Posted in Astroloji Hakkında Genel, Kısa Dönemli Etkiler

Güneş Satürn Karşıtlığı… Tıkanmış Olan Yeri Fark Etmek!

by Hope Gangloff
by Hope Gangloff

İkizler’de ilerleyen Güneş bir süredir Yay’daki Satürn’e karşıt açı yapıyor. Ama bugün tam karşıtlık gerçekleşiyor. Bugüne özel olarak Kova’da ilerleyen AY da Güney AY Düğümü ile kavuşum yapıyor ve Satürn ile üçgen açıda duran Uranüs’e 60 derecelik konuma geliyor. Böylece hem Güneş, Satürn, Ay Düğümleri arasındaki Mistik Dörtgen, hem de Uranüs’ün bu dörtgene olan ılımlı açısı tetikleniyor.

MEALİ;

İnsan çoğu kez hiç farkında olmadan kendinden çooook daha büyük bagajları arkasından sürükler…

Yıllardır belirli bir durumu sürdürmek önceliğiyle yapılmış seçimlerin, bir zaman kabul edilmiş olan sonra da gelişime ve dönüşüme uğramadan devam ettirilen davranış kalıplarının, artık gereği ya da yararı tartışılmadan taşınan sorumlulukların ya da bir şekilde kurulmuş ve işlevini yerine getirip getirmediği sorgulanmayan sistemlerin ağırlığını, omzuna vurur ve çekeler ha çekeler…

Sonra bir gün bir şey olur ve o ip kopar! Birden taşımaya çalıştığın şeyin seni terk ettiğini fark edersin :)

Ya da çekelediğin ağırlık öyle büyük olur ki, seni de kendi içine katar… Artık onun ilerlemesini sağlamak, onu peşinden sürüklemek yerine, onunla sürüklenenin ya da onun içinde bir ağırlığa dönüşenin, çözümsüzlüğün bir parçası haline gelenin sen olduğunu fark edersin.

Senin içinde bir şeyler kopar! Kafan, sinirlerin, vücudun bu duruma dayanamaz hale gelir. Durmak zorunda kalır, zira iç sisteminin daha ileri gitmene izin vermediğini fark edersin.

İşte bugünlerde hayatımızda atıl ve batıl hale gelmiş olan yükleri, tıkanmış olan ve bizim de tıkanmamıza neden olan, bize daha fazla hareket alanı bırakmayan unsurları fark etme döneminden geçiyoruz :)

Bu idrak edildiği anda insanı çok zor zorlayan ama ileri dönük olarak önümüzü açacak adımları atmaya bizi teşvik eden bir sıkılma hali…

Şimdi durup kendimize ”Tamam mı Devam mı?” diye sormak zorundayız!

”Tamam ben daha fazla böyle gidemeyeceğim!” demek çok önemlidir. Ama bunu derken, sadece ”bu zor geldi, ağır geldi, beceremedim, ezildim, ya da ben elimden geleni yaptım ama olmadı” gibi kaçma noktalarına kafayı gömmek bizi kurtarmaz!

Mutlaka ama mutlaka, ”Bu iş neden bu hale geldi? Ben bunun böyle olmasına ne katkıda bulundum? Hangi aşamada dur demediğim için iş bu noktaya vardı?” sorularını da geç kalmadan sormak gerekir. Zira eğer bakış açımızı ve tutumumuzu dönüştürmezsek, bundan sonra da farklı zeminlerde benzer durumlarda kalmamız kuvvetle muhtemeldir!

Eğer cevabımız ”DEVAM” ise, o zaman mutlaka ”Ama Nasıl?” sorusunu sormak gerekir.

Zira artık eskiden olduğu gibi gitmeyeceği, sistemin kurgusunda bir sorun olduğu ve bizim de bu sorunun parçası haline geldiğimizi görmek şart olmuştur.

Eğer bu yükü mutlaka taşımak istiyorsak, dinlenmek, yükü bölmek, yardım istemek, taşıma yöntemini değiştirmek, yani bu güne kadar vazgeçilmez gibi görünen kurgudaki hatalı ve tıkanmış noktaları saptayıp onlara çözüm getirmek gerekir.

Hayat bizim yola devam etmemizi ister :)

Engeller ve sorunlar, hatta kayıplar, karşımıza daima yürüme şeklimiz hakkında düşünelim ve adımlarımızı değiştirelim diye çıkar.

Ne düşürsek düşünelim, ama Evreni Ayakta Tutan ve İçimizde Var Olan Öz tarafından sevilmediğimizi düşünmeyelim :)

Özümüz bizden açığa çıkmaya uğraşır… Bu nedenle de bizi algımızın, tavrımızın, yeteneklerimizin sınırlarını zorlamaya ama b8unu yaparken hayatın sınırlarını fark etmeye özendirir.

Yüklerimizi, zorluklarımızı, zorunluluklarmızı, sevgiyle, güvenle, bilinçli ve verimli bir tutumla taşımak ve taşımamız gerekmeyenleri fark edip onları da kendimizi de özgür bırakacak cesarete sahip olmak dileğiyle…

Esprili bir parçayla bitsin bu yazı… Release Me (Beni Özgür Bırak)… Sezen Cumhur Önal’vari bir tanımla; İngiltere’nin Elvis Presley’i, Gal Kaplanı Tom Jones’un yorumuyla gelsin :)

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

3 thoughts on “Güneş Satürn Karşıtlığı… Tıkanmış Olan Yeri Fark Etmek!

Leave a Reply