28 Ekim 2019, AKREP Burcu’nda YENİAY; Kendinden Vazgeçmemek Hakkında Dersler!

Francois Fressinier

28 Ekim 2019, AKREP Burcu’nda YENİAY; Kendinden Vazgeçmemek Hakkında Dersler!

Resim: François Fressnier

28 Ekim 2019 günü, İstanbul’a göre 05:38 itibariyle YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu tam halini alıyor. YENİAY haritasını yorumlarken aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • AY ve Güneş, Akrep Burcu’nun 4 derecesinde ve haritanın birinci evinde kavuşum halindeler. AY aynı zamanda MC noktasının da yöneticisi.
  • Retro konumda ve Boğa’da yer alan Uranüs, YENİAY’a tam karşıtlık yapıyor.
  • Hem YENİAY hem de Yükselen Derecesi Astrolojik açıdan sıkıntılı kabul edilen ”Yanan Yol” sınırları içinde kalıyor.
  • Akrep’in yöneticisi Pluto, Satürn ile kavuşum halinde Oğlak Burcu’nda, haritanın üçüncü evinde ve Retro Neptün – Lilith ikilisi ile 60’lık açı içinde.
  • Akrep’in klasik yöneticsi Mars, Terazi Burcu’nda ve haritanın 12’inci evinde. AY Düğümlerii le sert açılar içinde…
  • Haritanın Yükselen Noktası, 23 derece Terazi. Ünlü isimleri, dikkat çeken insanları temsil eden SPICA Sabit Yıldızı Yükselen Noktası ile kavuşuyor.
  • Terazi’nin yöneticisi Venüs haritanın ikinci evinde, Akrep’in 24 derecesinde, Merkür ile kavuşum halinde, MC ile üçgen açı yapıyor.
  • Jüpiter Yükselen Noktası ile ılımlı açı içinde.

MEALİ;

SOSYAL düzlemde görünen sakinliğin ardında fırtınaların koptuğu bir dönemden geçiyoruz.

  • YENİAY Türkiye’nin Güneş’inin üzerinden ve beşinci evinden geçiyor. Uranüs karşıtlığı ise bitmiş gibi görünen bir çatışma tehditinin hala devam ettiğini gösteriyor.
  • Devletin üst düzeyinde çok hassas diplomatik görüşmelerin devam ediyor olması beklenir.
  • Bu süreçte halk tarafından bilinen / takdir gören isimlerin ön plana çıktığı bazı davaların gündeme gelmesi de söz konusu olabilir.
  • Yeraltı zenginlikleri, enerji kaynakları ve maden arama hakları ile ilgili yeni gelişmeler yaşanabilir.
  • Nefes yollarını ve sindirim sistemimizi etkileyen virüslere dikkat edilmesi iyi olur.
  • Dişler, eklemler, üreme organları, idrar yolları ve barsak sistemiyle ilgili sorunlarımızı da ertelemesek yerinde olur.

BİREYSEL düzlemde de aksiyon alma ihtiyacımız ile bunun getireceği sonuçların enine boyuna analizini yapma arzumuz arasında kaldığımız bir dönemden geçeceğiz.

Bu aralar kuyruğumuza yapışmış olan duygusal, maddi, psikolojik veya fiziksel sorunları gözardı etmek gibi bir şansımız yok! Borçlarımız, hastalıklarımız ya da fiziksel durumumuzla ilgili sıkıntılı konular, bizi aşağı çeken ilişkiler, evimizin ya da hayatımızın düzeniyle ilgili aksaklıklar… Velhasıl tamir, yıkım veya yeniden yapılanmayı gerektiren bütün meseleler gündemimize çökebilir.

Bu sorunları gözardı etseniz ya da kalıcı bir çözümü erteleyip dursanız bile habire önünüze çıkmalarından çok BUNALMIŞ olmanız mümkündür! Bu nedenle soruna değil, sizin soruna dair kavrayışınıza ve ele alma şeklinize göz atmanız yerinde olacaktır. Biz hep ortam ya da insanlar değişmediği için aynı dertleri çektiğimizi düşünsek de, o dertleri hayatımızda tutan, radikal bir adımla nihai çözüm bulmayı erteleyenin BİZ olduğumuzu idrak etmek, bu defa farklı bir yöntem bulmamızı sağlayabilir.

YENİAY sorun ettiğimiz ama bir türlü el atmadığımız ya da sorun olduğunu fark etmediğimiz veya kendimize itiraf etmediğimiz konuları farklı bir gözle görmemizi sağlayacaktır. Hem duruma hem de çözüme ilişkin bizi durduran sebeplere / bahanelere enine boyuna bakacağız!

VAZGEÇEMEMEK insanın kendi hayatına vurduğu bir boyunduruktur! Vazgeçemediğimiz tüketim şekilleri, yeme ve yaşama alışkanlıkları, cinsel veya duygusal bağlar, ekonomik bağımlılıklar, bu güne dek yatırım yapmış olduğumuz işler veya alışmış olduğumuz mekanlar, her zaman bizim için EN İYİSİ olduklarından hayatımızda durmazlar. Biz onlara yüklediğimiz anlamı, onlarla aramızdaki hesabı, onlarda aradığımız cevabı, onlara verdiğimiz emeği çok önemsediğimiz ve yerine yenisini koyamamaktan çok korktuğumuz için onlardan vazgeçemeyiz.

Bazen böylesi vazgeçmeyişler bizim kendimizden vazgeçmemize neden olur! Oysa alıştığımız tüm davranışlar, mekanlar, insanlar, konumlar, bizi desteklemeye, hayatımızın kalitesini arttırmaya, kendimize olan sevgi ve saygımızı güçlendirmeye yarayacaklarını düşündüğümüz için hayatımıza girmişlerdir. İşlevleri bitmiş olsa da varlıkları veya üzerimizdeki etkileri devam ettiği için hayatımızda dururlar ve sadece gölge ederler.

İnsan gölgelerde değil IŞIKTA yaşamak için yaratılmıştır 🙂 Gölgelere sığınmayı güvenli ve rahat bulduğumuz süreçler olsa da bunu bize zarar verecek kadar uzun süre devam ettirmek kendimizi sabote etmekten başka birşey değildir. Bunaltıcı, dar, gelişmemize mani olan, zehirlemeye başlayan, inadımız, tembelliğimiz ya da korkumuz yüzünden içine çöküp kaldığımız durumları dönüştürmemiz, kendimize karşı en önemli vazifemizdir. Işığa çıkmak ve kendimizi / hayatımızı yeni bir gözle görebilmek için, önce içine gömüldüğümüz bu gölgelerden sıyrılmamız şarttır.

Gölgeli durumları hayatımızda tutmamıza neden olan şey bizim kendi içimizdeki gölgelerdir… Gölgelerimizden kaçmamızı sağladığını sandığımız ama sadece onları büyüten – hem kendimize duyduğumuz sevgiyi hem de hayata dair duyduğumuz şevki öldüren – gölgeli hallere bir el atalım 🙂 Bazı fedakarlıkları göze alıp bizi boğan ve zehirleyen bağları keselim… İlk bakışta zor görünse dahi, kendi kendimize zarar verdiğimiz tutumlara bir son verelim. Dar gelen, hatta bizi habire dışarı atmaya çalışan ama içine sığışmaya çalıştığımız kuytu kabukları kırıp dışarı çıkalım. Bir cesaret sahip çıkalım bize verilmiş olan en büyük hazineye; KENDİMİZE!

Burçlara göre yazıyı şaapmaya çalışacağım 🙂 Ama şimdi bunu okuyun sindire sindire… Bir de müzik dinleyin:

Aşkın Nur Yengiden dinlediğimiz AYRILMAMın Levent Yüksel yorumu ayrı bir güzeldir. Bakın şarkı bile asıl sahibinden ayrılınca bir başka datlu oluyor 🙂 ÖLMÜYOR… AKSİNE YENİ BİR CAN BULUYOR.

https://www.youtube.com/watch?v=xAAcM0_OLdQ

4 Comments

  1. Banu soysal

    Öyle bir akıyorsunuz ki insanın içine… Öyle naif öyle zarif yorumluyorsunuz ki gök yüzünü, içimde ki coşku ve hayranlığı anlatamam. Çok yaşayın. Kaleminize, ilminize, yüreginize sağlık…

    1. JUNO

      Çok teşekkür ederim… Sevgiler

  2. Gulnihal

    Merhaba, burclara göre yotumlar geliyor mu 😊

  3. Sam

    hem de nasıl zor geliyor en güvenilir bulduğum limanın beni dibe çektiğini göre göre

Bir Cevap Yazın

Arşiv

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: