakarlığı göze alabildiğimize, ya da aksine mutlu, umutlu, çoşkulu olmak için herhangi bir çaba göstermediğimize veya bu çabayı göstermeyen insanlarla sınandığımıza işaret ediyor.
11’inci ev’de Başak’ta ve Lilith kavuşumlu bir AY ise, ”baktığımız her yerde, attığımız her adımda bir risk görmek” kavramını çağrıştırıyor. 12’inci ev sınırında olması ise, fırsat görüp emek verdiğimiz hatta fedakarca davrandığımız konularda, istediğimiz sonucu alamamaktan, beklenmedik kayıplara, hayal kırıklığına uğramaktan ya da düpedüz aldatılmaktan kaygı duyduğumuzun sinyalini veriyor…
”Yalnız AY ve Güneş karşıt değiller, yöneticileri de birbirlerine meydan okuyor ve bizi aralarında bir denge kurmaya zorluyorlar” demiştim ya az yukarıda, işte bu kısım önemli;
Jüpiter’in hali ve konumu, ”kontrol sende olduğu ya da kontrolü kaybettiğin zamanlarda nasıl davrandığını, kontrolü tekrar ele geçirmek için neler yaptığını, ve tüm bunlardan aldığın sonuçları bir hatırla!” diye uyarıyor bizi ve, radikal ve mesafeli Kova’daki Merkür’le yaptığı karşıtlık, bizi ”Bakış ve Tutum” değişikliği için zorluyor 🙂
Büyük karenin ve mistik dörtgenin de işaret ettiklerine bakarak diyorum ki;
Sanırım bu DOLUNAY’ın menüsünde, yakın çevremiz – sevdiklerimiz, iş ve hayat ortaklarımız, belki çocuklarımız, sahip çıktığımız insanlar, ya da bize emir verip sahip çıkanlar – ile ilişkilerimizde, şaşkınlık, heyecan ve kaygıya yol açan senaryolar var. Ve bu senaryoların bize kontrolü elimizden kaçırmak üzere olduğumuzu düşündüren bir yanı da illa ki olacak :)))
Birileri bir şeyi abartacak, bir sınırı geçecek, bize ummadığımız bir şey önerilecek ya da ummadığımız bir şey elimizden alınıyormuş gibi gelecek. Eh bu durumda biz de almayı umut ettiğimiz sonucun hayali çok hoşumuza gittiği için, ya da sonuç alamamak, kayba uğramak, ortada kalmak korkusu çok canımızı yaktığı için ”abartmaya” yatkın olacağız!
İşte tam da bu noktada ”geçmiş abartılarımızdan elimizde kalan küller” konusunu düşünmemiz gerekeceeekk :))))
Durumun tanımı bu… Gelelim çözüme;
UMUT ile BEKLENTİ arasında önemli bir fark vardır; Beklenti, belli bir sonucu elde etmek arzusudur. Umut ise elimizden geleni yapıp, sonucun BİR ŞEKİLDE HAYIRI olacağına dair güven duymak. Biz bir konuda YATIRIM ve FEDAKARLIK yaparız… Bazen umut, ve çoğu kez de beklenti ile 🙂
Ama sonuç hayal ettiğimiz, kendi aklımızca doğru bulduğumuz ya da basitçe umduğumuz gibi olmazsa, bu bizde çok büyük bir hayal kırıklığı ve kızgınlığa yol açabilir. Bunun altında yatan ”kontrolü elinden kaçırma, yaptıkları karşısında hak ettiğini düşündüğü karşılığı alamama ve bir şekilde hayata yenik düşme” korkusudur!
Böyle ”emek / hayal kırıklığı” deneyimleri, sevgililerimiz, eşlerimiz, çocuklarımız, iş ortaklarımız, ebeveynlerimiz veya iş yerimizdeki karar alıcı konumda olan insanlarla aramızda oluşabilir.
Bir çaba sarf etmiş ama beklediğimiz faydayı, kazancı, teşekkürü, onayı, terfiyi, saygıyı, özeni, uyumu, CEVABI alamamış olabiliriz.
Hepimizin geçmişinde – çoğu kez de aile ortamında – böyle deneyimler ve bunların oluşturduğu incinmeler mevcuttur. Ve bu acıları gidermek için, ya ”daha fazlasını vermeye ve bir şekilde umduğumuzu elde etmeye” odaklanır, ya da ”katı, ödünsüz, kurallara uyan değil kuralları koyan” insanlar oluruz.
Burada gözden kaçan şudur; biz hangi uç tavrı seçersek seçelim, bir şekilde ”kendi gücünü, değerini, güzelliğini, var olma ve bundan mutluluk duyma hissini”, ”insanlardan aldığımız karşılıklarda, insanları istediğimiz noktaya getirmekte arayan” birine dönüşürüz!
Bu DOLUNAY bizi
– Umduğumuz bir karşılığı almak için, vermek zorunda olmadığımız bir şeyi gözden çıkartmaya kalkışmak,
– Birilerini memnun etmek, istediğimiz kıvama getirmek, ”yola sokmak”, veya ”iyi etmek” için, üstümüze vazife olmayan bir takım işlere girişmek ve o insana ”tembellik etmesinde ya da bencil olmasında sakınca olmadığını bir kez daha gösteren” yani aslında zararı olan bir ödün vermek ,
– Birilerini bize göre iyi, doğru, gerekli olan bir şeyi yaptırtmak için FAZLA zorlamak, ama önerdiğimiz yöntemin, koyduğumuz kuralın, beklediğimiz sonucun EN UYGUN ÇÖZÜM ya da TEK ÇIKAR YOL olmayabileceğini hiç aklımıza getirmemek,
– Bir fikri kabul ettirmek için, ya da bir kapıyı açtırmak için kullandığımız YOLDA bir sakatlık olabileceğini görememek,
gibi açmazlara düşürebilir.
Bu açmazlar bize bir durup ”ne istiyorum, ne için uğraşıyorum, neyi yanlış değerlendiriyorum, neyi fazla zorluyorum, neden bu kadar korkuyorum, ve niye duruma başka bir gözle bakmayı denemiyorum” gibi soruları sorduracaktır.
Eski yaralar, eski yöntemlerle kapanmaz! Alıştığımız yöntemlerle sadece yeni yaralar açılır…
Bizim, bizi asıl korkutan gerçeği YANİ ”yanlış yöntemlere bel bağlamış olduğumuzu” ve uygun olanı yapmak için değil aslında ”BAŞARABİLDİĞİMİZİ görmek amacıyla kendimizi ve başkalarını fazlasıyla zorladığımızı” BİR NOKTADA anlamamız gerekir.
Bu anlayış, bize korkmak yerine durumu değerlendirme, önceliklerimizi belirleme ve tavır geliştirme şeklimizi değiştirmek için bir şans verecektir.
Burada bizi sarsan, hayal kırıklığına uğratan, zorlayan, heyecanlandıran, korkutan, yani dersi almamıza vesile olan insanlara yıkamayız hayatımızın sorumluluğunu… Onların tercihleri onların yollarını çizecektir. Bizim tercihimiz ise onların değil bizim yolumuzu 🙂
Almayana verilen şifa, görmeyenin gözüne sokulan parmak, olmayacak işe denilen amin, kaybetmek korkusuyla koyamadığımız sınır, reddedilme korkusu ile verilen aşırı çaba, ya olmazsa diye aldığımız aşırı önlem, ya beceremezsem diye kabullendiğimiz sıkıntılı bir sınır, ya yanılırsam diye koyduğumuz aşırı bir mesafe, ama ”benim işime en bi gelen budur” diye saplandığımız bir şekil…
Yani bir şeyi tam istediğimiz noktaya getirmek için kullandığımız her türlü ”extravaganza” kontrol aracı, bize istediğimizi sağlamadığında, şunu anlarız;
UMUT ile elinden geleni yapmak ama ille istediğim sonuç gelsin diye sınırları aşmamaktır insanın sınırı… Hayat bize hayrlı olanı umduğumuz yerden, işimize gelen formatta, bizim planlarımıza uygun vermeyebilir.
Ama görmeye, değişmeye, akıştaki mesajı duyup uyum sağlamaya açık olan, Yaratan eliyle hep korunacak, hep bir çıkışa doğru yöneltilecek, daha da önemlisi hep HUZURDA OLACAKTIR…
WHAT A WONDERFUL WORLD – Thoots Thielemans yorumuyla…. Parça güzel ama görüntüleri de izleyin! Güç, kontrol takıntımız ve uyum arasındaki geçişe dair hoş bir mesaj alabilirsiniz 🙂

