Posted in Astroloji, Ay Döngüleri, Güneş Tutulması, Uzun Dönemli Etkiler

11 Ağustos 2018, ASLAN Burcu’nda Parçalı Güneş Tutulması ve YENİAY; GURUR ve ÖNYARGI…


cb11f47e46a43929b40599ae198dfc75
Jane Austen’in GURUR ve ÖNYARGI Kitabı İçin Bir İlüstrasyon

11 Ağustos 2018 günü, İstanbul’a göre 12:57’de ASLAN Burcu’nda YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu yaşanacak. Bu YENİAY bir de Parçalı Güneş Tutulmasına sahne oluyor. Tutulma haritasını değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Güneş ve AY, Aslan Burcu’nun 19 derecesinde ve haritanın Tepe Noktası’nda kavuşu halindeler. Bu kavuşuma, retro konumdaki Merkür de eşlik ediyor. Merkür Aslan Burcu’nun aneretik noktası olan 15 derecede ve haritanın 11 ve 8’inci evlerini yönetiyor. Merkür 2’inci evin yöneticisi olan Jüpiter ile de kare yapıyor.
  • Haritanın yükselen noktası ”Gölgeli Yol” içinde kalan 8 derece Akrep Burcunda. Akrep’in modern yöneticisi Pluto, retro konumda ve haritanın 3’üncü evinde Oğlak Burcu’nda. Pluto, YENİAY ile 150 derecelik açı yapıyor. Akrep’in klasik yöneticisi Mars ise, Kova Burcu’na girmiş ve Lilith ile kavuşum halinde. Uranüs, Mars & Lilith kavuşumuna kare açı yapıyor.
  • Mars – Lilith – Güney AY Düğümü, Selena – Kuzey AY Düğümü, Chiron ve Terazi Burcu’ndaki Venüs arasında, Mistik Dörtgen görünümü var.

MEALİ;

Çok fazla ATEŞ elementi içeren bir TUTULMA bu! Gezegenler arasında sertçene açılar da olduğu için, topyekun YÜKSEK PERDEDEN TAKILMA, çatışmalara gönüllü dalma ihtimalimiz mevcut :) Mantıksız olsa da iddialı hatta saldırgan söylemler, çekişmeli ortamlar, bu aralar standart menüde olacaktır. Ama zaman içinde olayların ilk başta sergilenen ödünsüz görüntüden farklı bir mecraya aktığına şahit olabilir ve değerlendirmelerimizi, yargılarımızı, iddialarımızı, sorgulamak ve güncellemek durumunda kalabiliriz.

Tutulmalar, yaklaşık 6 AY süren bir etki alanına sahip olurlar.

Sosyal Düzlemde;

  • Cesur ve iddialı çıkışlarla, sıradışı politikalar savunulabilir. Ancak bu durumun çok sürmesi beklenmez. Daha önce uygunsuz bulunan bazı politik veya ekonomik tercihler, sonradan çeşitli gerekçelerle gündeme gelebilir. Ya da uluslarası düzlemde farklı çıkarlar söz konusu olduğu için geri adım atılabilir.
  • Mahkeme süreçleri devam eden bazı tutuklular hakkında ileri sürülen iddialar ve buna bağlı alınan kararlarda değişiklik olabilir.
  • Eğitim, iletişim, ulaştırma gibi alanlarda askıda kalmış olan projeler yeniden gündeme gelebilir ya da bazı uygulamalardan vazgeçilebilir.
  • Masum insanlara yönelik şiddet olayları toplumsal tepki yaratabilir veya beklenmedik bir terör eylemi kayıplara yol açabilir. Buna bağlı olarak adalet arayışları ve hukuki yaptırım çağrıları gündem oluşturabilir. Galeyana gelinerek alınan kararların uzun vadede amacından farklı sonuçlar doğurması mümkündür.
  • Depreme değil, ancak bazı yapısal hatalara bağlı bina veya zemin çökmeleri, teknik sorunlara bağlı kazalar gündeme gelebilir.

Bireysel Düzlemde;

  • Haklı çıkma, kendimizi ispat etme, düşüncelerimizi ısrarla kabul ettirme ihtiyacımız artabilir.  Ancak zaman içinde bazı yargılarımızda ileri gitmiş olduğumuzu, düşüncelerimizi gözden geçirmemiz gerektiğini fark edebiliriz.
  • İnatçılık, haksız olduğumuz konularda dahi geri adım atmama ya da uzlaşmama eğilimi, aşırı gurur nedeniyle sürdürülen iddialar, zaman içinde enerji, zaman, para veya saygınlık kaybına neden olabilir. Böyle davranmaktan kaçınmamız, önyargılı, bencil, ödünsüz olmamaya özen göstermemiz yerinde olur. Geçmişte böyle davrandığımız konulardan dolayı, bu birkaç ay içinde pişmanlık ve kayıp yaşamız da mümkündür.
  • Sosyal açıdan küçük düşme, olduğumuz gibi kabul edilmeme, olumsuz değerlendirme, eleştiri ve yargılara maruz kalma, ya da açıkça haksızlığa uğratılma kaygılarımızın arttığı bir dönem olabilir. Böyle durumlarla baş etmek konusunda kendimizi geliştirmemiz, duruşumuzu, savunma – saldırı şeklimizi, kendimizi ifade etme yöntemimizi elden geçirmemiz, aşırı uçlarımızı törpülememiz gerekebilir. Eleştirilme ve yargılanma kaygısı ile fazlaca geri çekildiğimiz konularda, gücümüzü toplamak, özgüvenimizi tazelemek, kararlı olmak ve tavır almak durumunda kalabiliriz.
  • Hukuki açıdan sorunlu konularda üstümüze düşeni yapmamız, bedel ödemekten de hakkımızı aramaktan da kaçınmamamız gerekir. Geçmişte gevşek davrandığımız, gereken özeni göstermediğimiz konular, birkaç aylık süreçte mutlaka gündeme oturacaktır.
  • Kendimizi kabul ettirmeye çalıştığımız çevrelerle ilgili bakış açımızı gözden geçirmemiz, bazı insan veya grupların onayına, bazı konumlara, bazı çevrelerde söz sahibi olmaya verdiğimiz önemi değiştirmemiz gerekebilir.
  • Bireysel değerlerimiz ve önceliklerimiz ile, sosyal çevremizin değerleri ve beklentileri arasında kalabilir, bazı tercihler yapmamız ya da dengeleri yeniden ayarlamamız gerektiğini fark edebiliriz.
  • Özel yaşamımız veya kariyerimizde, görevlerimiz ve sorumluluklarımızı yerine getirme şeklimizi elden geçirmemiz, karar ve planlarımızı güncellememiz, daha önce acele ile atılmış ve bekleneni vermemiş adımların sonuçlarına bakarak, kendimize yeni bir yön çizmemiz gerekebilir.
  • Dünyaya bakış açımızı, kendimizden beklentilerimizi, hayata dair korkularımızı ve risk anlayışımızı, önceliklerimizi, kendimizi ve başkalarını değerlendirirken, yargılarken kullandığımız kriterleri, kendimizi ortaya koyma şeklimizi, onur hissimizi, utanç veya gurur kaynağı olarak gördüğümüz konuları, gözden geçirmek ve eksik ya da sorunlu olan yerleri düzeltmek durumunda kalabiliriz.
  • Başkalarına karşı anlayışsız, katı, yargılayıcı, sorumsuz, kırıcı, duyarsız, zorlayıcı, duygusal ya da maddi anlamda baskıcı davrandığımızı fark edebilir ve bu tutumu değiştirmediğimiz takdirde olumsuzluklar yaşayabiliriz.

GURUR ve ÖNYARGI toplumlara ve tek tek bireylerin hayatlarına en fazla zarar veren ”insan hatalarıdır.” Nasıl mı?

Kendi tercihleri ve başkalarının davranışları söz sahibi olma çabası, insanın hayatta kalma güdüsünün bir uzantısı olabilir. Doğal haklarımızı korumak için bazen olaylar ve insanlar üzerinde iktidar kurmamız, kendimizi kabul ettirmemiz, üstünlük sahibi olduğumuz konuların fark edilmesini sağlamamız gerekebilir. İnsanın nitelikleri ve gücünü ortaya koyması, inisiyatif almaktan kaçınmaması yalnız kendi çıkarı için değil,  toplumun çıkarı için de önemlidir.

Ancak İKTİDAR ARZUSU tehlikeli bir iksirdir ;) Fazla miktarda tüketildiği zaman, içeni zehirler. İnsan güç ve iktidar sahibi olmak arzusu ile atacağı adımları MÜBAH görmek adına, kendini her konuda HAKLI bulmaya, bu yolda kullanacağı araçların sakıncalarını elde etmek istediği sonuçlar ile aklamaya, kendi varlığının önemini abartmaya, kendi amaçlarına hizmet etmeyen durumların ve varlıkların önemini de küçümsemeye, onların varlığını, değerini gözardı etmeye başlayabilir.

Bu aşamada GURUR ve ÖNYARGI, iktidarını korumak için çabalayan kişinin en yakın arkadaşları ve aslında en büyük düşmanları haline gelir. Gurura kapılarak ve önyargılara tutunarak, bizi zirveye taşıdığını sandığımız büyük büyük laflar eder, hızlı hızlı adımlar atar, maksadı aşan ve adaletten uzağa düşen tavırlar alır, sonuçta da hem kendimize hem de etrafımıza zarar veririz. Gurur ve önyargı yüzünden değişime engel olmaya, akışı kendi kontrol edebildiğimiz yöne çekmeye, kontrol edemediklerimizi düşman bellemeye, ya da açıkça yükselen bir dalgayı gözardı etmeye kalkabiliriz. Geçici bir yükselişten sonra bizi bekleyen ise eninde sonunda pişmanlık ve utanç olur.

İKTİDAR KURAMAMA KORKUSU da en az arzusu kadar zehirlidir… Kendini gereği gibi ifade edememekten endişe eden bu yüzden de susan, inisiyatif alması gereken durumda geri çekilen, eleştiri alma veya reddedilme ihtimalinden korkarak yeteneklerini, bilgisini ve katkısını ortaya koymayan, sorumluluk almak ve doğrudan müdahale etmek yerine olayları manipüle etmeye çalışan, haklı olanı değil hep kazanan tarafı tutup güçlü görünenin arkasına sığınan, kişiler, bu KORKU ile davranırlar.

GURUR ve ÖNYARGI bu kişilerin de en yakın arkadaşı ve en büyük düşmanıdır. Gurur yüzünden, kaybetme riskini göze almaktansa denememeyi tercih edebiliriz. Kaybeden ya da onaylanmayan tarafı savunup rezil olmaktansa kendi iç sesimize, adalet duygumuza veya değerlerimize ters düşebiliriz. Varlığımızı ve niteliklerimizi onurlandırmak, bu özellikleri hem kendi kazancımız hem de başkalarının faydası için kullanıma sunmak yerine, geri çekilmek ve gölgelere sığınmak, gururun çarpık bir yansıması olduğu gibi ÖNYARGILI olmanın da bir göstergesidir. Kendi değerlerimize ve gücümüze dair güvensizliğimiz, güçlü görünenlerin önemine dair abartılı inancımız, neyin değerli ve önemli olduğuna, neyin uğraşmaya ve kazanmaya layık olduğuna, neyin kabul göreceğine dair özgün bir bakış açısı geliştirmek yerine genel geçer tutuma bağlı kalmamız, vizyonsuz veya cesaretsiz olmamız, kendimizi kurban ötekileri de efendi olarak görmemiz ve önce boyun eğip fırsatı bulunca da intikam almamız, sağlıklı olmaktan çıkmış bir gurur anlayışının, özsaygı yoksunluğunun ve önyargılı bakışın bizi getirdiği bir çıkmazdır.

İnsan deneyerek, yanılarak, yorularak, düzelterek, gerekirse yeniden ve yeniden yıkıp yaparak, an be an zamanla ve hayatla uyumlanarak, GÜÇLÜ OLUR ve GÜÇLÜ KALIR.

Gururun yerine ONUR ANLAYIŞI ve GÖREV DUYGUSUNU, önyargının yerine GERÇEK SEVGİSİ ve ADALET DUYGUSUNU koyan kişiler, gerçek anlamda güçlü olanlardır.

Böyle kişiler;

  • Kendilerine ve başkalarına haksızlık etmekten korunabilir, her durumda katabilecekleri maksimum değeri ortaya koyabilir, hayat içinde üretken ve yararlı olabilir, güvenilir ve yetkin oldukları için akıl danışılan ve sözü dinlenen duruma gelebilirler. Yani iktidar sahibi olmak, kendini ve haklarını korumak, niteliklerinin ve çabalarının meyvesini yemek gibi sonuçlara, belki daha uzun ama doğal yollardan erişirler.
  • Eksik ve farklı yanlarından utanmak yerine oldukları gibi davranır, değiştiremeyecekleri durumlarını olduğu kabul eder, kendilerine bu şekilde saygı duymayı becerirler. Kendilerine benzemeyenleri eleştirerek, küçümseyerek kendilerini rahatlatmaya çalışmazlar. Eksik ve farklı yanları onları acılaşmak, sevgisizleşmek,  zalimleşmek yerine, duyarlı, geniş görüşlü, şefkatli, öngörülü olmaya sevk eder.
  • Hiç bir şeyi kendilerine HAK SAYMAZLAR ve elde ettikleri her şeyi çabalarıyla HAK EDERLER.
  • Bildiklerini güncellemeye, geliştirmeye, gerekirse değiştirmeye açık olur, yaptırımcı değil katılımcı bir şekilde bilgilerini etrafları ile paylaşırlar.
  • Yanılgıya düştüklerini, hata yaptıklarını görünce saklamaya ve hatalarında ısrar etmeye değil, önce kendilerine sonra başkalarına dürüst olmaya ve uygun olanı yapmaya odaklanırlar.
  • Koşulların ve insanların kurbanı olduklarında, özsaygılarını korumayı, hayat içinde kendilerine yeni yollar açmayı, kendilerinden hoşnut bir şekilde varlıklarını sürdürmeyi, zaman ve zemin uygun olduğunda ise yine niteliklerini ortaya koyacak vesileler bulmayı, diğerlerine göre daha rahat becerirler.

SEVİLMEYE değil SEVMEYE odaklanalım! BAŞTA DA KENDİMİZİ OLDUĞUMUZ GİBİ SEVMEYE… Zira özüne sevgisiz olan, özünü kabullenemeyen, kendine karşı yargılı olan kişi, ZAAFLI ve DENGESİZ olur. Sevilmek, kabul edilmek için, özsaygı, onur ve adaletten uzak düşen, verimsiz, sonuçsuz hatta zararlı yollara sapabilir.

ÖZ’ünüzü sevin… O ÖZ bizi değerli ve anlamlı kılan, bizi koruyan ve yönlendiren, bizi sorumlu ve yetkili kılan yani iktidar sahibi yapan tek şeydir.

Ha bir de; Zalimin Zulmü Varsa Sevenin de Allahı Vardır :))))

BURÇLARA GÖRE YORUMLAR İÇİN 11 Ağustos 2018 ASLAN Burcu’nda Güneş Tutulması ve YENİAY’ın Burçlara Göre Etkisi…

Mahzuni’den ZALIM Ceylan Ertem Yorumu ile…

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

7 thoughts on “11 Ağustos 2018, ASLAN Burcu’nda Parçalı Güneş Tutulması ve YENİAY; GURUR ve ÖNYARGI…

  1. Bu tutulma benim natal Güneş’imin (8. evde) üstüne denk geliyor. Çok somut etkiler beklememek mi lazım acaba -anlattıklarınızdan öyle anlaşılıyor efenim.

  2. Merhaba,

    11 Ağustos 1999 daki Tam Güneş Tutulması ve şimdi de tam 19 sene sonra aynı tarihte Parçalı Güneş Tutulması…

    Bu bulut tepemdeyken okumaya başlayacağım şimdi… Hayırlısı (:

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s