Posted in Astroloji Hakkında Genel, Uzun Dönemli Etkiler

Güneş & Satürn Kavuşumu ; ENERJİMİZİ KORUMAK ve YÖNETMEK Hakkında Dersler…


laura-bishop
by Laura Bishop

Güneş, Satürn ile kavuşuma doğru gitmeye başladı. Bu kavuşumun enerjisi, Aralık başında kendini hissettirmeye başladı. Zira bu ikilinin birbirine erişimi 15 derecelik bir alanda gerçekleşebilir. En yoğun bağ ise, 5 – 15 Aralık devresinde olacaktır.

Bu sürecin tamamlanmasına yakın, bir de DOLUNAY yaşayacağız. Kavuşum etkisi 21 Aralık’a kadar kısmen etkili olabilir.

Satürn’ün bu süreçte YAY Burcu’nun ”azimene” yani zararlı veya engelli kabul edilen 18 derecesinde yer alması dikkat çekicidir.

MEALİ :)

Güneş ışınları altına giren gezegenin yandığı yani etkisini kaybettiği söylenir… Ancak Satürn  de çok güçlü bir gezegen olduğundan, daha ziyade iki gezegenin birbirlerini kontrol etmeye ve dengelemeye çalışacakları gerilimli bir enerjinin ortaya çıkacağını düşünebiliriz.

Güneş bizim yaşam enerjimizdir. Var olma gücümüzü, mutluluk hissimizi, hayatımızın bir anlamı ve değeri olduğuna, hayatta yapılacak, başarılacak nice işler olduğuna dair inancımızı temsil eder. İnsan, asil, yaratıcı, başarı odaklı, cesur ve özgüvenli olmak üzere tasarlanmıştır. Ve bu enerjiyi bize veren Güneş’tir. Ancak bu enerjiyi anlamsızca etrafa saçmamak, odaklı ve verimi bir şekilde kullanabilmek, sağlığımıza zarar verecek şekilde yaşamamaya dikkat ederek korumak, olumlu, yapıcı  ve üretken bir insan olarak faydalı bir alana yönlendirmek gerekir. Güneş’in olumsuz kullanımı, abartılı ve sevimsiz bir ego, yersiz kahramanlıklar ve maksadı aşan gövde gösterileri, israf eğilimi, başkalarının var olmasına yer bırakmayan bir kimlik  vurgusudur.

Satürn ise, sorumluluk ve disiplin duygumuzu, hayattan çıkartmamız gereken dersler ve bunun sonucunda elde edilen bilgeliği, toplumsal sorumluluklarımızı ve kariyerimizi, otorite kurduğumuz alanları, sabır gösterme ve konsantrasyon sağlama becerimizi, istikrar duygumuzu, kaynaklarımızı kontrollü kullanma bilincini temsil eder. Negatif yanı tükenmişlik, bitkinlik, durgunluk, kötümserlik, endişeler, her yerde engel görme eğilimi, melankoli ve depresyon hissidir.

Kontrol altına alınmamış enerji de, aşırı kontrol de, verimsiz ve yıkıcıdır!

Güneş – Satürn kavuşumunun etkili olacağı Aralık ayı, evrensel olarak da, bireysel düzlemde de, iki uç olan kontrolsüzlük ve aşırı baskı arasında git-gellerin üzerinde çalışacağımız, DENGEYİ yakalamaya uğraşacağımız bir dönemdir.

Genel olarak;

  • Dünyanın ekolojik dengesine, insan ırkını dünya yüzündeki geleceğine dair yeni göstergeler ve bunlara bağlı kaygılar gündeme gelebilir.
  • Dünyanın alıştığımız düzeninde, dünyanın akışına yön veren organizasyonel yapılarda ve ekonomik sistemlerde dalgalanmalar oluşabilir.
  • Yönetim zaafiyetleri, otorite figürlerinin saygınlığı konusunda sorgulamaya yol açacak gelişmeler yaşanabilir. Bazı güç figürleri ve liderlerin sağlığı konusunda sorunlar oluşabilir.
  • Dini kurumların saygınlık ve güvenirliğini tehlikeye atacak olaylar meydana gelebilr.
  • Dünyanın çeşitli bölgelerinde, resmi otoriteye yönelik meydan okumalar ve bunları bastırmak için alınacak sert önlemler birbirini takip edebilir.
  • Büyük şirketlerle, finans kurumları ilgili olumsuz haberler duyulabilir.

Bireysel düzlemde ise, hayatımızı kontrol altına almakta zorluk çektiğimiz alanlar gözümüze batacak, kontrol ihtiyacımız artacak, ancak bunu yapmak zorunda olma fikri de bizi tedirgin edecektir :)

Yersiz tüketim arzumuzu kısıtlamamız, bütçe düzenlemeleri yapmamız, sağlığımıza daha iyi bakmamız, sorumluluklarımızı ihmal etmememiz, kariyerimize çeki düzen vermemiz gerektiğini fark edebiliriz.

Kendimiz ya da etrafımız üzerinde aşırı baskı uyguladığımız için sağlıklı olmayan bir sonuca yol açtığımız konular ortaya çıkabilir. Hayatımıza verdiğimiz yönün anlam ve değerini, koyduğumuz kuralların geçerliliğini ya da faydasını sorgulayabiliriz. Sorumlu olduğumuz kişilerle, otoritemizin meşruiyetini tartışmak zorunda kalabiliriz.

Yönetici pozisyonunda olan kişiler,  sorumlu oldukları organizasyonun kontrolünü sağlayamamak, ekonomik gidişatı yönetememek konusunda kaygılı olabilirler. Organizasyonel yapıda aksamaya yol açan süreçler, iyice belirginleşebilir ve düzenlemeler gerekebilir.

Hayat akışımızı bir düzene koyabilmek konusunda kötümser hissetme eğilimimiz de artabilir. Çevre koşullarının baskısını gözümüzde büyütmeye ve kendimizi giderek daha güçsüz ve çaresiz bulmaya yatkın olabiliriz.

Enerjiyi kötüye kullanmak, saçmak ya da kullanamamak diyince, insanın aklına hep para, zaman ya da yetenekler gelir… Pek akla gelmez ve hatta genelde es geçilir ama enerjinin en tıkalı ve verimsiz formu KAYGI ve UMUTSUZLUK’tur.

Enerjiyi akıtmaya değer bir yer, uğrunda yaşanacak bir amaç bulmak, gurur duyacağımız bir üretkenlik içine girmek, hatta dünyaya yeni çocuklar getirmek dahi, UMUT ve GÜVEN ile yapılır… Ancak umutsuzluk ve kaygı bize hakim olunca, enerjimizi kendi kendimize tıkar, kendimizi suskunluğa, durgunluğa, işlevsizliğe hatta hastalık ve yıkıma mahkum ederiz!

İnsanın öğrenmesi gereken en önemli hayat dersi, UMUDUN DIŞTAN GELMEDİĞİDİR!

Hayatın iniş ve çıkışları, ışığın yükseliş ve alçalışları, paranın geliş gidişleri, gücün artış azalışları vardır… Bunlar insan evladının alması gereken derslerin ve ruhumuzun geçmesi gereken eğitimin bir parçasıdır.

Dıştan gelmesini beklediğimiz şeyler, bir süre sonra bizi tatmin etmemeye de başlar! Zira insan evladı buldu mu bunar, çok verilince dağılır ve dağıtır… Gücün, paranın, saygınlığın, cazibenin süresi dolar, ömrü biter. Bitmeyen tek şey insanın ”Fonksiyonel Kalma Çabası”dır. Ve insan fonksiyonunu, çevre kouşllarına göre yeniden ayarlama yetisine sahip bir canlıdır. Bizi fonksiyonel kalmak konusunda teşvik eden tek şey ise, UMUTTUR!

Ve bu bitmeyen umudun tek kaynağı, Yaratılışımızın bir anlamı olduğuna iman etmektir. Varlığımızın ve insanca davranma gayretimizin her koşulda bir anlamı olduğuna dair inancımız bizi ayakta tutar ve en büyük zorluklar ve yıkımlar karşısında, yola tekrar tekrar başlama gücünü  bize verir.

Çabalarımızı kıymetli kılan, bize göre aldığımız sonuçlar gibi görünse de, İLAHİ MERKEZ’in bakış açısından kıymete değer olan RAĞMEN  YAPMA GAYRETİMİZ’dir.

Yapmanın, yola devam etmenin, gayret göstermenin, umut etmenin bir anlamı olmadığına dair varsayımlar geliştirmek kadar, enerjimizi körelten, insani vasıflarımızı erozyona uğratan, bizi çökerten ya da vahşileştiren hiç bir şey yoktur.

Bu yüzden böyle süreçlerde yenilmemek gereken asıl canavar KAYGI’dır!  Kaygı şeytan dediğimiz negatif nefs görüntüsünün en sinsi dışa vurumudur.

UMUT ve GAYRET, kaygı karşısında, insanın tanrısallığını ve ilahi ışığını ortaya koyma şeklidir :)

Sevgi, Umut ve Gayret bizimle olsun…

En sevdiğim Van Morrison parçasını paylaşmak istedim bu yazının sonunda ; Into The Mystic

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

9 thoughts on “Güneş & Satürn Kavuşumu ; ENERJİMİZİ KORUMAK ve YÖNETMEK Hakkında Dersler…

  1. Merhaba sevglil juno, ne güzel özetlemişsin. Son 1 yıldır satürn’le savaşan bir yay burcu olarak kaygı, endişe ve artan sorumlulukların yarattığı yorgunluktan bitap düşmüş biriyim. Galiba anahtar kelime seninde belirttiğin gibi “umut”. Ama bu ortamda da içten nasıl gelecek onu bir türlü bulamıyorum, varsa bir tavsiyen iletirsen çok hayırlı bir iş daha yapmış olursun:) Zira bu satürn belimizi fena büktü :((

    1. Aslında yazıda umudun kaynağını ve ortamın etkisinden korunmanın önemini anlatmaya çalıştım :)
      Biliyorum şikayet etmeyi ve umutsuzluğu haklı göstermeyi çok seviyoruz…
      Yine de bunun hiç bir faydası olmadığı gibi büyük zararı var.
      Yazıda anlatmaya çalıştığım şeyi çok sıkı tutmak lazım hepimiz içn bu böyle…
      Sevgiler ve cesaret dileklerimle

      1. Merhaba sevgili Juno:) sizden detaylı bir yay-satürn ya da 2017 yay burcunu anlatırken satürnü de ele almanızı rica ediyorum. bir de satürnü yay olanlar diye bir tanım var. bu tam olarak nedir? yükselen ya da güneş burcu değil de farklı bir şey sanki?

        teşekkürler,sevgi ile

      2. Sitede Satürn Yay Burcunda ve bunun burçlara göre yorumu hakkında yazılar var. Aramadan çıkartabilirsiniz.
        Sevgiler

  2. Biliyorum sevgili Juno, o yüzden mesajımda “2017 yay-satürn” olarak vurgulamıştım, gözden kaçtı sanırım :) tüm yazılarınızı okuyorum

    1. 2017 yay satürn ne demek anlamadım…
      Satrün gezegendir, Yay da burç
      Satürn 2017 sonuna kadar Yay burcunda kalacak.
      O yazılarda Satürn Yay’da olacağı süre boyunca nasıl etki eder konusu detaylı anlatılıyor.
      Bu nedele önerdim.
      Sevgiler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s