Posted in Astroloji, Ay Döngüleri, Dolunayın Etkileri

14 Kasım 2016, Boğa Burcunda DOLUNAY; Kendini Korumak Hakkında Dersler!


jeremy-lipking-dolunay
Jeremy Lipking

14 Kasım 2016 günü, İstanbul itibariyle 16:53’de DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı, tam halini alacak. Yılın dünyaya en yakın seyreden, bu nedenle de en büyük görünen DOLUNAY’ı olacağı söylenen bu oluşumu değerlendirirken, haritanın şu niteliklerini dikkate alıyorum;

  • Ay Boğa Burcu’nun 22 derecesinde ve 1’inci evde.
  • Güneş Akrep Burcu’nun 22 derecesinde ve 7’inci evde.
  • Lilith Güneş ile kavuşumda. Chiron ise, 11’inci evden Ay e Güneş’e ılımlı açılar yapıyor.
  • Anın haritasında  5 derece ile Boğa Burcu yükseliyor.
  • Yükselen ve AY’ın girdiği Boğa Burcu’nun yöneticisi olan Venüs, 9’uncu evde ve Oğlak Burcu’nun 3 derecesinde.
  • Güneş’in girdiği Akrep Burcu’nun yöneticisi olan Pluto da Oğlak Burcu’nun 15 derecesinde, 9’uncu evden MC’ye kavuşuyor ve Güneş & Lilith ikilisine 60 derece açı yapıyor.

MEALİ;

Türkiye haritası, tehdit altında olma duygusunun getirdiği bir kaygı hissi ve gerilim altında… Transit Kuzey Düğüm ile ülke haritasının Kuzey Düğümü kavuştuğu için, bir dönüm noktasından geçiyoruz. Bu dönemde alınacak kararlar, uzun vadeli sonuçlara  yol açabilir. İçte ve dışta uzlaşma yerine ayrışma eğilimi, bu DOLUNAY ile iyice belirgin hale gelebilir. Uluslararası olarak diplomatik çözüm süreçlerinin tehlikeye girdiğine dair endişeler oluşabilir. Diplomatik görüşmeler sırasında tehditkar tavırlar alınabilir. Ülke olarak düşmanlarla çevrili olduğumuz ve sahip olduklarımızı titizlikle korumamız gerektiği düşüncesiyle davranabiliriz. İçte ise, düşman olarak görülen sosyal gruplara karşı sert tutumlar söz konusu olabilir. Kanun hükmünde kararnameler ile finans ya da hukuk sistemini etkileyecek bazı keskin adımlar atılabilir. Daha ılımlı ve uzlaşmacı bir ortam için, 14 Aralık 2016’daki Jüpiter etkisinde gerçekleşecek DOLUNAY’a kadar beklememiz gerekebilir. 

Bireysel düzlemde ise refahımızı, alıştığımız konfor ve imkanları, güvende olmayı her zamankinden çok önemsiyoruz ve etrafımızda olan bitene her zamankinden daha duyarlıyız!

Kendimizi dış koşulların getireceği beklenmedik değişimlere karşı kırılgan hissetmemiz ve etrafımızdaki herkesi düşman ya da tehdit gibi görmemiz de mümkün!

İnsanlara ve koşullara güvenimiz azalacağı için, geleceğimizi garanti altına alacak düzenlemeler yapmak, olayları kontrol altında tutmak için ekstra önlemler almak isteyebiliriz.

Bizim için değerli, gerekli ve önemli olduğuna inandığımız şeyleri – para, konfor, güven, sevgi, ilgi, saygınlık vb. – ”Yeterince Bulamamaktan” çekineceğimiz ya da ”Elindekinden Mahrum Kalma” kaygısını duyacağımız bir süreç yaşayabiliriz.

İş ve aşk ilişkilerimiz de bu devrede gerilimli olabilir. İktidar mücadelesi ve kontrol arzusu, ikili dengeleri bozabilir. Ya da zaten bozuk olan dengenin verdiği rahatsızlık, belirgin şekilde ortaya dökülebilir.

Hukuki problemler, borçlar, alacaklar, vergi işlemleri gibi konularda da zaafiyetlerimizi fark etmemiz ve önlem almamız yerinde olacaktır!

Bu devrede, ”Ben ve Diğerleri’ ayrımını farkı yoğun olarak hissedecek ve bunu doğal bir durum, uzlaşmayla çözülmesi gereken bir sorun gibi değil, bir tehdit gibi algılamaya yatkın olacağız.

Bütün bunları okurken DOLUNAY dönemlerinde algılarımızın çok yoğun duygularla bulandığını, karmaşa hissi ve abartı eğiliminin çok güçlü olduğunu hatırlamanızı dilerim!

Bu dönemde kendimizi yersiz gerilimler içine sokmamak, ilişkilerdeki sorunlarımızı ya da kendi içimizdeki çelişkileri çözümlemek için aşağıdaki sorular bize yardımcı olabilir;

  • Benim önceliklerim nelerdir? Nelerden vazgeçebilir, neleri mutlaka korumak isterim?
  • Duygusal veya finansal işbirliklerimde, hangi konularda geri adım atmayı kabul edebilirim? Hangi konularda ayaklarımı yere sağlam basmam, haklarımdan feragat etmemem, müdahaleye izin vermemem yerinde olur?
  • Hayatımı birlikte şekillendirdiğim insanlara hangi konularda nereye kadar güveniyorum? Güven duymadığım yerler varsa, bu konuda beni yönlendiren somut bilgiler neler?
  • İlişkilerimde sadece şüpheci ve kontrolcü olduğum için olumsuz baktığım konular, tam benim istediğim gibi olması için fazla talepkar davrandığım ya da karşımdakinin iyi niyetini zorladığım alanlar neler?
  • İlişkilerimde sadece sorun çıkmasın diye ya da korku ve kaygılarım yüzünden fazla geri adım atmak zorunda kaldığım ve mutsuz olduğum konular neler? Bu konularda sorunlar daha büyümeden ne yapmayı planlıyorum?
  • Hayat planlarımda düzenleme yapmam gereken yerler var mı? Israrla devam ettirdiğim bazı tutumlar ve alışkanlıkları gözden geçirmem gerekiyor mu? Daha sade ve sürdürülebilir bir hayatım olması için, başkalarına bağımlılığımın azalması için, kendi kendime yeterli olmak için neler yapabilirim?
  • Bazı insanları, bazı bağları bana zararı olduğunu bildiğim halde neden hayatımda tutmakta ısrar ediyorum? Neden insanların sınırlarını ve niyetlerini gördüğüm halde, onların benim ihtiyaçlarıma ve beklentilerime uygun olmalarını umarak, ilişki zeminini korumaya çalışıyorum?
  • Arzu ettiğim her şeyi elde etmem gerekir mi? Elde etme tutkusuyla etrafıma ve kendime zarar veriyor olabilir miyim? Hayatın akışına gönlüme göre müdahale etmeyi neden bırakamıyorum? Güç ve istediğimi yaptırtma tutkusu neden benim için bu kadar önemli? GERÇEKTE NEYE GÜVEN DUYAMIYORUM?

Hayat kontrol edilebilir olmadığı zaman, bize düşen ”koruma moduna” geçmektir! Bu gerekli ve yararlı bir hayatta kalma stratejisidir. Gereken bu olduğu halde, gerçeği göz ardı etmek, bizi bağımlı ve kırılgan hale getirir. O zaman tercihlerimizin sonuçları yüzünden başkalarını suçlamak, bizi kurtarmaz! Hayatımızın bekası, niteliği ve yönü, bizim sorumluluğumuzdadır.

Öte yandan hayatı bizim istediğimiz yöne çevirmek, etrafımızdakileri de bizim için uygun olan konumlarda tutmak için aşırı ısrar ve çaba göstermek, ya da aşırı baskı ve yaptırım uygulamak da bir yerden sonra ters tepecek bir tutumdur. İnsan dönüşüme sonsuza kadar direnemez. Direnmek ve kontrol etme çabasında ısrar etmek daha büyük acılara mal olur. Bu nedenle çok geç olmadan bazı konularda geri adım atmayı bilmek de, bir hayatta kalma becerisi ve bir cesaret örneğidir.

Sahip olduğumuz mallar, güç, yetkiler, hatta sosyal saygınlık dahi değildir bizi biz yapan! Bizi biz yapan özdeğer hissimiz, özsaygımız, her şeye rağmen vicdan ve etik anlayışımıza bağlı davranma becerimiz, çıkışlar ve inişlerin getirdiği olağandışı koşullarda dahi karakterimizi, adaletimizi ve onurumuzu koruyabilmemizdir.

Konumlar, dünyevi varlıklar, güzellik, gençlik, popülerlik gibi nitelikler zamanla kaybolabilir ya da bizden alınabilir. Ama ne hediye edilmesi ne de bizden alınması mümkün olmayan şeyler vardır;

Onur, sevecenlik, dürüstlük, zerafet ve şefkat böyle kendimizden menkul niteliklerdir. Onlara sahip çıksak yeter :)

BURÇLARA GÖRE yorumlar için 14 Kasım 2016, Boğa Burcu’ndaki DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkileri… linkini ziyaret edebilirsiniz.

Bu arada eski, güzel bir melodi ile de oyalanın… Le Vent Nous Portera – Rüzgar Bizi Taşıyacak …

Author:

Kendi Halinde Bir Yıldız Gözlemcisi

11 thoughts on “14 Kasım 2016, Boğa Burcunda DOLUNAY; Kendini Korumak Hakkında Dersler!

  1. dolunay başlamadan “burçlara etkilerini” paylaşırsınız değil mi:)) elinize sağlık. yay/satürn ile ilgili bir paylaşım da bekliyoruz:)

      1. biliyorum zevkle okuyorum :) 2017 için yine özel bir yazı yazarsınız diye umut ediyorum :) malum 2017 sonuna kadar bizimle (yay burcuyum) :) yüreğinize sağlık junooo

      2. bu ne hızlı cevap :) süpersiniz çok teşekkürler. gece denizde gezinirken denk geldiğimiz deniz feneri juno…

  2. Birkac gündür patlayacak gibiyim. Hic böylesine yoğun hissetmemistim.. Sana sormayı bile düşündüm aslında Juno, haritam ne diyor bugünlerde diye… sonra dedim yogunsundur, 15 gun sonraya gun verirsin anca. 😀
    Sanki patlayacağım ve içimden başka birsey çıkacak. Gorecegiz bakalim neye evrilecegiz.

  3. Yukarıda arkadaşın bahsettiği bir yoğunlaşma hali iki gündür bende de mevcut.Agresiflik, melankoli dizboyu…Allah hayırlara çıkarsın.Sanki bir amaca yönelik sadakat testinden geçiriliyorum.Test uzadıkça uzuyor gibi…ve sanki hiç bitmiyor gibi…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s