Posted in 2018, Astroloji, Ay Döngüleri, Dolunayın Etkileri

2 Ocak 2018, YENGEÇ Burcu’nda DOLUNAY; Neyi, Neden, Nasıl Koruduğuna Dikkat Etmek Zamanı!


2ocak

YENİYIL’a bir DOLUNAY ile giriyoruz. 2 Ocak 2018 günü, İstanbul’a göre 05:24 itibariyle, DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alacak.

DOLUNAY haritasını değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • AY Yengeç Burcu’nun 11 derecesinde ve haritanın 8’inci evinde. Güneş ise, Oğlak Burcu’nun 11 derecesinde ve haritanın 2’inci evinde.
  • Oğlak’ın yöneticisi Satürn, 2’inci evin girişinde, Güneş, Venüs ve Lilith’den oluşan Oğlak Stelyum’unu geniş bir orbla da olsa yakalıyor.
  • Haritanın Yükselen Noktası, 0 derece Yay. Bu nokta ”güç, bilgelik, kararlılık ve iktidar veren” TOLIMAN sabit yıldızı ile kavuşuyor.
  • Yay Burcu’nun yöneticisi Jüpiter, 17 derece Akrep’te, 12’inci evde, Mars ile kavuşumda. Mars’ın konumu ”hile ve zulüm ile elde edilen haksız başarıları temsil eden” Zuben Elgenubi ile kavuşuyor. Bu kavuşum AY Düğümleri ile de T-kare yapıyor. Satürn ile de 45 derece açı yapıyor.
  • Haritanın ana hikayesi, Kökü AY’da ucu Güneş’te olan ve bir kanadına Jüpiter & Mars kavuşumunu, öbür kanadına Neptün’ü alan bir UÇURTMA…
  • Yay’daki Merkür, Uranüs ile 60 derece, Chiron ile de kare açı alıyor. Bu tali bir etken olsa da iletişim düzleminde hızla yayılan ”tahrik edici, üzücü” haberlere, ya da saldırgan, incitici, maksadı aşan hakaretler içeren sözlü atışmalara işaret ediyor.

MEALİ;

Sosyal ve Politik düzlemde;

  • ”Güç mücadelesinde her yol mübahtır!” düsturunu benimseyen, atılan adımların ne kadar büyük zarara yol açabileceğini umursamayan liderlerin, sahnede boy göstereceği bir süreç… (Zuben Elgenubi – Mars kavuşumu) 
  • Tüm dünyada liderler ve liderlerin ardındaki güçler ”Vatan, Millet, Sakarya, Kıbrıs, Kudüs, Din, Namus elden gidiyor!” içerikli kaygıları körükleyerek kitleleri tahrik edip, oluşan duygusal ortamı, kendi güçlerini pekiştirmek veya gizli amaçlarında avantaj edinmek için kullanmak isteyebilirler. (8’inci evdeki Yengeç Ay – 4’üncü ev girişindeki Neptün – 12’inci evdeki Jüpiter & Mars & Zuben Elgenubi arasındaki su üçgeninin, 2’inci evdeki Oğlak Güneşi’ne uzanan bir uçurtma yapması)    
  • Hem dünya hem ülke düzleminde, bol miktarda ajite edici gelişmenin yaşanması, bu olaylara ilişkin haberlerin de tam bir hazım ve analiz olmadan yayılıp, dengesiz tepkilere yol açması mümkün! (Merkür, Uranüs, Chiron açıları)
  • Galeyana  gelmeden ve hikayeye isim vermeden önce, servis edilenin uzun süredir pişen bir yemek olduğunu ve içine asıl tadı gizleyen bir çok baharat konulduğunu hatırlamakta fayda var. Burada önemli olan kaygı verici gelişmeler karşısında dirayeti, belkemikli duruşu korumak ve vizyon sahibi, bilgece, uzun menzilli adımlar atabilmek. (2’inci ev Oğlak Stelyumunun dersleri)

Bireysel Düzlemde;

  • Bizim için kıymetli olan şeyleri kaybetmek konusundaki korkularımızın yerli yersiz tavan yapacağı, kah gerçek göstergeler kah varsayımlar üzerinden zarar görme ve korunma güdülerimizin tetikleneceği bir DOLUNAY!
  • Malımızı, mülkümüzü, düzenimizi, ailemizin dirlik ve birliğini, iç huzurumuzu bozacak, bizim veya sevdiklerimizin sağlığına zarar verecek unsurlara karşı alarm içinde olabiliriz.
  • Bizi, sevdiklerimizi, bizi biz yaptığını düşündüğümüz maddi manevi değerleri, saygınlığımızı, konumumuzu, bizi koruyup kolladığını düşündüğümüz sığınak ve güvenceleri tehdit eden unsurlarla yüzleşmemiz ve bir tavır belirlemek zorunda kalmamız mümkün.

HAYIR iç açıcı bir görüntü değil… Ama göründüğü kadar da korkunç olmayabilir :)

Bu dönemece hızlı ve savunmasız girip, gereğinden fazla hasar alarak ve vererek çıkmamak adına İLLAKİ YAPILMASI GEREKENLER LİSTESİ;

  • Hissettiğiniz, duyduğunuz, hatta gördüğünüz herşeyin önünü arkasını iyice kontrol edin. Yanılma, yanlış anlama, dolduruşa gelme, aceleci sonuçlara varma, art niyetlerle ya da sorumsuzca ortaya atılmış iddialara kapılıp yanlış ya da maksadı aşan adımlar atma ihtimaline imkan bırakmayın!
  • Ağlayıp zırlayıp yıkılmaktan, ortalığı velveleye vermekten, yükselen duygusal tansiyonu iyice körükleyecek tavırlara girmekten kaçının. SOĞUKKANLI, TUTARLI ve DİRAYETLİ olan bu devreden sağlam çıkar, bunu unutmayın!
  • Bir sorun, bir zarar, gözardı edilmemesi gereken bir hasar varsa, bunu görmekten, tespit etmekten, kabul etmekten kaçınmayın. Tamiri, sağalması, onarılması mümkünse gayret edin. Moral bozukluğu, kaygı bozukluğu, niyet bozukluğu, ayar bozukluğu gibi eğilimlerin, bu aşamada çözümü, şifayı, yeniden yapılanmayı zora sokacağını bilin! Kurtarmaya karar verdiğiniz gemiyi, saçma hareketlerle hepten batırmayın ;)
  • Ama çoktan kontrolden çıkmış bir kayıp, kesilmiş bir hesap, bitmiş bir vade, çözülemediği için kılıçla kesilmesi gereken bir düğüm, zararı faydasından çok öteye geçtiği için arkada bırakılması gereken bir dava varsa, bunu da idrak ve kabul edin. ”HAYIRRR MÜSADE ETMİYORUMMMM!” diye, yersiz ve yararsız iktidar mücadelelerine, hezeyanlara girmek, size sadece enerji ve zaman kaybettirir, bunu bilin.
  • Kendinizi ya da sizin için değerli olanları korumak adına, kime güvendiğinize, gücünüzü, sırrınızı, paranızı, inancınızı, emanetinizi kime teslim ettiğinize, kimi sorumlu ya da yetkili kabul ettiğinize ÇOK DİKKAT EDİN! Ehil, yeterli, ya da temiz niyetli olmayan, sizin zaafınızı kendi çıkarı için kullanmaya müsait, durumu kendine yontan insanların eline, arkasına, izine, düşmekten, dolduruşa gelmekten sakının! GÜVENDE OLMAK İÇİN ÖNCE SİZ GÜÇLÜ ve ÖZGÜVENLİ OLUN. Tembel, kaçınmacı, ürkek, sığınmacı eğilimlerinizi kontrol altında tutun.
  • Yerli yersiz borçlar altına girmekten, saçma sapan insanlara kefil olmak, arka çıkmak ya da borç vermekten kaçının. Borçlarınızı ödeyin!
  • Bir kayba uğramanın, bir zarar görmenin, bir sıkıntı atlatmanın, dünyanın sonu olmadığını hatırlayın. Kendinizi ”battık, bittik, mahvolduk, artık bundan sonra ne olsa fayda yok…” türü, zamanla anlamsız hale gelecek düşüncelere kaptırmayın. Hayatta her bitiş bir başlangıçtır ve ölüm dahi bir şifa ve görevi devralması, sorumluluğunu kuşanması gerekenlere yer açan bir vedadır.
  • Sevdikleriniz için kaygı duyuyor, onları korumak istiyorsanız, temkinli ve gayretli olun ama abartılı kaygılar ya da aşırı müdahaleci tavırlarla, işin dengesini bozmayın. İnsanların sadece sizin dediklerinizi yaparlarsa iyi olacağını, yoksa mahvolacaklarını zannetmeyin. Arada bir ufak zararlar görmenin de olgunlaştıran, büyüten, eğiten bir yanı olduğunu bilin ve insanlara düşüp kalkmaları için izin verin. Koruma kollama adı altında herkese hükmetmeye, herşeyi kontrol etmeye, aslında ortamı başkaları için uygun değil kendiniz için güvenli hale getirmeye çalışıyorsanız bunu farkedin! İnsanlara yardım etmek adına, herşeyi onların yerine yapmaya, haddi aşan sorumluluklar almaya, gereksiz yükler altına girmeye çalışmayın. İyilikte ve korumada dahi, haddinizi, sınırınızı bilin!
  • Birileri size ve sevdiklerinize ya da haklarınıza ve sınırlarınıza saygısızlık ediyor ya da alenen zarar veriyorsa, onlara karşı koymayı, had bildirmeyi, gücünüzü ortaya koymayı becerin! Korkmayın. Ama bunu yaparken yöntemlerinize dikkat edin. Kötüye karşı olacam derken daha kötü, seviyesizliğe engel olucam derken daha seviyesiz, ya da haksızlığı önleyeceğim derken izansız, adapsız ve kuralsız olmamaya dikkat edin. Ya da had bildireceğim diye, kendiniz ve sevdikleriniz için daha büyük zararlara yol açacak zamansız ve mesnetsiz mücadelelere girmeyin. Yani savaşı hırsa dönüştürmeyin.

İnsan asıl korunması gerekenleri bir yana bırakır da, kendince önemli olduğunu sandığı ama geçici işlerin peşinde bir ömür yakar…

İnsana verilebilen ve elinden alınabilen şeyler dışsal ve geçicidir… Bunlara sahip olmak güzel, iyiye kullanmak gerekli, korumak caizdir. Ama dışsal olan her değer zamana ve koşullara tabidir.

Biz bizi kıymete bindireceğini, koruyacağını, rahat ettireceğini sandığımız şeylerden kendimize dört duvar yaparız. Ama hayat bütün duvarları yıkar, ve içimize usul usul altından bir TAPINAK KURAR :)

Bize hediye edilemeyecek ve bizden alınamayacak olan şeyler ise ASIL DEĞERLERİMİZDİR: Samimiyet, özen, şefkat, hassasiyet, derinlik, denge, adalet, özsaygı, cesaret, gayret, dirayet… böyle değerlerdir.

Hayat bize bu değerleri kazandırmaya, tüm duvarlar yıkılsa da, bu altından sütunlar sayesinde içimizdeki tapınağı ayakta tutmayı bize öğretmeye çalışır.

Bu değerleri sahiplenemediğimiz zaman, elimizde olan zamana ve zemine tabi kaynakları ve değerleri de sahiplenemez, verimli kullanamaz, gerektiğinde koruyamaz ve onlar miyadını doldurup bizi terk ettiklerinde, nasıl ayakta kalacağımızı bilemeyiz.

STAR WARS – Jedi’ların Sonuncusu filmine gittim geçen gün. Beni en çarpan sahne, tam burada yeri gelmiş bir manzara olur ;)

” Luke Skywalker, Jedi Birliği’nin geleceğinden umudu keser ve miras daha fazla aktarılmasın diye kaldığı eski tapınaktaki kitapları yok etmeyi düşünmeye başlar. Birden YODA Hazretleri ortaya çıkar ve bir yıldırım çaktırarak tapınağı yerle bir eder. Luke şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez… YODA ise ona GÜÇ dediğimiz şeyin birkaç kitap, birkaç anı, birkaç eski taş ve sütun, ya da bir kan bağı olmadığını anlatır. GÜÇ hep oradadır. GÜÇ herşeyin içindedir. Herşeyi vareden, ayakta tutan dengedir. Engellenemez, tutulamaz, sahip çıkılamaz, yok edilemez. Sen ona yol verirsin ve o seni kullanır. Sende vücut bulur. Sende anlam kazanır.”

KORKMAYIN! Hayata mani olunmaz… Hayatla birlikte olunur.

Gerçek bizi özgür kılar, sevgi bize yol gösterir ve umut – yani ne yaşanırsa yaşansın, buradan çıkacak bir hayır olduğuna dair inancımız – bizi her daim ayakta tutar.

Ve Evren, gerçek değerlerine sahip çıkmak için uğraş verenleri daima korur.

Bu DOLUNAY’da zihniniz açık, yüreğiniz sağlam, sırtınız dik, tepkileriniz özenli, aklısınız başısınızda olsun… VEE GÜÇ SİZİNLE OLSUN :)

BURÇLARA GÖRE yorum için 2 Ocak 2018, YENGEÇ Burcu’ndaki DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkisi…

Müzik dinleyin siz şimdi müzik bak; IL DIVO – Adagio

 

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

16 thoughts on “2 Ocak 2018, YENGEÇ Burcu’nda DOLUNAY; Neyi, Neden, Nasıl Koruduğuna Dikkat Etmek Zamanı!

    1. O öncü burç karesinden, bende 27,28,29 derecelerde var :))) Ölünmüyor merak etme… Hatta yönetmeyi başarınca, çok güçlü ve yetenekli kılıyor insanı.

      1. Aaaaa teşekkür ederim! Senin tabirinle Merkezin gösterdiği yolda öğrenmeye çalışacağım :))
        Seviliyorsun Juno! <3

  1. yine süpersiniz…. aralık ayı bereketli geçti maşallah. yazı üstüne yazı. peki yıllık bir şeyler yazıcak mısınız?

  2. ya bayılıyorum şu yazı dilinize :) hiç kimse gezegenlerden böyle sizin kadar güzel bahsedemiyor bence ;) herkese gönderiyorum yazılarınızı böyle hayat dersleri dikkat edilmesi gerekenler yazı dizisi gibi okuyan bi daha okuyor, seviyorum ve işte söylüyorum beğeniyorum ve tabiki paylaşıyorum :))

    sevgiler
    Kızılbük ahşap evleri yağmur :)

  3. Değişken burçlarda 12, 15,15,20,21 derecelerde (dereceler ardışık olmayınca noluyor bilmiyorum) büyük karesi (çift!) olan birinden sevgiler :)

  4. Iyi yillar sevgili Juno ve Juno’ya birakilan yorumlari okuyanlar! Dort gozle burclara ozel seysini bekliyorum! Sevgi, saygi, mutluluk ve basarilar <3

  5. 50 yasindayim, hic burclar ilgimi cekmemistir…Daha dogrusu uydurma, genel degerlendirme diye bakardim…Bir arkadasim okurken ,dogum gunumu sordu ve okumaya basladi. Beni uzun yillar tanidigi halde, bilmesi mumkun olmayan, yani sadece kendim farkinda oldugum bazi yonlerimi tek-tek anlatmaya basladi:)
    Okuyan ,dusunen, bilimsel bakmaya calisan, onyargili olmamaya ozen gosteren …vb olarak tanimlayabilirim kendimi. Ama bu JUNO beni cok sasirtti…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s