Posted in Astroloji, Burçlar, Sivri, Hınzır & Cüretkar

Sivri, Hınzır ve Cüretkar Bir Yorumla; Burçlar ve Kontrolll İhtiyacımızzz :)


Şimdi MALUM ”Akrep Dönemi”nden geçiyoruz… Hepimizin ”kaybetme korkusu ve kontrol kaygısı” tavan yapmış durumda! Burçlara göre bu ”aşırı tahriş ve tahrik olma durumunu” nasıl ortaya koyduğumuz hakkında biraz ”sivri, hınzır ve cüretkar” yorum yapayım dedim ;)

TİKKAT 1 : YÜKSELENİ DE OKUYUN!

TİKKAT 2 : Yazı, aşırı derecede iğneleyen, kaşıntıya sebep olan, espri kaldıramayan bünyeyi geren unsurlar içerir! Bak sonra bana ”Siz bizim burcu hiiiiç sefmiyorsunusss! Neden böööle kötü yazıyorsunusss bisim içiiin…” türü mesajlar atmayın :)))) Hayır sanki sizinkisinden başka burçlara çok şefkatli davranıyorum da…

KOÇ: Normalde kendini ”her bişeyin doğal hakimi” hisseden bu bünyenin aklına, kontrol etmek fikri ”kaybetme deneyimi” ile eş zamanlı olarak düşer. Bir olay ona ”hain bir ihanete uğramak suretiyle” iktidarının tehlike altında olduğunu fark ettirir ve Koç’ta film kopar :))) İşlerin sandığı gibi gitmediğini fark edince, abartılı bir kaygı ile depara kalkmak, bir süre takıntılı bir biçimde o meselenin üzerine gitmek, konuyla ilgili olan herkese ”kolay lokma olmadığını” göstermek gibi GERGİN tavırlar geliştirecek, sağa sola ültimatom yağdırarak herkesi huzursuz edecek, ”siz benim sert tarafımı daha görmediniz” demeye getirecektir. Ayar vermeyi o kadar abartır ki, etrafındakiler ona sormadan hareket edemez, günün hesabını adım adım vermeden yatağa giremez hale gelirler. Ama merak etmeyin… Olayın dizginlerini eline aldığını hissedince SAYIN TİKTATÖR’ün üstüne, yavaştaaan bir rahatlık gelir ;) Şunların gözüne sokmayın bi iş çevirdiğinizi diyorum ben size yaa :)))

BOĞA: Rahatına düşkün olan bu bünyenin aklına, kontrol etmek fikri ”istediği şeyden yeterince bulamayıp, rahatını bozmak, arzularına sınır koymak zorunda kalınca” düşer. Normalde onların zaten güvenli bir biçimde işlediğini düşündükleri bir sistemleri vardır. Zira en iyi yaptıkları şey, ”mahrumiyet riskini” yönetmektir :))) İhtiyaç duyacakları ve hatta duymayacakları her şeyi ellerinin altında bolca bulundurmaya, kimseye muhtaç olmayacak hatta herkesin onlara muhtaç olmasını sağlayacak kadar yeterli kaynaklara sahip olmaya önem verirler. Daima gözlerini daha fazlasına diker ve yedekli çalışırlar :))) Alıştığı yöntemlerin, onu ”huzur ve bolluk içinde” tutmaya yetmediğini idrak eden Boğa, kendini ”tanımadığı bir gezegene düşmüş” filan gibi hisseder! ”İhtiyaç tüm keşiflerin ANASIDIR!” sözünü bir Boğa söylemiş dahi olabilir :))) Uzuuun ve sancılı bir kabul ve adaptasyon sürecinin ardından, Boğa içinde bulunduğu ortama bambaşka bir gözle bakmayı becerir, kendini aşacak ŞAŞIRTICI ataklar yapar, yepyeni bir düzen kurar ve ”error veren risk yönetim sistemini” günceller.

İKİZLER: Aslında göründüğünden çok daha gergin olan bu bünye ”her yeni durum ile karşılaştığında” bir tür kontrol kaygısına düşer. Onların bilmediği, anlamadığı, nasıl gelişeceğini öngöremediği bir şeylerin olmasına TAHAMMÜL EDEMEZLER :) Zihinleri her yeni veri girişi ile birlikte – anlamlı, anlamsız – senaryolar üretmeye yatkındır. Bu şekilde başlarına gelecek durumlara fikren HAZIR OLMAYA ve harekete geçecekleri, olay mahallinden hızla uzaklaşacakları zamanı sezmeye çalışırlar. ”Ucu kendisine dokunacak bir sorun ihtimalini” sezen ama bunu engelleyecek konumda olmayan İkizler’in tipik tavrı ise, YAYGARA KOPARTMAK ve kendi paniğini salgın bir hastalık misali başkalarına bulaştırarak, herkesi aynı kaosun içine çekmektir. Kontrol ellerinden kaçınca, suçu birilerine atmak ya da önlem almak ve durumu düzeltmekten sorumlu tutacak birilerini bulmak konusunda da hayli mahirdirler :))) Öte yandan kontrol edilmeye, yönetilmeye, gözlem altında tutulmaya da hiiiç gelemez, biri onlara hesap sormaya kalktı mı hemen belirsizliğe sığınır, öngörülemeyen biri olmak suretiyle duruma hakim olurlar ;)

YENGEÇ: Açılınnn! Açılın… Zira ”kontrol alemi”nin açık ara önderlerinden biri geliyorrr :)))) Kapısında yatın, evinin odununu kömürünü taşıyın ki, size ilminden bir parça versin! Yengeç bilir ki; açık vermemek, kayba uğramamak, kontrolsüz, çaresiz ve sefil hallere düşmemek için, TEŞHİS veee ÖNLEYİCİ HEKİMLİK esastır! Bi kerem, içlerinde sismik olayları gözleyen bir araç varmışcasına, en ufak tehdidi SEZERLER! Sezgilerinin peşine aktif olarak düşerler! Önemsedikleri herşeyi ve herkesi, sistematik takip eder ve çapraz sorgulama teknikleri kullanırlar :))) Klasik iletişim ağı – ulaşılabilecek her yerden bilgi alma ve bilgi verecek kişilere yakın durma – yöntemlerinden, teknolojik – sms, feysbuk ve whatsapp şifresi kırma, telefon faturası detayı alma vb. – araçlarına, astrolojik tahminler, su falı, rüya tabiri gibi mistik yöntemlere kadar her yolu kullanarak, açık vermeye müsait yeri tespit ederler. Genelde testi kırılmadan tokadı çakıp, ÖNLEYİCİ olmaya gayret ederler. Veee gerektiğinde bir atmaca gibi dalar, panter gibi paralar, herkesi onların olan şeylere göz dikebildikleri için analarından doğduklarına pişman eder… Üstüne bir de SUÇLU hissettirip özür de diletirler :)))

ASLAN: Kontrol mü… PEEHHH :)))) Efendim işte maalesef bu Aslan Kişisi, kendine aşırı güvendiği için, olaylar iyice çığrından çıkıp Sağır Sultan bile pimpiriklenmeye başlamadan, herhangi bir konuda kayba uğrama ihtimalini kabul etmek istemez :))) Onların su üzerinde yürümelerini sağlayan yetenekleri, şansları, şeytan tüyleri ve karizmaları vardır. O yüzden endişe edecek bir şeyleri yoktur :))) Onlar küçük işlerle uğraşıp, ellerini kirletmezler! Herşeyi onlar için halleden bir tebaları vardır. Vee sürekli ”kontrol bende” görüntüsü verip, kerizlenmek gibi de bir sıkıntıları vardır! Her şeyin EN İYİSİNİN ve istediği kadarının DOĞAL OLARAK kendisine ait olduğunu, her şeye kadir ve hatta her derde, her belaya karşı şerbetli olduğunu filan zanneder! Sonra işte kıymetli mabadının üstüsüne oturup, kaseyi kırıncaaa aklısı başısına gelir ;) Bu hale düşmek onları elbette çok sarsar… Bir süre iyice dağılırlar. Öte yandan bitmez tükenmez bir enerjileri, ”öldü, bitti, artık toparlanamaz!” denilen yerde ayağa kalkmak konusunda bir tuhaf becerileri de vardır. Depresyon sürecini bitirince, atıl kalmış yeteneklerini, kurdukları gönül bağlarını ve vefa borçlarını, çıkmayan canda umut olduğuna dair derin bilinçlerini ve eşsiz özgüvenlerini ortaya döker ve sahalara eskisinden de muhteşem dönmenin yolunu illa ki bulurlar :)

BAŞAK: Kontrol yöntemi net ve basittir; HER ŞEYİ O YAPAR! Bir şeyi eksik bırakma, bir işin ucunun açık kalması, bir yerde ufak bir hava sızıntısının olması ihtimaline tahammülü yoktur. O yüzden hem her detayı planlar, hem de döner döner tekrar kontrol eder :) Taşikardik bir şekilde bir yandan yapabileceği her işi kendi işi yaparken, öbür yandan da kendisine bağlı olmayan bileşenlere dair sorun taraması yapar. Mükemmel olduğuna ikna olmadığı için 5 dakikada bitecek iş, 25 dakikada biter ama OLSUN! Doğal kontrol uzmanının, en büyük sorunu da sorun olunca kendini kontrol edememektir… Kaygı yüzünden odaklanma problemi yaşar, hata yapmamak için başlamaktan korkabilir veya ertelemeci hatta kaçınmacı olabilirler. Öte yandan kendi yapmadığı işlerin nasıl yapılması gerektiği konusunda DAİMA iyi bir fikri vardır :))) En bilmediği şeyin bile dinamiğini sorgular ve mantıken eleştirebilir… BAŞKASINA YAPTIRACAKLARI ŞEYLER söz konusu olduğunda, KOLAY TATMİN EDİLEMEYEN DETAYCI BİR TALEPKARLIKLARI VARDIR :))) Aslında, Başak Kişisi’nin en rahat yaptığı şey, işin tamamından değil, KONTROLDEN SORUMLU OLMAK’tır :) Yönetimin tamamını üstlenmek ve bu yüzden panik atak geçirmek yerine, her aşamanın nasıl yönetildiğini incelemek ve olası sorunları tesbit etmek, sonra da son kararı verecek olan kişiye rapor etmek, onlar için en keyifli iştir.

TERAZİ : KONFOR ALANLARINDA RADİKAL DEĞİŞİMLERE İZİN VERMEMEK, onların hayat düsturudur! İstemedikleri durumları, onlara zarar verecek ya da istemedikleri ödünleri vermeye zorlayacak şeyleri, dahil olmayarak, kendilerini uzakta tutarak, ve mümkünse olayın gelişimine engel olarak kontrol ederler ;) Terazi istemiyorsa, hiiiiç kimse onun davranış biçimini ve tercihlerini değiştiremez. Burada anahtar sözcük : İSTEMİYORSA’dır! Onları harekete geçiren tek gösterge, onlar için VAZGEÇİLMEZ olan şeylerin durumundaki değişikliktir. Sırf öncelikli ve vazgeçilmez saydığı şeyler alıştığı gibi kalsın diye, halden hale girmeye, her koşula uyum sağlamaya, hatta her türlü ödünü vermeye de açık olabilir. Kendisini ilgilendirmeyen konularda tepkisiz ve duyarsız, istemediği durumlarda dibine kadar dirençli olabilen birinin, çok istediği şeyler için aşırı özenli ve fedakar olabildiğini görünce çok şaşırabilirsiniz. Kontrol şekli, kendini MÜDAHALE EDİLMEZ kılmak, ama bir parçası olmayı istediği şeylere de ne olursa olsun dahil olmak ve en sonunda VAZGEÇİLMEZ hale gelmektir. Vazgeçilmezliğini sağladığı anda, KONFOR ALANI kuralları tıkııır tıkır işlemeye başlar :))))))

AKREP : Haaa… Şimdi bi duralım! Söz konusu KAYIP ve KONTROL olduğunda, tüm burçları bir yana, Akrep’i apayrı bir yana koymak gerekir :))) Emniyet Müdürlüğü’nde ”Şüphe Polisin Sermayesidir!” diye bir düstur vardır derler. Bu Akrep için söylenmiş gibidir, zira Akrepler Alemi’nde şüphe kadar DOĞAL bir şey yoktur! Sürekli gözlem ve değerlendirme halinde yaşar ve ufuktaki her tehditi kayba ve zarara dönüşmeden engellemeye, hatta mümkünse FIRSATA dönüştürmeye bakar :))) Bilgi Akrep için HERŞEY’dir! İnsanların ve olayların tetiklenme noktalarını saptar ve gerektiğinde, olayları kendi lehine çevirmek için bu bilgiyi itina ile kullanır :) İkna eder, manipüle eder, olmadı tehdit de edebilir :))) Sonunda kendinizi tıpış tıpış, Akrep’in istediğini yapar, ya da bir şekilde onun ekmeğine yağ sürer, onun kurgusuna hizmet ederken bulursunuz… Velev ki pek yavuz çıktınız ve ona zıt düşmeyi göze aldınız. Unutmayın ki, Akrep ile girilen bir mücadelenin kazananı olamazsınız! Kazandığınız zaman bile size kendinizi KAYIPTA hissettirmenin bir yolunu bulur :))) Ne yapar eder… İki laf sokup, ağzınızın dadını alır, yüreğinize korku salar, kazancınızı önemsizleştirecek bir çamur bulup zihninize bulaştırır! Unutmayın ki, insanların ALGILARINI kontrol eden, dünyayı da donunda sallar :))))

YAY : Zodyak’ın eeeen rahattt, eeenn gamsızz, eeen değişime açık görünen burcunun, aslında 12’lik serinin eeeen kırılgan, en kontrolcüüü, eeenn yaptırımcı modellerinden biri olduğunu duysanız ne dersiniz? Suyun ısındığını, oksijenin azaldığını, ufukta fırtına bulutlarının biriktiğini, toprağın verimsizleştiğini ilk hisseden ve bundan ilk tedirgin olan Yay’dır! Mahrumiyet, bağımlılık ve kırılganlık ihtimali içinde sıkışıp kalmaktan öyle endişe eder ki, bu onu hep yeni bir seçenek bulmaya ve İLERİ gitmeye zorlar :) Asıl derdi özgürlük değildir. Temel isteği ihtiyaç duyduğu şeylere erişebilir durumda olmaktır. Özgürlük ve hareket halinde olmak onun KORUNMA stratejisidir ;) Kontrol yöntemi ise, NE YAPILACAĞINI BİLEN ve DİKTE EDEN KİŞİ olmaktır :))) Vizyoner olarak tanınmalarının sebebi, kendilerine göre doğru olanı, başkaları için de iyi bir şey gibi göstermeyi becermeleridir :))) Onlara göre tehditkar olan bir şeyin içerdiği sorunları öyle güzel anlatır, zaafları öyle güzel tanımlar ve önerdikleri çözümü öyle detaylı ve kusursuz, öyle eksiz ve dikişsiz bir paket halinde ortaya koyarlar ki, insanın inanası, güvenesi, peşine takılası gelir :) Sonra da onun adı; ”Ben sizi zorlamadım ki… Bana göre doğrusu budur dedim, siz de peşimden geldiniz!” olur!

OĞLAK: Yönetim, sistem, kontrol filan denilince akla ilk gelen burçlardan biri Oğlaktır! Ama onu harekete geçiren şey dümdüz bir kaybetme korkusu değildir. Oğlak’ın tek korkusu KENDİNİ KAYBETMEK’tir! Ben gerekli ve yeterli olanı bulur ve yaparsam, hem ayakta kalır, hem de durumu kurtarırım diye düşünür. Bu yüzden hep kontrollü ve güçlü kalmaya çalışır. Olaylar veya insanlar karşısında yaşadığı geçici kayıplar, yenilgiler, Oğlak’ı fazla sarsmaz. Zira imkansız davaların, yenilmez savaşçısı olmak kadar onu tahrik eden bir şey yoktur :))) Yıkım durumlarında, yeniden yapılanma aşamasına geçmeyi ilk isteyen, bunun için ilk harekete geçen, Oğlak’tır. Kontrol yöntemi ise, MESAFE AYARI YAPMAK üzerine kuruludur. İstemediği bir şeyi Oğlak’a yaptıramaz, onu kendini ait hissetmediği bir duruma bulaştıramazsınız. Uzak, kibar ve kayıtsız durur. Ama istediği bir şeyi yapmak için HER KOŞULA UYUM SAĞLAR! Zor ve hatta imkansız şartlara uyum sağlama becerisi, Oğlak’ı VAZGEÇİLMEZ KILAR :) Bir süre sonra her dediğinden hoşlanmasanız da, ona ihtiyaç duyar, teslim olur, elinizden tutmasını istersiniz. Ekonomide pazarda dominans kurmanın en iyi yolu alternatifi olmayan bir ürün sunmaktır. Oğlak’ın kendini kastığı konum hep budur ;)

KOVA: Kova’nın olayı kaybetme korkusu filan değil, baktığı hiç bir yerde elde tutmaya değecek kadar değerli ve yeterli bir şey bulamamaktır :))) Doğal bir memnuniyetsiz, bir kusur bulucu, bir arıza çıkarıcıdır. Bir işin olurunu değil de olmazını görünce kendini daha güvende hisseder :))) Zira ona göre eksik ve yetersiz bir şeye güven duyup bağımlı kalmaktansa, toptan mahrum kalmak, toptan vazgeçmek daha iyidir! Kontrol şekli, eline aldığı her şeyi eskisi gibi çalışamayacak hale gelene kadar parçalarına ayırmak ve etkisiz hale getirmek, sonra da mümkünse dinine imanına kadar dönüştürmektir :)))) Kendileri üzerlerinde iktidar kurulmasında NEFFFRET ederler. Bu onlara yok olmakla eş anlamlı gelir. Ama iktidar onlara geçtiğinde ellerine teslim edilen şeyin de şaftını kaydırmadan bırakmazlar :))) Bir Kova’nın karasularına girdiğin zaman, kendini bu güne kadar haybeye yaşamış, ve adeta her yaptığını yanlış veya eksik yapmış, asıl olması gerekenin yanına birkaç ışık yılı kadar dahi yaklaşamamış hissetmek gayet mümkündür! O kadar analiz eder, mükemmellik sınırlarını o kadar zorlarlar ki, en sonunda elde ettikleri şeyden de tatminsizlik duyup, ”Zaten bundan bi cacık olmaz!” diye, bir başka ufka doğru uçmayı istemeleri gayet mümkündür. Girdikleri ortamı gelişmeye teşvik eder, sorgulattırıcı ve dönüştürücü bir rol oynar, ama sahiplenemedikleri için bir süre sonra kendilerini işlevsiz hale getirebilirler.

BALIK: Sahip olmak, korumak, yapmak ve yaptırmakla değil, gözlemek ve duyumsamakla ilgilidirler. Her koşula uyum sağlayabilir, her durumda hayatta kalabilir, halden hale geçebilir, ve her şey değişirken onlar yine istedikleri gibi kalabilir, istedikleri yerde durabilir ve her şey bittiyse kendilerine her durumda gidecek yeni bir yer, akılacak yeni bir alem bulabilirler :))) Balığı en korkutan şey, HİÇ BİR ŞEYİN DEĞİŞMEDEN ÖÖÖÖLE KALMA İHTİMALİDİR! Zira o sabit ve düzenli olan şeylerden FECİ SIKILIR :))) Üstüne üstüne gelen durumlarda, garip bir manevra başarısı gösterir ve herkesin havlu attığı bir ortamda, fazla dikkati dahi çekmeden ayakta ve hayatta kalmayı becerir. Tam bir teslimiyet ve her şeyi gözden çıkartma cesareti gerektiren durumların, adsız cengaveridir! Kaybedilmeye mahkum davalara Oğlak’tan da büyük bir şevkle giren tek burçtur :))) Ama ortada hiç bir tehdit, hiç bir sıkıntı, keyif kaçıran hiç bir şey yoksa, bizimki birden dellenip olmayacak işlere kalkışabilir ve durgun suyu bulandırabilir :))) Elde ettiği her şeyi, kendi eliyle yok etmeye bu kadar meraklı bir başka burç yoktur! Sanırım Balık’ın kaybetmekten korktuğu tek şey, kendini istediği şeyin içinde kaybetme ve istemediği zaman her şeyi bırakıp gitme özgürlüğüdür ;) Ve unutmayın ki, her şeyden vazgeçmeyi beceren, kontrolü en derin düzlemde elinde tutandır.

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

One thought on “Sivri, Hınzır ve Cüretkar Bir Yorumla; Burçlar ve Kontrolll İhtiyacımızzz :)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s