Site simgesi Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

30 MART 2014, Koç Burcu’nda YENİAY – Kadere Önlem Alınmaz…

30 Mart 2014 günü, İstanbul merkezli olarak çıkartılan haritaya göre saat 21:44’de KOÇ Burcu’nun 9 derecesinde YENİAY olarak bilinen Ay ve Güneş kavuşumu yaşanacak. Bu kavuşuma ALGENIB sabit yıldızı da eşlik ediyor. Ay, Güneş, Uranüs ve Juno bir Stelyum halinde, MC ile üçgen yapıyorlar… 3’üncü evdeki Pluto ve 9’uncu evdeki Jüpiter ile de T-kare halindeler. Anın haritasında 7 derece ile Akrep Burcu yükseliyor. Haritanın yöneticisi olan Mars, 12’inci evde Terazi’de ve retro konumda. Terazi Kuzey Düğümü ile kavuşumda ve Dördüncü evde ve Kova’da yerleşen Venüs ile üçgen konumda.

MEALİ;

Mars güdümlü bir Yeniay bu… Amacına ulaşmak için sınır tanımayan, kaderi yazabileceğini, yazıyı bozabileceğini zanneden, hedefe koyduklarının hayırlı olup olmadığını sorgulamadan gaza basan, yolu gönlüne göre şekillendirmek için sonsuz arzu ve hesapsız güç sergilemenin yeterli olacağına inanmak isteyen yanımızı terbiye edecek bir Yeniay!

Mars 12’inci evde, yani geçmişin gölgeli bahçelerinde, bilinçaltında, manevi çözülmeler ve yüzleşmelerin mekanında… Adaleti, zıtlıklar arasındaki dengeyi kurma ihtiyacını ve uzlaşmayı temsil eden Terazi’de ve retro.

Bu haliyle eski hesapları, üstü örtülü çatışmaları, adaleti kendimizce yazıp kendi gönlümüze göre bozduğumuz zamanları, ya da birilerinin bize böyle davranarak haksız ve çıkışsız bir konuma sürüklediği durumları temsil ediyor. Uzlaşmaya varmayan zor altında gerçekleşen gönülsüz boyun eğişleri, haksız kayıpları ya da zaferleri, içimize sinmeyen hükümleri, vicdanımızda ucu açık kalan davaları düşündürecek bize bu Yeniay…

Düşünmek istediğimiz için değil! Bize düşünmekten başka yol bırakmayacak bir şeyler meydana geleceği için 🙂

İnsan sever kafasını devekuşu gibi kumlara gömmeyi… Açıkta, tehlike altında kalanın VARLIĞI olduğunu göz ardı edip, gerçeği görmekten, sorumluluk almaktan, hesaplaşmaktan, olanı biteni dürüst bir biçimde idrak ve itiraf edip, vicdan yükünü sırtından atmaktan, ölümden korkar gibi korkar…

Anın yükseleni Akrep olduğuna göre, arzu edilen sonucu elde etmek adına gizlenmiş, saptırılmış ya da manipüle edilmiş durumlar vardır ortada. Yani illaki birileri – biz ya da öteki olarak gördüklerimiz – bir durumu kendi işine geldiği gibi yansıtmış, gerçek olarak kabul edilen verilerdeki, kriter olarak alınan önceliklerdeki eksikler ya da çarpıklıklar, bir şekilde göz ardı edilmiştir. Akrebin diğer yöneticisi olan Pluto’nun söz ve aksiyonları temsil eden 3’üncü evdeki konumu da bu manipülatif hale veya baskıcı tutuma ve bunun vesile olduğu bozunmaya işaret etmektedir.

İnançları, güveni, umutları ve geleceğe dönük planları temsil eden 9’uncu evdeki Jüpiter ile Pluto’nun karşıtlığı da, ısrarcı bir biçimde sürdürülen ”gerçeğe ve adalete aykırı” tutumların, vicdanları rahatsız edecek boyuta vardığını, abartılı hale gelen bu durumun dengelenmesinin şart olduğunu göstermektedir.

Denge YENİAY’ı içeren Koç Stelyum’umun yani T-karenin tepe noktasının yaratacağı şaşkınlık verici bir gelişme ile gelecek, daha doğrusu önce çanak çömlek patlayacak, ardından oynanan el bozulup kartlar yeniden dağıtılacak ve gidişat değişecektir…

Pek güvenli ve uygun görünenin ya da ”çaresiz” kabul edilenin ABES’liği ortaya çıkınca insan haliyle bir şok yaşar… Ama devekuşları hassas yere  bir isabet almadan kafayı kumdan çıkartmazlar :))) Beşinci ev Stelyumu’ndaki ALGENİB’in Ay ile birlikteliği gündemimizi karıştırırken, Uranüs hepimize kafayı kumdan çıkarttırıp, bizi daha önce üzerinde düşünmediğimiz sorunları çözmeye, daha önce riskli bulup girmediğimiz yollara girmeye mecbur edebilir!

Dördüncü evdeki Venüs’ün Kova’ya yerleşmiş olması, güvenlik ve istikrarın alışılmadık olanla sağlanacağını göstermektedir. Daha önce ”acayip” bulunmuş ”tekin gelmediği için sırt dönülmüş” olan seçenekler, güvende kalma korkusu ile reddedilmiş olanı ”ehven-i şer” haline getirebilir…

İnsan evladı bencilliği ve benlik davaları yüzünden gerçeği görmezden gelip kaderi manipüle etmeye kalkar… Ama seçilen arka yollar, gizli geçitler ve yasak kapılar da nihayetinde bizi varılması gereken kapıya çıkartacaktır 🙂

KADERE ÖNLEM ALINMAZ!

Ne mi olur…

Günün sonunda, belki bayrak ettiği iddialarından geri düşmüş, belki ısrarından vazgeçmiş ama korkularıyla yüzleşmiş, vicdanıyla barışmış ve anlamsızca taşıdığı yükleri atıp ”gerçeğin yolu”na geri dönmek için bir şans yakalamış olarak buluruz kendimizi…

Temizlenip çocuk oluruz yeniden! Masum, savunmasız ama sevgiden doğup her daim görünmeyen ellerle korunmuş bir çocuk… EV’in tanıdık kokusu dolar yine burnumuza ve unuttuğumuz bir güvenlik hissiyle sarılıp sarmalanmanın ne olduğunu hatırlar kalbimiz. Kaybolacağım diye korkarken, ait olduğumuz yeri buluruz…

Yaw şöyle ”yaramaz” bir parça yakışır bu yazıya be :))) Koç gibi bir rock mesela… Evet evet ‘Road to Hell” Chris Rea :)))

https://www.youtube.com/watch?v=abZlWqVeLzg

http://www.youtube.com/watch?v=abZlWqVeLzg

Mobil sürümden çık