Posted in Astroloji Hakkında Genel

Retro Merkür, Retro Satürn’e Üçgen; Tanıdık Bir Kızgınlık…


Eugene Clary
by Eugene Clary

Kısa süreli ama derin etkili olabilecek bir görünüm var bugün gökyüzünde;

  • Koç’ta retro konumda olan Merkür, Uranüs ile kavuşumda ve Yay’da retro konumdaki Satürn’e üçgen.
  • Aynı Satürn, Balık’taki Venüs & Chiron kavuşumuna kare açı yapıyor.
  • İkizler’e geçen Mars, Koç’a giren Ay’dan hız alıyor. Ay Düğümlerine hala kare ama burç olarak onları geride bıraktı. Yani kaderde değişim kararı çoktan alındı ve kartlar yeniden dağıtılıyor.

MEALİ;

Eski kızgınlıkların, bitmeyen kırgınlıkların tekrarı, bir türlü kurtulamadığımız takıntıların istenmeyen ziyareti, hangi kapıyı zorlasak sonuca vardıramadığımız davalara dair düşüncelerin veya zorlukların tekrar önümüze çıkması, bir türlü kurtulamadığımız bir yenilgi ve mağduriyet deneyiminin ısrarlı bir şekilde yinelenmesi ve buna bağlı hissedilen isyan duygusu…

İşte bugünün teması!

İnsan yenilmekten, hele de haksız bir şekilde yenilgiye uğratılmış hissetmekten, ve derdini anlatmak için çaldığı kapılardan kovulmaktan nefffret eder…

Reddedilmek, azımsanmak, çaresizleştirilmek insanın kabul etmekte en zorlandığı durumdur. Ve bize böyle hissettiren insanlara, olaylara, deneyimlere takılı kalır, sanki onlarla aramızdaki meseleyi bize göre hakkaniyetli olan bir sonuca vardıramazsak, bir daha İYİ OLAMAYACAKMIŞIZ gibi hissederiz.

Bu his, tekrarlanan galibiyet denemeleri ve başarısızlıklarla pekişir ve bazen daha verimli, daha mutlu, daha anlamlı bir yön çizmeye dair ihtimalleri gözden kaçırmamamıza neden olur.

Biz adeta o ”bir türlü kazanılamamış davadan ibaret” oluruz.

Aynı kaleye aynı yerden saldırmaya devam etmek ve geri düşmek bizi giderek daha kırılgan, kaleyi ise giderek daha güçlü ve psikolojik anlamda aşılmaz kılar… Karşıt gördüğümüz unsurların savunma yöntemlerini iyileştirmesine, daha sistematik bir şekilde yıkıcı olmasına, bizim psikolojimizi yerle bir eden noktalara tekrar tekrar basarak çaresizlik hissimizi arttırmasına neden olur.

Devam eden ve rayından çıkan çatışmalarda böyle bir tıkanma noktasına gelindiyse, kırılgan hale gelen tarafın çözümü karşısındakiyle yenişmekte değil, KENDİ İÇİNDE bulmasının zamanı gelmiştir!

Bu ZAYIFLIK DEĞİLİR!

Tüm hasarlara rağmen yenişme çabası, insanın kendini yenilmez görme arzusu yani egosu ile ilgilidir. Zamanın kurgusu ise bize hasarlı ve çarpık büyümüş egomuzu disipline etmek ve kendimize ilerleyecek yeni ve daha anlamlı yollar açmak için çalışır ;)

Aşamadığımız engeller, yıkamadığımız savunmalar, kabul ettiremediğimiz haklar, tazminatını alamadığımız mağduriyetler varsa, bize düşen BİR SÜRE GERİ ÇEKİLMEK ve kendimizi onarmak için önce iç huzurumuzu bulmaktır.

Değer duygumuzu dışarıdan elde edeceğimiz onaylanma, hak, saygı, güç üzerine kurduğumuzda sadece kırılgan oluruz. Bizi güçlü yapan kendimize saygı duymak, kendmize güvenmek, kendi hakkımızı kendimize teslim etmek ve bunun için kimseden onay veya izin almaya ihtiyaç duymamaktır.

Ancak bu iç barışı ve düzeni sağladığımızda İLERİ gidebiliriz.

Kaybetmiş gibi göründüğümüz davaları arkamızda bırakıp, hayat içinde ilerlenecek yeni yollar bulduğumuzda, hayat bizim göremediğimiz davaları kendi yöntemince görür :)

Biz ise kendimizi daha önce göremediğimiz olasılıkların içinde sörf yapacak yeni dalgaların üzerinde ilerlerken buluruz.

Kazanılamayan kavgaların hayat enerjimizi, umudumuzu, öz saygımızı ve en önemlisi ODAĞIMIZI ve ÇÖZÜME YÖNELİK TAVRIMIZI kaybettirmesine izin vermemek sadece bizim elimizdedir.

Hayat kartları hep yeniden dağıtır. Yeter ki biz kaybetmeye devam ettiğimiz masalarda kriz geçiren egomuzu yerlerden kaldırıp kendimizi onarmaya başlayalım. Hırs ve hınç haline getirdiğimiz şeylere biraz sırtımızı dönüp, yapıcı bir şekilde var olabileceğimiz yeni mecralar bulalım. Aynı davalara farklı zeminlerde tekrar tekrar kafayı vuracağımız durumlar yaratmaktan vaz geçelim. Ve böyle iyileşemeyeceğimizi idrak edelim.

Hayatın yolları başkalarına karşı kazanılmış davalarla değil, iç barış ile açılır :)

Geri çekilmek ve çözümü kendi içimizde bulmaya çalışmak bizi daha olgun, daha güçlü, daha esnek, daha verimli, daha anlayışlı, daha şefkatli, daha İNSAN yapar.

Kayıp deneyimlerimizin altında yatan dinamikleri çözümlemek, neden aynı duvara çarpmaya ihtiyaç duyduğumuzu fark etmek, duvarı değil yolu önemsemek, ve ilerlemekten vazgeçmemek, bize göremediklerimizi görmek, bizi çaresiz ya da zayıf düşüreni fark etmek, kendimizi yeniden yapılandırmak için zaman ve zemin kazandırır.

Şimdi ayağa kalkalım ve yola devam edelim :)

I Can’t Get Started – Yeniden Başlayamıyorum ;

 

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

9 thoughts on “Retro Merkür, Retro Satürn’e Üçgen; Tanıdık Bir Kızgınlık…

  1. Şahane bir yazı. Kaleminize sağlık…Su sıralar hissettigim yaşadığım ne varsa bir bir geçti gözümün önünden yazınızı okurken. ..Sevgiler.

  2. Gece boyu rüyalarla cebelleşip sabah , ne yapmalıyım, nasıl yapmalıyım, nasıl düze çıkmalıyım diye kendimi yürüyüş parkurlarına attığım anda geldi bu yazı. Aklımın içinden mi bildiriyorsunuz sevgili Junocum ? :) bu onikiden vuran yazı beni sakinleştirdi (belki de 4 km deli gibi koşmuş olmanın da payı vardır o ayrı :) Bu durumda belki göndereceğim belki de kendime saklayacağım bir katharsis mektubu yazıvereyim de iyicene açılayım ben en iyisi. iyi ki de varsınız, böyle muammalara kafa yoruyorsunuz da tıkandığımızda bizim de aklımızı açıyorsunuz…

    Sizi seven takipçiniz Özgür (Hanım yalnız, bey değil :) )

  3. Sevgili juno! 2 eylül doğumluyum lâkin bir Başak naifliği ve sadeliği taşımıyorum. Yurtdışında doğmuş olmak yükseleni etkiler mi? 2 eylül 1981- Berlin saat 17 suları. Yardımcı olursanız sevinirim

  4. Merhaba ben gezegenlerin özelliklerini öğrenmek istiyorum. Insanların üzerinde etkisini öğrenmek istiyorim.

  5. Berrrbat geçen bi günün gecesinde okuduğum en güzel şey bu yazı…yay-terazi olarak ah bu satürn ve retrosu diyorum…iyi ki varsın juno. Sevgiler

  6. Keşke yeni bir yazı yazmış olsa da okusam diye düşünürken, yazınızı görmek çok mutlu etti. Nasıl da doğru ve güzel yazmışsınız, yorumlamışsınız.
    Sevgiyle

  7. Şaka gibi ya 😁ama tam bekledigim yazi ve duymak istedigim guven duygusu :) eline sağlık Juno.
    Ayağa kalkıp her şeyi arkada bırakma vakti o zaman 😘

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s