Posted in Astroloji, Ay Döngüleri, Burçlar, Yeniayın Burçlara Etkisi

9 Ekim 2018 Terazi Burcu’nda YENİAY’ın Burçlara Göre Etkisi


Alexandra Dillon2
by Alexandra Dillon

9 Ekim 2018 günü, İstanbul’a göre 06:47’de, YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY Kavuşumu tam halini alıyor. Genel yorumda 9 Ekim 2018, TERAZİ Burcu’nda YENİAY; Netekim Akıl Başa Hep Sonradan Gelir.. şöyle demiştik;

  • Israrla tutunduğumuz yanılsamalar,
  • Bize konforlu gelen ama ruhumuzun ışık almasına izin vermeyen dipler,
  • Hırs ve inatla saplanıp kaldığımız çıkmazlar,
  • Bizi bizden alan bağımlılıklar,
  • Başımıza dert olmayan başlayan müsriflikler ya da yığılıp kalan borçlar,
  • Hayatımıza kattığından çook daha fazlasını kaybettiren ilişkiler,
  • Çirkinleştiğimizi, özsaygımızı, değerlerimizi göz ardı ettiğimizi göre göre devam ettiğimiz davranışlar,
  • Çoktan kangren olmuş ama bir türlü tedavisine girişmediğimiz yaralar,
  • Fark etmediğimiz ya da bilip de çaresine bakmadığımız sağlık sorunları,

Bu YENİAY’da istesek de istemesek de, tavanı yıkıp masanın hatta kafamızın üzerine düşen bir paket gibi, gündemimize otururlar.

BURÇ ve Yükselen BURÇ için yorumlara gelince; 

KOÇ veya Yükselen KOÇ: Sizin için değerli olan ilişkileri, bağları, ortaklıkları kaybetme korkunuz ve bu korkunun sizde yarattığı tutarsız tavırlar üzerinde çalışacaksınız bu YENİAY’da! Böyle denilince akla sadece kaybetmemek için otuz takla atmak geliyor olabilir… Ama siz nasıl olsa kaybederim diye hiç bağlanamıyor ya da beni seviyorsa buna da katlanır diye size bağlanan herkesin canına okuyor da olabilirsiniz :) Duygusal veya maddi düzlemde yaptığınız kontratlara sadık kalmıyorsanız, sert bir yüzleşmeye doğru uçarak gidiyor olabilirsiniz. Öte yandan size verdikleri sözleri tutmayan, sizi topkek yerine koyan birileri olduğunu da hayretle fark etmeniz mümkündür. Kendinizi eşsiz, vazgeçilmez veya külyutmaz zannetmenize neden olan bir egonuz varsa, insanlar ve ilişkiler hakkında yanılsamalarınız olması doğaldır. İnsanların bazı şeyleri SİZE yapamayacaklarını zannetmeyin. Herkes – siz de dahil olmak üzere – yaptıklarını kendi fıtratı bu olduğu için öyle yapar. Eğer insanlardan FAZLA şey bekliyor, yeterince sevilmemekten korkuyor ve verilenin kıymetini bilmiyorsanız da boşuna kendinizi üzüp üzmediğinizi bir kontrol edin. Sevgi şekil değil öz ile yaşar…

BOĞA veya Yükselen BOĞA: Bu aralar iş ve hayat düzeninizi elden geçirmeniz gerekebilir. Çalıştığınız yerde size verilen bazı sözleri tutulmadığını düşünebilirsiniz. Ya da ekibinizdeki insanların veya dışarıdan hizmet sağlayan kişilerin, size zarar verecek bir gevşeklik, yetersizlik göstermelerinden hatta arkanızdan iş çeviriyor olmalarından kuşkulanmanız mümkündür. Peşin hükümlü olmayın! Arıza çıkarttığı takdirde soruna yol açacak her unsuru özenli bir güvenlik kontrolünden geçirin. Sizden kaynaklanan ihmaller, yanlış anlamaya veya boşvermişliğe bağlı aksaklıklar da iş düzeninize zarar verebilir. Bu konuda rahat olmayın. İşte değil ama evde sizin için çalışan kişilerle alakalı aksaklıklar da tadınızı kaçırıp düzeninizi bozabilir. Ya da bakmakla yükümlü olduğunuz insanlar veya ev hayvanları varsa, onların sorunlarıyla ilgilenmeniz gerekebilir. Gündelik yaşam ve seyahat planlarınızı kritik konuları dikkate alarak yeniden yapmanız yerinde olur. Son olarak da lütfen sağlığınıza özen gösterin. Size zarar veren yeme içme alışkanlıklarına, bağımlı olduğunuz tüketimlere bir dur deyin. İhmal ettiğiniz tedavilere hemen başlayın.

İKİZLER veya Yükselen İKİZLER: Bu aralar gündeminizde ”heycanlı” hissetmenize neden olan bir kişi, bir proje, ya da yepyeni bir başlangıç olabilir. Bir şeyin olmasını ÇOK istemek bazen süreci fazla zorlayıp akışa zarar vermemize ya da sorunlu detayları es geçip ısrarla sonuç almak için uğraşmamıza neden olur. Hiç bir heyecanı HIRS haline getirmeyin. Arzularınızın peşine düşün ama aklınızı ve dengenizi yitirmeyin. Olmayan, aksayan şeyler için bunalıma girmeye veya gereksiz riskler almaya kalmayın. Saçma sapan aşk maceralarından, sizi üzmüş ya da üzeceği belli olan insanlardan da ALLASEN uzak durun! Hamilelikle ilgili sürpriz haberler almanız, hamileliğe engel oluşturabilecek sorunları fark etmeniz ya da üreme organlarınızla ilgili hastalıklarınız için tedavi görmeniz gerekebilir. Çocuklarınızın hayat akışı, başarısı veya sağlığı konusunda kaygı duymanız söz konusu olabilir. Çocuklarınızı ihmal etmeyin, gözleyin, gerektiğinde müdahale edin, onlar için en iyisini isteyin ve teşvik edin. Ama olmadıkları birşeye dönüşmeleri, istemedikleri şeyleri yapmaları için onları zorlamaktan, eleştiri veya baskı ile bunaltmaktan kaçının. Eğer fazla şımartıyorsanız mantıklı sınırlar koymayı öğrenin. Ve en önemlisi insanın düşe kalka büyüdüğünü, hatalarından ders aldığını ve bir ebeveynin görevinin her sorunu çözmek değil çocuğa kendi sorununu çözmesi için güven vermek olduğunu HATIRLAYIN!

YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Bu aralar güvenliğiniz, aidiyetleriniz, huzurunuz, aile hayatınız, kısaca sizi koruyan ve korumak istediğiniz herşey üzerinde düşünecek ve bunlarla ilgili korkularınızı gözden geçireceksiniz. Belki mutsuz olmaktan, istediğiniz kadar sevgi ve özen görmemekten ya da riske atılmaktan korkuyorsunuz. Böyle bir ihtimal hissettiğiniz zaman yapacağınız işten vazgeçiyor, attığınız adımı geri çekiyorsunuz. Ne var ki bazen de sizi beslemeyen, mutsuz eden, aç bırakan bir düzeni, bir alışkanlığı, sırf tanıdık geldiği için devam ettirebiliyor, size acı veren bir durumun dahi bitme ihtimalinden endişe duyuyorsunuz. Aidiyetleriniz ve bağlarınıza düşkün olmanız çok güzel. Ama bu sizi bazen fazla talepkar ve değişime karşı dirençli yapıyor. Duygularınızın ve ihtiyaçlarınızın herkesin birincil önceliği olmasını beklemeyin. Onlardan siz sorumlusunuz. İnsan annesinin rahminden çıkıp, hayatın rahmine düşer… Büyümeye gelişmeye orada devam eder. Hayatın eli sert gibi görünse de özü şefkatlidir. Yürüdüğümüz uzun yolda başlayan ve biten herşey bizim gelişimimizin bir parçasıdır. Sonları ve başlangıçları sevgi ve cesaretle kucaklayın. Korkularınız, tepkileriniz ve mutsuz olma endişelerinizle, mutsuzluğu büyütmeyin ve uzatmayın.

ASLAN veya Yükselen ASLAN: Yakın çevrenizdekiler, akrabalar, dostlar, sürekli iletişimde bulunduğunuz kişiler, bu ara sizin için hayal kırıklığı konusu olabilir. Onlardan beklediğiniz davranışları göremeyebilir ya da bazı konularda onları olduklarından çok farklı bir yere koyduğunuzu düşünebilirsiniz. Aynı şekilde siz de etrafınızdakiler tarafından bekleneni vermeyen, duyulan güveni boşa çıkartan biri olmakla suçlanabilirsiniz. Bu tür hayal kırıklığı ve güvensizlik temalı iletişimler, işiniz gereği irtibat içinde olduğunuz kişilerle aranızda da yaşanabilir. Dikkat etmeniz gereken konu şudur; Çok fazla iyimserlik ya da çok fazla beklenti daima hayalkırıklığı ve olumsuz düşüncelere yol açar. Ne kimsenin sizin kriterlerinize göre İYİ olmasını bekleyin, ne ”iyidir, anlayışlıdır” diye bildiğiniz kişilerin sınırlarını fazla zorlayın, ne de kimsede ÇOK İYİ bir insan olduğunuz algısının ve bununla birlikte gelişen aşırı beklentilerin oluşmasını teşvik edin! Bu size garip gelebilir! Ama ”Ben her şeyi halleder, her durumda yanınızda olur, her konuda anlayışlı davranırım!” der gibi davranmak yerine, ihtiyaçlarınızı tanımlamak ve sınırlarınızı çizmek, ilişkilerin GERÇEKÇİ bir zeminde yürümesini sağlar. Eğer yanlış anlaşmalarla dolu iletişimler yaşandı ve kalpler kırıldıysa da, durumu doğru anlamak ve anlatmak iletişimi sakin ve mantıklı bir zemine oturtmak için gayret edin.

BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Bu aralar esas meseleniz maddi anlamda fazla açıldığınız yerleri toparlamak olabilir. Alacak verecek dengesi konusunda fazla iyimser davranmış ya da basitçe müsrüflik etmiş ve ipin ucunu kaçırmış olabilirsiniz ;) Size verilen bazı sözler tutulmamış ve bu evdeki hesabın çarşıda bozulmasına sebep olmuş olabilir. Ya da hesapta olmayan bir harcama, bir başkasının ihtiyacı veya talebi üzerine elden çıkacak bir para, dengenizi bozabilir. Tatlım çok şaapmayın, toparlarsınız :) Önemli olan önceliklerinizi saptamak ve ona göre davranmaktır. Eğer konu dümdüz para değil de iş ortamınız ise, bu aralar bazı hayal kırıklıkları yaşamanız mümkündür. Beklentilerinizin karşılanmayacağından ya da sizin bekleneni veremeyeceğinizden  korkabilir, belki de değerinizin bilinmeyeceğinden endişe edebilirsiniz. Değerlendirmelerinizi duygusal olmamayı becerdiğiniz zaman bir daha gözden geçirin. Önceliklerinizi iyi saptayın, doğru anlatın ve karşınızdakilerin beklentilerini iyi anlayın. O zaman yeterlilik kriteri netleşir ve gerekli davranış biçimi daha kolay belirlenir.

TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: İç dengenizi bulmaya çalıştığınız ve kendinizle yüzleşmeler yaşadığınız bir süreçtesiniz. Kendinizle veya hayatınızın aldığı halle ilgili hayalkırıklıklarınızı masaya yatırmanıza neden olacak gelişmeler yaşayabilirsiniz. Beklentilerinizin altında kalan bir konumdaysanız, kendinizi beğenmiyorsanız ya da hayatınız sizi tatmin etmiyorsa, kahrolup dağılmak yerine GERÇEKÇİ olmanızda fayda var. Kendimizden beklediğimiz şey olmayız. Olabildiğimiz kadarını oluruz. Aşırı yüksek kriterlerle çizmeye çalıştığımız bir hayat resmi içinde kendi hayallerimizin altında kaldıysak, bu hiç bir cacık olamadığımız anlamına gelmez ;) Sadece hayat ve kendimiz hakkındaki tasarımlarımızı daha gerçekçi bir zemine oturtmamız gerektiği anlaşılır. Eğer hayatımızda ters giden, tatminkar olmayan şeylerle ilgili birilerini suçlamak veya borçlandırmak eğilimindeysek, bu da pek bir işe yaramaz. Bir yerden sonra önemli olan artık ne yapmak gerektiğidir. Demem o ki, elinizde olan durumu, sahip olduğunuz nitelikleri, kurduğunuz ilişkileri, gereğince değerlendirin.  Tam istediğiniz gibi olmayan şeyleri olduğundan da değersiz görmeyin. Beklentinizin ya da hak ettiğinizin çok altında kalan şeyleri de hayatınızda tutmak, bunlara boyun eğmek zorunda olduğunuzu düşünmeyin.

AKREP veya Yükselen AKREP: Daha sakin, daha ılımlı, daha az kuşkucu, kendiniz ve ilişkileriniz hakkında daha bi rahat ve nispeten daha az saplantılı olduğunuz günler de olmuştur :))) Ama bu aralar kafanızın güzel, içinizin dengeli olduğu bir dönemde değilsiniz desem herhalde yanılmış olmam! Ne istediğinizi tam iyi bilmediğiniz ve etrafınıza düzgün mesajlar veremediğiniz gibi, sizden istenenin ne olduğu konusunda da  kafanız karışık. Geçmişte yaşamış olduğunuz hayal kırıklıkları, aldanışlar, ihanetler, uğradığınız haksızlıklar ya da baskıladığınız suçluluk ve yetersizlik duyguları, kıyıya vuran yosunlar gibi içinizi bulandırıyor. Herşeye karamsar bakmaya ve dümdüz gelen mesajı olabilecek en ters yerden almaya müsait gibisiniz… Zorla güzellik olmaz evet! O yüzden olmayanlarla saplantılı bir şekilde uğraşmak gereksizdir. Ama hayatı olduğundan daha çirkin görmeye ya da istediğiniz gibi gitmeyen şeyleri çirkinleştirmeye de gerek yoktur ;) Yaralanmamak için yakınınıza giren herşeyi tehdit olarak görmeye başladıysanız, bunun nedeni insan olmanın zarar görebilir olmakla aynı anlama geldiğini hala kabul etmeyişinizdir. Güçlü olanlar asla yaralanmayanlar değil, yaralarına rağmen insan gibi insan kalanlardır!

YAY veya Yükselen YAY:  Önünüze FIRSAT görünümünde çıkan bazı şeylerin aslında TEHDİT olduğunu fark edebilirsiniz. Ya da oltanıza gereken bazı balıkların içindeki kılçıkları fark edip sabırla ayıklamanız gerekebilir. Aksi takdirde bunlar daha sonra boğazınıza takılıp tadınızı kaçıracaktır. Sakın ”Leyn tam da iyi birşey olmuştu! Yine mi gol değil?” diye üzülmeyin. Bu ara öğrenmeniz gereken size hayat boyu lazım olacak bir temkin dersidir; ”Olsun da ne olursa olsun! Nasılsa bakarız bir çaresine…” deyip de sonradan pişmanlık duyduğunuz olayları bir hatırlayın. İşte şimdi kavramanız ve içselleştirmeniz gereken bakış açısı ”Eğer gerçekten uğraşmaya değecekse olsun. Yoksa enerjimi başka bir yere saklayayım.” diyebilmektir. Kaçan balıklara değil sepetinizdekileri iyi değerlendirmeye bakın ;) Eğer yeni çevrelere giriyor, yeni insanlarla ahbaplık ediyorsanız onların dış görünümüne ya da sahip oldukları iddialara değil, ortaya koydukları işe ya da kullandıkları yöntemlere dikkat edin. İyi işlerin bozuk araçlarla yapılmadığını sakın unutmayın. Eskiden beri önemsediğiniz bazı sosyal bağlantılarınız sizi hayal kırıklığına uğratıyorsa, biraz mesafe almayı, biraz içinize dönüp dengenizi sağlamayı ihmal etmeyin.

OĞLAK veya Yükselen OĞLAK:  Sorumluluklarınızı algılama ve yerine getirme şeklinize bir göz atın bakalım… Nerelerde üzerinize düşenleri tam yapmıyorsunuz? Nerelerde üzerinize vazife olmayanlara bulaşıyor ve sıkıntı yaşıyorsunuz? Etrafınızda size habire angarya yükleyen insanlar var mı? YENİAY sizi görev tanımlarınızı elden geçirmeye teşvik ediyor. Üzerinize düşen işler arasında öncelikli olanların hakkını verdiğiniz, sizi gereksiz yere kilitleyen şeyleri de ayıklayıp hak ettiği yere koyduğunuz bir plana ihtiyacınız var! Başkalarını da sorumluluklarını bilmek üzere uygun şekilde dürtmeniz ya da sizden ne bekleyebilecekleri hakkında uygun sınırlar çizmeniz yerinde olur. Yetersizlikle eleştirildiğiniz ya da bir şeyleri yapmaya zorlandığınız her duruma atlamayın. Ama mutlaka yapmanız gereken şeyleri de sakın ihmal etmeyin. Eğer yeni bir işe geçmek, mesleki olarak yeni bir yön belirlemek istiyorsanız, bunun için sonradan hayal kırıklığı yaratacak adımlar atmadan önce, olasılıklarınız hakkında detaylı bir araştırma yapın. Boşa atılan kurşunlar, boşa harcanan zamanlar, size kendinizi yetersiz veya değersiz hissettirmesin.  Neyi yapıp neyi yapamayacağınız konusunda kendinize ve başkalarına dürüst olun. Bunu yapamam ya da bunun için yeterli koşullara sahip değilim demek hem sizi hem de muhataplarınızı güvende tutacaktır. Hedef koyduğunuz işler için de aceleye getirilmemiş, sizi adım adım bir sonraki aşamaya taşıyacak ve tutarlı bir yol haritası belirleyin.

KOVA veya Yükselen KOVA: Bu aralar size haksızlık edildiğini, ciddiye alınmadığınızı, herkesin size yüklendiğini, kimsenin sizi koruyup kollamadığını veya kimseye güvenip dayanamadığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Aslında desteğe ve özgüveninizi pekiştirecek tatlı bir yol göstericiliğe ihtiyaç duyuyorsunuz. Ama dışarıdan bakılınca böyle bir ihtiyacınız olduğu tam anlaşılmıyor :))) Daha ziyade birilerine kızgın veya alayına karşı gibi görünüyor olabilirsiniz. Kendinize ”neyi yapamamaktan korkuyorum?” diye sorun!  Eğer fikirlerinize veya planlarınıza duyduğunuz güveni yitirmeye başladıysanız, ileriye dönük tasarımlar yapmakta zorluk çekiyor ve bazı soruların cevabını tam bilmediğinizi fark ediyorsanız, bunu DOĞAL kabul edin. Bazen önümüzdeki işlere, sorumluluklara hazırlıksız yakalanır ya da bugüne dek biriktirdiğimiz donanımla önümüze çıkanların altından kalkamamaktan korkarız. O zaman yeni bir bakış açısı, yeni fikirler geliştirmenin zamanı gelmiştir. Bunun için de kaygılı ve karamsar olmak yerine hayatın önümüze bırakacağı izlere, işaretlere açık olmak, ”verileni alamaz” hale gelecek türden bir küskünlüğe düşmemek gerekir. Eğer bu aralar yaşadıklarınız size geçmişte geçirdiğiniz sıkıntıları hatırlatıp yine yetersiz kalmaktan, ”durumu yönetememekten” korkmanıza neden oluyorsa, insanın en güzel yeteneğinin geçmişten ders almak olduğunu hatırlayın. Bizi kaçmak değil, bu kez farklı yapmak kurtarır ;)

BALIK veya Yükselen BALIK: Kazanç-kayıp dengesi üzerine düşünmeniz gereken bir YENİAY bu… Seve isteye içine girdiğiniz bir durumda kaybolmak, arzuladığınız bir şeye bağımlı hale gelmek, elinizdeki imkanları boşuna harcamak, olmayacak bir şeye yatırım yapmak, verdiklerinizi geri alamamak, boş vaatlerle zarara uğratılmak veya değer verdiğiniz şeyleri kaybetme korkusu yaşıyor olabilirsiniz. Buradaki temel unsur hayata, dayanışma içinde olduğunuz kişilere ve kendinize tam olarak güvenmiyor olmanız. Kuşku iyidir! İnsanı uyanık ve zamanında çözüm bulmaya açık hale getirir. Bu nedenle kuşku duymanız, önlem almanız gerektiğini gösteren detayları es geçmeyin ve oluruna bırakmayın. Kontrolü kaybettiğiniz noktaları  tespit edin ve onarılabilecek boşluğun, önlenebilecek ya da giderilebilecek zararın çaresini bulun. Ama şunu da unutmayın; ”İnsan kaplanın kuyruğuna bastıysa risk aldığını bilmelidir!” Altından kalkamayacağınız borçlara girmeyin. Altından kalkamayacağı sözleri veren insanlara da sırtınızı dayamayın. Hayatınızın sorumluluğunu kendiniz taşıyın ve kendi gücünüzle varamayacağınız menzillere, kendi koşullarınızla gerçekleştiremeyeceğiniz planlara, başkalarına güvenerek kalkışmayın.

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

7 thoughts on “9 Ekim 2018 Terazi Burcu’nda YENİAY’ın Burçlara Göre Etkisi

  1. madem samimiyiz her yazıya yorum yazıyorum, cevap alıyorum;

    o halde soruyorum, burcum yay, yükselenim balık. ikisinde de yeni ortama temkinli ol, hayallere kapılma dediniz ama en büyük işlere adım atacağım bir şans geldi cumartesi günü… çok büyük paralar biraz da şans işi, acaba elimin tersiyle itsem mi… kuşkuyla yaklaşırsam tüm hevesim kırılıyor “yine gol değil” diyorum :(((

    ellerinize sağlık

      1. Diyemem zira öncelikle bu uygun değil… Ayrıca da bir girişimde bulunmak için uygun zamanda olup olmadığınız hele de ciddi bir konu ise haritanın bütünü ve aldığı transitler ile değerlendirilmeli. Sadece burç ve yükselen baz alınarak bir yargıda bulunmak hadsizlik olur. Ama ben duygularınızı ve nefsinizin sizi çektiği halleri değil hayatın karşınıza çıkarttığı göstergeleri sakince değerlendirerek cevabı bulacağınızdan eminim.

  2. 8 Eki 2018 09:47 tarihinde JUNO ”Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi” yazdı:
    JUNO posted: ” 9 Ekim 2018 günü, İstanbul’a göre 06:47’de, YENİAY adını verdiğimiz Güneş – AY Kavuşumu tam halini alıyor. Genel yorumda 9 Ekim 2018, TERAZİ Burcu’nda YENİAY; Netekim Akıl Başa Hep Sonradan Gelir.. şöyle demiştik; Israrla tutunduğumuz yanılsamalar, B”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s