Posted in Astroloji Hakkında Genel, Ay Döngüleri, Dolunayın Etkileri

14 Aralık 2016, İKİZLER Burcu’nda DOLUNAY; Yeni Olasılıklar ve Anlamlar Peşinde Bir Zaman…


behance
by Willian Santiago ”Kalemba”

14 Aralık 2016 günü, İstanbul’a göre 03:05 itibariyle, DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alacak.  Bu DOLUNAY haritasını yorumlarken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;

  • Güneş Yay Burcu’nun 22 derecesinde, haritanın 3’üncü evinde, Satürn ile kavuşumda.
  • AY ikizler Burcu’nun 22 derecesinde, haritanın 9’ucu evinde.
  • Güneşin girdiği burcun yöneticisi olan Jüpiter, Terazi Burcunda ve haritanın ASC noktası ile tam kavuşumda.
  • AY’ın girdiği burcun yöneticisi olan Merkür, Oğlak’ta 3’üncü evde ve Pluto ile kavuşumda.
  • Merkür & Pluto kavuşumu, ASC’deki Jüpiter (yani DOLUNAY’ın iki yöneticisi) arasında kare açı var.
  • ASC 18 derece Terazi olduğu için harita ”Yanan Yol” enerjisi taşıyor.
  • ASC’deki Jüpiter, DSC’deki Uranüs, Güneş & Satürn ikilisi ve Merkür arasında Mistik Dörtgen var.
  • Haritanın yükseleni olan Terazi’nin yöneticisi Venüs, 4’üncü eve yerleşmiş, Kova Burcu’nun şanslı kabul edilen 7 derecesinde  ve  Kuzey AY Düğümüne 150 derecelik açı yapıyor.

MEALİ :)

Dünya için, AYRIŞMA ve UZLAŞMA zeminlerinin yenide şekilleneceği, anlaşmazlıkların, gerilimlerin, pekişen güç ortaklıkları ile kontrol altına alınmış gibi görüneceği bir zaman!

  • Ulusların liderleri, uzlaşma zeminlerinde yanyana gelip, dünyanın geleceği hakkında tartışabilir ve halklarının kaderini belirleyecek yeni hedefler koyabilirler.
  • Ekonominin gidişatını tartışmak için zirveler yapılabilir ve muhtemel bir krizin kotrolden çıkmasını önleyecek bazı kararlar alınabilir.
  • Ekonomik ve politik işbirlikleri yeniden yapılandırılabilir.

Bugünlerde alınacak kararların, uzun vadede geniş  boyutlu yansımaları olacağı hatırlanmalıdır!

Dünyanın coğrafi, ekonomik ve politik sınırlarını yeniden çizecek, değişmez kabul edilen bazı zeminlerin dönüşümüne neden olacak adımlar, bu dönemde atılmaya başlanabilir.

Türkiye açısından bu DOLUNAY’da;

  • Politik, askeri ve ekonomik işbirlikleri içinde, bir duruş belirlememiz, bazı sözler vermemiz, anlaşmalar yapmamız gerekebilir.
  • Başkanlık sistemi konusu ana gündemi oluşturmaya devam edebilir.
  • Internet ortamına, basına ve eğitim kurumlarına yönelik kararlar ve yeni yaptırımlar gündeme gelebilir.
  • Gözaltında olan gazeteciler, öğretim görevlileri, politikacılar konusunda gelişmeler yaşanabilir.
  • Para piyasaları düzensiz göstergeler sunmaya devam edebilir. Sorunun ”hemencik” geçtiğini düşünmek, uzun vadede yanılmaya yol açabilir.

Biz fanilere gelince;

Kendimizi – uzun bir süreden sonra – cömert, geniş, neşeli, hafif ve dünyayı kucaklamaya hazır hissedeceğimiz bir DOLUNAY var gündemde :)

Hayatımızın sınırlarını esnetecek olasılıkları fark etmek, gidilecek yeni hedefler saptamak için coşku duyacak, daha çok bilmek, daha çok yapmak, daha geniş ufuklara açılmak, bizi engelleyen sınırları aşmak isteyeceğiz.

Karşımıza çıkan teklifleri, fırsatları değerlendirmek, özellikle de bize kaynakları geniş ve cömert görünen insanlarla daha yakın ilişkiler kurup, bu bağları kendimiz için bir çıkış noktasına dönüştürmek isteyebiliriz.

Ancak ”fırsat gibi” görünen tekifler ve ilişkilerin beraberinde gelecek maliyetleri, bize verici olanların beklentilerini iyice hesaba katmak, her topa kafadan girmemek iyi olabilir!

SÖZ VERMEK, hem karşımızdakine, hem de kendimize güven duymayı gerektirir.

Tutamayacağımız sözler vermemek, arkasında duramayacağımız planlara girişmemek, altından kalkılması zor gelen sorumlulukları iyi düşünmeden üstümüze almamak, özellikle de maddi açıdan sürdürülebilirliğinden emin olmadığımız anlaşmalar yapmamak yerinde olur.

Girişeceğimiz bütün işlerin, yapacağımız bütün planların PRATİKTE UYGULANABİLİR olup olmadığını iyice değerlendirmeliyiz.

İletişim arzumuz güçlü, kendimizi ifade etme ihtiyacımız da, başkalarını anlama ihtiyacımız da yüksek olacak. AŞKIN deneyimler yaşamaya, kendimize koyduğumuz zihinsel sınırların ötesine geçmeye de yatkın olacağız.

Meraklı olduğumuz konularda eğitim almaya başlamak, kendimizi geliştirecek seminerlere gitmek, ertelediğimiz seyahatlere çıkmak için arzu duyabiliriz. Böyle durumlarda göreceğimiz, öğreneceğimiz şeylerin sistemimize yavaşça nüfuz etmesine izin vermek yerinde olacaktır. Yeni olanı reddetmemek, var olanı da sıfırlamamak, zihnimizde dengeli bir sentezin oluşması için kendimize zaman vermek uygun olur.

Bizi engellediğini, bunalttığını düşündüğümüz çevreler ve ilişkilerden uzaklaşmak, kendimize hareket alanı yaratmak, alışkanlıklarımızı kırmak için güçlü bir arzu duyabiliriz. Macera yaşamaya, güvenlik sınırlarımızı esnetmeye, her zamankinden daha açık olabiliriz.

Bu dönemde hayatın farklı alanlarına açılma ve hatta ”accık dağıtma” yönündeki eğilimimizi tetikleyen insanlar ile yakınlaşmamız mümkündür. Bize sıkıcı ve sınırlı gelmeye başlayan yaşantımızı ”kişisel normlarımızın” dışında kalan arkadaşlıklarla zenginleştirmek isteyebiliriz. Bu yeni yakınlıklar, bize fark veya kabul etmekten çekindiğimiz özelliklerimizi gösterebilirler ve düşüncemize koyduğumuz sınırları aşamız için bizi teşvik edebilirler.

Yine de, hayatımıza aldığımız kişilerin gerçekte nasıl insanlar olduklarını ancak uzun vadede anlayabileceğimizi unutmamakta fayda var. İnsanları değil, bize fark ettirdiklerini önemser ve ilişkileri merkezimizi kaybetmeden, mesafe ayarını kaçırmadan yürütürsek, bir şeyler öğrenir, gelişir, ama bir başka uç noktaya savrulmaktan da korunuruz.

Mutsuzluk, doyumsuzluk, sevgisizlik, hayattan tat alamamak gibi duyguları hayatımıza dıştan gelen bir anlamı katarak, bir süre için aşabiliriz. Ancak hayatımıza dışardan giren her unsur, bizi bir süre sonra yine kendi içimizdeki açıklara, çıkmazlara döndürecektir. Hayatın kuralı budur; HERŞEY MERKEZE DÖNER, HER İŞ ÖZDE BİTER!

Bu DOLUNAY, dışarı doğru açılmasını beklediğimiz kapıları, içimizde açmak için bizi teşvik edecektir :)

Dışarıdaki engelleri yıkmak istiyorsak, önce içimizdeki engelleri, sınırları fark edip onları aşmamız, sonra da dağılmamak, kaybolmamak için, iç bütünlüğümüzü yeniden sağlamamız, dışta aradığımız manayı özümüzdekini parlatmak için kullanmamız gerekir.

Zira evrenin sistemi böyle işler…

Biz, özde nasıl olmamız gerekiyorsa öyleyiz! Varlığımızı daha fonksiyonel hale getirmek için bakış açımızı, kavrayışımızı  geliştirmeye çalışabiliriz. Ama özü bozmamak, hatta hayata dair farkına vardığımız her boyut ile, özümüzün kıymetini biraz daha anlamak, öze saygımızı biraz daha pekiştirmek için buradayız :)

Yolumuz açık, içimiz de dışımızda aydınlık, kavrayışımız geniş, tutumumuz ise her daim dengeli ve temkinli olsun!

BURÇLARA GÖRE yorumlar için; 14 Aralık 2016 İKİZLER’deki DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkisi…

İçinde olduğumuz ”kendiliğinden güzel”kafaya gayet uygun bir şarkı  FEEL – Robbie Williams ;)

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

3 thoughts on “14 Aralık 2016, İKİZLER Burcu’nda DOLUNAY; Yeni Olasılıklar ve Anlamlar Peşinde Bir Zaman…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s