Site icon Juno – Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

27 Ekim 2015, Boğa Burcunda DOLUNAY; SAHİP OLMAK ve PAYLAŞMAK HAKKINDA DERSLER…

by Shun Sin-Mi

27 Ekim günü, İstanbul’a göre saat 14:05’de, DOLUNAY dediğimiz Ay – Güneş karşıtlığı tam halini alacak.

2-3 gün öncesi ve sonrasında, hayatınızda yansımalarını görebileceğiniz DOLUNAY temasını değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

MEALİ;

Dünyanın en eski kavga konusu İKTİDAR’dır!

Yalnız kendi hayatımızı ve sahip olduklarımızı kontrol etmekle yetinmez, başkalarının davranışları ve kaynakları üzerinde de söz sahibi olmak isteriz. Zira ancak böyle bir yetkinliğe sahip olduğumuzda, hayatımızın akışı gönlümüzce olabilecek, arzu ettiklerimiz erişme mesafesinde durabilecektir. Ya da işte bize hep öyle gelir… :)))

Ancak güçlü ve başkaları üzerinde etkili olabilmek için onlara verebileceğimiz bir şeylerin olması gerekir. Yani insana istediklerine sahip olma imkanı ve pazarlık gücü kazandıran da yine PAYLAŞMA YETENEĞİ’dir!

Her şeyi kendisi için isteyen, herkesi memnun ve ikna edebilecek kadar geniş kaynaklara ve güce sahip olmalıdır. Ancak yeryüzünde herkese ve her şeye yetecek kadar sınırsız kaynağa ve yaptırım gücüne sahip hiç bir insan yoktur.

Yaratıcı sistem bizim uzlaşmayı, paylaşmayı, alış-veriş halinde olmayı, gerektiğinde beklentilerimizden ve rahatımızdan fedakarlık etmeyi bilmemizi ister. Bu nedenle insan bazı konularda yetenekli, bazı konularda da yetersiz olacak şekilde tasarlanmıştır 😉

İnsanın tüm hayatı boyunca alması gereken en önemli derslerden biri, SAHİP OLMAK İSTEYEN’in PAYLAŞMAYI ve UZLAŞMAYI BİLMESİ gerektiğidir.

Bu DOLUNAY bize etki ve yetki sahibi olmak istediğimiz konularda ödeyeceğimiz bedeller, sorumluluklarımızı yerine getirmek için yapabileceğimiz fedakarlıklar, arzularımız ile haklarımız ya da beklentilerimiz ve gerçek ihtiyaçlarımız arasındaki farklar, kazanç – kayıp ve tüketim – ödeme dengeleri gibi hassas denklemler konusunda dersler yaşatabilir.

DOLUNAY sürecinde şu soruları kendimize sormamız gerekebilir;

Hayat bize bir çok nimet sunar ve bir çok fırsat verir. Bazı konularda da mahrumiyet ve zorluklarla bizi eğitir ve şekillendirir. Biz ise elimizde olan nimeti, bereketi, yetenekleri, bilgiyi sunarak, karşılığında bizde olmayanları alırız.

Bazen elimizde olanlar bize pazarlık gücü vermez… O zaman daha iyisini kazanana kadar elimizde olanla yetinmemiz gerektiğini ve daha iyisini istiyorsak gelişmemiz, değişmemiz, emek vermemiz gerektiğini anlarız.

Bazen uzlaşmadığımız, paylaşmadığımız, hiç geri adım atmadığımız, karşımızdakini anlamaya çalışmadığımız ya da fazla geri adım atıp kendi taleplerimizi tanımlamadığımız için işbirliklerimiz uzun vadeli olmaz. Dengeyi kuramadığımızı veya sınırlarımızı makul yerlere koyamadığımız anlarız.

Hayat bir dengeler ve sınırlar sanatıdır. Eğer dengeler ikide bir bozuluyor sa, sınırları belirlemekle ilgili bir sorunumuz var demektir 🙂

İnat etmeyen, kendini kapatmayan, hassasiyetini ve çözüm odaklı bakış açısını koruyan insan;

HÜSNÜ ARKAN – Dünya Çok Güzel Bölüşmek Şart 🙂

Exit mobile version